Çıkış Tarihi     : 01 Ocak 1976 Perşembe, Yapım Yılı : 1976
Türü                : Drama
Ülke                : Türkiye
Yapımcı          :  Hakan Film
Yönetmen       : Fikret Hakan (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Ferit Ceylan (IMDB),Yilmaz Güney (IMDB)(ekşi),Fikret Hakan (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Fikret Hakan (IMDB)(ekşi), Orçun Sonat (IMDB), Senem Kayra (IMDB), Filiz Ersürer (IMDB), Gülay Basar (IMDB), Ismail Hakki Sen (IMDB)(ekşi), Sinasi Özonuk (IMDB)


  • "sürgün her nefeste yalnızdır."
  • "rafet el roman'ın bu zamana kadar yaptığı en muhteşem,tek başına albüm aldırma kapasitesine sahip şarkısı.daha iyisini yapma ihtimali azdır kanımca."
  • "bir bitkiden taze cikan filiz."




Facebook Yorumları
  • comment image

    "sürgün hakkında düşünmek tuhaf bir biçimde davetkâr hatta kışkırtıcı bir şeydir de, sürgünü yaşamak korkunçtur. sürgün, bir insan ile doğup büyüdüğü yer arasında, benlik ile benliğin gerçek yuvası arasında zorla açılmış olan onulmaz gediktir: özündeki kederin üstesinden gelmek mümkün değildir. tarihin ve edebiyatın, sürgünü insanın hayatında kahramanca, romantik, şanlı ve hatta muzafferane sayfalar açan bir durum olarak betimleyen hikâyeler barındırdıkları doğrudur. ama bunlar hikayeden, yabancılaşmanın kötürümleştirici hüznünü alt etme çabasından ibarettir. sürgünde elde edilen kazanımlar sonsuza dek arkada bırakılmış bir şeyin kaybedilmesiyle sürekli olarak baltalanır[...]"

    [edward said - kış ruhu - metis yayınları - syf. 28]


    (tirtillarkelebekolur - 8 Mayıs 2007 01:34)

  • comment image

    nukhet duru'nun, yapimciligini sezen aksu'nun ustlendigi albumunde yorumuyla yucelttigi bir sehrazat sarkisi. sehrazat bu sarkiyi deniz manzarali evinde sabaha karsi kayahan'i teknesiyle koydan cikarken gorup, onun o zamanki sikintili donemini (bkz: bosanma) dusunerek yazmistir. duzenlemesi rahmetli uzay hepari'ya ait olup, sehrazat'in en sevdigi birkac eserinden biridir.
    (sarkinin girisinde insanin icinde oyle firtinalar koparan bir piyano bolumu vardir ki, aksini duyana kadar uzay hepari'nin bu kismi bilgisayarla degil de o olaganustu elleriyle caldigina inanacagim.)

    bir kez yasanir, doyum olmaz,
    baska zamanlar hayir olmaz,
    sen de git yanik kalsin,
    gonul ask tuter.

    yar dedikleri husran eker,
    kirgin gonuller hasret bicer,
    sen de git yarim kalsin,
    gonul ah ceker.

    baskasi alir seni, alir beni,
    yikar gecer...

    kir dumeni acilarimin ustune,
    cek ayriligin surmesini gozume,
    (cek ayriligin surgusunu gogsume)
    ya sen beni vur, degsin oldugume,
    ya da ben gideyim beni alip surgune...


    (arroway - 30 Mayıs 2002 04:48)

  • comment image

    düsün hayatının baharındasın.
    evden calısıp turkiyede alacagın paranın 3 katını alıyorsun.
    spor olsun diye bir ekonomi programı yazmıssın arkadasınia beraber muhendis halinle bloomberg kabul etmis.1 hafta icinde cekimlere baslayıp kendi capında unlu olacaksın.
    yıllar icinde alev almaz bir antrasit haline gelmis kalbin cok zaman sonra tutusma sıcaklıgına ulasmıs.
    bitin kanlanmıs iyice, mutlusun en azından cokca umutlusun hayattan.

    sonra diyorlar ki 24 saatin var. ya askere gidersin ya yurtdısına...

    aksam karar alıp sabah ulke degistirmisligin cok ama bu sefer oyle degil. gezmeye gitmiyorsun. anahtarını arkdasına bırakıp evini,dostlarını,sevdiklerini,aileni, berberini bakkalını falan bırakıp ilk ucakla gidiyorsun. sorsan arkadaslarına geziyorsun.

    oyle degil.

    dönmemek uzere gitmek gidip de dönememenin adı sürgün.

    3 yıl sonra görüsürüz.


    (escher - 12 Aralık 2013 01:02)

  • comment image

    "sürgünlük süresi üzerine düsünceler" siirinde sürgünlügün sürgüne gecici göründügünü, oysa gecen sürgünlük süresinin hic de kisa olmadigini asagidaki dizelerle dile getirir bertolt brecht:

    duvara çivi çakma
    at ceketi sandalyenin üstüne
    dört gün icin hazirlik niye?
    yarin dönüyorsun.

    küçük fidani susuz bırak.
    bir agaç daha dikmek niye?
    o bir karış büyümeden
    sen sevinçle gideceksin buradan.

    şapkayı yüzüne çek, eğer insanlar geçerse yanından!
    yabancı bir gramerde sayfalari çevirmek niye?
    seni yurduna çağıran haber
    tanıdık dilde yazılmış.

    ....

    duvara çaktığın çiviye bak:
    ne zaman, inaniyorsun geri dönecegine?
    bilmek ister misin, içinde neye inandığına?

    gün be gün
    kurtuluş için çalışıyorsun
    oturmuş kücük odanda yazıyorsun.
    bilmek ister misin, işini nasıl gördüğünü?
    avlunun köşesindeki kestane ağacına bak
    kova dolusu su taşıdığın!

    (türkçesi: dilmen)

    * * *

    şiirin orijinali şöyle:

    "gedanken über die dauer des exils

    schlage keinen nagel in die wand
    wirf den rock auf den stuhl
    warum vorsorgen für vier tage?
    du kehrst morgen zurück.

    laß den kleinen baum ohne wasser.
    wozu noch einen baum pflanzen?
    bevor er so hoch wie eine stufe ist
    gehst du froh weg von hier.

    zieh die mütze ins gesicht, wenn leute vorbeigehn!
    wozu in einer fremden grammatik blättern?
    die nachricht, die dich heimruft
    ist in bekannter sprache geschrieben

    ...

    sieh den nagel in der wand, den du eingeschlagen hast:
    wann, glaubst du, wirst du zurückkehren?
    willst du wissen, was du im innersten glaubst?

    tag um tag
    arbeitest du an der befreiung
    sitzend in der kammer schreibst du.

    willst du wissen, was du von deiner arbeit hältst?
    sieh den kleinen kastanienbaum im eck des hofes
    zu dem du die kanne voll wasser schlepptest!"

    bertolt brecht


    (dilmen - 19 Ağustos 2004 17:52)

  • comment image

    rafet el roman'ın bu zamana kadar yaptığı en muhteşem,tek başına albüm aldırma kapasitesine sahip şarkısı.daha iyisini yapma ihtimali azdır kanımca.


    (spree - 5 Eylül 2004 15:33)

  • comment image

    evinde yanliz bir asik
    colde bir damla su
    garip gorev ve yalniz bir yabanci gibi
    zaman sessiz bir igne
    hayat bir dantel
    yarista sakat bir atlet kader pusuda beklerken

    o bugunu yasiyor
    dunu unutmaya hevesli
    aklında bir silahla

    sokakta ac bir kurt
    kaypak bir yan sozunde
    kor bir umut ve
    anlamsiz bir fal var oykusunde

    zor bir soru icin guvensiz bakislar
    basit bir sirri var, ama hic cesur degil anlatmaya

    kaybettigi bir sey yok
    kazandigi hicbir şey
    o arsiz bir surgun icinde ki zindan da...


    (the rebel - 4 Eylül 2001 16:00)

  • comment image

    (bkz: metin altıok)

    bilen bir adamın, görmemezden gelemeyişinin kahinlik ve bilgelik yüklü şiiri..

    kendine sürgün
    bir garip kişiyim;
    sabah akşam imza veren.
    bilmemem gereken
    şeyler öğrendim;
    taraf tutmaz
    tanrı bilirim
    kaybetmekten
    korktuğu için.

    sorular sordum
    sormamam gereken.
    kendime bir
    kefen biçtim
    kendi tenimden.
    sınırlarımı aşmak
    yasaktır bana.
    yoksul yüreğim
    en kuytu kahvem.

    acıya tezhibim,
    hüzne redif.
    yalnızlığın gözlerine
    sürme çeken
    öyle biriyim ki;
    geceleri uykusuz
    kuyuları dinleyen.
    adım büyücüye
    çıktı bu yüzden.

    kendine sürgün
    bir garip kişiyim;
    kutsallığı zincir gibi
    parmağında çeviren.
    umudu depremden,
    aşkı külden
    bekleyen benim
    aranızda
    yerim yok zaten.

    heybesinde yılan
    işaretleri,
    baldıran zehiri
    yüzüğünün içinde
    ve yanında
    kav taşıyan ben;
    tekinsizim size göre
    ibret için
    yakılması gereken.

    merhabam kalmadı
    kimseyle.
    haç çıkardım
    namaza dururken.
    herkes tanır beni
    alnımdaki döğmelerden.
    inançsızım, dinsizim
    yeminle yalan
    ikiz kardeşken.

    kendine sürgün
    bir garip kişiyim;
    bulanık sularda
    yüzünü ararken sevda,
    bir tutam saç derisiyle
    uçuşurken rüzgarda.
    her şey ne kadar
    kendisidir düşünün
    hızla kokuşurken dünya!

    rıh dökülürken
    kan damlalarına,
    cesetler gördüm
    irmak boylarında
    çalıların arasında.
    faili meçhul
    cinayetler bilen
    çaresiz bir adamım
    adını bile kekeleyen.

    bilmemem gereken
    şeyler öğrendim.
    sorular sordum
    sormamam gereken.
    gördüm apaçık
    görmemem gerekeni.
    söylenmezi söyledim.
    suçum büyük
    ve taammüden.


    (islak karga - 8 Mayıs 2005 10:18)

  • comment image

    uyandırın anamı

    söyleyin gidiyorum

    yolumu gözlemesin

    dönemem belki geri

    arkadaşlarım duysun

    kardeşim bunu bilsin

    söyleyin gidiyorum

    dönemem belki geri

    babama haber salın

    çiçekler onda kalsın

    sulasın günaşırı

    dönemem belki geri

    korulara söyleyin

    dağlara, asmalara

    baygın çocukluğumun

    çınladığı kırlara

    söyleyin gidiyorum

    dönemem belki geri

    gelsinler anılarım

    uğurlasınlar beni

    sadece sevdiğime

    söylemeyin duymasın

    o kadar körpe ki kalbi

    bilmiyor yitirmeyi

    söylemeyin bu akşam

    sevdiğim ağlamasın...

    nihat behram


    (cosette - 1 Eylül 2005 15:12)

Yorum Kaynak Link : sürgün