• "29. uluslararası istanbul film festivali kapsamında gösterilecek olan bruno dumont filmi."




Facebook Yorumları
  • comment image

    çıkışta bir teyzenin "ay bana bi ara geldiler yalnız.." dediği filmdir.. dumont için diğerleri kadar büyük bir adım değil ama rabbime sığınıp kendinden geçmişler için mühim bir hadise.. kısaca: ben sevdim diyebilirim, zor filmdi nihayetinde; finaline ekseriya bayıldım..

    şöyle buyrun;ankete filan kasarsınız (bkz: best jesus in the movies)


    (jengshimishiva - 13 Nisan 2010 23:54)

  • comment image

    tanrıya aşık ve kafasını tanrıyla bozmuş anormal bir kızın psikolojisini anlatan bruno dumont filmi. ilk on dakikası sessiz ve durağan giden film ilerledikçe hareketleniyor, fransız banliyölerine- zengin kız fakir erkek aşkına- müslüman hristiyan çatışması eksenine dönüyor. kızımız tanrıdan uzaklaşıp erkeklere yakınlaşınca ağlıyor, deliriyor ve sürekli kafası daha da karışıyor ve ilginç bir son ile bitiyor. izleyiciyi sıkmayan din temalı bir film.


    (servicio - 16 Nisan 2010 14:52)

  • comment image

    bruno dumont'un son filmi hadewijch, adını aldığı şair/rahibenin hayatına oldukça sağlam referanslar yapmasına rağmen açıkçası pek de sevmediğim bi film oldu.. zira, iki radikal-dincinin hikayesini anlatan film, zaman zaman sıkıcı bi ton kazanıyor..
    otto kernberg, borderline conditions and pathological narcissism'de "yüzeysel olarak oldukça girişken görünen sınır hastalarda dahi, belli bi ölçüde koruyucu içe çekilme ve fantezi düzeyinde doyum vardır.." der.. ki, bu da celine'in durumunu gayet net bi şekilde özetliyor..
    (http://yucitek.blogspot.com/2010/04/hadewijch.html)


    (ug tek - 18 Nisan 2010 19:54)

  • comment image

    celine tanrı ve isa sevgisiyle kendini manastıra kapatmış ve orada kendini isaya ve ona duyduğu aşka adamış genç bir kızdır… celine kendini dünyevi zevklerden ve mutluluklardan mahrum etmekle kalmayıp bedenine de acı vererek isaya ve tanrıya yaklaşma çabasındadır.. işte bu saplantılı durum manastırdaki rahibeler tarafından farkedilmiş ve celine’in tekrar dünyayla tanışması için manastırdan uzaklaştırılması kararı alınmıştır …filmimizde celinin manastırdan ayrılması ve arap kökenli yasin ve abisi nasir ile tanışma sürecini ve beraber yaşadıkları tanrı ve inanç temelli birlikteliklerini anlatmakta…

    tabi bu anlatmanın ne yazık ki başarısı tartışılır… film celinin isa’ya olan tutusunu anlatıyor dedik ama filmde bu sözde tutkunun derecesini yıkıcılığını bir türlü anlayamıyorsunuz sadece tutku olduğunu biliyorsunuz bunu da filmin konusundan, celinin elinden düşürmediği hacından manastırdaki halinden ve ara sıra baygın ve kederli bakışlarından … bunlar dışında celinin tutkusunu anlamak inanın çok güç… yani kısaca bu aşk ve tutku inandırıcı anlatılamamış sadece dikte ettirilmeye çalışılmış… bu da filmin ilk büyük handikabını ve en büyük zafiyetinin temelini oluşturmakta …

    filmin diğer bir vurgusu olan celinin nasirle yaşadıkları süreçte bir o kadar önemliyken çünkü tanrı kavramını ve sevgisini bir hıristiyan ve müslüman tartışıyor ve ortak paydada buluşuyorlar dinler arsı diyalog bu filmde vücut buluyor ve gerçekleşiyor anlayacağınız ama bu süreç basit ve özensiz diyaloglar kopuk kareler sahnelerle bir nevi harcanmış seyirciyi kendine bağlayamayan film bu noktada da büyük falso vererek hepten kredileri tüketmiş… kısaca hiç ama hiç olmamış film… akıcılık anlatım teknik ve diyalog kurmadaki başarısızlık filmi zayıf bir film kıvamına sokmuş kısaca beğenmedim … puanıma gelince 10/5…


    (mimiko - 28 Şubat 2011 19:43)

Yorum Kaynak Link : hadewijch