Oyuncular
  • "çalıkuşu hayranı bir insan olarak çok sevdiğim bir kadın ismidir."




Facebook Yorumları
  • comment image

    1971 yapımı bir metin erksan filmidir. bütün klişeleri içerir.
    esas adam*, kendini yollara vurup sürekli çıplak gözle güneşe bakarak kendisini kör etmeyi başarmıştır.
    ayrıca gözleri ameliyatla açıldıktan 1 gün sonra, kızına araba çarpması sonucu, kimbilir kaç yıldır yapmadığı doktorluk mesleğine haşırt diye geri dönmüş, ameliyathanelerde sekmeye başlamıştır. kızına çarpan arabayı kullanan ve zamanında emel sayın'la ikisini haince bir planla ayıran izzet adlı kişi de hastanede "beni de kurtar" diye yalvarır kendisine. ama adam kızıyla ilgilenir, izzetle kötü kadın hastane köşelerinde ölür.
    bir de arabayla çarptıkları kıza bir şey olmazken, arabanın içindekilerin ölmesi şaşırtıcıdır.


    (rumblefish - 9 Ağustos 2007 11:31)

  • comment image

    mühim bir türk filmi. hikayesi ya da oyuncuları diğerlerinden daha şahane olduğu için değil, mesele başka. hikaye malum; zengin, sosyetik erkek, taşralı kız, oyuncular; emel sayın, engin çağlar, lale belkıs. yönetmen zaten mühim.(bkz: metin erksan)
    filmin ehemmiyeti alafrangalığından geliyor. balığın hangi çatal bıçakla yeneceğini, emel sayın'ın payetli şortlarını, bir kadın istemezse bir erkeği yatak odasına almayabileceğini, plajda dans edilebileceğini gösterdiği için mühim. ben filmi lale belkıs'ın nadir şarkı söylediği filimlerden biri olduğu için seviyorum o ayrı.
    ha bir de engin çağlar salıncakta kavuniçi tül elbisesi ile sallanan emel sayını ittirirken arkada kepçesi ile dans eden ahçıya hastayım


    (dilruba - 27 Eylül 2007 00:54)

  • comment image

    emel sayının oynadığı film* ve şarkısının sözleri de şöyle:

    ismin ne dedi, söyleyiverdim
    feriiidee, feriide
    askinla yanip cilgina dondum
    feriiidee feride
    birden ona ben kalbimi verdim
    feriiidee, feriide
    bittim oldum mum gibi sondum
    feridee ferideee
    keşke adımı bilmez olaydın
    feriiidee, feriide
    gözyaşlarımı silmez olaydın
    feriiidee, feriide

    bir şey içime sinmiyor
    dert üstüne dert binmiyor
    kimse acimi bilmiyor
    aşkın ateşi dinmiyor

    feriiideeeeee
    feriiideeeeeeeeeeeeeeee...

    ha hahaha haaaaaaaaaa


    (luna - 6 Ağustos 2002 16:29)

  • comment image

    (herkesin bir feride’si vardır ben bilmez miyim
    herkesin bir ayakkabısı gibi bir de şarkısı
    herkesin bir kimsesi vardır ben bilmez miyim
    bir de kimsesizliği...)

    i

    gözlerinle gözlerime dokunuyorsun
    bir bilsen o an gözlerim oluyorsun
    kaçalım, beni gören sen sanacak...

    ii

    görüyor musun dağlara dokunuyor insanlar
    giderek dağlaşıyorlar
    görüyor musun adınla başlıyor her şey
    karın eriyişi, yağmurun dirilişi
    özlemin ilk harfi, gücün hecelenişi

    adınla!

    adınla her şey: şarabın dökülüşü, sesimin eskimeyişi

    *

    /ben ise sana abanıyorum
    büsbütün aşk kesiyorum.../

    yenile yenilene bana abanıyorsun sen de
    ateş kesiyor dudakların

    saçların iri bir tutunmak oluyor o yangın yerlerinde

    /ben nereye gitsem biraz senden gelirim
    ardımdan kuşlar ve uykular gelir/

    feride
    ey yaar!

    (siirin ilk bölümünden küçük bir bölüm)


    (abani - 14 Haziran 2000 16:24)

  • comment image

    --- spoiler ---
    reşat nuri'nin çalıkuşu feride'si, kâmuran efendi'ye küsüp anadolu'da köy köy gezmektedir. yalnızdır. hiçbir erkeğe güveni kalmamıştır. aşk acısından kurtulamamış, içi içini yemiştir.

    bir gün kendisini öpmek istemiştir ve aynayı denemiştir. lakin ayna erkek icadıdır ve sırf gururundan dolayı bundan da vazgeçmiştir. kader, feride'ye kendisini öpmeyi bile yasak etmiştir. hayat bazen kahpedir. ve feride öyle gururlu bir karakterdir.
    ---
    spoiler ---


    (adsiz ozlem - 27 Ağustos 2012 00:28)

  • comment image

    bir yilmaz odabasi siiri;

    " l. aragon

    k(adın) : feride
    uyruğu: dünya;
    dinin yok, dilin var
    ve sonrasını ben bilirim

    aynı yağmurlardan kaçarken bir saçağa düştük önce;
    sonra gece; avluda bir kırık dal dursa üşür feride
    tarihini düşünmedim, düşünmedim, ama tenimiz tanışır
    ama tenimiz tanışır önce
    ve terimiz...
    o benim avradım olur gecelerce, günlerce;
    sonrasını...sonrasını ben bilirim...

    geceye yağmur inerdi işte böyle sicim gibi, ipince
    giderek soğuyan dünyamıza kanat vururken kuşlar
    ve hüzünle şaşırırken yolunu yitik yıldızlar,
    feride, bir destan gibi yürüdü ömrünü
    akmaya yaraşırken sular...

    sonra sular sulara, günler günlere vururdu ve hayat onuda,
    beni de hem ne kötü vurudu; hayvan gibi vururdu hayat,
    küfür gibi, namlu gibi vururdu...sonra feride geceler boyu
    uyurdu.ileride unutulmuş bir allah kendini doyururdu
    ve susunca feride, yeryüzü boğulurdu...
    yeryüzü yüreğimdi biraz da, kurudu... kurudu...

    ben onu dilsiz ve dipsiz biçimlerden çaldım kimselere
    kimselere bırakmam

    öpüşlere sararım, gidişlere sorarım
    kimselere...kimselere bırakmam!
    feride başak kokar, esmer başak
    gözlerini hep s(aklar) utanırken
    sonrasını...
    sonrasını ben bilirim.
    günler turşu kıvamındaydı; şarkı söyler, rüzgar giyerdik akşamları.masamızda hep
    ucu karanfil dururdu; yaralamızı sarardık, sorardık ihtilal dönüşleri, infazlara
    sayardık...

    kadınlar ve erkekler kendi aybaşlarındaydı: gelinler su başlarında,
    şöförler direksiyon, gerillar silah başındaydı.bitmezdi tükürdüğüm savaşlarda 'a
    poletleri büyük beyni küçük'generallerin! orospular sızardı gecenin yırtmacından
    yırtmaçların tenine küfür dolardı
    ve küfür yazardı gazeteler
    geceler küfür kokardı/ alkol ve sperm
    günlerin yaslı yüzünde kirli kan
    ve peçeteler...

    peçetelerde günler turşu kıvamındaydı
    faşizim kıvamında işkenceler
    bir uzun yol şöförü yolları
    yolları feride'yi andığım gibi anardı
    geceye devriyeler dolardı

    ne o
    kimliksizmiydik?
    feride hınca hınç grevdedir tek tip insan pazarlarında;
    dağlara atarım, bulutlara katarım onu kimselere
    kimselere bırakmam!

    kül gecelerinden çalarken onu ateşlerin içinden
    bastım bağrıma üzüm suyu damıtır gibi
    sarar gibi ağrısını ışık kanatlı bir güvercinin

    dirildim, diriltim onu kimselere bırakmam
    kimselere!

    sonra tenini tutkuladım avuçlarımda
    mühürledim dudaklarını ateş kızıllığında
    kattım onu yasak şarkılarıma, kitaplarıma
    feride'yi şiir saydım biraz da...
    nisan'ın kızıdır feride; bundandır nisan güneşi sinmiştir tenine ve kokusu
    otların, kırlangıçların...
    dağları uyutur koynunda kavgalara gidince; sonra aşk olur,
    kadın olur bana gelince...ki aşkın saati, gömleği, takvimi yoktur; uçarı bir rüzgar
    gibidir ansızın ne yana
    dönse yüzümü ufka çeviririm.
    sonrasını...sonrasını ben bilirim...

    feride tütünü türküye banarda içier
    yüğreğinde bir tufan negatifleri
    ölümden gelmiş, kollarıma yakışmış
    bırakamam kimselere
    k i m s e l e r e!

    feride şiir huyludur, gül kokuludur
    gül kokuludur gözleri ile gözlerime dokunur

    dokunur

    vaay!
    o aşklar ki hayatın teninde sonrasız bir oyundu
    dağıtınca bir yangının alanında süngüler
    birileri anlatmaya koyuldu

    '(...) bu gün kimse konuşmuyor(eski söylediklerini yinelemeyenlerden başka) , çünkü
    dünyayı sürükleyen kör ve sağır güçler, öğütleri, haber vermeleri, yalvarıp
    yakarmalarıdinleyeceğe benzemiyor.şu son yıllarda gördüğüm bizde bir şey kırdı.bu
    şey, insanın güvenidir; o güven ki, insanlığın dilini konuştukmu bir başkasından
    insanca karşılık göreceğimize inandırır bizi(...) insanlar arasında sürüp giden uzun
    diyalog bitti'...
    -a.camus-

    (herkesin bir feridesi vardır bilmezmiyim
    herkesin bir ayakkabısı gibi birde şarkısı
    herkesin bir kimsesi vardır bilmezmiyim
    bir de kimsesizliği..)

    gözlerimle gözlerime dokunuyosun
    bir bilsen o an gözlerim oluyosun
    kaçalım, beni gören sen sanacak

    görüyormusun dağlara dokunuyor insanlar
    giderek dağlaşıyorlar
    görüyormusun adınla başlıyor her şey
    karın eriyişi, yağmurun dirilişi
    özlemenin ilk harfi, gücün hecelenişi

    adınla!
    adınla her şey: şarabın dökülüşü, sesmin eskimeyişi...
    ben ise sana abanıyorum
    büsbütün aşk kesiyorum...

    yenile yenile bana abanıyosun sende
    ateş kesiyor dudakların
    saçların iri bir tutumak oloyor bu yangın yerlerinde

    ben nereye gitsem biraz senden gelirim
    ardımdan kuşlar ve uykular gelir...

    feride
    ey yaar!

    gelip bana çıkıyor bu kent
    ben kentlere çıkıyorum
    kentler kent olmadı feride
    bir türkü tutturup açabilmeliyim anlımı
    gecelerinde

    güne koşerken çocuklar güne erkenden
    ya deniz yada dağ kokmalı yolları

    çocuklar çocuk olmalı
    aç bakmalı sevgiye
    çocuklar bazen bir ülkedir
    gözleri gök(yüzünde)

    ter ve güneş kokarken işçiler evlerinde
    herkes gibi olmalı, adı gibi
    yoksa sonumuz olur feride
    utanır rüzgarlar hakedilmiş iklimlere

    çarşılarda kalabalık yürüyor
    sanki topyekün bir ülke toprağın şiddetinde
    ansızın o kalabalık soluyor'faili meçhul'lerde "


    (burali - 30 Temmuz 2003 00:00)

  • comment image

    ben seni. seni diyorum;
    nasıl gelirim hangi sokaklar çıkar sokak desene?
    yine o gitmelere gitmeden
    seni yorumluyor, sana yoruluyorum işte
    başka nereye giderim söylesene?

    sonra bir bakıyoruz biz kokmuşuz biz bize
    taşıdık, taşındık bitti
    öpüp durma üç numara traşlı kafamı öyle
    feride, kız, geldim işte
    ağlama, şişmanlarım yine
    yine sevişiriz sur dibinde bahar gelince

    feride, bu sen misin, nasılsın söylesene?
    ellerin... ellerin nerede?
    bak, ıssız bir ada gibiyim beni çevrele
    beni sar, beni sor, beni ağlat bu gece

    yılmaz odabaşı'nın destansı şiiri ve kitabı. tek şiirlik kitaptır. başlayınca kısa bir şiir gibi okunur.
    sonra kendi feride'nizi keşfedersiniz. bir bakarsınız sizinde bir feride'niz var bir çift ayakkabınız gibi.

    ah feride ah!


    (aztaninmisunlu - 29 Ekim 2013 18:27)

  • comment image

    dünyadaki tüm güzellikler tek bir isimde toplanmış ve gelmiş önümüze işte.

    feride.

    masumiyet feride.
    el değmemiş topraklarda bir adamın sevdasını, en içten çığlıklarla seslenişinin adı feride.

    feride.

    doğmamış kızımın adı,
    dünyadaki en güzel kadının adı,
    bir adamın etini derisinden kazıyışının adı,
    çaresizliğin içinde yeşeren ümitlerin adı feride.

    yılmaz odabaşı'nın feride'siyle tanıştığımda küçüktüm. ama vuruldum, kalbimin en ücra köşesinde kırıntılarından dahi haberim olmayan tüm güzellikleri canlandırdı feride...

    "... ve aşk önce!"

    aşk'ın en saf hali feride.
    aşk'ın en dolu hali feride.
    aşk'ın en sahici hali feride.
    aşk'ın en sızılı hali feride.

    "feride ey yaar... sen bu kadar akıllının içinde nasıl delisin böyle?"

    aşk'ın en deli hali feride.
    aşk'ın en aklı başında hali feride.
    aşk'ın en duru hali feride.
    aşk'ın en çıkarsız hali feride.

    "adınla!
    adınla her şey: şarabın dökülüşü, sesimin eskimeyişi..."

    aşk'ın adı feride.
    aşk'ın en güzel manası, kendisi feride.

    "ben onu dilsiz ve dipsiz biçimlerden çaldım kimselere
    kimselere bırakmam !"

    aşk'ın bırakılmaz hali feride.
    aşk'ın gidilmez, vazgeçilmez hali feride.

    "dirildim, diriltim onu kimselere bırakmam
    kimselere! "

    aşk'ın diri hali feride.
    aşk'ın sonsuz hali, ölmez hali feride.

    "feride tütünü türküye banarda içier
    yüreğinde bir tufan negatifleri
    ölümden gelmiş, kollarıma yakışmış
    bırakamam kimselere
    k i m s e l e r e! "

    aşk'ın türkü hali feride ve en güzel melodi.
    aşk'ın yakışan hali feride, kimselerin erişemediği.

    yılmaz odabaşı bi destan yazmış, ismini feride koymuş. sadece bunun için bile ona minnettarım.


    (nick kullanmak istemiyorum - 29 Aralık 2013 15:37)

  • comment image

    "her deniz bir martı, her ömür bir tufan, her rüya bir uyku, her nota bir şarkı, her mezar bir ölüm, her ağaç bir kök, her dağ bir duman, her güneş doğacak bir kuytuluk bulur ya kendine,
    bulur ya,

    ben
    senden
    başka
    sen
    bulamam"


    (barbedwire - 18 Ağustos 2004 01:54)

Yorum Kaynak Link : feride