Witness (~ Tanik) ' Filminin Konusu : Pennsylvania'da azınlık bir grup olan Amish'lerden olan bir kadın ve oğlu, kimliği gizli bir narkotik polisinin ölümü olayına karışırlar. Onları koruma görevi ise Philedelphia'lı dedektif John Book'a düşer. Harrison Ford (Book) kendini bir anda şiddetten uzak Pennsylvania'da tutucu ortadoks topluluğunun içinde bulur. Aksiyon dolu bir ölüm kalım savaşının gölgesinde yaşanan bir yasak aşkla olaylar sona doğru sürüklenir.
Ödüller :
The Fugitive(1993)(7,8-241166)
The Hunt for Red October(1990)(7,6-188029)
Presumed Innocent(1990)(6,9-33962)
Clear and Present Danger(1994)(6,9-80057)
Patriot Games(1992)(6,9-93763)
Frantic(1988)(6,9-48373)
Working Girl(1988)(6,8-47026)
Regarding Henry(1991)(6,7-26827)
The Mosquito Coast(1986)(6,6-24637)
Air Force One(1997)(6,5-164860)
The Devil's Own(1997)(6,1-52765)
Six Days Seven Nights(1998)(5,8-68286)
Academy Awards - Oscar : "En İyi Özgün Senaryo"
Academy Awards - Oscar : "En İyi Kurgu"
BAFTA : "BAFTA Film Award-Best Score"
yaptığım uzun araştırmalar sonucu (bkz: deneme yanılma) 2008'in ilk entrysine sahip olduğu sonucuna vardığım yazar. (bkz: #12156020)nedense bu konuda bir gaz yaptım, bir aşağı bir yukarı denedim ve mutlu sona ulaştım. yok ki elimizde veritabanı* bi sorgu yazıp merakımızı giderelim*
(zgor - 13 Ocak 2008 23:18)
peter weir'in 1985 yilinda cektigi film. basrollerinde harrison ford ve kelly mcgillis var.. weir gibi avustralyali bir adamin abd'de kismen amish'ler hakkinda bir film cekmesi cok da sasilacak bir sey degil gibime geliyor. aksine, aborijinlerle ilgili the last wave'i ceken bir adamdan tam da bekleneni yapiyor. bu arada bir not dusmek gerekirse, yonetmenin gizemli filmi picnic at hanging rock'in da okumalarindan birinde aborijinlerin adi gecer.. filme bakarsak, babasini kaybetmis kucuk bir amish ve annesi, bir ziyaret icin bir tren garindadirlar. kucuk cocuk, bir cinayete tanik olur. cinayetin capi, polis teskilatindaki onemli bir ismi ilgilendirecek kadar buyuktur. kahraman polis harrison ford da, bu gorgu tanigini korumanin derdine duser. akabinde cocuk ve annesiyle, amishlerin yasadigi yere giderler. harrison, gel zaman git zaman bir amish'e benzemeye dursun, bela bu gozu kara polis erinin pesini birakmayacaktir..
(whatdreamsmaycome - 23 Ekim 2008 22:09)
harrison ford'un ününe ün kattığı dönemde araya sıkıştırdığı film. imdb verilerine göre arka arkaya star wars episode v the empire strikes back, raiders of the lost ark, blade runner, star wars episode vi return of the jedi ve indiana jones and the temple of doom gibi hayvanlar gibi gişe yapan filmlerde oynayan ford bu dönemin hemen ertesinde peter weir'in 1985 yapımı filminde başrole oturmuş. top gun'da parlamasından bir yıl öncesinde kelly mcgillis adlı güzellik de filmin diğer başrolünde. yardımcı rollerde de tanıdık simalar var. lethal weapon serisindeki roger murtaugh rolüyle aile babası imajı çizmeden danny glover filmde kötü adam rolüne soyunmuş. 2000li yıllarda aragorn olarak hayran kitlesi olayını abartacak viggo mortensen ise ilk sinema filminde ufak bir rolde karşımızda. amishler gibi sinema tarihinde çok da itibar edilmeyen bir topluluğu anlatan macera soslu bir belgesel izliyoruz.--- spoiler ---filmin oyuncu kadrosu ve yönetmeni ne kadar umut verse de, ne yazık ki konu ve tempo aynı başarıyı gösteremiyor. filmde hep birşeyler eksik kalıyor. filmin başında samuel adlı ufak bir amishin tanık olduğu cinayeti izliyoruz. sonrasında olaya polis memuru book'un girmesiyle sanık arama avı başlıyor. bir gün polis ofisinde oturularken tesadüf eseri katilin bir polis memuru olduğu ortaya çıkıyor. hah şimdi gizemli ilişkiler ve entrikalar ortaya çıkacak derken nedense bu bağlantılar katil ve book'un şefiyle sınırlı kalıyor. book yaralandıktan sonra amishlerle kaçınca şefi, book'un kız kardeşini sorguya alıyor. hah şimdi kızkardeşine baskı kurup, rehine alıp book'u köşeye sıkıştıracaklar derken, o da olmuyor. hatta kız kardeşin akıbetini bile öğrenemiyoruz. filmin gidişatında unutulup gidiyor. gelişme ve sonuç kısımları boyunca book'un amishlerle olan yaşantısını, yeşillikler arasında padme amidala ile kırıştıran anakin skywalker edasıyla dunya sikime minare götüme modunda takılmasını belgesel tadında izliyoruz. filmin son kısmına kadar da bir bok olmuyor açıkçası. final kısmında kötü adamların köyü basmasıyla hah şimdi aksiyon gelcek derken, book'un bir polisi tahılla boğmasını, danny glover'ı tek kurşunda yere indirmesini, şefinin ise hiç tereddütsüz teslim olmasını izliyoruz. neye niyetlensek hepsi kursağımızda kalıyor yani. macera, gerilim, entrika dozu beklenenin altında kalan film bittiğinde izleyende buruk bir tat bırakıyor.--- spoiler ---
(crowley - 8 Ocak 2009 21:43)
bursalı oldschool thrash metal grubu. bu sene "thrash comes back" adında bir albüm çıkarmışlar. enstrumanlarına hakim, gayet gaz dayılar ancak şarkıların kayıt kalitesi ve vokal çok kötü.http://www.myspace.com/witnessthrashmetal
(sambalici - 10 Eylül 2009 21:36)
tofas'ta karsima cikan bir simulasyon yazilimi. ilk izlenimlerime gore arena'yla pek kapisamaz gibi duruyor. modelleme kismi arena'dan daha zayif, cikti analizi kismi ise hemen hemen hic yok gibi. belki "goz boyama"da arena'nin bir adim onune gecebilir. ogrendigime gore ucuzlugundan dolayi tercih ediliyormus.
(eru roraito - 12 Aralık 2009 16:15)
temposu hiç düşmeyen, mutluluk verici bir screaming trees parçası.
(rain when i die - 1 Haziran 2010 13:14)
inanılmaz mükemmellikte olan bir tryad parçası. public domain albümünden..şurdan dinlenebilir; http://fizy.com/s/14r20t
(gunes yanigi olan penguen - 30 Haziran 2010 19:32)
peter weir'in sıradan normal diye nitelendirilen film, bana kalsa filmin dingin havasını çok sevmişimdir. bunun yanında iki sahnesi vardır ki hala hafızamdadır. filmin sonuna doğru "kötü" adamlar 70 medel bi chavy ile evin arkasındaki tepeden yavaş yavaş gözükmeleri ve aynı esrarlı hava ile geri çekilmeleri ile mükemmel bir gerilim ve heyecana neden olurlar. 2.si ise filmin sonunda gönüllerini birbirine kaptıran kelly mcgills ve harrison ford'un bir ayrılışları bir bakışmaları vardır ki 10 aşk filmine 1000 basar. jenerik akar ama seyirci mal gibi, kömüş gibi bakar piç gibi ortada kalır.
(zzzzz - 1 Ekim 2010 19:03)
al jazeera'nin neden dünyanın en önemli, en kaliteli medya kuruluşlarından biri olduğunun kanıtı program. 10 puan.
(kapasitor - 11 Nisan 2012 15:39)
filmin konusunu okuyunca haliyle h. ford'un cinayeti aydınlatacağı gerilimli, aksiyonlu bir film bekliyorsunuz. ama işin aslı öyle değil. hatta polisiyenin, yozlaşmanın ve dolayısıyla gerilimin filmde çok önemli bir yerde olmadığını söyleyebiliriz. film daha çok imkansız bir aşka odaklanıyor. yani romantik bir film. dolayısıyla polisiye bir film beklenmezse film sevilebilir. yoksa "bu ne lan, hani gerilim filmiydi bu?" diye serzenişlerde bulunulabilir. yani siz ekşınlı mekşınlı, gerilimli bir film beklemeyin. zira finali dışında bir gerilim yok filmde. çokça işlenen bir hikaye anlatıyor bizlere büyük yönetmen peter weir. ingiliz bir polis bir cinayeti soruştururken bu cinayetin polis teşkilatına uzandığını, yani cinayeti işleyenlerden birisinin polis olduğunu küçük bir velet sayesinde öğrenir. sonra da bu kirli polis bizim ford'u ortadan kaldırmaya çalışır. beceremez ve ford kendisini amish'lerin köyünde bulur. yabancı bir adamın kendisine çok yabancı olan bir kültürde kendisini keşfetmesi, bu yabancı kültüre alışması ve buranın en güzeline aşık olması çokça işlendi. mesela akla hemen tom cruise'lu the last samurai gelebilir. ford da amish'leri tanıyor, onlara yardımcı oluyor, hayatında yapmadığı şeyleri yapıyor ama daha önemlisi aşık oluyor. film yabancının bu değişimini anlatırken yabancılara kapalı kültürde doğup büyüyen bir kadının aşkına da, bu kuralları ("eğer yanlış bir şey yaparsan bu köyün ileri gelenleri seni men edecekler. yani bir daha sana bakamayacağım, sana dokunamayacağım, elinden hiçbir şey alamayacağım" diyor babası kızına) parçalayıp sevdiği adamla birlikte olma isteğine de odaklanıyor. kısacası romantik bir film. bu açıdan bakılırsa bence gayet başarılı bir film. kendisine "romantik", "aşk" filmi diyen onlarca filme rahmet okutacak kadar kaliteli. polisiye olarak bakılırsa zayıf bir film. çünkü ne cinayete, ne de yozlaşmaya etkili bir şekilde değinebiliyor yönetmen. zaten bakıldığında weir'in asıl amacı polisiye bir film çekmek değil, şehirli bir polisin elektriğin dahi olmadığı bir köydeki yaşamına, değişimine ve aşkına odaklanmak. yalnız polisiye olarak zayıf olabilir. ama finale doğru gerçekleşen hesaplaşma sekansı bir hayli gerilimliydi. silahsız ford'un üç kişiyle mücadelesinde gerilmemek mümkün değil. özetle başarılı bir film bence. ama polisiye olarak değil, romantik bir film olarak başarılı.
(sherlock holmes 90 - 20 Kasım 2013 01:00)
dust albumunden guzel bir screaming trees parcasi.it's taken everythingeverything i got and it's hung me on the linewater rising up over meand i think i'm gonna diethink i'm gonna diei told a liethat's what i saidi told the one you know i'll always keepwhose god is minewhose god is minewhose god is minewhose god isthe one with the witnessshine your lonely light on mei'll be there to hold the mirrori can take you down with meshow you lonely, lonely, lonelydeath wastes no time it seemsand it's hung me on the linehung me on the linehard rain falling all over meand i think i'm gonna diethink i'm gonna diei told a liethat's what i saidi told the one you know i'll always keepwhose god is minewhose god is minewhose god is minewhose god isthe one with the witnessshine.......
(archaon - 18 Şubat 2004 19:16)
screaming trees'in guzel bir sarkisi.
(barteq - 18 Mayıs 2001 15:06)
peter gabriel tarafından hiçbir menfaat gütmeden kurulmuş olan ve video bazlı çalışmalar yapan bir insan hakları koruma ve geliştirme projesi. (witness is a nonprofit organization conceived by peter gabriel that uses video to advance human rights.) daha fazla bilgi almak ve projeye dahil olmak için: http://www.witness.org/
(jazzanova - 25 Nisan 2004 17:02)
112 dakikalık, 1985 yapımı film. oldukça kendine has bir yapım olmuş. özellikle amish'lerin yaşam biçimi konusunda da çok güzel kesitler sunmakta. genel olarak sakin bir tempoda ilerliyor, crime-action şeklinde değerlendirilmemiş zaten. sıkan ya da tekleyen herhangi bir yanı da bulunmuyor. çok mistik bir yanı da yok. oyuncular tam bir "80'ler şov", oyunculuklar da güzeldi. viggo mortensen şahsının da ilk filmi galiba. 2 dakikalık bebelik hali görülebilir. tavisye olunur, seyirlik bir drama-romance.8 / 10.imdb
(karinca beli - 22 Ağustos 2014 15:48)
tori amos'un witness'i, cornflake girlun olasi bir yeniden duzenlemesi ustune farkli sozler oturtulmasiyla olmusa benziyor. olsun.never was a cornflake girl --> thought i had a witness... you bet your life --> your petrol emotion
(ojeli rimelli derin disket - 22 Nisan 2005 00:29)
--- spoiler ---gordugum en ilginc olum sahnelerinden birine sahip film. danny glover, harrison ford'u kovalarken bir tahil ambarina girer. boru gibi bir seydir. yukaridan tahillar bosalmaya baslar, cikamaz, bogulur.--- spoiler ---
(quaid - 19 Ekim 2005 16:53)
yeni bir yedinci nesil yazar. ho$gelmi$.
(robin - 15 Aralık 2005 20:49)
loopdan kurtaramadığım, ruhumu teslim ettiğim bir screaming trees şarkısı.
(bubez laab - 25 Ocak 2006 23:41)
roots manuva şarkısı olanın şu şekilde sözleri vardır: (bi de süper bi klibi var ve benim bilmediğim isimleri de olması muhtemel, halihazırda 3 tane var zaten)taskmaster burst the bionic zit-splitterbreakneck speed we drown ten pints of bitterwe lean all day and some say that ain't productivethat depend upon the demons that you're stuck withcause right now, i see clearer than mosti sit here contending with this cheese on toasti feel the pain of a third world faminesegue, we count them blessings and keep jammingit's him scumbag, scum of the earth, his worth was niluntil he gained the skill of tonguesfrom fifteen years young straight to my greyback selfi stay top shelf material, jerk chicken, jerk fishbreakaway slave, blissgenerate gees and then we stash 'em in the swissfools can't see this, audio pistolsa fistful of hip hop banzai, progressing in the fleshesoteric quotes, most frighteningduppy took a hold of my hand while i was writinglet go me ting, duppy, let go me handi summon up the power of banana clan![chorus x4]witness the fitnessthe cruffiton livethone hope, one questswigging that beetroot juice, now we dipping and boostset the spirit dem loose, go head go slash up the noosewe conclusive proof of both the truth, the rightcause whether we hitchhike or push bike or travel kind of trashmanifest that with wholesome roots rap, manifest that, yeah!i do my same way, ain't nothing else i knowgone up in the life with this here rag-and-bone flowsqueeze the pain from my belly and set my soul freetravel over ocean, land and sea, face nuff stress and difficultyflung back from the brink, gwan in kinda stinkwe don't give a frigg about what dem fools thinkfrigg your network, our debt work a speak for itselfproof of the trophy and champion beltcome sun, come rain, come hailstone pelt[chorus x4]bwana smith with some old time shitlet the whole world know we on some off-key tipmega-manic when time the pressure start lickby the hook or by the crook, by the poop or by the kickhe's sickly cryptic, spitting that codeand most proud to present that cruffiton modeand it shows that they bros done seen a few sleightslife throws scenarios, reality biteswe in collision with the beastlost we religion and we can't get no peaceidiot weakhearts want to take i for chiefstoop to their level and we plotting cold griefbut we should know that discipline maketh the geesseparation of the dat from the rap, that's a mustproceed set speed with the cruffiton touchproceed set speed..cruffiton, y'all[chorus x4]
(holden caulfield - 7 Şubat 2006 09:27)
harika güzellikteki sofa surfers sarkisi. "can i get a witness...you're always on my mind..." gibi sözleri vardi sanki, bilemedim simdi. **sapsallik editi: sarkinin gercek ismi can i get a witness imis. e ben de kendimi bunamis ilan ediyorum bu durumda, aferin chilek.
(chileksuyu - 24 Mayıs 2006 00:12)
Yorum Kaynak Link : witness