Pozitia copilului (~ Çocuk Pozu) ' Filminin Konusu : Çocuk Pozu, dediğim dedik bir anne ile yetişkin oğlu arasındaki ilişkiyi duygusal ve heyecan verici olduğu kadar mizahi bir yolla aktarıyor. 60 yaşındaki Cornelia, son derece mutsuzdur çünkü 34 yaşındaki oğlu Barbu bütün gücüyle ondan bağımsızlığını ilan etmeye çalışmaktadır. Barbu hem ayrı eve çıkmış, hem kendine bir araba almış hem de Cornelia´nın tasvip etmeyeceği besbelli bir de kız arkadaş edinmiştir. Barbu´nun bir kazaya karıştığı için tutuklandığını öğrendiğinde Cornelia´nın annelik içgüdüsü kabarır, oğlunu kurtarmak için elinden geleni yapar. Ondan sonra da oğlunun yine eskisi gibi bağımlılığını sürdürmesini bekler.
Ödüller :
Moartea domnului Lãzãrescu(2005)(8,0-12119)
Amintiri din epoca de aur(2009)(7,8-4534)
Medalia de onoare(2010)(7,7-769)
Dupa dealuri(2012)(7,6-10587)
Sieranevada(2016)(7,5-3415)
Toata lumea din familia noastra(2012)(7,5-1175)
Marfa si banii(2004)(7,3-1549)
A fost sau n-a fost?(2007)(7,3-7441)
Eu cand vreau sa fluier, fluier(2010)(7,2-5694)
Marti, dupã Crãciun(2010)(7,0-3928)
Politist, adjectiv(2009)(7,0-4382)
Ana, mon amour(2017)(6,9-1361)
Berlin Film Festivali : "FIPRESCI Prize-Competition"
Berlin Film Festivali : "Golden Berlin Bear"
63. berlin film festivalinde altın ayı ödülünü almış calin peter netzer filmi.(bkz: child's pose)(bkz: romanya)http://www.imdb.com/title/tt2187115/
(eksi571 - 16 Şubat 2013 22:29)
32. istanbul film festivali kapsamında izlenilebilecek film.http://film.iksv.org/tr/film/2489
(halitkin - 9 Nisan 2013 21:15)
zengin güçlüdür, zengin her zaman haklıdır, otoriteler hep zenginin yanındadır. garibanın bırakın yaşamı, ölüsü bile değersizdir. toplumun iki uç sınıfından iki aile; ve ortada hayatı sönmüş bir çocuk. filmde hiç görmediğimiz, henüz büyüyememiş, hayallerini dile dahi getirememiş bir çocuk. ve bu ölümden doğan vicdan azabı. karakterleri boğduğu kadar seyirciyi de boğan bir atmosfer sunuyordu film. birinin canını almak, bir hayatı söndürmek. düşünmesi bile o kadar acı veren bir durum ki. kazayla olmuş olsa da. izlerken kendi başıma gelse neler yaşardım düşünmek bile istemedim.filmde -düz izleyici yorumuyla- nuri bilge ceylan görüntüleri, zeki demirkubuz diyalogları vardı dersem çok da absürd kaçmaz diye düşünüyorum.hem görüntüler mest etti, hem de diyaloglar.--- film sonu hakkında spoiler ------ spoiler ---hele o son sahnedeki baba ile buluşma. tüm o acısına rağmen mağrur duruş. bir taraf utancından diğer taraf ise acısından yerle bütünleşmek üzereyken gelen acı dolu el sıkışma.burktu. burkmaktan da beter etti.--- spoiler ------ spoiler ---
(cncn - 15 Nisan 2013 01:14)
hayatının sorumluluğunu alamamış bir bireyin, yaşı kaç olursa olsun, nasıl çocuk gibi pozdan poza girebildiğini ve o böyle poz verirken, adeta elinde fotoğraf makinası varmışcasına hazır bekleyen ebeveynlerin; çocuğunun elini yüzünü, duruşunu, gülüşünü, kıyafetlerini, bakışını, ağzından çıkacakları sürekli nasıl kendi istediği gibi yönlendirdiğini görmek için biçilmiş kaftan. filmin sonunda ortaya çıkan şey ise şu aslında; çocuklaşmayı bile beceremeyen ve her şeyi eline yüzüne bulaştıran yetişkinler. ve onların boy boy başarısızlık pozları.
(dolls - 15 Nisan 2013 22:24)
kasım ortasında türkiye'de vizyona girecektir.
(redyokafa - 12 Eylül 2013 22:29)
çevirisini yaptığım berlin’de altın ayı ödülü kazanmış romen filmi. son dönemlerde oldukça başarılı işler çıkaran romen sineması yine sağlam bir film yaratmış. muhteşem diyaloglar, etkileyici senaryo, her ailede yaşanan ilişkiler, herkesin başına gelebilecek talihsiz olaylar duru bir akıcılıkla seyircilere aktarılmış. sözün özü, senenin seyretmesi keyifli filmlerinden biriyle karşı karşıyayız.
(cemocem69 - 13 Ekim 2013 03:48)
--- spoiler ---sadece, failin ailesinin kurbanın ailesiyle yüzleştiği bölümüyle bile takdiri hak eden film. gerçekçiliği çok güzel yansıtmakla beraber diyaloglar ve çekim açıları çok başarılı. sanki filmi izlemiyorsunuz da onların yanından gözlemliyorsunuz.--- spoiler ---
(bir demet ask - 17 Ekim 2013 12:01)
romen sineması almış başını gidiyor. bir de tonla para dökmemize rağmen bizim sinemaya bak. bir senede eli yüzü düzgün film sayısı 3-4'ü pek geçmiyor. halbuki romen sineması uçuyor. eli yüzü düzgün değil, adamlar başyapıt çekiyorlar. her sene filmleriyle sinemalarından söz ettiriyorlar. neyse. dönelim bu filme. başyapıt değil tabi ama muazzam, senenin en iyilerinden olduğu su götürmez bence. her zamanki gibi karakterlerin işlenişi muhteşem, hikaye enfes. bu senenin muhakkak izlenmesi gerekli filmlerinden.konusundan bahsedelim. herifin birisi son sürat araba kullanırken 14 yaşında bir çocuğa çarpar, çocuk ölür. adamın annesi de oğlunu hapisten kurtarmak için çalışmalara başlar. --- spoiler ---anne karakterinden tiksinmemek zor. evet, bir konuda haklı. kimse oğlunun hapse girmesini, hayatının kararmasını istemez. ama herkes de kalkıp tanıkları satın almaya, davaya oğlunun lehine müdahil olmaya çalışmaz. filmin en itici karakteri olan bu anne de hemen oğlunu hapisten kurtarmanın çarelerini arıyor. araya adamlar sokuşturuluyor, tanıklarla görüşme ayarlanıyor, tanıkla buluşuluyor, aileye gidip ailenin duygularını manipule edip ailenin ifadelerinin çekmeleri için uğraşılıyor vs. iticilikte, iğrençlikte son nokta. bu zengin hanımefendi finalde oğlunu yitirmiş anneye haberi alır almaz şok olduğunu, üzüldüğünü söylüyor. sadece bu cümleden bile hanımefendinin söylediği hiçbir şeyin doğru olmadığını görebiliriz. zira kadın haberi alınca o denli üzülmüyor, oğlunu karakoldan alıp eve getirdiğinde de rahatlığı devam ediyor. kısacası resmen duygu sömürüsü yapıyor finalde. tiksinmemek zor. filmin ikinci itici karakteri ise hayvan kadar olmuş ama hala sorumluluk sahibi olamamış, kendi görüşlerini söylemekten aciz, her şeyi anne-babasına-eşine yaptıran o karakter. annesi "seni hapisten kurtarmaya çabalıyorum burada. biraz olsun sorumluluk al. sorumlu ol" serzenişlerinden sonra bile sorumluluk alamıyor, adım atamıyor, dahası "siz her zamanki gibi kendiniz çözün bu sorunu" deyiveriyor. tam dayaklık bir karakter. filmin ismine de cuk oturuyor. 30 yaşında bir çocuk... karakterler sağlam. hikayenin çözümü karmaşık hale getirilseydi, yani suçlunun suçu bu denli kesin olmasaydı film için "tam bir asghar farhadi filmi" diyebilirdim. hikayeyi farhadi'ye versek karakterler ve olaylar oynar ama tıpkı bu filmdeki gibi bitirirdi filmi. neticede son derece kaliteli bir film. yılın en iyilerinden...--- spoiler ---
(sherlock holmes 90 - 17 Ekim 2013 23:57)
istanbul film festivalinde izleyememiştim, tesadüfen malum ortamlara düştügünü görüp, oturup izledim. gerçi çok yogun bir ilgi vardı bu filme altın ayı aldıgı için ancak hakkında pek birşey okuyamadım. oldukça basit ama çok iyi kurgulanmış bir senaryo ve saglam oyunculuklar vardı child's pose'da. filmin adı da inanılmaz güzel olmuş. --- spoiler ---anne karakterinden nefret ettim. igrenç bir kadındı, oldukça da kötü bir anne. tüm film boyunca beni aşırı irrite eden sigara içişiydi. ve sigarasını üzerinde söndürmek gibi hayaller kurdum. yetiştirdigi çocuk da o kadar zayıf bir karaktere sahip ki. kendi ayakları üzerinde duramayan, sorunlu (ki bunu sevgilisiyle olan ilişkisinden de çok net görüyoruz), beceriksiz, ezik bir adam. anne'nin oglunu öve öve bitiremedigini görürüz, "çok cesur, çok dürüst, iki dil biliyor bla bla bla.." aslında bunların tamamen tersidir adam. yaptıgının berbat ve kafayı yedirtici birşey oldugunun farkında olup, ailenin karşısına bile çıkamayacak ve her işini annesine yaptırtacak kadar aciz. anne karakterine geri dönersek, parası olan, saglam tanıdıkları olan, çevresini kendi diledigi gibi yönlendirmeye çalışan hatta zaman zaman oldukça görgüsüz bir kadın. örnegin, temizlikçi kadına güya tatlılık yapıp, ayakkabı verirken "bak bunlar 200 euro'dan fazla" gibi igrenç bir cümle kurar.son olarak, ailenin yanında yaptıgı muhabbetlerin, gözyaşlarının çogunlukla sahte oldugunu görürüz. onun bir amacı vardır sadece, oglunu kurtarmak. başkasının oglunun hayatı çok da önemli degildir onun için. --- spoiler ---
(while your lips are still red - 20 Ekim 2013 00:59)
her yönüyle çok sağlam film. tüm durgun ilerleyişine rağmen tek bir sahnede bile sıkmıyor izlerken. her halinden belli avrupa sineması olduğu. oyunculuklar, senaryo, kamera kullanımları, her şey harika. özellikle kamera kullanımları çok başarılı. filmin tam anlamıyla gerçekçi olmasını sağlamış. biraz da trier'in kamera kullanımlarına benzettim ben. --- spoiler ---film daha ilk sahnelerinden bilhassa türk seyircilerin ısınmasını sağlayacak öğeler barındırıyor. filmde orhan pamuk'un adı geçiyor. malum sevimsiz annenin malum sevimsiz oğluna orhan pamuk'a ait bir kitap aldığını öğreniyoruz filmin başlarında. filmin genel konusuyla bir ilgisi yok bu bilginin ama pamuk çok sevdiğim bir yazar olduğundan bu filmin pamuk'a ve nobel ödülü'ne selam vermesi film için daha sıcak duygular beslememi sağladı. anne karakterini oynayan kadın oyuncuyu ayakta alkışlamak lazım. filmi tek başına götürmüş. filmin gerçekçiliğinde salt kameranın kullanım şeklinin değil bu kadın oyuncunun mükemmel oyunculuğunun da payı var. zengin ve sevimsiz bir kadının gücünü izliyoruz film boyunca. yaşı kemale ermiş ama ayakları üstünde durmayı beceremeyen oğlunun kirli çamaşırlarını temizlemek zorunda olan bir kadın. escada, massimo dutti kıyafetleriyle, opera/tiyatro merakıyla, elinde şarap kadehleri üstünde şık kıyafetlerle partiler vermesiyle tam olarak orta sınıf burjuvazinin bir tık üstündeki o bilindik/tanıdık kadın. şimdi böyle bir kadının oğlu birinin ölümüne sebep olduğunda, karakolda bu kadına olan tutum ile ölen kişinin yakınlarına olan tutumun anlatıldığı sahne pek tabii dikkat çekici. üstündeki kürk ve zenginliği sayesinde açamayacağı kapı olmuyor bir şekilde. bazen parasıyla, bazen makul miktardaki göz yaşıyla. zenginlik itibar görüyor.benim bir de dikkatimi çeken bu kadının genel yaşam tarzı, oğlu ve kocasıyla olan ilişkisi yahut da gücü değil de gelini ile olan ilişkisi oldu. film, gelin-kaynana ilişkilerini de güzel betimlemiş. kadın, oğlunun evine gittiğinde kapıyı gelini carmen açıyor. kadın paltosunu carmen'e veriyor assın diye ama carmen bir şekilde paltoyu kayın validesine iade ediyor kendisi assın diye. bir anda gelişiyor tüm bunlar ama bu bir anlık durum bile gelinler ve kayın valideler arasındaki o ezeli rekabeti, savaşı resmetmek için kâfi. tüm bunlar dışında yine aynı şeyi söyleyebilirim. son derece gerçekçi ve başarılı bir film var karşımızda. izlenmesi lazım.--- spoiler ---
(feministim ben - 6 Aralık 2013 23:36)
Yorum Kaynak Link : pozitia copilului