Rabb Da Radio ' Filminin Konusu : Rabb Da Radio is a movie starring Tarsem Jassar, Simi Chahal, and Mandy Takhar. Rabb Da Radio is a family movie that revolves around family problems, love, hate and much more. The story of the movie, Rabb Da Radio will take you to...
Jatt & Juliet(2012)(7,6-2052)
Nikka Zaildar(2016)(7,5-610)
Golak Bugni Bank Te Batua(2018)(7,2-332)
Saab Bahadar(2017)(7,1-155)
Nikka Zaildar 2(2017)(6,8-285)
Manje Bistre(2017)(6,6-628)
koskoca bir entry yazıp, kızıldeniz'in yarılmasının nasıl olabileceğini simüle eden ama buna dair tek kanıtı dini metinler olan referanslarla gelip, ateistleri yola getirmeye çalışmak sadece kendini kandırmak oluyor.tarihsel ve mitolojik metinlerde anlatılan olayların bir kısmının gerçek bazı olaylara dayanabileceği aşikar. büyük bir deprem, devasa bir fırtına, yaygın bir su baskını kulaktan kulağa dolaşarak, tanrı konseptine yorularak yorumlanıp üzerine din, ahlak öğretisi de inşa edilebilir.buradaki temel problem, kızıldeniz'de böyle bir denizin yarılması durumuna dair en ufak bir kanıt olmaması. kanıt diye sunulan ve o bile şüpheli olan tek şey kızıldeniz'in dibinde bulunduğu iddia edilen bir at arabası dingili ki bu gerçek olsa dahi çok daha mantıklı bir biçimde, mesela firavun'un olduğu bilinen gemilerinden düşmüş bir araç olarak tarif edilebilir.bulunan dingil:linklinkfiravun'un gemileri:linkantik mısır'da tek tanrıcılar ile tanrı-kral panteizm sentezi geleneksel antik mısır inancı arasındaki çatışmanın akhenaton dönemine kadar uzandığı, akheton'un inancının sümerlere dayandığı ve ibrahimi dinlerin de sümerden temellendiği biliniyor.(bkz: kur'an incil ve tevrat'ın sümer'deki kökeni)sonuç? bilim diye referans verdikleriniz bilimsel temelli değil, dinsel metinleri bilimsel olarak anlamlandırma simülasyonu. iddialar mitolojik metinlere dayanıyor. döngüsel nedenselleştirme içinde debelenip duruyor.link"allah tarafından mısır’a musallat edilen tufan, kurbağa, kan, veba, çekirge gibi felaketler" konusunda bahsettiğimiz bölgenin ne gibi özellikleri olduğu hakkında fikir versin diye şu linki paylaşıyorum:http://www.astrobio.net/…l-shift-shaped-the-sahara/bilimsel metinler oluşturmak istiyorsanız yapın. inançlı olmanız bilimsel temelli bir metin oluşturmanıza engel değil. ancak sureler ve mitoloji üzerinden ateistlere ayar vermeye çalışmak zaman kaybı, su bardağı, dolmakalem filan daha kolay bulunabilecek şeyler.
(tone - 10 Temmuz 2017 01:00)
bir benzincide calisip para biriktirdigim icin okuyabildim. bir ateist olarak, boyle uzun ve ici bos bir entry'yi yazanin turkce hocasini sikeyim. size biraz critical thinking dersi lazim. lan ne diyeceksen kisa ve oz bir sekilde yazsana. ama tabi ici bos, circular argumanlar, hersey donup dolasip "pilot kalem argumani" tarzinda bir argumana donuyor. olayin ozu su: kizildenizin yarilmasi fiziksel olarak mumkunmus. bazi arastirmacilar sunu simule etmisler: o bolegedeki ruzgarlar cok kuvvetli eserse deniz ikiye ayrilabilir mi? sonuc, evet ayrilabilir. olay bundan ibaret, gerisi faso fiso. ayrildigina dair kanit var mi? yok. simulasyonun basarili olmasi icin gereken butun faktorlerin o anda orda olduguna dair bir bulgu var mi? yok. o ayrilisin musa'nin yasadigi donem milattan once 1400 civari olduguna dair kanit var mi? yok. ki olsa ne olur? kutsal kitaplar zaten o zamanlar anlatilan hikayelerin, mitlerin falan bir derlemesi, elbette bazi cografik olaylari anlayamamislar o zamanlar tanriya atfetmislar. adamlar ruzgari, gok gurultusunu, simsegi falan aciklayamamis tanriya atfetmis, tanriyi kizdirdik gok gurluyor demis falan filan. boyle adamlar yani. bir sekilde ruzgar nedeniyle yol acildiysa gercekten, etrafinda binlerce hikaye de uydurmuslardir tabi. bu neyin kaniti simdi? tanriya inaniyorsan, bunlarin mucize olduguna inanacaksin. fiziksel olarak mumkun olup olmadiginin inancla iliskisi yok. senin inancini dogrulamaz, hatta yanlislayabilir. senin mucize inandigin olaylar, aslinda dogal olaylar olabilir, din diye inandigin ise o olaylar etrafinda uydurulmus hikayeler, mitler, soylentiler olabilir. yani bir mucizenin fiziksel fizibilitesini gosteriyorsan, aslinda ateistlere hizmet ediyor olabilir argumanin.
(yan yatarak visne yiyen roma imparatoru - 10 Temmuz 2017 04:20)
ne yalan söyleyeyim bi ara cumhurbaşkanına bağlayacak sandım.
(anarchy back - 10 Temmuz 2017 04:51)
tamam israiloğulları kızıldeniz'i yarıp geçtiler diyelim. bunu yapan kavim sina çölünü nasıl kırk yıl aşmak için uğraşmış. navigasyon yok tamam ama kırk yıl nedir ya.
(turdus merula - 10 Temmuz 2017 05:41)
red sea vs. sea of reedsözet geçiyorum; musa zamanında göl gibi büyük su birikintilerine de "deniz" yani "yam", kızıldeniz'in kuzeyindeki göl ve sazlıklardan oluşan bölgeye de "sazlıklar denizi" denilmektedir. dolayısı ile kızıldeniz'in yarılmasının basit bir çeviri hatası veya kasıtlı bir abartma/saptırma olduğunu savunan bilimsel ve dini gruplar da bulunmaktadır. belki de aslında eğitimli bir mısır prensi olan musa, planladığı exodus öncesinde nil'in taşma ve çekilme döngüsünü incelemiş, savaş arabaları için uygun olmayan ama insanlar için uygun olan geçiş yerlerini belirlemişti ve kendisini takip eden mısır ordusunun savaş arabaları taze balçığa/bataklığa gömüldü veya kendisine kritik bir anda hissi kablel vuku veya vahiy ile bir yol gösteren oldu, kim bilir ? inanç söz konusu olunca biraz gizem her zaman iyidir, inanç ve gizem birbirlerini beslerler; ama kendi zamanındaki çoğu insanın aksine musa'nın strateji geliştirecek kadar zeki ve eğitimli, aklını kullanacak kadar da realist bir insan olma ihtimali yüksek. hatta ve hatta belki de baştan beri aklındaki, kuzeyden ve kısa yoldan kenan'a gitmek yerine güneydeki sazlıklar denizi üzerinden yolu uzatmak ama mısır ordusunu ve şavaş arabalarını bataklığa çekerek mısır ordusunun takip kapasitesini yok ederek kenan'a varışı garantilemekti. kenan yolundan tamamen ayrılarak aşamayacağı kızıldeniz'in batı kıyısı boyunca güneye inmesi anlamsız.aynı bölge bugün süveyş kanalının da önemli bir kısmını oluşturur.(bkz: yam suph)
(you are no longer a prisoner of fate - 10 Temmuz 2017 05:48)
yazı tevrattan daha uzun yalnız. yeni din geldi sandım.bilim nasıl ki inanılmayacak, her zaman kuşkuyla yaklaşıp teste tabi tutulacak bir şeyse, dini iman da tersi oluyor.bilimle fenle oluşmuş bir iman her an yanlışlanmaya gebedir. zaten iman ettiğinin ilmine ilmin yeter mi ki uğraşasın.ya teslim olursun ya da kaçarsın. mor bir hap yok o durumda.
(bay x - 10 Temmuz 2017 06:29)
okudum ve kanıtlara inandım. yazar arkadaş yahudiliği ispatlarla dogrulamış. artık ben de yahudiyim.*
(rhinwedd - 10 Temmuz 2017 06:55)
bu dinciler hıristiyan ve yahudilerde de aynen böyle. kafa tek yönde çalışınca acayip şeyler bulabiliyorsun.öncelikle başlık yanlış. doğrusu şöyle olmalıydı: kızıldeniz'in yarılması hezeyanı ve ateistlerin cevabı.bir vatandaş konu ile ilgili makale yazmış. imanlı bir oşinograf kızıldeniz'in yarıldığını baştan kabul etmiş, (bkz: teleoloji) nasıl olduğunu araştırıyor. kızıldeniz dediysek ortası değil. süveyş körfezinin kuzeyinde dar ve sığ bir bölge. bilgisayar modellemesi yapmış, rüzgar 110 km/saat hızla belli şekilde eserse deniz 6 feet (1.5 metre) alçalırmış. gerçi süveyş kanalı o bölge 10 metre derinlikteymiş. model orada işlemezmiş. ama o zamanlarda kuzeyde tanis şehrinin doğusunda tanis gölü varmış derinliği 1.3-2m kadar olabilirmiş. rüzgar esmesi ile orada bir koridor oluşabilirmiş. musa ve saz arkadaşları oradan geçebilirmiş. (ama orası kızıldeniz değil) firavun ve şürekası geldiğinde rüzgar kesilirmiş. sular geri gelirmiş. onlar da boğulur gidermiş. (kızıldeniz olmayan 1.5 metre suda) bu arada suların geri gelmesi grafikten gördüğüm kadarıyla 4 saat sürüyor.süveyş kanalının belirtilen noktası burası: https://www.google.com.tr/…457m/data=!3m1!1e3?hl=trmakale şu: http://journals.plos.org/…1371/journal.pone.0012481figure 2'deki tanis gölü'ne bakınız.makalenin girişinde şöyle bir bölüm dikkati çekiyor:competing interests: the lead author has a web site, theistic-evolution.com, that addresses christian faith and biological evolution.yani araştırmacı amca koyu dinci. musa'nın tayfasının sol yandan saatte 110 km hızla esen rüzgarda nasıl yürüdükleri ve perişan olmadıkları ayrı bir muamma.musa kahire'den yola çıkıp filistin'e gidecekse yolu hiçbir şekilde kızıldeniz'den geçmez. kuzeydoğuya gidip kıyıdan geçerek filistin'e gidilir.sonuçta kızıldeniz'in yarılması en fantastik senaryolarda bile mümkün değil. gavur dincisi 1.3-2 metre derinliğinde göl çekilmiş olabilir diyor. o da 110 km/saat hızda rüzgar uygun yönde 16-24 saat boyunca eserse.sonuç: dinciler kendi verdikleri makaleyi bile okumaktan aciz.
(boga etkisi - 10 Temmuz 2017 07:23)
1- musa diye birinin yaşadığına dair bir delil yoktur. islami bakış açısı ile anlatılan "peygamberler tarihi" bilimsel olarak hiç bir karşılığı olmayan bir masaldır. kuran kendinden önceki tarihi sadece "peygamberler tarihi" olarak nitelemiş islama göre apaçık bir kafir olan aristonun öğrencisi olan büyük iskenderi bile peygamber zannetmiş*. bugün tarih bilimi sayesinde bir çoğunu epeyce detaylı şekilde öğrenebildiğimiz hitit, etrüsk, roma öncesi anadolu ve avrupa, kafkasya, roma, çin, orta asya, güney asya ve antik amerika ile sahra altı aftikası tarihleri kuranda ve kitab-ı mukaddeste hiç yok. orta doğu ve mısır ise kurana kitab-ı mukaddes, yahudi ve zerdüşt külliyatından kah hatalı ve kah eksik alıntılardan ibaret. kuranın o devirde arabistanda yaşayan meraklı ve öğrenmeye açık ortalama zekada birinin sağdan soldan duyabileceği hikayeleri içine derlediği bir kitap olduğunu düşünmek en makul görüş.2- kızıldenizin bir firavunun üzerine yığılması gibi bütün antik mısır tarihinin en büyük olayı olmaya aday bir vaka hakkında mısır hiyerogliflerinde hiç bir kayda rastlanmamıştır. ki antik mısırdan bugüne gelen metinler oldukça zengindir. şu şiir dizesi bile gelmiş 3000-4000 yıl öncesinden:...seni sevmek sevgilimyemekten de içmekten de güzel...3-musa öncesi islam, hıristiyanlık ve yahudilik anlatıları da hitit ve mısırdan kalma metinlerde geçmemektedir. musadan isadan ve muhammedden geldiği iddia edilen hikayelerle binlerce yıl sonra toprağın altından çıkan bulgular birbirine uymamaktadır. israili kitaplar "biz her halka bir sürü peygamber gönderdik" diyor halbuki toprağın altından paso memeleri üzüm gibi kibele heykelleri ve başka bir sürü putlar çıkıp duruyor. kos koca hitit frig likya lidya fenike roma tarihi ve onlardan kalma arkeolojik bulgu ve metinler var elimizde içinde bi tane peygamber masalı geçmiyor. aztek, çin, aborjin, iskandinav, orta asya, hint ve güney asya mitolojisini inceliyorsun bunlar da ibrahimi dinlerin efsanelerini doğrulamıyor. kime gönderildi bunca peygamber o halde?musa harun davut gibi efsanevi ve hayali karakterler muhtemelen m.ö. 2-3. yüzyıl civarı papirüsün yaygınlaşması sayesinde yazı yazmanın kolaylaşmasının eseridir. üzerine yazılabilen materyallerin insanlık tarihi boyunca kullanılış kronolojisi neydi?1-kil tablet2-papirüs3-parşömen4-kağıt5-dijital ortamtarihi ve dinler tarihini yazının neyin üzerine yazıldığına bakarak da okuyabilirsiniz. papirüs ve parşömen yarım yamalak bilgiye olanak veriyordu ve yarım yamalak ve yalan yanlış bir bilgi türü olan ibrahimi dinler yazıya ihtiyaç duymayan pagan dinlerin yerini alarak ortaya çıktı. kağıdın yaygınlaşması aydınlanma çağını başlattı ve dijital çağ da bugün dinleri yok ediyor artık. yani papirüs yaygınlaştı ve bu sayede birisi bir roman yazdı: bu tanrıdan bana ulaştı eskiden musa harun davut falan yaşamıştı ibrahim vardı oğlunu kurban edecekti falan dedi. vatandaş bu romandan çok etkilendi çünkü iyi bir kurgucu ve edebiyatçıydı yazarı.4- yazarın "bilimsel kaynak" dediği şeyler sikko akademisyenlerin magazinleşme çabası. yayımlandıkları yerler de seçkin journal'ler değil mesnetsiz ve atış serbest platformlar.5- kaynaklar muteber olsaydı bile mesele şu ki adamlar kızıldenizin her hangi bir tanrının müdahalesi olmadan mevcut doğa yasaları ile nasıl ikiyi bölünebileceğini anlatmışlar. yani "musa asasını yere vurdu ve kadir-i mutlak arap tanrısı kızıldenizi ortadan ikiye yardı" dememişler. adamların iddiası ne derece bilimseldir benim ona karar verebilecek bir formasyonum yok ama iddia bilimselse eğer:kızıldenizin ortasında bir takım rüzgar olayları, deniz dibi ve deniz nehir kesişimi topoğrafyasının etkisi ile doğa kanunlarına uygun şekilde kuru bir alanın bir süreliğine oluşabiliyor olması ile bir elmanın zamanla olgunlaşarak sapının kuruması sonucu ağaçtan yere düşmesi arasında bir fark yok. bu durumda kızıldenizin yarılması bir mucize ise elmanın yere düşmesi de mi mucizedir? ikisi de newton mekaniğine uygun çalışan sistemler.yani o halde bir kafirin şu soruyu sorma hakkı var:hani oğlum kızıldenizin yarılmasını;1- doğa kanunları ile açıklanamazve2-arap/yahudi tanrısının insanlara kendisinin doğadan da bilimden de üstün bir varlık olduğunu gösterenmetafizik bir mucize olduğunu söylüyordunuz?ve insanların bu olaydan ibret almasını istediğini çünkü o tanrının gücünün buna bile yettiğini insanların ayağını denk alması gerektiğini iddia ediyordunuz?halbuki olay f=ma formülü ile çözülebilen siktiriboktan bi su çekilmesiymiş (sikko kaynaklara göre).
(skocax - 10 Temmuz 2017 12:04)
bir dinlere bakın bir de evrene bakın.bu ikisi aynı iradenin ürünü olabilir mi?soruyorum size? kalp gözünüzü açın, kafanızı kaldırın ve bakın.o kadar fizik kuralını, o kadar biyolojik sistemi, o kadar kimyasal tepkimeyi yaratan tanrı sonra gelip de "boşverin bunları, alın size din. sure ezberleyin, hadis ezberleyin, tillo evliyalarının kerametlerini ezberleyin" der mi?dinlerin ve evrenin tarzlarının taban taban farklı olması aynı irade tarafından yaratılmadıklarının en büyük ispatıdır. bu evreni yaratan tanrı böyle dinler yollamaz, böyle dinler yollayan tanrı böyle bir evren yaratmaz. nasıl bir evren yaratır? işte tam da şu şekilde bir evren yaratır:https://dijitalkoleksiyon.files.wordpress.com/….jpgnasıl? tam da dinleri yollayan bir tanrının yaratacağı bir evren modeli değil mi?ne kadar da dini motiflere uygun.bu arada güneş'in aya yetişememesi nedir, yetişse nasıl bir şey olmuş olacak anlayamıyorum. sonuçta birisi kendi başına koca bir yıldız (ve bir yörüngesi yoktur, dünyadan bakınca var gibi gözükür ama gerçekte yoktur), diğeri o yıldızın etrafında dönen bir gezegenin etrafında dönen basit bir uydu. bu ikisi dünyadan bakınca birbirlerine yerine geçiyormuş gibi gözükür ama gerçekte birbiri ile alakaları deveyle pire arasındaki alaka kadar bile değildir. üstelik bazen gökyüzünde hem ay hem de güneş vardır. yetişmek derken ne kastediliyor gerçekten merak ediyorum. ama gece gündüzü geçebiliyor, kuzey kutup dairesi kış aylarında hiç gündüz olmadan hep karanlıkta kalır, yani gece gündüzü geçer.kalbi mühürlenmemiş her kişi evrenin ve dinlerin aynı irade tarafından yaratılmadığını görür. bu arada din derken hep islamdan örnek verdim kusura bakmayın. ama içinde yaşadığım toplumun dininden başka dinlere o kadar hakim değilim doğal olarak. hem başka dinlerden örnek verseydim ondaki tutarsızlıkları dinlerin değişmesine bağlardınız.
(anani siken kadi - 11 Temmuz 2017 01:50)
Yorum Kaynak Link : kızıldeniz'in yarılması ve ateist hezeyanları