ciddi bir irade, sabır ve stress testi. aklıbaşında insanı kısa sürede 90 derecelik açıya yaprak peşinde çıkan deli keçiye çevirebilmesi de buradan gelir. aşağıdaki yazı akıldaki soruları cevaplama garatisi vermemekle birlikte yeni soruları ortaya koyabilecek olması özelliğiyle kalp rahatsızlığı olanlara ve 18 yaşından küçüklere önerilmez.level1: davetdavet yapmak her durumda en zorlu aşamalardan biri. zamanlama çok önemli (gerçekten mi? hiç sanmıyorum) cumartesi günü buluşmak için pazartesi gününden sorsan unutur mu lan sıkıntısı çıkacak sonra bir hafta boyunca geyik yutmuş piton gibi kıvranmak kadar zorken ikinci seçeneğe bakarsak da farklı bir manzara yok aslında, sanki o an aklına gelmişcesine davet etmenin peşinde olan çakal kişi "lan acaba geç mi kaldım? ya yarın işim var derse, o zaman pazar olsun dersem, pazara da işi olursa yavşak gibi bir daha sorulmaz artık" düşünceleri içinde ziplenmiş stresi birkaç saat içinde yaşar. her ikidurumda da diyalog çabaları sms yoluyla yapılıyorsa cevabın gelmesi uzadıkça düşmeyen gerginliği alacak olan alkol değildir. burası önemli! alkol çözüm değil sadece durumu olduğundan daha olmadık hale getiren bir araçtır. sonunda elde kalan manidar bakan boş bir şişe olacaktır. diğer taraftan aramayı seçen tezcanlı şahıs olumsuz sonuç alırsa bunun tek sorumlusunun sms yolunu seçmemesi olduğunu düşünecek sonuçta 3 yanlış bir doğruyu götüreceğinden eline birşey geçmeyecektir.level2: hazırlıkdoğru hazırlığı yapmak için ilk önce mutlak bir doğrunun olmadığının net bir şekilde bilincine varmak gerekir, sonrasında hazırlığın ne kadar az yanlışla yapılırsa yapılsın aslında 2 boyutlu bir süreç olduğunun kabul edilmesi gerekeceğinden aslında doğru hazırlık diye birşeyin asla mümkün olmayacağı ortaya çıkar (ispat oldu gibi lan, bu da arkalı önlü 1 sayfa yaptığım ispatın kendi içinde tutarsız olduğu gerekçesiyle sıfır çakan bölüm başkanıma kapak olsun, lan gidiş yoluna puan veremiyosan adımı yazdım diye 3-5 atıver de sevindir garibanı). örneklerle açıklarsak: hedef olarak adlandıracağımız ve ilk buluşmaya konu olacak şahsın örnek olarak bankacı olduğunu düşünelim. bu senaryoya palyaço kostümü ile iştirak edecek olan kişi her ne kadar hatalı gibi gözükse de hedefin palyaço kostümü ile gelmesi durumunda takım elbise giyecek olan kişi çizginin yanlış tarafında durmaktadır (nasıl örnekse anasını satıyım, teoriyi destekleyeceğine çürütecek az deşilse). pratik çözüm abartmayın, paspal da olmayın, ortayı bulmak için dahi olmaya gerek yok.level3: yer seçimiöncelikle yön seçiminden başarı ile geçmek gerekse de bu aşamada çok fazla hata yapan çıkmayacaktır. taksim meydanında buluşup istiklali tutturamadan karaköyden çıkan varsa tenefüste yanıma uğrasın. mekan seçimi yapan kişinin netleşmesi birçok sorunu başlamadan çözecektir. aksi halde yaşanabilecek örnek durum:- şu aşağıda arsen lüpen var oraya gidelim mi terası çok güzeldir.- orası çok gürültülü olmasın? (alt metin: oha artık ilk buluşmadan rock barda kafa mı sallayacaz?)- sen ne dersin? (alt metin: hadi bakalım)- fransız sokağına gidebiliriz- orası bu mevsim açık mı acaba? (alt metin: götümüze güzel kaçacak bu iş belli oldu)müzakereye arayışına girilmeden yapılan seçimlerde ise başarı oranının %30'un üzerinde çıkmadığını belirtmek gerekir. (amına koyim böyle işin o halde dediğinizi duyar gibi oluyorum)-level4: diyalogtabiiki aksamayan çift yönlü bir diyaog her sorunu çözebileceği gibi kafada planlanan diyaloglar gerçekleştirilemeyince b planının bulunmasında özellikle fayda olacaktır. olası bir diyalog: - en sevdiğin film hangisi?- bilmem hiç düşünmemiştim, çok var.- (ifadesiz yumuşak bir sırıtışla bakarken akıldan geçenler: "nereye düştük lan?" 10 saniyelik sessizlikten sonra toparlayarak) fight club olabilir mi mesela?- onun türkçe adı neydi?- ("vay anasını... ama diğer taraftan problem bende olabilir belki, yargılamaya ne hakkım var?") neyse boşver, ailenle mi yaşıyosun? (ve bu noktadan sonra işler daha iyiye gidemez)burada yaşanan yanlışa düşmemenin bir yolu olmasa da "de ki kapanışı daha şık bir şekilde yapıp başka konulara akmakta başarılı olanlar en azından kısa vadede hedefe ulaşmaya daha yakın olanlardır" diye buyurur ki düşünüpte tutasınız.level5: ayrılışdoğru yere kadar kadar gitmek gerekir ve bu doğru yer limit sonsuza giderken bayan tarafın evine yakınsar. limite ulaşıldığı varsayılana kadar daha ötesi durduk yere namus temizlemek amaçlı beylik tabancası menziline girebileceği gibi aksi halde ikinci buluşmanın hiç olamayacağı da aşikardır. akabinde atılacak bir sms veya yapılacak bir telefon görüşmesinin zamanlaması da önemli ama doğrusunu bilen beri gelsin diyeceğim. tamam mı devam mı maçı olarak çıkılan bu derbide her iki tarafın da defasif oyun ortaya koyması adettendir. sonuç rövanşta belli olacaktır.bu hafatanın sonu.gelecek hafatanın konusu: "ilk buluşmada yalan olan ilişkinin 5 altın kuralı" yada "türklerin yerleşik hayata geçişi sürecinden çarpcı saptamalar". doğru cevaba bakınız vericem.
(zaphod beeblebrox - 11 Ocak 2009 02:09)
son zamanlarda en sık hali internette tanışmanın bir üst aşamasıdır. hele bir hoşlaşma durumu varsa eğer çok heyecanlı geçer. el ayak bir birine dolaşır. şimdi efendim benim bir arkadaş internetten tanışıp aylarca konuştuğu hoş bir erkekle buluşmaya gider. kadın milleti tabii, öyle kalkıp da gidilir mi?! hemen elbiseler alınır, altına topuklu ayakkabı, saçlar fönlü, makyaj yerinde güzel bir akşam ve belki de bir birlikteliğin başlangıcı olacak ilk buluşma için yola çıkılır. cocuğumuz gayet beyefendi, romantik. en azından ilk buluşmada öyle. güzel bir akşam yemeğinin ardından yaz akşamının keyfini çıkarmak için ortaköy sahile inilir. tam geldik derken hanım kızımızın topluklu ayakkabısı ortaköy taşlarına geçiyor ve kızımız yüz üstü toprağı öpecek şekilde tam düşüyorken can havliyle iki elini de yanlara doğru açar bir yerlere tutunmak için. tutunuyor da. fakat koskoca sahilde tutunabildiği, eline geçen tek dal bizim çocuğun pipisi oluyor. pipisini kızın avuçlarından çeken arkadaş "iyi misin" diye sorar, fakat kadın tarafı şokta. cevap bile veremez.kızımız iyi, erkekten 2 sene oldu daha haber alamadık.
(bir sebep bir bahane - 14 Mayıs 2010 23:32)
erkek tuvalete gidip çiş yapacağı zaman normalde olduğundan hızlı hareket eder, ki içeride sıçtığı sanılmasın. hiç birimiz daha ilk buluşmada karşımızdaki insanın sıçtığını öğrenmek istemeyiz değil mi? değil mi lan?
(lalalanoluyola - 22 Ekim 2010 13:11)
eger ilk sevgiliyle ilk bulusmaysa hos bir durum degildir. surekli diken üstünde gecer. bircok kisinin ilk bulustugu kisi de zaten oyle yanında cok rahat olabilecegi biri degildir` : cok biliyorum`. karsılıklı susulan igrenc anlar olur (bkz: karsılıklı susmak). hatun kisi hafif makyaj yaptıgından ve bu konuda henüz acemi sayıldıgından sürekli onun derdindedir. her cümlenin altında bir anlam aranır o yüzden kurulan cümleler de 50 kere süzgecten gecirilip soylenir. uzun sessizliklerin sebebi iste bu süzgecten gecirme sürecinden kaynaklanır.er kisi ise kendini sürekli hatundan sorumluymus gibi hisseder. tedirgin ve endiseli gorunur. bu ciftler hemen anlasılırlar. gozlerinden bellidir.bir de ayrı bir cins vardır. onlar ise bokunu cıkaranlardır. ilk bulusmada birbirlerine yıllarca hasret kalmıs gibidirler. utanmasalar kucak kucaga olacaklardır. birbirlerinin icine düserler. genelde,onların aralarında sessizlik olmaz ama olursa da birbirlerini hayran hayran seyretmelerindendir. bu seyir büyük bir asktan degil ilk bulusmanın yada ilk sevgilinin getirdigi eblekliktendir. bunlara hemen teshis konulamaz cunku bu turun bazı alt kumeleri iliskinin diger bulusmalarında da aynı gereksiz heyecanla birbirlerinin agızlarının icine bakarlar.askta heyecan luzumludur fakat gerizekalılıga da luzum yoktur.degil mi efendim..
(kimberleyyy - 10 Ocak 2003 20:08)
sesin titrer (çaktırma), elin titrer (bir şeye dokunma belli olmasın), ayağın titrer (bunu kimse anlamaz bu iyi), kalbin titrer (bu da aşk)ilk buluşma böyledir işte. en güzel elbiselerinizle, hayata merhaba demektir.
(nalsa - 8 Nisan 2011 17:37)
ilk bulusmada daha once hic sevismediginizi soyleyin, fakat sadece bir haftalik omrunuz kaldigindan bahsedin
(zody - 11 Şubat 2003 16:17)
heyecan ve adrenalinin tavana vurduğu, üstünden ne kadar uzun zaman geçerse geçsin büyünün yapıldığı, ilişki için ilk tohumların atıldığı biraz entresan, biraz endişeli ilk özel gün. ilk defa hoşlanılan insanla birlikte geçirilecek o 3-5 saat hiç bir zaman unutulmaz. hatta ilişkinin ilerleyen safalarında bu günün tarihi sevdiceğimiz tarafından soru olarak gelebilir. ancak iki taraf henuz çift değilse ve bunun için zemin hazırlamak amacıyla buluşulmuşsa çok dikkatli olmakta, görünüş olarakta, kafa ve muhabbet olarak hazırlanmakta yarar vardır çünkü bu tip randevularda önemli olan her iki tarafından bir şekilde kendini ortaya koyabilmesidir. yani bir nev'i pazarlama stratejileri karşı karşıya gelmektedir. ilk randevuda önemli olansa kişinin elinden geldiği kadar soğukkanlı fakat bir o kadar da neşeli olabilmesidir. neşeyi güzel espiriler ve hoş sohbet takip edecektir ki zaten burada önemli olan her iki tarafından biraz gevşeyip hoşça vakit geçirmesidir. kesinlikle önceden hazırlık gerektirir. yoksa ilk randevu aynı zamanda son randevu olabilir. budur...yillar sonra gelen edit: kasma kendini arkadasim, kendini kendin gibi sergile o kadar. bir kadın gerçekten seni isterse alır. olmadı mı üzülme, disarda sana uygun bi kız elbet vardir.
(simon templar - 22 Ekim 2003 09:17)
26 yaşı 16'ya çeviren...oturup yukarıdaki 191 entry'yi okutan...heyecani bulantiyi geçtim, aklimda bahsedecek hicbir sey kalmiyor. sahi ben neyi seviyordum? nelerden hoslaniyordum? nasil muzikler dinliyor, ne cesit kitaplardan hoslaniyordum ki? en sevdigim yemek neydi, favori takilma mekanim falan? yok iste gitti.ilk buluşma tam bir karın ağrısı.
(sokaklar tekin degil - 23 Mayıs 2014 15:43)
ilk bulusmayi daha cekilir kilacagini düsündügüm bir kolaylik mobil olmaktir.yani bi yerde sürekli oturup kalmak yerine yürüyüs halinde sohbet etmek.getirisi,konusacak lafin bittigi yerde sagda solda görülen seyler üzerine konusabilme firsatidir.hic bi sey bulamasaniz da ayak sesleriniz karsilikli sususmanin o rahatsiz edici sessizligini bastiricaktir.bu arada bol insanli ve vitrinli mekanlar tercih edilmesi tavsiye olunur
(hayri potter - 7 Mart 2005 00:17)
uzun süredir ilk buluşmamama karşın, ilk buluşmam dün gibi aklımdadır. eni boyu okulun çevresinde atılmış kıçı kırık tedirgin bir turdan ibaretti.sağındaydım sağ elinde bir defter vardı; ders değil tenefüstü.. solumdaydı, tedirgin sol elim ise cebimdeydi; hava sıcaktı.bahse konu her hafta kısalan etekli hatunla ilk ve son buluşma el tutmasız, yıllar sonra “keşke” anımsamalı geçti-gitti..biraz önce bir kız ve oğlan sahilde yürüyorlar. kızın elinde kitap, çocuğun eller ceplerde, arada rahat 15 cm.. ilk bulusmalari oldugu aleni..arada rahat 15 yıl. kıçı kırık turlamalar da, kızlar da, oğlanlar da, kitaplar da, cepteki eller de, mesafe de aynı. yine ders yok ve hava güzel.sen sen ol, al defteri elinden. çikar elini cebinden, tut elini. en fazla ne olabilir ki..?? olsa olsa karizmayı bir günlüğüne yemektir en büyük bedeli.keşke dersin sonra bak, benden söylemesi..
(danyel san - 24 Mayıs 2005 13:17)
Yorum Kaynak Link : ilk buluşma