• "dün sadece oyunu kurup "options" dan ayarları yapıp "start new game"e kadar geldim, sindirerek oynuyorum bitmesin diye :)"
  • "sadece beşinci oyunu oynayıp bi bok bilmeyen dostlar için tam hikaye burada."




Facebook Yorumları
  • comment image

    yapıma dair yeni bilgiler paylaşıldı. gerçekten çok çarpıcı, sizin için çeviriyorum.

    - teknoloji daha da evrildiği için kojima artık kafasındakileri tam manasıyla yapabiliyor. (bkz: hideo kojima)
    - snake* kilo vermiş.
    - görevler sırasında kendi rotanıza göre görevi tamamlayabilirsiniz.
    - quiet size görevler esnasında buddy sistemiyle yardımcı olabilecek.
    - helikopterinizin sizi nereye bırakacağını seçebiliyorsunuz.
    - ormanlık alanlarda at sürmek daha zor.
    - snake* çıplak ( sadece üstü ), miller, yeni bir kostüm üzerinde çalıştıklarını söylüyor üslerinde.
    - yeni kostüm, snake'e getiriliyor.
    - duvarlara çatlaklar yardımıyla tırmanabiliyorsunuz. ( ya da dağlara )
    - snake, demo'da farklı bir protez kullanıyor
    - farklı özelliklere sahip farklı protezleri kullanabileceksiniz. ( kimisi elektrik verir, kimisi parmaklar vs.. )
    - çok daha farklı ve fazla protezler oyun içinde bulunacak.
    - düşmanlarınızı şaşırtmak için bir çeşit aldatmacalı balon kullanıyorsunuz. fırlattığınız zaman snake şeklinde bir balon oluşuyor ve " kept you waiting, huh? " diyor. böylece düşmanlar siz sandığı o balona bakarken onu alt edebiliyorsunuz.
    - snake, quiet'a etrafı inceleyip ileride ne var ne yok bir baksın diye emir verebiliyor.
    - quiet aynı zamanda size koruma ateşi ( cover fire ) sağlayabilir.
    - quiet, kendi pozisyonuna geçtiğinde şarkı mırıldanıyor. ( ama konuşmuyor )
    - quiet düşmanları etiketleyebiliyor ( nerede olduklarını daha kolay görebiliyorsunuz, marking system )
    - eğer phantom cigar kullanarak zamanı gereğinden fazla geçirirseniz görev esnasında, kurtarmanız gereken kişi ölüyor veya görev başarısız oluyor.
    - quiet'ın indirmesi gereken düşmanı siz seçebiliyorsunuz.
    - snake, el bombası atıyor ve quiet onu havada vurarak düşmanları çeşitli yerlerde etkisiz hale getirebiliyor. ( misal helikopter )
    - quiet'ın yapabildikleri snake ile arasında ki iletişime bağlı.
    - demoda komutlar : hedefi vur, işaretimi bekle, şunu/bunu vur ve beni koru.
    - tüm bunların oyun içinde açılması için quiet ile ya da her hangi asker ile beraber savaşıyorsanız aranızda ki etkileşime bağlı.
    - mesela quiet ile aranızda ki bağ yeterince kuvvetli değilse görevlerde size yardım etmeye gelmeyecek.
    - snake pin radar'ı kullandığında etrafta ki hayvanları daha kolay görebiliyorsunuz. ( bir çeşit marking )
    - peace walker'da olduğu gibi, düşman askerlerinin istatistiklerini inceleyebiliyorsunuz. ( stamina, güç, sinirlilik vs )
    - başka bir sorgu sorusu : arkadaşların nerede?
    - snake düşmanları protez kolunun sağladığı 1200 volt ile etkisiz hale getirebiliyor. ( oha demeyin, bu metal gear )
    - hideo kojima'ya göre, oyunu oynama şeklinizle quiet ile hiç karşılaşmayabilirsiniz bile.

    (bkz: copy past değil alın teri)


    (kahcob - 19 Eylül 2014 16:04)

  • comment image

    "ulan bu mgs v the phantom pain çok güzel duruyor. ancak seriye yabancıyım, hikayenin öncesini öğrenmek istiyorum, ne yapabilirim?" diyen insanlara naçizane tavsiyem bir yerlerden bir ps3 ya da xbox 360 temin edip, metal gear: hd collection isimli güzide eseri elde etmeleri (ps3 sahipleri açısından the legacy collection çok daha mantıklı bir opsiyon) ve sırasıyla metal gear solid 3 snake eater ve metal gear solid peace walker oyunlarını oynamalarıdır. bu iki oyundan sonra ground zeroes'u oynarsanız parçalar zaten iyice yerine oturur. "e peki bunlar dışında bir sürü oyun var seride onlar ne oluyor?" diye soracaksınız. hemen cevap vereyim. o oyunların merkez noktasını naked/punished/venom snake değil, başka önemli bir karakter olan solid snake oluşturuyor, ve hepsi kronolojik olarak the phantom pain'den sonraki zamanlarda geçiyorlar.

    eğer oyunları oynamanız mümkün değilse ancak yine de spoiler falan umursamadan tpp öncesindeki olayları merak ediyorsanız, en azından bir kaynaktan açıp okumanızı tavsiye edebilirim. örneğin mgs wikisindeki timeline (sayfanın altındaki timeline of events başlıklı kısımdan bahsediyorum) bu işi gayet iyi görüyor. metal gear solid 3'deki operasyonlar virtuous mission ve operation snake eater, peace walker'daki temel operasyon ise peace walker incident. bir de portable ops'un konusu olan san hieronymo incident'e göz atmak isteyebilirsiniz (portable ops maalesef daha sonraki hd collection'lara hiç alınmadı, yalnızca psp'ye çıktığı ile kaldı). tabi aradaki diğer olaylar da önemli ancak temel bakılması gereken başlıklar bunlar. 1975'teki olaylar ise ground zeroes'un hikayesini oluşturuyor ve ground zeroes daha geçen gün steam'de 7,75 tl'ye satılıyordu o sebeple artık herkesin rahatça erişimi olduğunu düşünüyorum. ama bence siz yine de ne yapın edin bir şekilde bu oyunları da oynayın ki naked snake nereden nereye gelmiş daha iyi idrak edebilin.


    (aperfectbutthole - 21 Haziran 2015 02:19)

  • comment image

    öncelikle zamanınız varsa (bkz: #45805180) çünkü bu entry'de mayıs ayı ve sonrasında paylaşılan bilgileri içeren yeni bir çeviri ihtiva edecek..

    15 yıl+ süredir yürekten bağlı olduğum serinin son bölümü olması dolayısıyla ve hideo kojima tarafından bizzat editlenen son trailer'ın da geçtiğimiz günlerde e3 2015'de yayınlanmasıyla buruk bir sevinç yaşatan, 23:23 şu anda bu satırları yazdığım saat olmakla beraber an itibariyle 64 gün 1 saat 36 dakika 30 saniye kalmıştır çıkmasına.

    (bkz: bittersweet)

    şimdi ise yapıma dair gerek minör gerek majör spoiler içeren bilgiler derleyip çevireceğim. minör majör spoilerları ise etiketleyeceğim ki sonra annemin kulağı çınlamasın.

    kaynak

    kaynak 2

    - (minör (hafif) spoiler) snake*** 9 yıllık komadan uyandığında doktor ona zarar görmüş vücudunun x-ray'ini gösteriyor. beyninde bulunan şarapnel dışında, aynı zamanda kalbinde de operasyonla alınması çok riskli bir şarapnel parçası bulunuyor.

    - oyun başında tanıtılan ishmael* hakkında medyanın oyun çıkışına kadar bilgi vermesi yasak.

    -gamesradar, alevli adamı yanan psişik projeksiyon/yansıma diye adlandırmış. ne demekse.

    -(minör spoiler - hikaye ) ilk görev briefing'inde snake punished venom snake olarak adlandırılıyor. ama oyun içinde farklı şekiller de hitap ediliyor da kendisine. ahabgibi. (bkz: moby dick)

    -taşları yerine oturtacak tüm eksik hikaye parçaları kasetler yoluyla anlatılacak. görev anlatımı, vatanseverlerin kuruluşu ( patriots ) ya da strangelove'a ne olduğu gibi )

    - (minör hikaye spoiler ) ground zeroes olaylarından sonra, snake'in 9 yıllık koması sırasında; kaz (kazuhira miller) muhalif askerleri de alıp eğitmeye başlamış.

    - dürbünlere bilgi dürbünü deniyor. intel scope *

    - (minör spoiler hikaye ) korkutucu parasite unit denen skull askerleri skull face'in emrinde çalışıyor. hani şu insan üstü hızlarda koşup bişeyler yapan kel bane maskeli adamlar

    - ana görevler aynı zamanda size ödüllerle geri dönecek yan hedefleri de barındıracak. kasetler gibi. bu tarz yan hedefler oyuncuya ana görevi bitirene kadar gizli olacak. ana görevleri bitirdiğiniz de tekrar oynanabilirliği arttırıyor olacaklar. bazı ana görevlerin yan hedeflerini tamamlayabilmek için tekrar tekrar oynamanız gerekebilir, daha sağlam bir kostümle gitmeniz gerekebilir vesaire.

    -ana üssünüz, siz oyunda ilerledikçe ve etraftan işe yarar item'lar topladıkça büyüyecek. ana üste 6 tane askeri birim var. r&d ( araştırma geliştirme birimi) üs geliştirme, destek birimi, istihbarat ve tıp birimleri. her farklı birimin özel bir lideri var. örneğin kazuhira miller ana üs geliştirmeden sorumlu liderken, ocelot istihbaratta görevli. (çakal olduğu için) her birim için üste ayrı bir yapı inşa ediyorsunuz. bazı yapılar ise spesifik ihtiyaçlar için inşa ediliyor. ( mahkumlar için hapishane, hayvanat bahçesi vs )

    - hayvanat bahçesi, belli sayıda hayvan üsse fultonladığınızda açılabiliyor. ve ziyaret edilebiliyor. ayrıca çeşitli geliştirmeleri de beraberinde açıyor.

    -oyuncular ana üssün yapısında bir değişikliğe gidemiyor olsa da, üs kendiliğinden büyüyor olsa da, üssün rengini ya da logosunu kendinize göre ayarlayabiliyorsunuz.

    - eğer üste moral çok düşerse ( snake çok ziyaret etmiyorsa ya da ordu iflas eşiğindeyse ) askerler organizasyonu terkedebiliyor.

    -ana üste, snake bazen kaz ya da ocelot'ın birbirlerine ters düştükleri noktalarda karar vermek zorunda kalıyor. ( ocelot'ın dediğini yapalım, kaz'ın dediğini yapalım, gibi )

    -hikaye bazında bazı önemli gelişmeler siz ana üsse döndüğünüzde de gerçekleşebilir.

    -snake öldürücü olmayan makinalı tüfek bile yaptırabilir.

    -phantom cigar bitki ve otlarla geliştirilebilir, geçirilen zamanı daha da hızlandırabilir.

    -cardboard box, snake'in kullanması için bu sefer çok daha çeşitli.

    - askerleri saf dışı bırakırken biyonik kolu kullandığınızda, eşlik eden ses 80'lerin filmlerinde kullanılan ses efektlerine benziyor. hatta bu. tam olarak bu.

    - göreve hazırlık aşamasında, araç ( jip, tank vs ) kısmı, siz fulton'un daha ağır şeyler taşıyabilmesi için geliştirdiğinize çıkıyor. araçlar da özelleştirilebiliyor ya da sökülebiliyor.

    -bazı görevler sadece acemi askerlerle tamamlanabiliyor. ( snake dışında başka askerler ile oynama opsiyonu var )

    - atınız elma ve şeker küplerine bayılıyor.

    -dd'nin oyuncuların keşfetmesini beklediği çok enteresan bir hikayesi var. ( ya da cool hikayesi var )

    -dd'nin ana üste gözükmesi askerlerin moralini yükseltiyor ve askerlerin onun hakkında konuştuğu duyulabiliyor.

    -quiet ise üste morali düşürüyor askerler ona güvenmediğinden dolayı.

    - (minör majör arası spoiler ) bir medya yayını başlarda quiet ile girdiğiniz sniper savaşının mgs3'de ki the end savaşınan sonra en harikası olduğunu söylüyor.

    - özellikle bir boss savaşı, metal gear evreninde ki en epik çarpışmaya selam çakıyor.

    -psx extreme'e göre, oyun yarı çıplak erkekleri içerecek.

    -d-walkercruise control ile yönetebiliyorsunuz.

    - snake ile destek arkadaşları arasında ki ilişki beraber zaman geçirdikçe artıyor samimileşiyor.

    -destek arkadaşları ölemiyorlar ve yapay zekaları inanılmaz seviyelerde iyi.

    -oyuncu, göreve hazırlık ekranında 3 farklı load-out kaydedebiliyor.

    -göreve hazırlık ekranında çalan müzik peace walker'ın ana teması. ( küçük not : bundan sonra mgs'nin ana teması bu müzik )

    -helikopterinizin içinde ki fotoğraflar zaman geçtikçe artıyor.

    -ana görevler dizi bölümleri gibi, dizi gibi açılıp dizi gibi credits ile bitiyor.

    -yeni görevler bir anda açılacağı için oyuncu önce hangisini yapacağını kendi seçebiliyor.

    - (minör hikaye detayı ) bir görev tüm harita boyunca gezen tank taburunu yok etmenizi istiyor.

    - bazı yan görevler kendiliğinden var ama bazılarının çıkması için tetiklenmesi gerekiyor. ( snake'in birimine tercüman dahil etmesi gerektiği görev, sadece dilini bilmediği bir askeri sorgulamaya çalışırsa ortaya çıkıyor gibi )

    -150'den fazla yan görev var ve bazıları ana görevlerle beraber de halledilebiliyor.

    - hobby consolas'ın oynadığı en uzun ve en etkileyici görev aslında bir yan görevdi

    (minör hikaye/oynanış spoiler ) - bir yan görev snake'in biyonik kolunu icat eden doktoru kurtarmayı içeriyor. onu kurtarmak biyonik kolda geliştirme yapmanıza olanak sağlıyor.

    -atomix'den miguel asher'a göre, bazı yan görevler, ana görevler haline gelebilir!

    - yan görevleri tamamladığınızda derecelendirilmiyorsunuz. ( s rank vs )

    - eğer bir göreve sahadayken giriş yaparsanız, portatif bir brifing istasyonu size getiriliyor, buradan snake i-droid'ini takıp görev hakkında bilgileri indirebiliyor.

    - oyun normal halinde oldukça zorlayıcı, hele ki reflex mode kapatıldığında oyun saçmalık derecesinde zorlaşıyor.

    - bazı görevlerde zaman sınırlaması var

    -afganistan'ın bir köşesinden öbür köşesine ayakta gitmeye kalkmak 45 dakikanızı alıyor.

    -snake, cardboard-box'un üzerine kargo etiketleri yapıştırıp kargo teslimat askerlerini bekleyerek hızlı seyahat edebiliyor ( mgs1 de ki gibi aynı )

    - zorluk derecesi angola-afrika'ya geldiğinize artıyor. burası da afganistanda ki belli başlı görevleri tamamladığınızda açılıyor.

    -bir medya çalışanı tüm afrika görevlerini tamamlamaya yaklaşmış ve hala oyunun tamamlanma yüzdesi %35-40 imiş.

    minör hikaye/oynanış spoiler - bir afrika görevi mayın arazisinde elmas taşıyan çocukları kurtartıyor sizlere.

    -bataklık gibi bölgelerde snake arkasında düşman askerlerinin kendisini takip etmesini sağladığı ayakizleri bırakabiliyor. ama yağmurla bu ayakizleri geçebiliyor.

    -sis, snake için zorluğu arttırıyor.
    -düşman askerleri snake'in gölgesini fark edebiliyor. ama bulutlu günlerde bu daha zor.
    -oyun çok çeşitli hayvan türleri sunacak, fare gibi küçük hayvanlar belki fultonlanamayacak, ama snake onları cebine atabilecek.
    -askerler farklı şekillerde, farklı kişiliklerde, farklı özelliklerde farklı silahlarla gelecekler.

    -ground zeroes'dan beri düşman yapay zekası oldukça ileri seviyelere taşınmış.
    -sızdığınız üssün yan üslerini temizlediğinizde, düşman askerlerinin destek çağırması imkansızlaşacak. iletişim alanları da sabote edilebilecek ama bu şüpheyi arttıracak. aynı şey jeneratörler içinde geçerli.

    -herhangi bir keskin nişancının size hedef alıp almadığını dürbünlerinin parlamalarından görebilirsiniz.

    -snake'e ana üsten sahada ana üssün çeşitli departmanlarında kullanılması önemli olan bireylerin bulunduğuna dair bilgi verilecek

    -eğer bir asker fultonlanırken yaralı ise, fulton esnasında ölebilir.

    - cqc dışında, çaylaklar da mini oyunlarla çeşitli yollardan eğitilebilir.

    - eğer bir çaylağı ana üste öldürürseniz, oyun bir önceki checkpointten geri başlıyor.

    - çaylaklar snake ile iletişim kurup, diyaloga girip ona sorular sorabilecekler. ( big boss nickname'ini nasıl aldın gibi ) birbirleriyle de böyle diyaloglar halinde olacaklar. ve konuşurlarken ya da dedikodu yaparlarken duyulabilecekler.

    -ana üssün girilebilir yerleri çoğunlukla dışarı bölgeleri, ama aynı zamanda bir hapishanesi ve greg miller'a göre daha henüz hakkında konuşamayacağı bir alt katı var.

    -yeni ana üs o kadar çok büyüyebilecek ki jip ya da helikopter ile seyahat etmeniz bile birkaç dakikanızı alabilecek.

    - yeni silah atışı mini oyunları üs büyüdükçe açılacak ve onları tamamlamak üste moral yükseltecek.

    - eğer ana üssü gerçek hayatta ki doğum gününüzde ziyaret ederseniz sizi bir sürpriz bekliyor.

    -hobby consolas buyuruyor ki : eğer yerde yatarken üçgen tuşuna basar iseniz, gizlilik moduna girecekmiş snake ve yere batacakmış ve neredeyse onu görünmez kılacakmış. toprağa gömülmek gibi birşey olsa gerek.

    -snake'in yaralanmaları neresinden vurulduğuna göre farklılık gösterecek, negatif sonuçlar doğuracak ( kolunu kaldıramamak, ya da koşamamak gibi ) bunu düzeltmek için oyuncu güvenli bir mekan bulup 10 saniye boyunca üçgene basılı tutmak zorunda.

    -snake'in yetenekleri geliştirilemeyecek, sadece silahları geliştirilebilecek.

    -snake çok kötü yaralanabilecek ama hasta olmayacak.

    -stamina ya da mental bar yok.

    -rationlar da gitti.

    -oyunda bir ahlak sistemi bulunmayacak.

    -eğer snake bir objeye yanlışlıkla dokunup ses çıkarırsa askerler reaksiyon gösterecek. aynı şey mermiler içinde geçerli.

    -ses efektlerine çok övgü var, snake'in at sürerken rüzgarın hafiften fısıldaması gibi.

    -snake oyunda çok fazla konuşmuyor olsa da -en azından ilk 16 saat- kasetlerde oldukça fazla diyalogu var.

    level up'a göre, ilk 16 saat içinde aynı yüze ve aynı sese sahip iki ayrı kişi yok.

    - eğer ocelotu uyuşturucu silah ile vurursanız sersemleşecek ve la-li-lu-le-lo diyecek. (bkz: the patriots)

    -tpp evreninde ground zeroes posterleri bulunabilecek.

    - oyuncuların aynı zamanda tüm karakterlerin bilgilerinin de bulunduğu büyük bir bilgi sistemine erişimi olacak, tpp dışında, serinin tarihini de gösterecek.

    -bir konami temsilcisi playstation access'e belirttiğine göre oyunun hikayesini hemen hemen tamamlamış ve bu onun 50 saatini almış. ve tamamlanma yüzdesi hala %52'ymiş.

    -gazetecilerin oynadığı sürüm ile piyasaya çıkacak sürüm arasında biraz değişiklikler olacak. kojima productions logosu oyunda gözükmeyebilir. (bkz: kojima productions) (bkz: kojima productions la) (bkz: hideo kojima) (bkz: konami) (bkz: bolca küfür) (bkz: fuck you konami)

    -akıllı telefon uygulamaları da oyunla beraber geliştiriliyor.

    -oyunda şu ana kadar açığa çıkan ya da gösterilenden çok çok daha fazlası var.

    - görevler başlarken bir opening credits gözüküyor.

    - ocelot oyunda jf rey marka güneş gözlükleri takıyor.

    - biyonik kol yumruğu sprint atarken r2'ye basarak gerçekleştiriliyor ( ikincil silah olarak seçilmeli )

    - kontroller ground zeroes'dan beri oldukça iyileştirilmiş ve animasyonlar daha doğal hale getirilmiş.

    - siper sistemi de iyileştirilmiş, snake artık duvarlara yapışırmış gibi durmuyor, girip çıkmak daha kolay hale getirilmiş.

    - geceleyin, düşman askerleri diğer askerleri de uyarmak için havaya fişek atıyorlar.

    - cardboard kutuları nasıl durduğunuza göre farklı çalışıyor. (çömeliyorsunuz ya da ayaktasınız vesaire )

    - skull denilen canavar askerler sizi tespit ettiğinde refleks modu gibi ve yanıp sönen görüntüler ekrana geliyor ve bundan sonra size saldırmak için farklı bir moda giriyorlar.

    - skull askerlerinden biri boş avcunun içinden koca bir tüfeği çıkarıp sizi akıl tutulmasına davet edecek hareketler içinde bulunuyorlar.

    - kasetler size, ground zeroes ve phantom pain arasında ki 9 yıllık boşlukta ne olduğunu gayet iyi anlatıyor.

    evet, bilgiler bu kadar. hideo kojima'dan gelen son metal gear solid. her ne kadar konami açık ve seçik hideo kojima olmadan da metal gear oyunları yapmaya devam edeceğini duyursa da bu seriyi yaratan kojima olduğu için, kojima productions ve los angeles stüdyosunun da kapatılmasıyla, artık kojima'nında konami bünyesinden ayrıldığını, kısacası kovulduğunu bildiğimiz için ( nedenlerini hiçbirimiz tahmin edemeyiz ) bu metal gear oyunu büyük önem taşıyor. hem tarihsel önemi büyük hem de bir başyapıt. zaten çoğu metal gear fanları da, kojima tarafından yapılmayan bir metal gear'ın bundan böyle hikayede yeri olmayacağı, canon kabul edilmeyeceğini söylüyorlar ki ben dahil. burada şark kurnazlığı yapıp, aç gözlü davranan konami hem altın yumurtlayan tavuğunu kesmiş oldu, hemde büyük bir seriyi assassin's creed gibi her yıl yenisi çıkan, bitmemiş, tamamlanmamış, yarım yamalak çer çöp haline getireceğinin sinyalini verdi.

    sonuçta bu metal gear solid, kimisi star wars, kimisi superman, kimisi batman, kimisi james bond delisidir ya hani. bizde buyuz, metal gear solid delisiyiz. ve umarız seri hakettiği sonu bulur, aç gözlülerin para kazandıracı olmaz.

    64 gün : 00 saat : 00 dakika : 40 saniye


    (kahcob - 29 Haziran 2015 01:19)

  • comment image

    bugün ps4 versiyonunu 4 saat boyunca oynadım, bir iki bir şey diyeyim.

    - gördüğüm en iyi girişlerden biriydi ilk bir saati. baya bi gerildim oynarken, kulaklıkla oynadığım için daha rahat duydum ses efektlerini ve müzikleri. harikaydı gerçekten.
    - kontrolleri çok rahat. sanırım oynadığım en rahat metal gear solid oyunu (hepsini oynadım). karmaşık bir sistem yok, snake yapmak istediğinizi hemen yapıyor, bir gecikme söz konusu değil.
    - grafikler baya iyi. ps4'teki en iyi görünen oyun değil fakat gözünü bozmuyor, fox motoru cidden güzel çalışıyor ps4'te (1080p/60fps).
    - oyun sizi baya serbest bırakıyor. bir bölgede düşmana yakalanıp alarm verdirdiyseniz, yakınlardaki bölgeler de alarma geçiyor, bu çok iyi olmuş. ai haberdar oluyor olaylardan.
    - ana üs (mother base) için adam ve eşya toplamak çok eğlenceli. adam öldürmeden önce iki kere düşünüyorsunuz. silah, alet edevat, araç gibi şeyler yaptırıyorsunuz ya da olanları geliştirtebiliyorsunuz adamlarınıza. üsse gönderdiğiniz adamların da hangi görevi yapacağına siz karar verebiliyorsunuz.
    - cqc bu oyunda daha rahat. mgs4 oynarken hepsini yapamıyordum, unutuyordum ama bunda daha sade yapılmış.
    - düşman sizi uzaktan görebiliyor. 50 metre öteden farkedildiğimi bilirim. tam istediğim gibi olmuş aslında, gerçekçi düşünüp ona göre plan yapıyorsunuz. birçok oyunda 30 metre ötesinde ayakta dursanız görmez sizi, bunda o kadar yaklaşmanıza bile izin vermiyorlar.
    - snake'in sesini ben beğendim. david hayter iyiydi hoştu ama kiefer abimiz bence dramatik bir hava vermiş karaktere (olması gerektiği gibi).
    - troy baker'ın sesinden de sıkıldığımı farkettim. cidden her yerde bu adam var. yeter amk.

    şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. yılın oyunu savaşında witcher 3 ile çok rahat kapışır. hatta mgs hayranıysanız kafadan birinciliğe yazabilirsiniz. baya dolu bir oyun izlenimi verdi 4 saatlik maceramda.


    (spy - 1 Eylül 2015 23:25)

  • comment image

    iki gündür oynamaya doyamıyorum. atı yavaş yavaş sürüp sağı solu izliyorum. gündüz çöl kamuflajını giyiyorum gece olunca siyah kamuflajı paraşütle indirip onu giyiyorum. asıl görevleri gizlilikle, ek görevleri savaşarak oynuyorum. kampları gezip yetenekli asker bulup balonla üsse yolluyorum. bir yandan hiç bitmesin istiyorum ama diğer yandan bitse de yeni oyun açıp yüksek puanlarla bir daha oynasam istiyorum. hayatımda oynadığım en iyi oyun. çok çok büyük klasikler bile bu oyunun yanında cüce kalıyorlar. aslında düşününce öyle yeni bir mekanik falan icat etmiyor veya yenilik anlamında devrim falan yapmıyor ama atmosfer aga... ama detay aga... ama serbestlik aga... bu kadar "tam" bir oyun ben hayatımda görmedim ya. oyun tam abi tam. görev bitiyor oyun bitmiyor amk. atlıyoruz üsse dönüyoruz. bir duj alıp üstümüzdeki kanları temizliyoruz. yeni elemanları görev yerlerine yerleştiriyoruz. alet edevatımızı geliştirip helikopteri çağırıp yapacağımız göreve en yakın iniş bölgesini seçip savaş alanına intikal ediyoruz. daha ata binmesi, köpek büyütmesi, ciple istasyonlar arasında gezmesi, ıvırı kıvırı hangi birini sayayım?


    (mercyrium - 3 Eylül 2015 04:39)

  • comment image

    dün sadece oyunu kurup "options" dan ayarları yapıp "start new game"e kadar geldim, sindirerek oynuyorum bitmesin diye :)


    (nemesisdurdem - 3 Eylül 2015 14:27)

  • comment image

    birkaç gündür günde 6-7 saat oynuyorum, birkaç taktik vereyim.

    - r&d takımınızı bir an önce yükseltip ikinci seviye dürbünü yaptırın. bu dürbünle işaretlediğiniz adamların özelliklerini görebiliyorsunuz. böylelikle kimi üsse gönderip kimi çöpün içinde uykuda bırakacağınıza karar verebiliyorsunuz. yoksa çöp adam doluyor üs. buna çok dikkat edin. ilk başlarda yakalayabildiğiniz c ve b sınıf özellikleri olan adamları kesinlikle öldürmemeye bakın.

    - kum fırtınası harika bir olay, kesinlikle varlığından faydalanın. işaret koyduğunuz adamların işaretleri fırtına sırasında kaybolmuyor, böylelikle fırtına bastırdığı an en az 2-3 adam indirmeye bakın.

    - fultonu geliştirin (r&d). ikinci seviye fultonla mortar ve makineli tüfekleri de üsse gönderebiliyorsunuz. ayrıca başka bir geliştirmeyle fulton sayısı 12'den 24'e çıkıyor. çok önemli bir geliştirme bu, atlamayın.

    - vakit kaybetmeden tercümanları kaçırma görevlerini yapın. böylelikle el enseye çektiğiniz düşmanları sorgulayarak hem ekstra bilgi kazanıp haritanızı güncelliyorsunuz (pırlanta, ham madde yerleri gibi) hem de kahramanlık puanı kazanıyorsunuz.

    - ikinci sınıf bayıltıcı tabancanın susturucusu bir önceki seviyeye göre daha uzun dayanıyor, gizliliğe önem veriyorsanız hemen edinin.

    - düşmanı bir yere çekmek istiyorsanız şarjör atmayı unutmayın. sesin geldiği yere gittikten sonra da icabına hızlıca bakın.

    - üsse döndüğünüzde sağ çaprazınızda beyaz küçük bir konteyner duruyor, ona girip duş alın. size zamanla azalan ekstra bonuslar sağlıyor. ben her döndüğümde bir kere giriyorum.

    - ayrıca üssünüzde sağda solda pırlanta bulabilirsiniz, dikkatli dolaşın.

    - bu arada oyunda fast travel var, uzun uzun alatmak yerine şu videoyu koyayım.
    [fast travel https://www.youtube.com/…8i3yaeuee&feature=youtu.be]

    ****çok hafif spoiler****

    honey bee adlı silahı ele geçirme görevinin sonundaki savaşta roketi kullanmayabilirsiniz. ortam çok tedirgin edici ve ürpertici gelebilir ama telaş yapmayın. silahınızla skulls ekibine ateş edin (siper alarak), kılıçlarıyla dibinize geldiklerinde dodge tuşunuzla (ps4'te kare) yere atın kendinizi ve yere düştüğünüz an nişan alıp tarayın dibinize geleni. böylelikle çok fazla zarar almadan hallediyorsunuz koca ekibi. o bölümde ellerim titredi birazcık ama çok zevkliydi.

    ****spoiler biter, senin hayatın senin müziğin başlar****

    edit: dikkat edilmesi gereken bir kaç nokta daha.

    - oyunu oynama stilinize göre düşmanların ekipmanları değişiyor. çok fazla kafadan vuruyorsanız miğfer takmaya başlıyorlar, geceleri çok fazla saldırı yapıyorsanız fener ve termal dürbün veriliyor. bunlar için oyunda bir süre sonra kurulacak olan "combat deployment" adlı sekmeden ilgili görevi seçip bu geliştirmeleri bir süreliğine engelleyebiliyorsunuz (tedarikleri yok etme, envanter patlatma gibi görevler). ayrıca yine bu sekmeden adamlarınızı farklı görevlere gönderip deneyim, para ve farklı ödüller kazandırmalarını sağlayabilirsiniz. o görevlerin sürekli üstünde olun.

    - bir sneaking suit havasınıdır gidiyor fakat ben hiç etkili bulmadım. gündüzleri deli keşif yapmayı (adam ve ekipman kaçırmayı da) seven biri olarak normalde 40-50 metreden görülüyorsam bununla 60-70 metreye çıktı bu mesafe. ben yine de klasik kostümlerle daha iyiyim gibi. yani o kostüm var diye boşuna zorlaştırmayın, herşeyi deneyin.

    - kafanıza göre supply drop yapmayın, baya para tutuyor. susturucunuz patladıktan ve fultonlarınız tamamiyle bitince ekipman isteyin. bir süre sonra iyi para yapmaya başlayınca gene istersiniz.

    **** hafif mi hafif spoiler ve taktik ****

    quiet ile kapıştığınız bölümde yerinizden kıpırdamayın sadece dürbününüzle yerini bulun ve işaretleyin, daha sonra kafasına supply drop isteyin. bunu ikinci kere yapınca yeniyorsunuz. böylelikle sizden istenen iki opsiyonu da tamamlıyorsunuz (ölümcül silahlarla yenme)

    **** bitti spoiler ****

    - şu ana kadar kutu ve decoy araçlarını kullanmadım. eğer birini çekmek istiyorsam hafiften görünüyorum, geri dönüyorum. yerimi incelemeye geldiklerinde boş şarjör atıp güvenli bir yere çekiyorum ve icabına bakıyorum. yalnız şu ana kadar iki kere üst üste şarjör ile çekebildim. üçüncüyü yutmuyorlar ve "lan bok yoluna gidiyoruz galiba" deyip adam çağırıyorlar. adamına göre değişebilir tabi. kojima bu, herşeyi yapar bu adam.

    - ana üssünüzde pırlantalar var demiştim. üssünüzdeki devriye gezen askerleri sorguya çekerek yerlerini öğrenebilirsiniz. her platformdaki asker üstünde bulunduğu platformdaki pırlantaları söylüyor.

    - eğer bir görevi yaptıysanız ve o üsteki adamların birkaçını hallettiyseniz hemen gitmeyin, diğerlerini de indirin. böylelikle ekstradan kahramanlık, ün, para ve emblem kazanıyorsunuz.

    - makinalı tüfek ve mortarları fultonlamanın tanesi 5000 gmp. jipler 10000 gmp. baya pahalı aslında ama bunları idroid menünüzün mother base adlı sekmesinde bulunan resources adlı yerden satabiliyorsunuz. makinalı tüfek 12000 gmp, mortar 9000 gmp jipler ve kamyonlar daha pahalı diye hatırlıyorum. iyi para kaynağı yani, es geçmeyin.

    - eğer bir kamyonu durdururmak istiyorsanız (ele geçirmek veya gittiği üsse sızmak için) atınızı yolun ortasında durdurun. yolda durup atınıza "çekil yoldan" diye bağırdıkları sırada istediğinizi yapabilirsiniz.

    - üssünüze gönderdiğiniz adamların özellikleri arasında troublemaker varsa ya o bölüme diplomat koyun birkaç tane, böylelikle adamlarınızın yaralanmasını ve ekiplerinizin seviyelerinin düşmesini engelleyebilirsiniz. ya da eğer çok iyi özellikleri yoksa direk kovun gitsin (dismiss). adamların özelliklerine idroid üzerindeki staff management sekmesindeki all staff ekranından bakıyorsunuz. çıkan ekrandan yanlış hatırlamıyorsam üçgen (ps4) ile görünüm değiştirip karakter hakkında daha çok bilgi veren bir ekran şekline döndürüyorsunuz. sırayla bakın kim diplomat, kim cerrah kim piskopat.

    -oyunun ikinci bölümünde, ilk bölümdeki bazı görevlerin daha zor versiyonunu oynuyorsunuz. ama isterseniz bunları hiç oynamadan side-ops da oynayabilirsiniz. birkaç side-ops'tan sonra oyun hikaye olarak ilerliyor. yani o bölümleri tekrar etmenize gerek yok. hatta side-ops'ları yaparsanız "truth" adında gizli bir görev açılıyor. hikayenin tamamlanması için şart bir bölüm bu.

    not: bu entry oyun oynandıkça editlenir.


    (spy - 4 Eylül 2015 11:16)

  • comment image

    ptt'nin işgüzarlığı sağolsun, elime ancak bu sabah geçebilmiş olan hideo kojima oyunu (shopto'dan day one edition almıştım). her zamanki gibi mükemmel olmuş, şu ana kadar bir 5-6 saat oynama fırsatım oldu. deneyimlerimi ve önerilerimi paylaşmak istiyorum:

    - reflex mode'u options'dan kapatabiliyorsunuz. ben direk kapatıp girdim oyuna. seriye alışık olanlar kapatsın bence hem görevlerden aldığınız puan artıyor hem de gereksiz bir mekanik oyun oynamayı bilen insanlar için.

    - özel bir durum yoksa görevleri 18:00'de yapmak her zaman daha mantıklı. çünkü akşamları hem düşmanın görüş alanı daralıyor hem de etrafta gölgeler arttığı için saklanmak daha kolay oluyor.

    - açıldığı zaman analyzer'ı alın direk. dürbünü düşmanın üzerinde 2 saniye kadar sabitlediğinizde statlerini görmenizi sağlıyor. boş yere bütün özellikleri e olan kazmaları mother base'e fultonlamaktan kurtuluyosunuz.

    - ikinci main silahı olabildiğince erken almanızı öneririm. birkaç opsiyon var ama bence assault + sniper mantıklı çoğu görev için. malesef oyunun başında susturuculu sniper yok o yüzden kullandığınızda fark edilmeyi de göze almış oluyorsunuz.

    - herhangi bir üste göreve girişmeden daima olabildiğince yüksek bir yere çıkıp işaretleyebildiğiniz kadar adamı işaretlemeyi unutmayın. ayrıca gece görevlerinde üsse elektrik sağlayan jeneratörleri işaretlemek isteyebilirsiniz. yanına gidip aksiyon tuşuna bastığınızda üssün tüm elektriğini kesiyor.

    - üslere yerleştirilmiş mortarlar bazen çok iş görebiliyor. tabi mortar kullanıyorsanız gizlilik falan beklemeyin. buna karşın machine gunlar o kadar kullanışlı gelmedi bana. çünkü genellikle üsse dönük olmuyorlar. ayrıca upgrade ile bunları da fultonlayabiliyosunuz (normal fulton aksine 300 değil 5000 kredi istiyor). ilerideki upgradelerde jip kamyon vb fultonlama gibi imkanlar da geliyormuş gördüğüm kadarıyla ama ben o kadar geliştiremedim mother base'i henüz.

    - düşmanın reinforcement göndermesini istemiyorsanız üsteki ana binadaki radyo ekipmanını bulup herhangi bir şekilde patlatmanız lazım. böylece üssün iletişimini kesiyorsunuz.

    - oyunun başlarında afganistan'da takılırken minik bir köpek sesi duyarsanız etrafa bakar olun. dd'yi kesinlikle kaçırmak istemezsiniz. çok şirin be itoğluit! (çok çok hafif spoiler sayılabilir). dd zamanla büyüyomuş, tabi ben oraları da görmedim henüz.

    - girilebilen bütün binalara girmeye çalışın. içlerinde elmas (kredi için), maden, yakıt vb gibi mühimmatlar, tükettiyseniz mermi ve kırmızı ışığı yanan radyoların içinde kasetler bulunuyor. kimi kasetler hikaye ile ilgiliyken bazısı da müzik kasedi. hikaye ile ilgili kasetler genelde big boss ile ocelot ve big boss ile kaz arasında geçen konuşmalar şeklinde oluyor. ben bulduğum kasetleri helikopterdeyken dinliyorum şahsen. gerçi oyunda istediğiniz zaman açıp arka planda dinlemeniz mümkün. kesinlikle dinlemeye üşenmeyin pişman olmazsınız.

    - bazı öldürme görevlerinde hedefinizi öldürmek yerine mother base'e yollamak gibi bir opsiyonunuz olabileceğini unutmayın.

    - görevlerden bahsetmişken, side ops'ları atlamayın. hemen hemen hepsi çok işe yarar ödüller veriyor. oyunun başında açılan russian interpreter görevini hemen yapın, bekletmeyin. ana görevlerden önce yapın. diğer görevlerde işinizi büyük ölçüde kolaylaştırıyor (düşmanları etkin bir şekilde sorgulayabilir hale geliyorsunuz)

    - codeci dürbünle bir yerlere bakarken intel alma şeklinde oyuna yedirmişler gibi duruyor. ocelot önemli bilgiler verebiliyor intel işini pas geçmeyin.

    - kullanmadığınız eşyaları görevde yanınıza almayın. görevde yanınıza aldığınız her eşya için ufak da olsa kredi ödüyorsunuz. gerçi oyunda kredi epey kolay kazanılıyor gibi duruyo o yüzden çok umursamak zorunda değilsiniz.

    şimdilik gözlemlerim bu kadar. biraz daha ilerleyeyim oyunda daha çok karalayacağım zaten. ha bu arada hideo kojima oyunu olduğunu söylemiş miydim? çünkü öyle (bkz: fuck konami)


    (aperfectbutthole - 6 Eylül 2015 00:59)

  • comment image

    bu şaheseri korsan oynayacak arkadaşlar bir zahmet klavyelerini götüne soksunlar.hideo kojima'nın son ve belki de en iyi eseri ve siz hiç utanmadan korsan olarak indireceksiniz.size tetris bile fazla amk.


    (miyora - 8 Eylül 2015 23:00)

  • comment image

    57 saatlik bir playtime'dan sonra sonunda hikayenin her türlü sonuna geldiğim oyun, secret ending de dahil.

    oyuna en başta goty adayı demiştim ancak chapter 2'de o kadar boka sardırmışlar ki fikrim değişti. oyun chapter 1'de bitseydi son yıllarda çıkmış en sağlam oyun olacaktı ancak gel gör ki konami sıçmış işin içine

    bundan sonrası hayvanlar gibi:

    --- spoiler ---

    - öncelikle şu quiet meselesine tekrardan değineyim, ilk #54754072'de değinmiştim. oyun boyunca dünya kadar gmp harcayıp da itemlarını upgrade ettiğiniz bir buddy'yi oyunun sonunda elinizden almak, özellikle "oyun %100 replayability sunuyor" gibi iddialara tamamen ters kalıyor. yani replayability kalkıp eski görevleri tüm achievementları alacak şekilde tekrar oynamak değil midir? bu da zaten ilk görevlerde yanınızda olmayan elemanlarla yapılacak bir şey değil midir? o zaman quiet'ı elimizden almak nedendir?

    ayrıca hikaye bazında da saçmalık ötesi bir olay olmuş, sırf insanları üzelim, mutsuz edelim diye içine sıçmışlar. metal gear solid'de meryl'in ölümüne sizin gayri ihtiyari karar verdiğiniz bir işkence sahnesi vardı, işkencede pes ederseniz tee en son bölümde meryl kollarınızda ölüyordu. bu olayın onunla hiçbir alakası yok, ne yaparsanız yapın quiet gidiyor işin sonunda (gitmemesinin yolu var aslında, az önce refere ettiğim entryde açıkladım). tamam kızda bu ses teli parazitlerinin ingilizce straini var, bu yüzden ingilizce konuşmuyordu. e tamam da wolbachia bu paraziti tedavi etmiyor muydu, neden kullanılmadı? quiet'ta akciğer yok zaten, parazitler aktif hale gelse bile kızı nasıl öldürecekler? hadi ingilizce konuşarak parazitleri aktif hale getirdi, o esnada havayoluyla yanındakilere bulaştırmamak için sizden ayrıldı diyeceğim, e hatun orada snake zehirden baygın yatarken çatır çatır ingilizce konuştu helikopterle, snake'e hiçbir şey olmadı?

    quiet konusu baştan aşağı rezalet ve boşluklarla dolu. gerçi senaryoda boşluklarla dolu olmayan hiçbir şey yok.

    - ikinci konu ise oyun boyunca oynadığınız venom snake'in big boss olmadığı, big boss yerine kullanılan bir decoy olduğunu öğreniyorsunuz secret ending vasıtasıyla. ocelot'un da bundan haberdar olduğunu öğreniyoruz en başından beri. ground zeroes'un sonundaki patlamada hem big boss, hem de onunla beraber helikopterde olan medic ağır yaralanıp komaya giriyorlar. bunlar da diyor ki "ulan tüm dünya boss'un kellesini istiyor biz en iyisi bu medic arkadaşın zihnini hipnoz ile değiştirelim kendini big boss sansın, tipini de değiştirelim. asıl big boss o sırada rahatça gezsin." asıl big boss da bu arada oyunun ilk bölümünde sizi quiet'tan kurtaran ve kaçmanıza yardım eden ishmael isimli sargılı abi.

    bu bana göre sadece plot twist olsun, insanlar şok olsun da ne olursa olsun diye yapılmış saçma sapan bir şey. işin sonunda big boss bir kaset kaydında "asıl big boss benim ama sen de big boss'sun" gibi şeyler söylüyor. bu durumda da ilk metal gear oyununda solid snake ile öldürdüğümüz big boss'un aslında venom snake olduğu şeklinde bir retcon gelmiş oluyor metal gear evrenine. bana sorarsanız aşırı derecede gereksiz ve anlamsız bir twist ve hiçbir şeyi de açıklamıyor. big boss nasıl iyi bir adam, iyi bir askerken sonrasında acımasız kötü bir tiran haline geldi misal, insanlar mgs v oynarken biraz bunu görmek istemişlerdi ancak gel gör ki oyunun sonunda çıkıyor ki oynadığımız adam bile big boss değilmiş!

    - oyundan kesilen mission 51'in videosunu youtube'dan izledim. neden kestiklerini anlamadığım bir tarafa, hikayedeki boşluklara zerre anlam yüklediğini düşünmüyorum. sahelanthropus'u kaçıran eli'ın ingilizce parazit ile bir adayı girilemez hale getirmesi ve xof ajanlarının aleti eli'dan (eli da malumunuz liquid snake) çalmaya çalışmasını anlatmışlar. işin sonunda venom snake ile araya girip xof ajanlarını ve bir kez daha eli'in kullandığı sahelanthropus'u yeniyorsunuz, eli'ı tam çıkaracakken onda da parazitlerin aktif hale geldiğini görüp bırakıyorsunuz. son cutscene'de tretij rebenok (gelecekteki psycho mantis) eli'ın boğazındaki parazitleri söküyor ve onu kaçırıyor. "this is not over" diyerek oyun tamamen bitiyor.

    neden bitirmemişler, artık konami'nin işgüzarlığı mıdır yoksa başka bir şey mi bilemem ama mevcut haliyle hikayeye hiçbir katkısı olmayan bir son olduğunu düşünüyorum bunun da.

    ---
    spoiler ---

    bakın bu oyunu çıktığı gün oynamaya başladım, bu da 14 gün demek ve 14 gündür eve gelip de pc açtığımda tek oynadığım oyun bu. oyun özenli yapılmasa, kendine bağlamasa, hikayesi tutmasa kimseyi başında 57 saat tutamaz benim gibi. bu oyunun ilk chapter'ı şaheserdir ve tahminen 10/10 veren kritikler de bu kadarını oynayıp o puanı vermişlerdir. gelgelelim chapter 2 açıldığında son derece özensiz, birbirinin aynı görevler (yani şöyle diyeyim, aynı görevleri saçma zorluklarda oynuyorsunuz, hatta o kadar üşenmişler ki bir bölümde gene quiet ile sniper düellosu yapıyorsunuz ama karşınızdaki quiet değil sniper wolf'a benzetmişler misal) arasında sadece üç veya dört tane hikayenin konusunu ilerletecek görev çıkıyor (ki bunlardan biri mother base'in karantina bölümünde geçen bölüm, hakkını yemem belki de oyunun en iyi bölümüdür).

    yani chapter 2'deki o 3-4 güzel ve hikayeyle alakalı bölümü alıp chapter 1'e koysalar ve akabinde chapter 2 sonunda yaptıkları saçmalıkları falan hiç yapmasalar, 51. bölüm olmadan da bu oyun goty için çok güçlü bir aday olurdu. şu anki haliyle ise bilemeyeceğim, kendimi resmen aptal yerine konulmuş gibi hissettim son bölüm bittiğinde.

    bu artık kojima'nın mı konami'nin mi bok yemesi bilemem ama bu oyunu hem eksik hem de hatalı bitirmişler, ister update, ister dlc bilemem ama özellikle chapter 2'yi elden geçirmeleri veyahut komple yok etmeleri lazım ki bu oyun efsaneler arasında anılsın. şu haliyle mümkün değil çünkü.


    (varos cloudstrider - 13 Eylül 2015 23:16)

  • comment image

    tüm serinin hikayesini ezbere bilen sıkı bir metal gear fanatiğiyseniz oyunun sonunda ağzınızdan şimdiye kadar çıkmamış küfürleri edip de bunları gerçekten ben mi söyledim demeye şimdiden hazır olun. aşağısı spoiler'sız kısım, o nedenle gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.

    ya hadi bir yürü git ya demek istiyorum öncelikle.

    henüz %30'larda falanım, bugün çok alakasız bir yerden oyunun büyük süprizini yedim ve kojima, sen artık ne olur oyun falan yapma dedirtecek kadar sinirlendirdi beni. yapacaksan da ne olur bir daha sen yazma, bu nedir arkadaş, bütün oyunu başından sonuna tamamıyla anlamsız kıldığı gibi klasik mgs kronolojisinin de altını üstüne getiriyor hikayenin sözde süprizi. adamlar official digital timeline guide'daki entry'leri editlemek zorunda kalmışlar bu oyundan sonra, o kadarını söyleyeyim sadece. ama rehber değişse de önceki oyunlarda bu olayın hiç lafının dahi geçmiyor oluşuyla karadelik gibi bir plothole oluşmuş oldu. senin yapacağın twist'in de yazacağın hikayenin de emi kojima-san! şimdi anladım işte bu kadar şahane gözüken bir oyun hakkında mgs fanatiklerinin farklı mecralarda neden tepki gösterdiğini ve yemin ediyorum oyuna devam edesim gelmiyor şu dakikadan sonra. ben farklı bir şey umuyordum da hikaye umduğum gibi noktalanmadı durumu değil bu; öyle bir şey olsa tepki göstermem zaten, yazarın vizyonudur derim pek söz etme hakkı da bulmam kendimde; ama hikaye tamamen raydan fırlayıp ilk metal gear 1-2'nin plot'ını farklı bir direksiyona sokuyor onca seneden sonra. ne gerek vardı? delirdin mi arkadaş sen? tamamen adamı köpürten bir durum var, ne desem spoiler olacak şimdi, yazamıyorum da o yüzden. yeni zelda oyunları çıktıkça hikayenin alternative timeline'lar oluşturması gibi bir şey var diyeyim en spoiler'sız tabiriyle.

    benim tavsiyem, hikayeyle ilgilenmiyorsanız oynanış çok tok ve yerinde, onun için oynayabilirsiniz. hikayeleri yalayıp yutmuş sıkı bir mgs fanatiğiyseniz oynanışın hatrına bile oynamayın ama bunu, sinirlerinize yazık olacak çünkü sonunda. adam gibi, hatırladığınız şekliyle kalsın gözünüzde mgs'nin hikayesi. hata kaza spoiler'ı alırsanız bu oyunu direkt atlamak isteyebilirsiniz zaten, oynama motivasyonu kalmıyor oyuncuda tamamen.

    kojima lütfen oyun yapma bundan sonra sen de, serinin en karanlık ve iyi oyununu yapabilme fırsatın varken efsanenin içine ederek bitirmeyi tercih etmen akıl alır gibi değil. tamam, daha önce de zaten sapıtma belirtileri gösteriyordun ama bu kadar da olmamıştı.

    hiç olmazsa snake'in neden az konuştuğu, durumu ve garipliğiyle ilgili her halt anlaşılıyor finalde. ama öyle bok bir final ki bu... ders de çıkarmamış hiç adam, geçmişteki saçmalamasının on kat ötesinde bu, anlamsız çünkü, akıl mantık zorlasan da almıyor. hepsinin ötesinde, gereksiz. bunun haricinde ne desem fena spoiler olacak şimdi.

    yazık olmuş tek kelimeyle, 9/10'luk oyun bir anda oldu gözümde 1/10 oldu. iyi oldu serinin tamamen bitmesi; çünkü buradaki saçmalamanın daha ötesi olamazdı artık. nirvanaya ulaştırıp bırakmış adam, konami'nin kojima'ya yol vermesine de şaşırmadım hiç şimdi. haklı adamlar, ben de olsam "ya şu hikayeyi değiştir ya da artık git kiminle çalışıyorsan çalış" derdim. 80 milyon dolar ve beş koca yıldan bahsediyoruz. bir insan kendi kariyerini uçuruma itmek için bu kadar uğraşamazdı, işsiz kal da sgk primi öde bundan sonra kojima.

    10/10 veren mecraları da ayrıca selamlıyorum buradan, sıkı bir mgs fanatiğinin sineye çekebileceği bir şey mi buradaki süpriz? oynamıyorum ulan, bassın gitsin hadi. roleplay mi yapalım; ya da hikaye böyle yazılmasaydı da dümdüz ve beklediğimiz şekilde ilerleseydi keyifle oynayabilecekken neden "öylemiş gibi" davranmak, kendimizi zorlamak durumunda kalalım? hadi ilk seferde olayı bilmeden oynarsınız da bir kere bitiren adam niye tekrar oynasın o twist'ten sonra bu oyunu? nasıl güzel sözlerle ansın? o nasıl bir mantıktır zaten abi; nasıl başarıyorduk onca işi oyun boyunca madem öyle bir durum vardı? aptal yerine mi koyuyorsun bizi yoksa aptal bunlar nasıl olsa, o kadar sorgulamazlar mı diyorsun? tutup ayaklarından padişah sofrası gibi döşenmiş güzelim masayı çat diye deviriyor o son, hiçbir şey bırakmıyor geriye.

    en iyisi bir yeşil çay demleyip mad max'i kurayım şimdi ben. mgsv ile metal gear gerçek anlamda bitmiştir, hikaye açısından değil; prestij açısından.

    * * *

    şimdi ise spoiler gelsin, neden bahsettiğim konusunda meraklandıysanız ve oyun finalini öğrenmek sizi sıkmayacaksa yahut oyunu bitirdiyseniz aşağıyı okuyabilirsiniz:

    --- spoiler ---

    bu satırı gözler yanlışlıkla spoiler kutusunun içine kaymasın diye ekliyorum, keza bundan sonrası çok mühim. oyunun sonunda yönlendirdiğimiz karakterin bizim bildiğimiz big boss değil, ahab ismindeki, ground zeroes'un sonunda helikopterde önümüze geçip paz'ın patlamasıyla oluşan aleve karşı kendini siper edip big boss'u koruyan fox unit üyesi "medic" olduğu ortaya çıkıyor. bu olay esnasında zaten kafası dahil vücudunun çoğu noktasına şarapnel giriyor, boynuzun açıklaması da o. normalde big boss, ahab kadar zarar almamış. gerçek big boss ise mgsv'nin başındaki hastane baskınında bizi kurtaran ve kendini ishmael olarak tanıtan yüzü sargılı kişi. ocelot ve major zero, gerçek big boss'u korumak için ahab'a plastik cerrahi ve bir takım psikolojik hipnoz seansları uygulayarak onu bb olduğuna inandırıyorlar. gerçek big boss saklanırken savaş alanlarında namı yürüsün ve cipher'dan öcümüzü alabilelim diye ahab'ı yönlendiriyor, ona big boss'muş gibi davranarak mother base'i kurduruyorlar. bu arada gerçek big boss outer haven'ı kurmakta imiş ve mgsv'nin sonunda kendisi ahab'a gerçeği açıklarken "artık bundan sonra sen de big boss'sun, ikimiz de big boss'uz." diyor. böylelikle de japon home console'daki mg1-2'de solid snake ile kendisine karşı savaştığımız big boss'un asıl bb olmadığı, ahab olduğu şeklinde kronolojiyi de değiştirmiş oluyorlar. önceki hayatında sıradan bir tıbbi yardım askeri olan ahab'ın oyun boyunca sergilediği üstün savaşçı yetenekleri ve sadece snake gibi efsanevi bir askerin başarabileceği görevlerin üstesinden nasıl geldiği ise tabii ki açıklanmıyor, meğer ahab'ın içinde de bir big boss yatıyormuş da haberi yokmuş demek zorunda bırakılıyoruz ve asıl big boss'un efsanevi sıfat ve niteliklerini ciddi ölçüde zedeliyor bu durum. başkası da aynı şeyleri yapabiliyor idiyse nerede kaldı senin big boss'luğun şimdi?

    mgs 2'deki raiden en azından sevilebilir bir karakterdi ve böyle anlamsız bir durum oluşturmuyordu; burada tüm oyun boyunca hiç tanımadığımız, önemsemediğimiz, bugüne kadar adını dahi duymadığımız bir karakteri big boss diye yönlendiriyoruz ve bu kadarı da fazla geliyor artık bana. meğer biri sahte olmak üzere iki tane big boss varmış tüm mgs oyunları hikayesi boyunca, buyur buradan yak. kojima'nın gerçek snake ile oyuncuyu inatla buluşturmama projesinin en son meyvesi olarak tarihe geçiyor bu da, karakteri hiç önemsemediğimiz için de koca oyunu anlamsız, mantıksız kılıyor; sonraki oyunlarda bu "phantom" lakabıyla anılan sahte snake'in esamesi bile okunmadığı ve geriye dönülüp düzeltme yapılamayacağı için de tüm hikayede koca bir plot hole oluşuyor. halbuki bu oyunda big boss'un nasıl karanlık tarafa geçtiğini anlatan bir hikaye dinleseydik bunların hiçbiri olmayacaktı ve akıl ve mantık, neden bu yolun tercih edilmediği noktasında ciddi derecede tıkanıyor. meğer mgs3'ün big boss'u filinta gibi tertemiz bir adammış da mg1-2'de dünyayı nükleer felaketin eşiğine getiren kötü big boss sahte imiş. şahane bir hikaye gerçekten, mgs2'de başlayan "bu adam ocelot mu yoksa liquid snake mi?" zırvasının tekrarlanmamasını umarken, aynı şeyin birkaç kademe üst seviyesi olarak -ki işin içinde plastik cerrahi de var bu sefer- kojima'nın fantastik beyninde oluşturduğu bu son saçmalığı artık haliyle midemiz de kaldıramıyor. neden david hayter yerine sutherland'in kullanıldığı ve snake'in snake gibi davranmadığı da anlaşılmış oluyor haliyle oyunun sonunda.

    muhabbete bakar mısınız; big boss, peace walker'da birlikte can hıraç mücadele verdiği ve ground zeroes'ta ortak emekleri aynı anda ellerinden çalınan hayattaki en sadık dostu ve en başarılı askeri olan kazuhira miller'ı, sırf kendini koruyabilmek için bir decoy ile birlikte bırakıp gidiyor. namlunun ucuna koyduğu zavallı sağlıkçının çektiklerinden bahsetmek dahi istemiyorum; bunlar sırf "snake saklansın" diye oluyor. bu noktada miller'ın post-credits ekranındaki "big boss cehennemin dibine gidebilir, karşısında durmak için elimden ne gelirse yapacağım; çocuklarını ona karşı eğiteceğim" diyaloğu haliyle bu sona karşı verilebilecek en doğal tepki oluyor ve sıkı mgs fanatikleri olarak biz de tıpkı miller gibi "ihanete uğramış" hissediyoruz. ne oldu bizim mgs 3'te tanıdığımız delikanlı snake'e, hideo kojima sırf "her oyunun sonunda o şok değeri olacak abi" düşünecsiyle big boss'a neden bu kadar "karakter dışı" bir senaryo yazma yoluna gitti? hem de adam önceki oyunlarda (ground zeroes dahil) hiçbir değişim emerasi göstermemişken, aniden oldu bu olay? naked snake'i falan boş verin, kendi k.çını korumak için kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp tıpış tıpış kaçan, aynı anda da savaş alanlarında manipüle ettikleri zavallı insanlar sayesinde namı yürürken aldığı haberlere karşı "oh oh, iyi iyi" diyerek ellerini ovuşturan big boss'a biz bundan sonra en iyisi pussy snake diyelim. altı oyunda hakkında methiyeler düzülmüş efsane askerin hikayesi, ahab'ın kendinden çok daha "efsane" bir asker olduğunun ortaya çıkmasıyla sonlandı ya, yazdıkça yazasım geliyor ama, ne desem az kalacak.

    ---
    spoiler ---


    (il mentore - 20 Eylül 2015 01:49)

  • comment image

    (bkz: #54578187)

    kaldığımız yerden devam edelim.

    tam %50'ye geldim. chapter 1 yeni bitti. orta-ileri düzey stratejiler ve kendim keşfettiğimde aydınlanma yaşadığım çeşitli konularla devam edeceğim işbu entry'de:

    - öncelikle mission list'ten bulunduğunuz bölgedeki bütün ana görevleri yeniden yapabiliyorsunuz. eğer acc'de (aerial command center) iseniz bulunduğunuz bölgeye bakılmaksızın bütün ana görevleri yeniden yapmanız mümkün. side ops biraz daha farklı, bazı side op'lar sürekli yeniden yapılabiliyor, örneğin mother base'teki target practice'ler böyle. öbürleri ise yalnızca bir kez yapılabiliyor. ana görevleri tekrarlayarak es geçtiğiniz skilleri ve blueprintleri almanız, rankinizi yükseltmeniz falan mümkün.

    - bir ana görevde hangi skill ve blueprintleri alabileceğiniz o ana görevi seçtiğinizde altında obtainable skills/blueprints başlığı ile veriliyor. bunu es geçmeyin dandik bir skilli almadınız diye oyun boyunca bazı silah ve mühimmatlara hiç sahip olamayabilirsiniz. ben bunu fark etmediğim için 10. görevde alabileceğim transportation specialisti taa çok sonradan afrika'daki rafinerideki görev sonunda alabildim. bu sebeple afrika'ya geçene kadar fulton +cargo 2 upgrade'ini yapamadım ve araç ve konteyner taşıma özelliğine kavuşamadım.

    - blueprintlerin çoğunu görevler dışında free roamda da elde etmek mümkün. hatta gördüğüm kadarıyla görev esnasında elde etmekten daha kolay oluyo çoğu zaman. bir türlü bulamadığınız bi blueprint varsa youtube'da tonla video var zaten.

    - biyonik kolunuz için active sonar ile birlikte mobility, precision ve medical dalları altında pek çok pasif skill mevcut. çoğu da oldukça işe yarayan skiller. mechatronics specialist, cybernetics specialist gibi bir iki adamı elde ettikten sonra hepsini açabiliyosunuz. es geçmeyin. active sonar da belli bir çevredeki tüm yaşam belirtilerini görmenizi sağlıyor. yalnız gördüğünüz şeyin düşman değil de hayvan ya da decoy olma ihtimali de var.

    - mother base'i tankla zırhlı araçla doldurayım gibi bir takıntınız varsa fulton +cargo 2 upgrade'ini ve emn-mine'ı aldıktan sonra (tercihen quiet ve susturuculu guilty butterfly da iyi olur) 9. görevi (backup, back down) istediğiniz sayıda yeniden yapın. kuzeydeki landing zone'u (yakho oboo'ya yakın olan) seçip görev boyunca o civarda takılın. yakho oboo'ya da boş kaldığınız bi ara girin içerde bi zırhlı araç daha var.

    - afrika'da ana görevlerde bir süre ilerlediğinizde 107 nolu side-op açılacak (bwala ya masa bölgesinde extract the legendary gunsmith). bunu tamamladığınızda afganistan central base camp bölgesindeki 108 nolu side-op (extract the legendary gunsmith again) açılacak. bunu da yaptığınızda afganistan yakho oboo bölgesinde 109 nolu side-op (extract the legendary gunsmith yet again) açılacak. en sonunda acc'de weapon customization imkanına kavuşacaksınız ki açıp kendiniz görün nası muhteşem bir şey olduğunu, ben hiç anlatmayayım. bir tek şeye dikkat edin, bende 108 nolu görev bir türlü açılmamıştı. meğer central base camp'te yapmadığım bir side-op varmış o sebeple açılmıyormuş. side-op'ların hangi bölgede olduğunu özellikle ondan yazdım zaten. yani o bölgede yapılmamış bir side-op'unuz varsa onu tamamlayana kadar açılmıyor sıradaki görev, aklınızda bulunsun

    --- hafif spoiler ---
    - oyunda biraz ilerleyince medical platformun içinde ulaşması birazcık alengirli olan bir odada (bütün platformlar labirent gibi zaten) paz'ı buluyorsunuz. paz'a gösterebileceğiniz memento fotoğraflarını ise extract the wandering mother base soldier görevlerini tamamlayarak elde edebilirsiniz.
    --- spoiler ---

    - chapter 1'in sonlarına doğru fob (forward operating base) kurma özelliği açılıyor. fob'lar aynı mother base gibi işliyor. kuracağınız bölgeyi seçerken o bölgedeki kaynakların ne düzeyde çıktığını görebilirsiniz. neye daha çok ihtiyacınız varsa seçiminizi ona göre yapın. nitekim ilk fobu kurmak bedava ama ardından gelenler için mother base point gerekiyo. daily reward olarak birkaç kez aldım, ps store'da parayla satılıyor. onun dışında nası kazanıldığını bilmiyorum. muhtemelen multiplayer 6 ekimde açılınca ona bağlı olarak kazanabileceğimiz bir metod olacaktır.

    - d-dogla %100 bond kurunca customize opsiyonu geliyor d walker'ı customize ettiğiniz sekmeden ayarlamanız mümkün. oyuna etki eden bir yanı yok gerçi ama rengiyle ve gözleriyle oynayabiliyosunuz. d horse'ta da benzer bişey vardır belki onla çok vakit geçirme fırsatım olmadı.

    - resources altından elinizde fazla olan kaynakları gmp karşılığında satabilirsiniz. benim en büyük gmp kazanma yöntemim bu açıkçası. örneğin precious metal oyun sonundaki bir iki upgrade dışında hemen hemen hiçbir yerde işe yaramıyor gördüğüm kadarıyla, elinizde fazla varsa satın gitsin. minor metal keza command platformu tamamladıktan sonra çok az yerde kullanılıyor. birikmeye başlayan kaynakları satın para kazanın. bitkileri de gene satabilirsiniz. ben tranquillizer dışında pek bitkiye ihtiyaç duymadığımdan golden crescent ve digitalis'ler dışındaki bitkileri düzenli olarak satıyorum belli bir seviyeye kadar. nasılsa yeniden birikiyolar. benzer şekilde makineli tüfekti mortardı jipti tanktı walker geardı her şeyi satmanız mümkün resources'dan.

    - staff management'ta all staff sekmesi altında adamlarınızı "skills / descending" şeklinde sıralayın. en tepede miller olacaktır. switch display'e birkaç kez tıklayın adamlarımızın hangi skillere sahip olduğunu görebildiğiniz bir ekran gelecek. aşağı inmeye başlayın. diplomatlar bitince troublemaker'lar başlıyor. ne kadar troublemaker varsa hepsini kovun mother base'ten. kısa vadede birimleriniz level kaybedecek ama uzun vadede kesinlikle yapmanız gereken bir şey çünkü bu troublemaker'lar yüzünden sürekli kavga, hastalık vb. çıkıyor. acımayın tekmeyi basın hepsine. üç dört görevde bir bu kontrolü yapmayı unutmayın çünkü yanlışlıkla troublemaker fultonlama ihtimaliniz var. keza volunteer olarak da gelebiliyolar.

    - haritaya bakarken sağda altı tane ikon var. bunlar beyaz ya da kırmızı arasında bir renk oluyor. oyunun zorluğu aslında bu ikonlarla belirleniyor. siz belli başlı şeyler yaptıkça düşmanlarınız ona göre tepki veriyo tedbir alıyor. sıradan açıklayalım:

    fulton ikonu: eğer çok fultonlama yapıyorsanız kızarıyor. düşmanlarınız fulton konusunda daha dikkatli oluyolar, direk patlatmaya çalışıyorlar balonu gördüklerinde.

    miğfer ikonu: uyuşturucu veya normal silahlarla çok headshot yapıyorsanız kızarıyor. düşmanlar daha fazla miğfer giymeye başlıyor kafalarında miğfer olduğu için headshot da haliyle zorlaşıyor.

    kamera ikonu: eğer çok fazla görevi alertsiz malertsiz yakalanmadan tamamlarsanız kızarıyor. düşmanlarınız daha fazla tuzak kurmaya, mayın döşemeye, kamera kullanmaya vs. başlıyor.

    silah ikonu: bu da bol bol alarma geçip düşman öldürdükçe, kamp ele geçirdikçe kızarıyor. düşmanlarınız çok daha güçlü silahlar, zırhlar, kalkanlar kullanmaya başlıyor.

    ay ikonu: çok fazla gece görevi yapınca kızarıyor. düşmanlarınız daha çok fener, nvg falan kullanmaya başlıyor.

    hedef ikonu: çok fazla sniper kullanıyorsanız kızarıyor. karşılık olarak üslerin etrafına daha fazla ve daha iyi ekipmanlı keskin nişancılar yerleştirmeye başlıyorlar.

    peki zorluğu böyle artırınca düşürmenin bir yolu yok mu? var tabi. combat biriminizi gönderdiğiniz görevleri bi kontrol edin (combat deployment altında) en aşağıda bu ikonların olduğu görevleri göreceksiniz. düşmanın miğfer depolarını imha etme vb. görevler var. bu sayede hangi konuda ihtiyaç duyuyorsanız ona ilişkin zorluğu bi nebze olsun azaltabilirsiniz. görevler tamamen random olduğundan tek tek açıklayamıyorum ama görevin altında yazılı açıklamaları okuyarak tam etkisini kendiniz öğrenebilirsiniz.

    - gene idroid'in map sekmesindeyken dijital yön tuşları ile aşağı ya da yukarı basarak hızlı komutları açabiliyorsunuz. bu sayede uzun uzadıya missions sekmesiyle uğraşmadan oldukça hızlı şekilde helikopter çağırma, mühimmat tazeleme (resupply ammo/fulton), quiet'ı scouting'e veya keskin nişancı noktasına gönderme gibi komutları kullanmanız mümkün. buna alışırsanız çok rahat edersiniz.

    son olarak dikkatimi çeken iki soruya da değinmek istiyorum.

    "neden revolver ocelot kendisi çevirebilecekken rusça çevirmeni aratıyor bize?"

    oldukça eksik bir soru her şeyden önce. neden? çünkü mgs3'ten bildiğimiz üzere snake zaten rusça biliyor şuradan alalım: oyuncuya ingilizce olarak yansıtılsa da aslında mgs3'te snake ile sokolov (ve muhtemelen ocelot, volgin vb.) arasında geçen bütün konuşmalar rusça. o zaman "snake neden rusça bildiği halde anlamıyor?" diye soracağız ilk olarak. ocelot her iki soruyu da cevaplıyor aslında aranızda geçen bir konuşmada. intele bol bol başvurun diye boşuna dememiştim. snake'in beyninin dillerle ilgili olan bölümü dokuz yıl önce geçirdiği kaza esnasında saplanan parça yüzünden hasar almış. bu yüzden rusçayı unuttuğunu düşünüyorlar. ocelot kendisi açısından ise durumu şöyle açıklıyor: hem rusça hem ingilizce bilmek ile rusçadan ingilizceye veya ingilizceden rusçaya simultane çeviri yapabilmek hep farklı farklı meziyetler. ocelot rusça ve ingilizce biliyor evet ama rusçadan ingilizceye çeviri yapamıyor.

    oyunu bitirdikten sonra gelen edit: episode 46'ın başında paylaşılan ünlü bir filozofa ait vecizeye önden bir gönderme de olabilir büyük ihtimalle bu tercüme (interpretation) meselesi. zaten oyun boyunca bu tarz tevriyeler bitmek bilmiyor. oyunu bitirdikten sonra tekrar başlarsanız çok rahat bir şekilde algılayabilirsiniz.

    "neden kazuhira miller snake gibi biyonik kol / bacak kullanmıyor?"

    bu konu da ocelot ile kaz arasında geçen "at mother base [3]" isimli teypte açıklanıyor. kısaca kaz snake'in aksine saha görevine çıkmak zorunda olmadığı için ve daha da önemlisi xof ve cipher'a karşı intikam ateşiyle yanıp tutuştuğu ve gerek kendi acısının, gerekse de silah arkadaşlarını kaybetmenin getirdiği acının zamanla körelmemesi için biyonik uzuvlar kullanmayı reddediyor.

    şimdilik aklıma gelenler bu kadar. oyunda ilerledikçe anlatmaya değer şeyler bulursam entry serisini devam ettirebilirim.

    --- oyun sonu spoiler ---

    oyunu bitiren arkadaşlar özel mesaja abanmadan burayı bi okursanız sevinirim. big boss / venom snake / medic muhabbetini biliyorum ve ocelot'un "beyninin o bölgesi çalışmayı durdurmuş" bahanesinin yalan olduğunu tahmin ediyorum. medic önceki hayatında rusça bilmiyodu heralde ve 9 yıllık komasında hipnoterapi ile big boss olduğuna inandırmış olabilirler ama hipnoterapi ile rusça öğretebileceklerine pek ihtimal vermiyorum. sonuç olarak venom snake'in rusça bilmemesinin gerçek açıklaması naked snake/big boss ile aynı kişi olmaması evet.

    ---
    spoiler ---

    edit: ve entry'yi yazdığım günün akşamı itibariyle oyunu bitirmiş bulunmaktayım. quiet'ın hikayesini devam ettirmemek için butterfly emblem'i kullanmamı ve yüksek zorluk seviyesinde oynanan tekrar görevlerinin bir kısmını saymazsak ana görevlerin hepsi bitti. side opları yapma sıklığınıza bağlı olarak oyunu farklı aşamalardayken bitirmeniz mümkün. örneğin ben oyunu bitirdiğimde command platformda dört deckim diğer bütün platformlarda üçer deckim vardı, fob'da ise command platformda ve üç dört platformda daha ikişer deckim varken geri kalan platformlarda yalnızca tek deckim vardı. chapter 1 sonundaki boss* ile dövüştüğüm esnada bütün alanlarda aşağı yukarı 50 levela ulaşmıştım, bütün roketatarlara erişim imkanım vardı. ama youtube'da aynı boss'a geldiğinde levelları 25 civarı olan ve amcayla grom kullanarak savaşmak zorunda kalan insanların gameplaylerini de izledim. dolayısıyla daha iyi ekipmana ulaşmak istiyorsanız oyunda bol bol gmp, kaynak ve asker farmingi yapmanız gerekiyor.

    biraz da oyunun meşhur rezalet sonu ile ilgili bir iki şeyler karalayayım. bundan sonrası spoiler tabiki arkadaşlar, hatta baştan uyarıyorum bir noktada mgs2 ile ilgili oyun sonu spoileri de olacak. şimdi spoiler içinde spoiler açmakla uğraşamam bir de. 13-14 yıl önce hem ps2'ye hem pc hem de xbox'a, geçtiğimiz yıllarda ise hd olarak yeniden ps3 ve xbox 360'a çıkmış olan bu oyunu hala oynamadıysanız yapabileceğim bir şey yok :)

    --- spoiler ---

    öncelikle hideo kojima'nın bize layık gördüğü sonu bir yandan takdir ettim ancak diğer yandan nefret ettim. sonuçta plastik cerrahi ile big boss'un suratına kavuşan medic kesinlikle biziz. oyunun başında gerçek ismimizi doğum tarihimizi girip avatar yaratmamızın sebebi de bu. çok anlaşılmayacak bir şey olduğunu sanmıyorum ama kendi çözdüğüm kadarıyla neler olup bittiğini anlatayım: episode 0'da hipnoterapi ile big boss olduğuna inandırılmış medic'in gözünden, yaşadığı olayları kendi inancına aykırı düşmeyecek anlamlı bir bütün şeklinde hatırlamaya çalışırken oynuyoruz. dolayısıyla adam 48 saatlik bir zaman dilimini rahatlıkla 3-4 dakikaya sığdırarak olayları tam tersi şekilde hatırlayabiliyor. yani medice göre başından beri kendisi gerçekten big boss ve geçirdiği yüz ameliyatını hiç gerçekleşmemiş gibi hatırlıyor. düşmanlarından kaçabilmek için yüzünü değiştirmesi gerekiyor ve değiştirilmesi planlanan yüz tesadüfe bakın ki medic'in kendi yüzü (bilinçaltı kendi yüzüyle ilgili hatıraları inandırıcı bir hikayeyle ilişkilendirmeye çalışıyor). yüz ameliyatının bahsi daha yeni açılmışken quiet mekana gelerek hemşireyi ve doktoru öldürüyor. halbuki gerçekte yüz ameliyatı başarılı şekilde gerçekleşiyor, medic'in suratı big boss'a benzetiliyor. taa 48 saat sonra quiet'ın suikast teşebbüsü gerçekleşiyor. kanaatimce episode 0 ve episode 46 arasındaki farklılıkları bu şekilde yorumlamak lazım. medic'in kendisini / oyuncuyu kandırmasını sağlayan en önemli süreç bu 48 saat / 3-4 dakikalık zaman diliminde yaşanan olaylar.

    medic'in aslında oyuncuyu temsil ettiği gerçeği oyunun başında girmemiz istenen ismimizin oyunun sonlarında bir iki yerde kullanılmasından da anlaşılıyor. episode 0 ve episode 46'yı yan yana koyduğumuzda yine medic'in yanlış hatırladığı bir anı parçası görüyoruz. medic doktorun elinden iki fotoğrafı hiç almamış gibi hatırlıyor. halbuki alıyor ve bir parçası arkada kalan fotoyu araladığında kendisini görüyor. bilinçaltı, yüz ameliyatı yalanını ortaya çıkaracak olan bu hatıra parçasını tamamen yok ediyor. gene fotoğrafın arkasında big boss'tan bir mesaj var, "good luck x, vic boss" (peace walker'da msf askerleri bazen snake'e boss of victory manasında vic boss olarak hitap ediyordu, medic de eski bir msf askeri). x yerine sizin oyunun başında girdiğiniz isim yazıyor. gene oyunu bitirdikten sonra görevleri yarattığınız avatarla oynayabilme opsiyonu açılıyor (diğer combat birimi askerlerini seçebildiğiniz ekrandan seçebiliyosunuz) ve avatarın adı yine sizin oyun başında girdiğiniz isim. ayrıca oyun boyunca oyunun sonuyla ilgili çok fazla foreshadowing yapılmış. aklıma gelen iki örneği yazayım hemen: oyunda herhangi bir görev esnasında ölürseniz ocelot bazen "belki de sen olduğunu düşündüğümüz big boss değilsin" diyor (gerçeği başından beri bilen sayılı insanlardan birisi olarak bunu demesi pek manidar olmuş). ai pod ile ilk karşılaşmanızda "snake, sen misin?" diye sorup hemen ardından "hayır değilsin" şeklinde cevaplandırıyor kendi kendisini.

    uzun lafın kısası mgs5'in sonu bana göre kojima'nın seriyi mgs1'den, mg1'den bu yana takip etmiş olan fanlara yaptığı koca bir jestten, bir ayrılık hediyesinden ibaret aslında. kojima mgs serisinin kendisi açısından son oyununda demiş ki "gençler senelerdir bu seriyi envai çeşit snake olarak oynadınız, solid'iydi naked'iydi old'uydu venom'uydu.. sizden daha iyi kim big boss olabilirdi? benim gözümde gerçek big boss sizsiniz şu saatten sonra" (zaten serinin gerçek fanları kojima'nın en sevdiği şeyin dördüncü duvarı her fırsatta yerle yeksan etmek olduğunu bilir). bu mesaj karşısında ben şahsen duygulandım. ancak oldukça klişe ve tahmin edilebilir bir son olduğunu da kabul etmek lazım. hele benzer konsept daha önce seride işlenmemiş olsa bir nebze kabul edilebilirdi belki. ancak mgs2 oldukça benzer bir şekilde aynı konsepti, hem de hiç klişeye kaçmadan oyuncuyu bence tamamen ters köşe ederek daha önce kullandığı için mgs5'in sonundan bir yandan da nefret ettim. oynayanlar hatırlayacaktır, oyun boyunca raiden'ın hareketlerinin ve hatta kararlarının the patriots tarafından kontrol edilmesi, raiden'ın geçmiş savaş tecrübesinin bilgisayar oyunu benzeri vr traininglerden ibaret olması gibi detaylar bir araya gelince kocaman bir gerçek hayat alegorisi ortaya çıkıyordu (oynadığınızın gerçekten de bir oyun olması, oyun boyunca tıpkı patriots gibi raiden'ı kontrol ederek adına kararlar alıyor olmanız vb vb). oyun sonunda manhattan'da snake ile raiden arasında geçen cutscene'de, snake raiden'in oyun boyunca üzerinde taşıdığı dog tagi fark ediyordu. dog tagin üzerinde oyunun başında sizden girmeniz istenen isim ve doğum tarihi yazıyordu. snake raiden'a bu kişiyi tanıyıp tanımadığını sorduğunda, raiden bu ismi daha önce duymadığını, bundan sonra kendi ismini ve kendi hayatını seçeceğini söyleyerek dog tagi fırlatıp atıyordu. böylelikle oyunun sonunda raiden'ın, oyuncunun iradesinden kurtulmak suretiyle kendi iradesine sahip olarak özgür olması, raiden'ın patriots'un dayattığı iradeden kurtulmasının alegorisi oluyordu yine. kojima bu şekilde raiden'ın bizim yönettiğimiz ve kontrol ettiğimiz bir kukladan ibaret olmadığını, kendi hayalleri, kendi idealleri, kendi sevinçleri kendi üzüntüleri olan gerçek bir birey olduğunu göstererek oyun boyunca onu istediğimiz gibi kontrol etmiş olmamızın aslında ne kadar gayri etik olduğunu vurgulamıştı. mgs2'de böyle bir felsefeyi ortaya koymuş olan kojima'nın mgs5'e uygun gördüğü son bu sebeple bana çok ters geldi açıkçası. ama başta da dediğim gibi bir yandan da gururum okşandı karışık duygular içerisindeyim.

    ancak oyunla ilgili temel problemim kesinlikle oyunun sonu değil. oyunun hikaye anlatım tarzında, oyunun geneline yayılmış olan ve mgs serisine hiç yakışmayan bir ketumluk var. snake desen çoğu sahnede ağzını bıçak açmıyor. değinilmesi beklenen çoğu karakter oyunda yok. ben şahsen frank jaeger ve naomi hunter'ın hikayeye ucundan kıyısından dahil edilmesini beklerdim. gene oyuna yönelik çoğu eleştirinin haklı olarak değindiği gibi big boss'un çöküşü teması hiç güzel işlenememiş. kaz ve ocelot gibi ana karakterler bile oyunun openworld yapısından mıdır nedir bilmiyorum çeşnilik yan karakter gibi kalıyor, doğru düzgün akılda kalıcı cutscene'leri yok. ocelot, eli (liquid snake) ve tretij (psycho mantis) arasında ilerde kurulacak ilişkilerinin temellerine dair doğru düzgün bir şey dahi yok oyunda. keza david'i (solid snake) bir kez olsun görsek ne olurdu sanki be kojima?

    hikayenin kasetlerle anlatılması fikri bir yandan güzel ama bir yandan baymaya başlıyor. özellikle zero'ya doğru düzgün cutscene yapılmamış olması, bu kadar önemli bir karakterin hikayeye yalnızca kasetlerle entegre edilmiş olması aşırı saçma olmuş. arkadaş yüzlerce binlerce birbirine benzemeyen asker modellemişsin koymuşsun oyuna şu zero'ya bir tane model yaratıp oyunun sonuna iki üç tane cutscene atmak çok mu zor? bir de siz ne hissettiniz bilmiyorum ama ben code talker'ın o bayık ses tonunda bir cümleyi tamamlaması bir ömür süren, ses kaydını deşifre edip ders notu dökümü yapmaya çalıştığımız bir ayağı çukurdaki yaşlı hukuk hocalarını buldum, lisans hayatıma döndüm yemin ediyorum. bir de aksi gibi ne kadar uzun teyp varsa hepsi code talker'ın teypleri. dinle dinle bitmiyor uyuz ihtiyarın kayıtları. o da yetmezmiş gibi adam paso kurduğu cümlelere navajo dilinde ne anlama geldiği meçhul olan tonla terim serpiştiriyor, bu karakteri yaratırken nası bir trollük peşindeymiş kojima anlamadım gitti açıkçası. misal skyrim'deki paarthurnax da aynı kafadaydı ama code talker gibi yavşaklık etmiyordu, ejder dilinde bir şey söyledikten sonra hemen ingilizcesini de söylüyordu. böyle karakter olmaz olsun! oh be içimdeki bütün nefreti kustum rahatladım.

    son olarak skull face'e değineyim. açıkçası mgs1-3 arasında çok yönlü ve gerçekten karaktere sahip villain yaratma konusunda aşmış bir seviyeye ulaşmış olan kojima'nın mgs4'te beauty & beast corps ile ağır sıçmış olması beni korkutmuyor değildi. skull face yine ahım şahım çok büyük bir bağlılık hissedebileceğiniz bir villain değil (örneğin bir sniper wolf, bir revolver ocelot/liquid snake, bir the boss değil) ancak b&b corps'taki gibi oyuna neden eklendiği meçhul olan, drebin'in zorlama codec diyaloglarında anlattığı hikayelerle arkaplanı yaratılmaya çalışılan sönük karakterler gibi de değil kesinlikle. bu açıdan en iyi performansı olmasa da skull face konusunda kojima'yı başarılı buldum.

    ---
    spoiler ---

    bu arada o kadar şeye değindim stefanie joosten isimli meleğe değinmezsem olmaz kesinlikle. arkadaş bir insan bu kadar mı güzel olur? stefanie yüz güzelliği konusunda quiet'ı katlıyor kesinlikle. ben olsam quiet'ı daha fazla stefanie'ye benzetmeye çalışırdım. bir de esas mesleği modellik olan biri için oyunculuğunu gerçekten başarılı buldum. https://www.youtube.com/watch?v=kefpasjeisc şu videoda oyunun ilk görevini bir saatte ancak tamamlıyor ama gayet başarılı bir şekilde miller'ı kurtarıyor en sonunda. mgsv çekimlerinden önce oyun dünyasıyla hiç içli dışlı olmadıysa hele gerçekten helal olsun. reflex mode'a soksa bile gayet soğukkanlı bir şekilde sakince headshot falan yapabiliyor. ben ne insanlar biliyorum daha kamerayı istediği açıya ayarlayamayan. stefanie'nin gamerlığını gerçekten takdir ettim.


    (aperfectbutthole - 21 Eylül 2015 13:13)

  • comment image

    bu mother base'de 2 tane orospu cocugu var. surekli snake'in nasil big boss lakabi aldigindan bahsediyorlar. bi bulsam sicacam agizlarina, bulamadigimdan sucsuz askerlerimi dovuyorum.

    hayir, biliyorsunuz adam o olaydan sonra depresyona girdi, kimliksiz, vatansiz, topraksiz bir adam oldu daha ne hala yarasina tuz basiyorsunuz. aradan 20 sene gecti amina koduklarim.

    guzel oyun.


    (eazy - 26 Eylül 2015 23:39)

  • comment image

    super bunnyhop'un hikaye analizi + incelemesi oyunla ilgili söylemek istediğim de bir türlü bulamadığım şeyleri güzel özetlemiş. kelimesi kelimesine altına imzamı atarım (spoiler içerdiğini söylememe gerek yok sanırım):

    https://www.youtube.com/watch?v=ko4tusk_v2k

    (bu arkadaş mgs serisine epey hakim. profilini incelerseniz mgs1-3 için hazırladığı detaylı analizler -critical close-up demeyi tercih etmiş-, gene msx için çıkan ilk iki metal gear için incelemeleri var.)

    oyunun oynanışı ufak tefek detaylar ve kojima'nın open world'e yabancı olması gibi sebepler nedeniyle birkaç pürüz olması dışında çok çok iyi. oyunda bir içerik sorunu olduğu bariz, fast travel için gerçekten etkin bir yöntem yok, oyuncuya iki loading ekranı bekletmek çok hatalı bir tercih. bunları bir kenara bırakırsak bir shooter-stealh action oyunu nasıl olmalı çok güzel ortaya koymuş kojima. oyun mekanikleri olması gerektiği gibi. ihtiyacınız olan özgürlüğü büyük ölçüde sunuyor. ancak hikayeden maalesef bir mgs fanı olarak beklediğimi bulamadım.

    --- spoiler ---

    oyunu bitirdikten bir hafta sonra sakin kafayla düşününce chapter 2'nin nasıl bir rezalet olduğunu insan daha iyi anlıyor gerçekten. bir kere chapter 2'nin ilk ana görevleri tamamen ana hikayeden uzak uyduruk şeyler, yok işte cia ajanını kurtar bilmem ne... sonra bir bakıyorsunuz bir anda çok büyük olaylar olmaya başlıyor. vocal cord parasite bi tür mutasyon geçiriyor ve wolbachia denen tedavi metodu artık işe yaramaz hale geldiği için ikinci bir salgın bir anda mother base'te patlak veriyor. venom snake onlarca adamını öldürmek zorunda kalıyor. bu işin altından huey çıkıyor. gene huey'in eli ile gizlice işbirliği yapıp sahelantrophus'u tamir ettiği ortaya çıkıyor. eli sahelantrophus'u ve çocuk askerleri alarak kayıplara karışıyor. huey infaz edilecekken venom olaya el koyarak sürgün ediyor bota bindirip gönderiyor. quiet bir anda çekip gidiyor snake kendisini bulmaya çalışırken yaşanan olaylar sebebiyle ingilizce konuşmak zorunda kalıyor boğazındaki vocal cord parasite'lar aktif hale geliyor. mother base'i terk ediyor. en son olarak da venom snake birden big boss olmadığını hatırlayıveriyor. öyle canı istiyor durduk yerde herhalde.

    şimdi bu olay örgüsünün iyiliği kötülüğü doluluğu boşluğu tartışılır onu bir kenara koyalım. bana kalırsa iyi işlenirse bunlardan da güzel bir hikaye çıkarılabilir. kojima'nın ve mgs v'in kesinlikle yapamadığı şey ise bu olay örgüsünden iyi bir hikaye çıkarmak. her şeyi geçtim, bütün bu yazdığım önemli olaylar 2-3 ana görevde olup bitiyor. chapter 2'nin bol tekrarlı yapısına anlam vermek zaten mümkün değil. eski mgs'lerde bunu vr missions olarak koyarlardı oyuna ek olarak. ana oyunun içine konulmazdı. aynı görevin farklı zorlukla oynanması fikri oynanış açısından güzel evet ama hikaye anlatımını büyük ölçüde baltalıyor. bir de üstüne üstlük başta da dediğim gibi chapter 2'nin başında bir dolu ana hikayeden bağımsız pekala side-ops olabilecek nitelikte ufak tefek görevler de var. madem elinde bu kadar fazla malzeme var neden chapter'ı böyle hikayeyi ilerletmeyen gereksiz görevlerle doldurup esas hikayeyi 2-3 göreve sıkıştırıp bir anda oyuncunun üzerine kusuyorsun? keza hikayenin böyle sıkıştırılması da etkisini ve vuruculuğunu büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. kojima'nın bu konuda amatör olmadığını biliyoruz daha önce bir sürü oyununu oynadık.

    bir de tabiki meşhur 51. görev var. bu görev son oyundan çıkarılmış ama youtube'daki sızdırılan videolardan şunları görüyoruz: snake eli'ın peşinden bir adaya gidiyor. burada çocuklar lord of the flies benzeri bir düzen kurmuşlar. psycho mantis sakladığı üçüncü ingilizce vocal cord parasite'ını eli'ya vermiş, eli da kendi üzerinde kullanmış. snake muhtemelen eli'ın kontrol ettiği sahelantrophus'la ikinci bir boss savaşı yapıyor ve yeniyor. daha sonra bir takım olaylar oluyor. beyaz kıyafetli tipler eli'ı öldürmeye geliyor. eli ise kırmızı bir kıyafet giyiyor. bu arada snake'in yakınında patlayan bir bomba sebebiyle görme yetisinde bozulma oluyor ve kırmızı rengi görememeye başlıyor. bu sebeple yanlışlıkla eli'ı da vuruyor. daha sonra eli'ın aslında kurşun geçirmez yelek giydiği ve bir yara almadığı anlaşılıyor. snake eli'ı adada tek başına bırakıp çekip gidiyor. bu arada eli intihar etmeye karar vermişken psycho mantis boğazından vocal cord parasite'ları çekip alıyor.

    böylelikle hem ucu açık bırakılan eli'ın kaçışının sonucunu öğrenmiş oluyoruz, hem de ocelot's briefing 1'deki son teypte bahsi geçen snake'in koma sonrası renkleri soluk görmesi meselesinin oyuna konulmuş olması bir anda anlam kazanmış oluyor. ancak başta da söylediğim gibi 51. bölüm oyunda yok. oyunun son halinde çıkartılmış oyundan. sadece 51. bölümün değil, koca bir chapter 3'ün de oyundan çıkartıldığından söz ediliyor.

    açıkçası bu konu beni çok da ilgilendirmiyor. bu chapter'ı ve bölümü tamamen oyundan çıkarmış da olabilirler, sonradan dlc olarak satmak için çıkarmış da olabilirler. hangisi olduğu önemli değil. nitekim chapter 3'e gelene kadar elle tutulur bir chapter 2'den söz etmek mümkün değil ki zaten! o kadar alakasız olayların üst üste yığılmasıyla oluşturulmuş bir chapter 2 var ki ortada, chapter 2 bu haldeyken insan chapter 3'ü düşünmek istemiyor zaten.

    ---
    spoiler ---

    bildiğimiz üzere kojima ile konami bir süre önce yollarını ayırdılar. kojima sözleşmeli olarak konami'de hala çalışmaya devam ediyor ancak sözleşmesi aralık'ta sona erecek ve muhtemelen yenilenmeyecek. konami cephesinden olaylara baktığımızda mobil oyunlara ve gazino kumar işlerine yoğunlaşmak isteyen firma, aaa oyun pazarını kafasında tamamen çöpe atmış durumda (belki sadece pes hariç) ama inatla metal gear solid, silent hill gibi oyuncular için çok çok önemli ip'leri elinde tutarak son damlasına kadar piç etmeye de kararlı gözüküyor. keza konami'nin öteden beri ne derece hak hukuk tanımaz pislik bir firma olduğunu biliyoruz. taa silent hill 2 zamanlarında oyunda seslendirme yapmış insanlara, silent hill 2'nin yeni çıkan versiyonları için hakları olan ek telifi ödememek adına binbir türlü takla atan ama işine gelince de youtuber'ların haklı tepkilerini, videolar aracılığıyla kullandıkları ifade özgürlüğünü tamamen fair use kapsamındaki 4-5 saniyelik görüntülere müziklere dayanarak telif hakkı bahanesiyle kısıtlamaya çalışan ikiyüzlü bir firma ile karşı karşıyayız. yani sanmayın ki bu adamlar sonradan cozuttular. baştan beri böyle iğrenç bir firmaydı ben de altını kazıdıkça öğreniyorum bunları. silent hill'in metal gear solid'in başarısı konami'nin başarısı değildir, o oyunları geliştiren çekirdek ekiplerin konami'ye rağmen başarısıdır. ea, activision, ubisoft gibi firmalar bu heriflerin yanında melek gibi kalıyor.

    dolayısıyla mgs v'in bu derece rezalet bir senaryo ile piyasaya sürülmüş olmasında konami'nin etkisi ne ölçüde, kojima'nın etkisi ne ölçüde kesin bir şey söylemek doğru olmaz. ama bana öyle geliyor ki konami oyunun zamanında çıkması için kojima'ya büyük ölçüde baskı yapmış. nitekim her ne kadar yeri gelince saçmalık derecesine varan plot twist'lere başvurmayı seven bir insan olsa da, kojima'nın böylesine havada kalmış bir senaryoyu kendisine yedirebileceğini sanmıyorum. ama sonuç olarak bunu yaptı. bu oyunu hideo kojima imzası ile çıkardı. belki de oyuncuları hepten hayal kırıklığına uğratmak yerine yarım yamalak bir oyun çıkarmayı tercih etti. ancak her ne olursa olsun, konami ne kadar dandik bir firma olursa olsun, bu kojima'yı suçsuz hale getirmiyor. istese de istemese de şu anda konami'nin suçuna ortak olmuş durumda. en azından ben kojima'dan aralık sonrasında konami'den kurtulduğunda işlerin iç yüzünü oyunculara açıklamasını bekliyorum. konami'nin yükselmeye başlayan haklı oyuncu tepkilerine herhangi bir cevap verme derdinde olmadığını biliyoruz zaten.

    daha önceki entrylerimden birinde de değindiğim üzere (bkz: fuck konami)

    edit: sonunda fungo'nun incelemesi de gelmiş.

    https://www.youtube.com/watch?v=nlrmvdi62d8

    linkten izleyebilirsiniz. hele şu 5 chapter olayı ve oyundan silinen görevler dedikodusu (tüm videoyu izlemek istemeyenler 4:48'den itibaren bakabilir) doğruysa... neyse aynı bakınızı üçüncü kez verdirmeyin bana


    (aperfectbutthole - 27 Eylül 2015 17:03)

  • comment image

    önce olumlu konuşayım, grafikler ve optimizasyon mükemmel. son yıllarda böyle sorunsuz oynadığım bir aaa oyun hatırlamıyorum. ortanın birazcık üstü bir sistemde, full grafiklerde 60 fps yağ gibi akıyor. "oyunu bok gibi çıkaralım, 3-5 ay içinde patch'le düzeltiriz nasıl olsa" kafasındakilere ders olmalı.

    gelgelelim, açık dünya olayı resmen oyunu mahvetmiş. ezbere ağızla yapılan çizgisel oyun eleştirileri yüzünden artık tüm yapımcılar oyunlarını açık dünya yapmak zorunda hissediyor galiba. şunun anlaşılması lazım, çizgisel oyun açık dünya oyundan daha aşağı bir şey değildir. ve senaryo odaklı, ciddi oyunlara açık dünya gitmiyor. gta gibi bir yerden bir yere gitmenin eğlenceli olduğu oyunlar nere, far cry gibi, mgs5 gibi bir yerden bir yere gitmenin amelelik gibi geldiği oyunlar nere. birinde gerçekçi sürüş mekanikleri var, trafik var, akan bir dünya var, ötekinde atla boş boş gideceğim boş bir dünya var. yan görevlerle, boş boş bir yerden bir yere gitme kısımlarıyla, bu kısımları sözde eğlenceli hale getirmek amacıyla eklenmiş şeylerle resmen senaryoyu dağıtıyorlar, insanı oyundan koparıyorlar.

    açık dünya özellikle stealth action oyunlara gitmiyor. mesela karşımda bir köy var. splinter cell, hitman gibi oyunlarda önceden belirlenmiş bir yerden giriş yaparım. random hareket eden ya da yapımcılar tarafından scriptlenmiş düşmanların hareketlerini çözüp aralarından sıvışarak ilerlerim. benim için stealth action'a gerilim ve heyecan katan şey budur. şimdi köyün etrafından atla koşturuyorum, zayıf bir nokta bulup içeri sızıyorum. bu durum oyuna taktiksel bir yön katıyor gibi gözüküyor ama zor gördüğüm bir bölümü böyle geçince glitch kullanmış gibi hissediyorum.

    dahası, stealth action manyakları bölümleri tek bir sefer oynayıp geçmez. her bir bölüm defalarca, farklı şekillerde, tüm alt görevler yapılarak bitirilmeye çalışılır. steam'e bakıyorum, thief'e 60+ saat, splinter cell blacklist'e 100+ saat, hitman absolution'a 70+ saat harcamışım. mgs'de de henüz 10. bölümdeyim, 32 saat harcamışım. bu oyunlarda her bir bölümü ezberleyene kadar 6-7 kez farklı şekillerde oynamışımdır. o yüzden ben görevi menüden seçip direk oyuna girmek istiyorum. sen beni iki saat helikoptere al, iki saat aynı şeyleri anlat, görev yerinden yüzlerce metre ileriye atın yanına bırak, araya her seferinde uğraşmam gereken outpost'lar koy; böyle olunca oynama şevkim kaçıyor.

    peki ileri zorluk seviyesinin oyunu bir kez bitirince açılması nedir? sen atari oyunu musun aq. neden başta istediğim zorluk seviyesiyle oynayamıyorum ben? yapay zekanın genel çalışma biçimi diğer stealth action oyunlardan iyi. öyle masanın gölgesine saklanıp adamın 30 cm önünde falan duramıyorsunuz. yine de düşmanların görüş mesafesi ciddi anlamda komik. mesela şurada tankların geçeceği yola c4 yerleştiriyorum ve gündüz vakti direkt bana bakan nöbetçi göremiyor. bu durum özellikle yukarda bahsetmiş olduğum, compound'ın etrafından dolaşıp zayıf bir yerden girmeye çalıştığım anlarda göze batıyor ve oyun zevkini baltalıyor.

    ayrıca pek kullandığım bir yöntem olmasa da, grup halinde takılan adamları uzaktan susturucuyla bayıltma olayı çok salakça olmuş. 4 tane adamı ıskalaya ıskalaya 30-40 saniyede teker teker bayıltıyorsun, hepsi de sıra kendisine gelene kadar mal mal etrafına bakıyor.

    bir şey de derecelendirme sistemiyle ilgili söyleyim. bu tür oyunların kimseye bulaşmadan ilerlemeyi ödüllendirmesi gerekirken bu oyun düşman bayıltmaya bayağı yüksek puan veriyor. yavaş yavaş, gerektiğinde bekleyerek, bölümü uzatarak ama kimseyi bayıltmadan ilerlemek yerine milleti hızlıca bayıltarak, daha kısa sürede bitirdiğinizde ciddi anlamda daha fazla puan alıyorsunuz.

    genellikle negatif eleştiri içerikli bir entry oldu yine de oyuna puan verecek olsam 8.5-9'dan aşağı puan vermem. oyun açık dünya değil full çizgisel olsa 10/10'u gözüm kapalı verirdim.

    yakın zamanda s-rank walkthrough da koyarım buralara bir yerlere. şimdilik oyuna geri dönüyorum.


    (mazochist - 16 Ekim 2015 19:38)

  • comment image

    söylenecek çok şey var bu oyun hakkında ama, nasıl toparlarım ve bir özet şeklinde duru bir biçimde anlatırım bilemiyorum. mgs efsanesini, konami - kojima kavgasını, taktiksel askeri simülasyon türünün nadide örneği olmasını, ıvırını zıvırını geçtim, direk konuya ign'in 10/10 verdiği kritiğin kısa özetiyle başlamak istiyorum. ne olur ne olmaz, okumak isteyenler için buradan sonrasını spoiler içine alıyorum.

    --- spoiler ---

    e3 2013 red band ve green band fragmanları ile heyecanın kralını yaşatmış, e3 2014'te mike oldfield'ın nuclear parçasıyla tüyleri diken diken etmiş, 3 yılı aşkın hazırlık sürecinde oyuncuya çok şey vaat edeceğini iddia etmiş, hikayedeki "büyük" plot hole'u kapatacağı konusunda mgs hayranlarına teminat vermiş; kısacası bırakın mgs hayranlarını, tüm oyun sektörünü yaptığı pr çalışmalarıyla ayağa kaldırmış bir hype ile çıktı bu oyun 1 eylülde. çıkış tarihinden 1 hafta önce özel basım sürümleri büyük çaplı oyun basınına dağıtıldıktan ve neredeyse tüm oyuncuların oyunu almadan veya oynamadan önce ilk bakmak istedikleri ign gibi bir devden 10/10 alınca, ister istemez "n'oluyoruz" havasına girmiş bulundu kitle. buraya kadar her şey tamam. peki ya bu gereksiz hype'ın aynı fallout 4 gibi patlamasının sebebi neydi ki?

    öncelikle, ign'in bu oyuna verdiği tam puanı içeren incelemesinde, "kopuk hikaye" gibi bir eksiden bahsetmişti. mgs hayranlarına verilen ilk büyük spoiler. neydi mgs? mgs, hikayeydi. mgs, bir sinema filminde bile ender görebileceğin ara sahneleri olan bir tabuydu. mgs, mükemmel karakter derinliği sunan, hikaye açısından en ufak bir yerinde bile sırıtmayan, soğuk savaş dönemi ve sonrasının kojima-san elindeki tasviriydi. mgs, emekti. mgs, taktikti. mgs, en nihayetinde bir oyun dahi olsa oyuncuya yaşattıklarını başka eserlerde nadir yaşayacağınız bir biçimde yaşatırdı.

    oyunun sinopsisi o kadar basitçe ve tembelce yazılmış ki, en ufak bir yorum yapmadan direk özet geçiyorum: "snake, 1975'de cipher'ın güçleri tarafından mother base'i yok edilip elinden her şeyi alındığında, bulunduğu helikopterin patlamasıyla 9 yıllık bir komaya girer. 1984 yılında bu komadan uyandığında, cipher onun yerini çoktan tespit etmiş ve bir suikast timini hastaneye doğru yönlendirmiştir. hastanede aynı odayı paylaştığı, sargılı bir adam olan ishmael ve daha sonrasında ocelot sayesinde hastaneden ve kıbrıstan kaçar. intikam yemini eden snake, cipher'ın peşine düşüp 9 yıl öncenin hesabını soracaktır."

    oyundaki cipher vs. diamond dogs çatışması haricindeki ana görevler şöyle şekilleniyor: "boss, ıvır zıvır örgütünün planları varmış, çok büyükmüş, alırsak cipher'dan bir adım öteye geçeriz.", "boss, bilmem ne örgütünün komutanı tankla yürüyormuş mücahitlerin üzerine, durdurursak cipher'dan bir adım öteye geçeriz". "boss, veletlerden oluşan bir grup varmış, git onları fultonla, fultonlarsan cipher'dan bir adım öteye geçeriz". ah be kaz, ah be saf kardeşim, ah be ölümü bile bir köpek gibi liquid'in elinden olan master miller, hamburger kralı, kızak tımarcısı, mother base'inin gözlerinin önünde yok olup gitmesini izlemiş koca yürekli kaz. oyundaki plot twist'i bilmeyen tek adam, bilmediğini sürekli alttan alttan bize oyunun dürtüklediği adam, tembelce yazılmış bir ocelot - miller çekişmesinin zayıf halkası... miller'ın bu oyundaki rolü oyuncu açısından oldukça kritik, sebebini de özet geçeceğim ve sıçıp sıvamaya başlayacağım paragrafta tanımlayacağım.

    peki ya bu hikayenin hiç mi albenisi, hiç mi bütünlük taşıyan en ufak bir bölümü yok? var tabi ki. ama o da sizi bir müddet sonra residentsleeper'a çeviriyor. 100 küsür yaşındaki bir dedeyi koymuş bu oyuna kojima. mgs 4'te bana kalırsa çok iyi işlenen nanomachines muhabbetinin bir farklı versiyonu olan parasites muhabbetini size anlatan dede bu, code talker. ama kojima burada fazla egoist davranıp "yahu ben böyle biyolojik silahlardan falan bahsedersem her zaman tutar, her zaman güzel betimlerim, oyuncu da ayılıp bayılır" yanılgısına düşmüş. o kadar bayık, o kadar anlamsız bir muhabbet ki şu parasites muhabbeti, bir süre sonra dedenin dediklerini unutup aklınızda sadece "wolbachia, dine, copulation" kelimeleri yankılanmaya başlıyor. gidip kasetlerden takip edeyim diyorsunuz, gene başlıyor bozuk plak gibi "wolbachia, dine, copulation" sekansları. ha bir de oyunun ana hikayesini sadece görevleri yaparak öğrenemiyorsunuz, oynamayı bırakıp oturup kaset dinlemek zorundasınız.

    ve eninde sonunda, ıkına sıkıla geldiğimiz, "ne olacak bunun finalinde, gene neler yaptın kojima" dediğimiz final sekansı 45. bölüm, quiet'ın en iyi tasvir edilip sunulduğu, belki de hikayedeki en iyi betimlenmiş karakterin finaliyle başlamış oluyor (ha, unutmadan, bu görevden önce "cipher'dan bir adım öteye geçmek için" salakça bir görev daha tamamlıyoruz. backup, back down görevinin karbon kopyası, afrika haritasında geçmesi tek farkı). quiet, mother base'den, bizim sebebini code talker adlı uyku makinesi ayağınıza geldi tadındaki dedemiz ile bulunduğu bir ara sahneden öğrendiğimiz, ingilizce türündeki parazitler kendisinde entegre olduğu için kaçıyor. günün sonunda kurtuluyoruz, ama quiet snake'i korumak için defalarca kez fedakarlık yapıyor ve kaçmak zorunda kalıyor. sonra o malum görev açılıyor, 46. görev.

    1975'deki helikopter patlamasında, kojima'nın yönetmenlik başarısı olan (ground zeroes'daki) o sahnede 3 ana karakter var bildiğiniz gibi; snake, paz ve kaz. diğer ikisi, medic ve morpho patates. the phantom pain'de paz'ın phantom'unu gördüğümüz (bu phantom paz hadisesini de, mother base'in eski askerlerini fultonlama görevlerinden aldığımız 10 tane fotoğrafı teker teker paz'a gösterdikten sonra öğreniyoruz), dünyanın en gereksiz ara sahnelerinde öğreniyoruz ki paz'ın içindeki ikinci bomba çıkartılmış, paz helikopterden atladıktan sonra karşı helikopterden atılan roket patlamış. ama o meşhur 46. bölümde bir plot twist daha yiyoruz. patates olan sadece morpho'ymuş. medic, aslında oyun boyunca bizim kullandığımız, bize big boss diye yutturulan, oyunun başındaki prologue'da mindfuck yaşatarak aklımızın allak bullak olmasını sağlayan sahnede estetik ameliyat ile big boss'un yüzüne kavuşan, kıçı kırık bir doktormuş. ama o da ne, ara sahneler dışında prologue'un birebir aynısı olan, gene amele gibi süründüğümüz 46. bölümün sonunda big boss, 1995 yılında geçen mg1'deki operation intrude n313 görevini big medic'e veriyormuş. ve böylelikle outer heaven'da solid snake ile kapışan veya ölen big boss veya solidus snake değil, big medic'in ta kendisiymiş. işte, buradan sonra ağır saydıracağım, hassas olan siktirsin gitsin, ona da saydırırım.

    ---
    spoiler big boss "efsanesi" hakkında ---

    sayın orospu çocuğu kojima-san. sana bir çift lafım var. ben, ben medic usta. beni 9 yıllık komaya sokturdun, aç bıraktın, kaslarımı gevşettin, kafama şarapnel soktun, vücudumu emocuya çevirdin. peki ya ben n'aptım? 1984'te o sahte komadan uyandım, face swap yaptım kıçımın kenarı big boss ile. 1984 ten 1995'e kadar hayvan gibi heroism kastım. big boss'un kıçını kaldırıp yeltenemediği şeyleri ben tek başıma yaptım. metal gear evreninin en gelişmiş metal gear'ı sahelanthropus'u taşak geçerek indirdim. senin o nanomachines ürünlerin olan beauty & beast çetesine bile tek atacak skull askerlerini madara ettim, hatta utanmadım onların zırhlarını da giydim. peki o senin efsane olarak atfettiğin, bütün serinin kahraman, gizli, arka plandaki devi olan big boss bugüne kadar ne yaptı? the joy'u bile joy'un yardımıyla öldürdü amk. joy istemese nah öldürürdü, hiç kusura bakma amk sik kafalı japonu. sorrow'u bile öle öle yendi, gerçek anlamda. peace walker'da miller ve paz ile aşk yaşamaktan başka hiçbir boka yaramadı. hatta paz'a o kadar çok bağlandı ki, metal gear zeke'in elinden kayıp gitmesine sebebiyet verdi. ulan avradı kaşar, göt oğlanı kojima, şimdi söyle. tabu niteliğinde big boss mitin var, snakeler vadisi gibi oyunun var, mükemmel bir topluluğun, harika optimize edilmiş bir grafik motorun var. peki ya söyle, o mu big boss, ben mi big boss'um? hayır, ben big boss'um, ben! medic usta!

    --- spoiler big boss "efsanesi" hakkında---

    bu arada çok feci giydirdiğimi şimdi fark ettim hikayesine ve hikaye anlatıcılığına oyunun. ama hakkını vermem gereken, hepimizin hakkını vermesi gereken bir nokta var. bu oyun, tüm zamanların en iyi taktiksel oynanışına sahip shooterlarından birisi ! "ben oyunun hikayesinde falan değilim, bana oynanış ver" diyenler için çölde vaha bu oyun. ben hiçbir mgs oyununda bu kadar farklı varsasyonda bir bölümü geçebilme ihtimallerini anımsamıyorum. düşmanların yapay zekası da çok iyi işlenmiş (ama mgs mizahından da nasibini almış). tabi bu harika oynanış mekaniğine en büyük desteği fox engine veriyor. kusursuz optimize edilmiş, konsolların kötü donanımında bile 1080p@60fps çalışan, yağ gibi akan bir optimizasyona sahip. dolayısıyla el göz koordinasyonu isteyen böyle bir oyunda framerate çok önemli. oyunun ekstralar kısmı gerçekten çok zengin. mesela müzikleri, kojima'nın kulak zevkinin iyi olduğuyla zaten aşinayız, pek tabi ki 80'ler teması bulunduran synthpop şarkıları çok iyi seçmiş.

    özetlersem (ki en başta verdiğim sözü tutamadığımı fark ettim :( ) senenin kumaşı iyi oyunlarından birisi mgs 5: tpp. bir goty adayı kesinlikle olmamalı böyle bir hikaye altyapısı ile kesinlikle, ama kojima var işte işin ucunda. forsunu kullanıyor kavas. kojima'nın ilk ve büyük ihtimal son açık dünya deneyimi olduğu için de ölü atmosferde ne kadar farklı varsasyonda oyunun zevkini alırsınız bilmiyorum ama ben çoktan 100 saati devirmişim bile.

    dipnot: mgs hayranlarının oyunun olmayan finalinde paragraf paragraf inceleme, yorum, karalama, vs. okuduğunu biliyorum, ki ben de onlardan birisiyim, ama 1-2 aydır içimde tutuyorum bu nefreti ve patlamak için en uygun yer olarak sözlüğü seçtim. ne yapayım, hayatımın serilerinden birisi olan mgs'in böyle iddialı bir oyun ile tüm konu bütünlüğüne tecavüz edilmesi benim sinirimi bozdu.

    ---
    spoiler ---

    not: işbu entry yüksek miktarda kinaye içermektedir.


    (cd rom failure - 2 Aralık 2015 16:19)

  • comment image

    --- spoiler ---

    43. bolumde, laboratuarda ikinci salgin vakasini arastirirken enfeksiyon bulasmis bir oda dolusu askerin "we live and die by your order boss" diyerek selam durmasi, selam duran askerlerin "you decide boss" demeleri ve senin de salginin yayilmasini engellemek icin kendi askerlerini mecburi olarak öldürmek zorunda kaldigin oyun.

    askerlerin her birini vurduktan sonra bir sonrakinin korkudan once selamini bozup sonra senin onu oldurmeni beklerken yeniden selam durmalari gibi ayrintilar iyice icimi parcaladi.

    hakikaten zorlandim, oyun bile olsa tetigi cekerken kotu hissettim. allah senin belani versin kojima.

    ---
    spoiler ---


    (hiko seijuro - 29 Kasım 2015 03:14)

  • comment image

    metal gear tarihçesi

    hazır steamde indirime girmişken alınabilir, ancak eski kafa mgs oyuncularını çok tatmin etmeyen bir oyun olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. steam indirimi de olmuşken mgs nedir diyenler varsa aramızda, şunu da şuraya iliştireyim belki işinize yarar.
    en sevdiğim seridir metal gear serisi. hazır işsizim yapmak istediğim şeyleri sırasıyla yapayım diyerek bir işe kalkıştım . bir saygı duruşu niteliğinde, bir tarihçe belgeselimsi filmimsi bir şey hazırladım. metal gear'in hikayesi anlaması oldukça zor, karışık bir hikaye olmasından kelli, metal gear de neymiş, ulan başlayacam da nereden başlasam, ingilizcem var ama derdimi anlatacak kadar falan diyorsanız ufak bir yardımı dokunabilir bu 2 bölümlük serinin. zira 1987 den 2015'e kadar çıkmış, kojima san'ın yazııp yönettiği metal gear oyunlarının hikayelerini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. güzel oldu mu bilemedim. ben tatmin oldum ama. nostaljik bir yolculuğa çıkıp mazide dolaştım, eski günleri yad ettim falan. ortaya da beyle bir şeyler çıktı. yeni nesle bir hizmet, dinozor tayfaya da hey gidin hey nerede o eski ramazanlar dedirtecek bir video hazırlamaya çalıştım. lafı çok uzattım hadi iyi seyirler.


    (penam - 27 Mayıs 2016 17:49)