Süre                : 1 Saat 10 dakika
Çıkış Tarihi     : 15 Ekim 1998 Perşembe, Yapım Yılı : 1998
Türü                : Döküman
Taglar             : Bağımsız film
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Blowback Productions
Yönetmen       : Marc Levin (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Aundrey Burno (IMDB)(ekşi), Kevin Burno (IMDB)

Thug Life in D.C. ' Filminin Konusu :
Thug Life in D.C. is a movie starring Aundrey Burno and Kevin Burno. Aundrey Burno, a black youth looking down the wrong end of a murder charge -- for which a conviction could result in a lifetime in prison -- appears to be the...

Ödüller      :

Primetime Emmy Ödülleri:Primetime Emmy-Outstanding Non-Fiction Special


  • "yaratıcılığının hakkını "geğirirmiş gibi şarkı yazan adam" olarak almaması gereken üstad. yaratıcılığı hakkında fikir sahibi olmadan bu şekilde değerlendirmek sıçarmış gibi entry girmektir ..."
  • "yaşasaydı bi twitter hesabı olmazdı. öyle bir adamdı işte."
  • "şu anda jamaica sahillerinde b.i.g ile birlikte güneşlediği söylenen süper yetenek ..."
  • "67 milyon albüm ile dünya çapında en çok satan rapci olarak guinness rekorlar kitabı'na girmiştir. ne zaman? 2004 yılında. yani ölümünden tam olarak 8 yıl sonra."
  • "hakkında bir anda bu kadar entry girildiğini görünce geri döndü sandığım rapçi."
  • "malları göstermiştir. ceza dinleyen adam yazmasın buraya amk ahahaha ragga oktay da dinlersiniz siz."




Facebook Yorumları
  • comment image

    bir amerikalı komedyenin, öldürülmesiyle ilgili yorumu şudur:

    - tupac ın katilini hala bulamadılar. saddam ı gidip kahrolası bir delikte buldular ama tupac ın katilini bulamadılar. saddam için ırak a kadar gittiler, tupac las vegas ta öldü.

    aylar sonra editi: komedyenin adı chris rock. bassclef'e teşekkürler.


    (rectoa - 21 Nisan 2008 21:34)

  • comment image

    1971'de bugün doğmuş olan.. belki de en iyi kendi şiirindeki şu dize tanımlayabilir 25 yıllık kısacık ömrüne sığdırdığı başarıyı; the rose that grew from concrete.

    daha anne karnındayken bir mücadelenin içindeydi. anne afeni shakur, siyahlara karşı olan zulme ve eşitsizliklere karşı black panther party hareketi içerisinde bir şeyler yapmaya çalışıyordu. 2pac'ın da özetleyeceği* gibi annesi afeni'nin " she cared more about 'the' people, than 'her' people" gibi bir yaşam felsefesine sahip olması belirledi bazı şeyleri.. mesela ismini. ispanyalı sömürgecilere karşı peru'nun halk mücadelesindeki en önemli figürlerden olan tupac amaru'nun ardından verilmişti bu isim ona.
    ve çocukluğu; 200 küsür yıl hapsi istenen bir anne, sefalet ve ghetto'da yaşam. işte bu yüzden farklıdır 2pac.. daha ilk konserlerinde bağış toplayıp ghetto'lardaki insanlara yardım etmeyi tercih ettiği, şöhrete rağmen müziğindeki bilinçli çizgiyi koruduğu, taviz vermediği, police brutality'ye karşı koyduğu; rap'in özünden uzaklaştığı bir dönemde panther power'ı, rebel of the underground'u, trapped'i, keep ya head up'ı, when thugz cry'ı, pain'i, life goes on'u, they don't give a fuck about us'ı, unconditional love'ı, changes'i, life is a traffic jam'i, so many tears'ı, do for love'ı, dear mama'yı ve daha nicelerini söyleyebildiği için.. efsane olduğu için.

    "i'm not saying i'm gonna change the world, but i guarantee that i will spark the brain that will change the world." tupac amaru shakur.

    iyi ki doğdun.


    (amaru71 - 16 Haziran 2010 16:24)

  • comment image

    bundan tam 40 sene önce doğmuş olan ve 25 senelik ömründe gelmiş geçmiş büyük rapçi sıfatını hak edecek kadar büyük işler yapan efsane.

    hayatı mücadeleyle geçen, insanlarından asla kopmayan, haksızlıklara karşı sesini yükseltebilen, aktivist kişiliğiyle başkalarını da harekete geçiren ve söylediklerini açıkça ifade edebilmekten asla korkmayan cesur bir kişi olduğu için çok önemli bir insandı. genç yaşına rağmen sanatındaki seviyeyi hep yüksek tuttuğu, kaliteli bir içerik ihtiva ettiği, eserlerinde hem duygularını hem de vurguyu çok etkili kullandığı ve tüm parçalarının arasından en az 120 tane çok iyi şarkı çıkarabildiği için de gelmiş geçmiş en iyi rapçiydi. onun seviyesine ulaşmak için kırk fırın ekmek yemesi gereken nelly gibi kalitesiz yeniyetmelerle karşılaştırılması çok yersiz.

    doğum gününden 1-2 gün önce çıkan haberler de çok ilginç. bilindiği üzere 2pac, 1994'te içinde the notorious b.i.g. ve puff daddy'nin bulunduğu bir stüdyonun lobisinde 5 kez vurulup soyulduğu için biggie'yi ve puff daddy'yi bu olayın olacağını bildikleri halde kendisine haber vermemekle/saldırıyı doğrudan azmettirmekle suçluyordu. rahmetlinin bu iddiası 1-2 gün önce amerika'daki haber kaynaklarına düşen bir bilgi ile doğrulandı denilebilir. dexter isaac ismine bir mahkum, 2pac'ı 5 el vuranın kendisi olduğunu ve bu saldırıyı gerçekleştirmek için biggie'nin ve puff daddy'nin yakın arkadaşı olan jimmy henchman'dan $2500 aldığını itiraf etmiş. 2pac, against all odds isimli şarkısında jimmy henchman'a "bir ödeşme sözü verdiğini" söyleyerek iğneleyi bir şekilde onu suçlamıştı. kısacası 2008'de los angeles times gazetesinde yazılan haberde de belirtildiği gibi 2pac'ın 1994'te vurulmasında henchman-biggie-puffy üçlüsünün parmakları olduğunu dair iddialar çok güçlendi.

    http://www.allhiphop.com/…/2011/06/15/22790289.aspx
    http://www.hiphopdx.com/…4-robbery-shooting-of-2pac


    (amaru71 - 16 Haziran 2011 15:56)

  • comment image

    gecenin bu saatinde hologramlı vidyosunu seyrederken ilk bi'kaç saniye tırsmama neden olan insan.
    hologramı neydi öyle, allah'ım! o nasıl enfes bir giriş ve çıkıştır...
    bugün insanın genç yaşta büyük başarılara imza atıp bu dünyadan göçünce nasıl efsaneleştiğini çok daha iyi anladım.
    ve şundan eminim ki, bu uygulamayı kime yaparlarsa yapsınlar, hangi janrda olursa olsun, böyle bir sonuç veremeyecektir. en azından benim için... çünkü bu bir ilkti.


    (platinum revolver - 17 Nisan 2012 04:35)

  • comment image

    bir gün evine polis gelir ve der ki "muzigin sesi cok acik komsular rahatsiz oluyor kisar misiniz biraz" 2pac'da "tamam haklısınız" der ve içeri girer teybe nwaden fuck police koyar kapıya gelir .. polise sorar:

    - nasıl iyi mi sesi ?


    (thug love - 17 Kasım 2003 22:45)

  • comment image

    madonna hakkında sorulan sorulara :

    "zamanında bana çok destek olmuştur bir çok konuda. özellikle hapisteyken benim için yaptıklarını unutamam. hatta bir kere ziyaretime geleceği söylentileri çıkmıştı. tüm gardiyanlar şaşırmıştı ve bana olan saygıları artmıştı. artık madonna sayesinde hapiste daha çok duş alabiliyordum. kokmuyordum. sırf madonna gelecek diye."

    şeklinde yanıt vermişliği vardır.

    (bkz: i'd rather be your lover)


    (thug love - 17 Temmuz 2004 19:34)

  • comment image

    changes parçasını ve parçanın vatikandan bile aldığı övgüyü bilmeden gelip bize daha türkçe rap piyasada yokken abdde 1 numara olmuş bu adama rapı öğretmesin deniyor.
    2pac gitikten sonra bu ve bunun gibiler çok çoğaldı california love şarkısını en iyi parçası olarak bildikten sonra aslında neyin ne olduğu görünmüştür.


    (rasere - 23 Mayıs 2015 02:02)

  • comment image

    vay amına koyim ceza'yla falan karşılaştırılıyor. mezarında 720 döndü smaç bastı herif.

    he ceza çok iyi, sagopa falan da efso.

    olm karşılaştırma huyunuzu götünüze sokabilir misiniz bi zahmet ? hayır notorious'la karşılaştırırsın anlarım da, ceza ne lan !


    (diggity - 23 Mayıs 2015 02:14)

  • comment image

    ciddi ciddi, ceza'yla versusa çıkan ve görünüşe göre kaybeden* başka kafaların adamı. 90'larda siyahilere yapılanları dünyaya anlatan adamdır ve bana göre bugün siyahilerin tekrar insan olarak görülmesinde nelson mandela ve martin luther king kadar etkisi olmuştur. şarkıları sizin tarzınız olmayabilir ama röportajlarını bile izleseniz "adam haklı beyler" tepkisi verirsiniz. her türlü ezilmiş insanın sesi olurken, aynı zamanda sadece konuşarak bile sizi ritmine kaptırabilir. tek şarkısını dinleyip, "sürekli küfür ediyor cahilin teki" tepkisi verilecek son adam çünkü bence kendisi bir filozof. her albümünde dibine kadar rap yapmıştır, buna rağmen popüler kültür nedeniyle california love gibi orta dereceli şarkıları ünlü olmuştur.


    (kasar yaza - 23 Mayıs 2015 02:18)

  • comment image

    tutmayın beni, bana bırakın bunları. önce kime tersten saplayıp başlasam bilemiyorum.

    üstada gelmeden önce birisi ceza demiş. şimdi ceza'ya büyük saygım vardır. ülkemizdeki rap müziğin bu denli tanınmasının cartel'den sonraki en büyük ve tek etkeni. yalnız birisi oradan demiş ki tupac'dan iyi. lan olum sen sabah kahvaltısında ekmek arası bonzai falan mı yiyorsun ne yapıyorsun. bugün uyanmasaydım da bu başlıkta bu karşılaştırmayı görmeseydim. ceza ney amk. trollemek için söylediğine inanmak istiyorum ya da halen uyanmadım. bu cümleyi görmüş olamam sanırım.

    üstat ile ilgili yazımı en sona bırakmaya karar verdim. bir tane de müzik faşizmi yapan ergen gelmiş. ergen müziği demiş. siz de bir bitmediniz amk. bu cümleyi kurmak asıl liselilik, ergenliktir. yıl 2015 insanlar bu kafaları bırakalı çok oldu. keza dünya almış başını gitmiş siz halen lise bahar şenliklerinde kalmışsınız. müzik piyasasında bir çok dinlediğiniz kişinin prodüktörleri kimler bir bakın arada. sizinle aynı frekansa düşmek istemiyorum uzun uzun yazamaycağım. daha önce yazdıklarımdan bakınız vereceğim. yazının altlarında siz ergenlerle ilgili bir bölüm var ara bak.

    (bkz: #33536318)

    üstat tupac' a gelecek olursam. yukarıda bir arkadaş dr.dre ile karşılaştırmış. şimdi bu adama da bir şey diyemem. bana göre tupac bir iki tık daha iyidir. ancak ayrıt etmem. bu adamlar bu müziği icat eden adamlardan. lakin bana göre aralarında şöyle bir denge var. tupac'ın vokali daha kendini gösterirken dr.nin prodüktörlüğü. snoop dogg'un ayağa düşme olayına gelirsek de. ne kadar ayağa düştü denir bilemiyorum da. zaman değişiyor, dünya değişiyor, insan kültür ve dengeler değişiyor. buna bağlı olarak zaman içinde böyle değişimler olması normal ve olması gereken de bu.

    bir de eminem konusu var ki ben de bazen düşünürüm. tupac ölmeseydi nasıl bir konumda olurdu. gene eminem olurdu. gene efsane ve dünyayı sallayan birisi olurdu. söz ve vokal yeteneği zaten eşi benzeri yok. ancak şöyle ufak bir kafa zorlaması yapın dünyada nereye giderseniz gidin tanınan tek beyaz rap müzik adamı eminem. allah gecinden versin bu adam ölse yeri bir daha asla dolmaz. rap müzik jenerasyonu yenileniyor, iyi isimler ekleniyor ancak siyahi tekelinde olmaya devam ediyor. eminem bir istisnaydı. belki de ilk ve son. bu yüzden muhtelemen tupac ile birlikte çok efsane işlere imza atarlardı. zaten ikisi de ortak noktaları dr.dre. hatta şu anda dünyada bir çok ünlü rap adamı eminem'in şu andaki en iyi isim olduğunu kendi ağızları ile kabul ediyorlar. bakın hatta şöyle bir kaç alıntı yapayım.

    dr.dre: rap hayatım başladığından beri çok yakın arkadaşım olmamıştı, eminem bir istisna.

    kanye west : kimse eminem'den daha büyük olamayacak.

    jay z: eminem en iyi 5 mc arasında. yaşayan ya da ölmüş.

    nicki minaj: halen şoktayım. onun benimle kayıt alacağını asla düşünmezdim.

    bruno mars: eminem ile bir kez çalıştım. bir daha çalışmayı çok isterim.

    50 cent: 90'ların sonuna doğru eminem hiphop'ı değiştirdi.

    madonna: eminem eğer birilerini kızdırabiliyorsa, toplumdaki çarpıkları yansıtmayı başarabildiği içindir. sanatın yapması gereken de budur.

    marliyn manson: onun albümü ve oynadığı önemli rol düşünce özgürlüğü için bir istisna. onu seviyorum ve saygı duyuyorum.

    jim carrey: bana mtv müzik ödüllerine gel dediler. hayır dedim. ben ne yapabilirim ki, müzik işinde değilim. ama onlar bana gel ve eminem'i sun dediler. ben de gelebilir miyim lütfen dedim.

    the game: beyaz çocukla uğraşamazsın. bunu hay biliyor. herkes biliyor.

    the game: bütün zamanların en büyük rapçisi eminem. (burada biraz bokunu çıkartmış gerçi de neyse)

    megan fox: onunla telefonda konuştum. bilirsin,ben asla ünlü birine karşı böyle heyecanlanmazdım. ve hayatımda biriyle konuşurken asla bu kadar terlemezdim. onunla konuşurken çok gergindim. çünkü ona en küçük bir yanlış yaparsan onun bir sonraki albümünde yer alırsın."

    üstada, tupac'a gelecek olursak. owencan'ı zaten biliyoruz adamın stili bu ancak ardına gelen kişilerin tupac hakkında yazdıklarını görünce dumur oldum, uykum açıldı. arkadaşlar bu adam bu müziğin kutsalıdır. hayatta eksileri de vardır olacaktır da ki insan. tupac ve benzeri adamlar tarzı ne olursa olsun müzik adamları, toplum adamları. dinlediğiniz tarz ne olursa olsun tupac resurrection izlemenizi tavsiye ediyorum. bu adamı ve benzerlerini başka türlü anlayamazsınız. bu belgesel ön yargılarınızı yıkar. herkes iyi bir müzisyen olabilir ama herkes dünyayı peşinden sürükleyemez. belgeselin sonunda tüm dünyadan insanları ellerinde tupac albüm ve posterleri ile gösteriyorlar. aşağıdaki kareyi o tarihlerde hele de bir rap sanatçısı kolay kolay yaşatamaz. mekana dikkat edin. :)

    https://youtu.be/4ltfkurxwky?t=5951

    evet belki de trajik ölümü efsaneliğine efsane kattı ancak yaşıyor olsa daha büyük bir efsane olacaktı. tupac yanlışları ve doğrularıyla bir toplumu sürükledi. ve bu müziği icad edenler arasında olarak müzik dünyasının en kutsal katlarındadır. tanrı hakkında da şöyle konuşmuş:

    https://www.youtube.com/watch?v=jeuzedrdxjq

    tanrı'nın benimle konuşmak için neden altın tavana ihtiyacı olsun ki?
    tanrı'nın benimle konuşması için neden renkli pencerelere ihtiyacı var?

    şahsım için ölüme kadar dinleyeceğim ve saygı duyacağım bir isim. türü ne olursa olsun tupac ve türevi kişiler özel kişilerdir. bu kişiler insanların siyasetle başaramadığını sanat ile başaran ve toplumları peşinden sürükleyen kişilerdir.

    şöyle bir kaç kuple ile veda etmek isterim:

    https://www.youtube.com/watch?v=nay31hvevry

    --- spoiler ---

    we gotta make a change...
    ıt's time for us as a people to start makin' some changes.
    let's change the way we eat, let's change the way we live
    and let's change the way we treat each other.
    you see the old way wasn't working so it's on us to do
    what we gotta do, to survive.
    ---
    spoiler ---

    son olarak ceza'yı da itin götüne sokmuş gibi oldum onu da düzelteyim. ceza bu ülkenin eminem'i dir. ister beğenin ister beğenmeyin. ceza taşımasaydı bu bayrağı şu anda ne bu müzik ülkede bu kadar yaygındı ne de bu kadar rap müzik insanı vardı. tupac ile karşılaştırıp bokunu çıkartmayın ancak bu adama da saygı da kusur edilmemeli.

    peace kekelerim!


    (herhangi bir nick - 23 Mayıs 2015 10:38)

  • comment image

    the observer'da 27 haziran 2004'te hakkında yayımlanan yazısı, bir arkadaşım tarafından, aşağıdaki şekilde çevrilen rahmetli rapçi..

    ----------------

    hip hop’un ölümsüz kahramanı

    öldürülmesinin üzerinden sekiz yıl geçse de, rapçi tupac shakur, çıkan yeni albümleri, hakkında yazılan kitapları, filmleri, hatta üniversite kurslarıyla hala gündemde. peki 2pac nasıl yeni neslin james dean’i oldu?

    rapçi tupac shakur, 1995 yılında yayımlanan “me against the world” adlı şarkısında gelecekle ilgili olarak şunları söylemişti: “ölümümden sonra / son nefesimi verdikten sonra / ne zaman sonunda huzur bulacağım” görüldüğü kadarıyla hala bulamamış. sekiz yıl önce las vegas’ta düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden shakur’un müziğinin ve tarzının amerikan yaşam tarzı üzerindeki etkisi hiçbir zaman bugünkü kadar çok olmamıştı. shakur abd’de, jimi hendrix, jim morrison ve kurt cobain gibi büyük başarılara imza atıp (nisbeten) erken ölenler listesinde.

    ölümünün ardından peş peşe shakur albümleri piyasa çıkıyor ve öldükten sonra çıkardığı albüm sayısı, yaşarken çıkardığı sayıyı geçti.
    forbes dergisinin, öldüğünde malvarlığı en fazla olanlar listesinde shakur sekizinci sırada bulunuyor. ancak insanlar onu parasıyla hatırlamıyor. hayat hikayesi kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde farklı yollara saptı. öyle ki, harvard ve washington üniversiteleri de dahil olmak üzere üç abd üniversitesi tupac’ın düşünceleri ve hayatı ile ilgili kurslar düzenliyor.

    yapımcılığını mtv’nin yaptığı 2003 yapımı “tupac: resurrection” (diriliş) adlı belgeselde shakur’un hayatı, hayatta iken yaptığı çeşitli röportajların derlenmesiyle ile kendi ağzından anlatılıyor. yönetmen lauren lazin belgeselin yapınında kendisine ilham veren şeyin, yeni yetişen fanatiklerinin gözünde onun bir ikona haline gelmesi olduğunu söylüyor. mtv, müzik tarihindeki gelmiş geçmiş en önemli insan oylaması düzenlediğinde tupac birinciliği kazanmıştı.

    shakur’ün hayatı normal bir müzik yıldızından hep farklı olmuş ve ismi manşetlerden düşmemişti. kariyerinin zirvesinde hayata veda eden sanatçının, ölmeden önce çıkardığı son albüm olan “all eyez on me” piyasaya çıkışının ilk haftasında 600.000’den fazla satmıştı.

    yıldızın, kendi ölümünü tahmin etmesi, tedirgin ama isyankar karakteri, rap müzik dinleyerek büyümüş olan ergenlik çağındaki gençleri oldukça etkiliyor. akademisyenler yıldızın fırtınalı hayatını inceleyerek siyahi amerikalı erkeklerin düşünce tarzını anlamaya çalışsalar da shakur, herhangi bir kızgın rapçiden çok daha farklıydı. uzun yıllardır tupac hayranı olduğu söyleyen eminem’in itiraflarını içeren şarkı sözlerine benzer bir şekilde, şarkılarında annesinin uyuşturucu bağımlılığından ve kendisinin kırılgan taraflarından da bahsetmişti.

    hip hop hala amerikan popüler kültürünün önemli parçalarından biri. shakur doğu-batı yakası arasında 1990’larda yaşanan hip hop savaşlarının yakışıklı ve karimatik şehidi olmuştu. shakur, birçok kere öldürüleceğini söylemişti.

    güzel sanatlardan sokaklara

    diriliş belgeselinin en ilginç tarafı shakur’ün, baleyi ve van gogh’u seven, baltimore güzel sanatlar okulu’na devam eden hayatından, eşkıya gibi yaşadığı hayatına geçişini gösterilmesi. shakur, görev başında olmayan iki polise ateş ettiği için tutuklanmış, new york’da bir gece klubünde bir kızı taciz ettiği için mahkum olmuştu. 20 yaşlarındayken, çoktan sekiz kere tutuklanmıştı bile.

    “boogaloo: amerikan popüler kültürünün sembolü”nün yazarı arthur kempton onun için şöyle konuşuyor: “siyahilerin onu onaylamasının ardından, tutklamalar, cezaevi hayatı, isyankar tavırları ve yaşamındaki birçok şey onu, (albümlerinin yüzde 70’ini satın alan) beyazların gözünde bir marka haline getirmişti. varoşlarda yaşayan beyaz çocuklar onu ilginç buluyorlardı. bu hip hop kültürü onlara, bilmedikleri bir parkta geziyorlarmış gibi bir his veriyordu tupac sert bir çocuk olsa da, beyaz çocukların tanıdığı ve sevdiği beyaz film yıldızları ile aynı filmlerde rol alması onun sert imajını yumuşatıyor, ona duydukları sempatiyi arttırıyor ve daha geniş kitlelere ulaşabilmesini sağlıyordu.”

    poetic justice, juice ve gridlock'd gibi orta sınıf filmlerde sergilediği etkileyici performans onun kişiliğindeki asiliği arttırmıştı. kanunlarla aşadığı problemlerin basına yansımaları da eklenirse, ölümünden önce medyanın her organında kendisine çokça rastlanabiliyordu. beyaz perdede, diğer oyunculardan çok farklı gözüküyordu. kederli ve duygusal bakışları, katı dış görünüşünün altında duyarlı birşeylerin olduğunu hissettiriyordu.

    boogaloo kitabında arthur kempton onu “siyahi neslin james dean’i” olarak tanımlıyordu. ancak şimdi “bence tanımlama daha geniş. bazı açılardan shakur bütün neslin james dean’i olarak görülebilir. bütün dünya’da onun posterlerini görebilirsiniz. eğer romanya’ya giderseniz yatak odasına 2pac’in posterlerini duvarına asmış insanlar görebilirsiniz. çizdiği imaj, 1950’lerde dean’in gerçekleştirdiği gibi onu idolleştirdi.

    shakur son aylarında kurt cobain’e benzer bir figür çiziyordu. 1990’lı yılların başında rap ve grunge müzik abd’de önemli bir yere gelmişti. nirvana’nın 1994 yılında intihar eden solisti cobain de beyaz ırka mensup, kızgın, varoş gençliğinin duvarlarını süslüyordu. shakur’ün düşünceli şarkı sözleri cobain’i anımsatıyor ve bazı çevrelerce, şöhretten çok çekmiş cobain’in aynadaki aksi gibi görünüyordu.

    shakur’un bağlı olduğu death row müzik şirketinden meslektaşları dr.dre ve snoop doggy dog’un albümleri hale milyonlarca satıyor. abd’li hip hop dergisi xxl’in editörü elliott wilson da “ne zaman tupac’i kapağımıza koysak iyi satıyoruz” diyor. ancak shakur’ün müziğini birçok meslektaşından ayıran politik bir boyutu vardı. tupac’i tek başına büyüten annesi afeni shakur, black panther partisi’nin aktivistlerindendi ve politik ve sosyal konulardaki radikal fikirlerinin oğluna da geçmesini sağlamıştı. tupac, kendisine hamile iken bombalama suçundan hapishanede yatan annesinden aldığı mirası, kendini toplumdan yabancılaştırılmış hisseden gençlerin endişeleri ile harmanladı ve bunları şarkılarında açık açık söyledi. tupac ayrıca şarkılarında black panther ideolojisini tekrarlayarak siyahilerden haklarını aramasını istedi.

    “holler if you hear me: searching for tupac shakur” kitabının yazarı ve pennsylvania ünversitesi’nde afrikalılar hakkında araştırma yapan michael eric dyson, tupac’in bahsettiği sosyal problemlerin hala düzelmediği için şarkılarının modasının geçmediğini söylüyor.

    shakur, öldürülmeden önceki son senesinin neredeyse tamamını stüdyoda kayıt yaparken geçirmişti. yönetmen
    lazin “sanki çok uzun yaşamayacağını biliyordu ve ölümünden sonra yayımlanması için, içindeki herşeyi ortaya çıkarmak istiyordu” diyor. birçok insan, tupac ölmeden önce kaydedilmiş birçok albümü elinde bulunduran ve isim hakkına sahip olan tupac’in annesinin, oğlu ölmeden önce böyle bir plan yaptığını düşünüyor. bunun yanında, tupac’in verimliliği de bu hummalı çalışmaya neden olarak gösterilebilir.

    ölümünün üzerinden yıllar geçtikçe, gerçek shakur’ü bulmak zorlaşıyor. onun hakkındaki efsaneler gitgide artıyor. hala ölmediğine dair söylentiler bile dolaşıyor...


    (sleepy99 - 11 Ağustos 2004 21:51)

  • comment image

    tupac shakur 7 eylül 1996 gecesi death row plak şirketinin sahibi marion knight’la birlikteyken uğradığı silahlı saldırı sonucu 6 gün can çekiştikten sonra hayatını kaybetti. belki su testisi su yolunda kırıldı ama sonuç olarak bir sanatçı mafyanın hain kurşunlarına hedef oldu ve amerikanın zenci mahallelerinde görülmemiş bir yas başladı.ve ardından bir tartışma doğdu.tupac’ın ölümü gangsta diyarının alışılagelmiş suikastlerinden birimiydi?

    baş kahraman tupac amaru shakur’un hikayesinin başlangıç noktası new york bronx.yaşamını ‘thug life’ (serseri yaşam) üzerine kurmuş bir rapper tupac.1971 yılında newyork’da doğdu. daha sonra ailesi ile baltimore’a taşındı.müzik kariyerine digital underground’da başlayan tupac “same song” adlı eplerine önemli katkıda bulundu.bunlarla yetinmeyip başarılı olduğu rapte kendi yolunu çizmeye karar veren tupac’ın kendi adıyla ilk ciddi çıkışı ise 1991 yılında “2pacalypse now” albümü oldu.albümde ‘brenda’s got a baby’ ve ‘trapped’ kendi çapında hit parçalar oldu ve ikiside rap dünyasında yeni bir soluğun, tupac ekolünün haberciliğini yaptılar.1993 yılındaki “strictly 4 my n.i.g.g.a.z..” albümüyle ise platin plak kazandı.kasım 1994’tede “me against the world” albümünü kaydederken manhattan’da bir stüdyoda silahlı saldırıya uğrayıp 5 yerinden yaralı olarak kurtulan, 1995’in 8 aylık bölümünü ise tecavüz suçundan new york hapiste geçiren tupac sahnelere ancak 6 ocak 1996’da new orleans’ta aids’ten ölen yoldaşı eazy e ‘nin anısına düzenlenen bir trübite konserle dönebildi.hapisten çıkmadan yayınladığı ve tarihte double formatta çıkan ilk rap albümü olma ünvanını alan 4. albümü (hani hapisten çıktığı günlerde fazladan yarım milyon daha satan albüm)”all eyez on me”nin birazda zenci mad max’ini anımsatan süper klibi sayesinde dünya çapında hit olan single’ı “california love” ise billboard listesinde 4 hafta boyunca tepede kalarak tupac’a listelerde kral dairesi keyfini tattırdı. müzik haricinde beyaz perdede görünmekten geri kalmayan tupac 1992’de ernest dickinson’ın “juice”inde, 1993’te de janet jackson’la ünlü “poetic justice”te bir dedektifi canlandırdığı “gang related”da ve 1994’de “above the rim”de 1995 “bullet”,1996 “gridlock’d” ve 1996 “gang related” de oynadı.tüm bu yaptıklarında zenci-beyaz eşitliğinden çok fanatik bir yaklaşımla zenci üstünlüğünü savunan ve haklarına ulaşabilmek için şiddeti savunan ırkçı amerikan hükümetine ve beyazlara karşı savaşılması gerektiği mesajını veren tupac, en sonunda bu yolda can verdi.hem de pisi pisine.

    olayın nasıl meydana geldiğini anlatmadan önce geçmişinden biraz bahsetmem gerekiyor.çünkü tupac’ın ölümü aslında ona değil, bağlı olduğu plak şirketi death row’a ve sahibi marion “suge” knight’a yapılmış bir suikastin hedefinin şaşmasından ibaret.yani knight’a niyet tupac’a kısmet.death row plak şirketinin sahibi ve amerika’nın batı kıyılarındaki rap mafyasının babası olan marion “suge” knight, bir süre önce atağa kalktı ve aralarında dr. dre, snoop doggy dogg, tha dogg pound ve o zamanlar rap’in babası sayılan hammer gibi dev isimlerinde bulunduğu bir dolu karanlık rap yıldızıyla anlaştı.böylece california baz olmak üzere amerika’nın tüm batı kıyısında rap imparatorluğu kurmuş oldu.knight’ın rakibi sean “puff daddy” combs ise new york’taki bad boy record’un patronu ve de tahmin edersiniz ki, doğu yakasının babası.yanii evet tam anladığınız gibi rap dünyasını gangsta rapperlarla besleyen bu iki dev şirket,bad boy records (şimdiki adı puff daddy records) ve death row yaklaşık 1 yıldır sıcak savaş halindeler.

    savaşın sebebine gelince ...tam 143 kilo çeken 30’luk marion “suge” knight’ın 1995 yılında new york’da düzenlenen bir ödül töreninde sahneye çıkıp pazar payı için zaten kapışmış olduğu sean “puff daddy” combs’a bol küfürlü hakaretler yağdırmasıyla ortalık karıştı.zaten death row’a karşı çokda parlak durumda olmayan combs, çok kısa bir süre içinde üç ayrı kiralık katil grubuyla anlaştı ve işi temizlemesi için silahlara devretti. sanki sean “puff daddy” combs, kendisine yapılan hakaretlerden intikam almak ister gibiydi ama aslında tüm isteği death row’un önüne geçerek bad boy’un yeniden atağa geçmesini sağlamaktı. katliam organizasyonu 2 ay sonra marion knight’ın en yakın çalışma arkadaşı vurularak öldürüldü.cinayetin etkisiyle misilleme olsun marion knight ve gözdesi tupac shakur’da fazla düşünmeden merkezi los angeles’ta bulunan plak şirketlerinin new york’da da bir şubesini açmaya karar verdiler. bu onlar için sınırın geşilmesi ve doğu amerika rap mafyasının alanına girmek demek oluyordu.kanayan yaranın üstüne tuz biber gibi gelen bu olayın üstüne sıcak çatışmalar artık kaçınılmazdı.

    konu hakkındaki durum buraya kadar böyle, şimdi bakalım silahların konuştuğu o gecede neler olmuş? olayın gerçekleştiği 7 eylül cumartesi akşamı tupac shakur ve marion knight las vegas’ta mike tyson’ın ünvanını geri aldığı maçı seyretmişlerdi.çıkışta tupac, knight’la beraber siyah bmw’sine bindi.beraber geldikleri diğer dokuz arabada ise hem kendisini hemde patronunu korumakla görevli son derece profesyonel korumalar vardı.tam yola çıktıkları anda bir cadillac konvoyun önünü kesti ve aracın içinden fırlayan 4 kişinin yaylım ateşiyle saatler 23:15’i gösterirken ortalık cehenneme döndü. hayatına son verilmesi için 3 ayrı kiralık katil grubuna kontrat çıkarılmış olan marion “suge” knight, yani asıl hedef, şaşırtıcı bir biçimde olaydan hafif yaralarla kurtulurken, olay yerinden geçen vatandaş kadar masum olmamakla birlikte biraz “talihsiz” diye nitelendirebileceğim tupac shakur ise ağır yaralandı.las vegas’ta university medical center’a kaldırılan ve derhal akciğeri alınan rapper, geçirdiği 2 ameliyata karşın ağır kurşun yaraları ve şiddetli kan kaybı sebebiyle kurtarılamadı. doktorlara göre öldüğünde annesi başucundaymış...

    sonuçta siyah mafyanın 100 milyon dolarlık pazar için hesaplaşmasında 25 yaşındaki tupac shakur öldü.fakat aranan adam marion “suge” knight ise hala hayatta ve intikam almadan rahat uyku uyumayacağı şimdiden belli.öyle görünüyor ki rap dünyasında bundan böyle geveze çeneler değil, silahlar konuşacak...


    (mesci - 28 Eylül 2001 14:15)

  • comment image

    96 mtv müzik ödülleri sonrasında yapılan röportajda ;

    - en iyi video ödülünü kazanamadınız ne söyliceksiniz ?
    - yo hayır kazandım. 6.5 milyon sattım. bayağı kazandım.

    şeklinde cevap vererek koltuktan düşürmüş bir insan evladıdır.


    (thug love - 7 Mayıs 2005 00:03)

  • comment image

    henüz 20 yaşına yeni girmiş iken malcolm x ile ilgili bir organizasyon tarafından afrika dolaylarına konuşma yapması için çağrılmış siyah devrimci. konuşması büyük alkış toplamış ettiği küfürler sonucunda yanında bulunan bir büyüğü tarafından uyarıldıktan sonra "özür dilerim. küfürlerim için özür dilerim ama benim küfürlerim, sizi içinizdeki acı kadar rahatsız edemez." diyerek milleti çılgına çevirmiştir. bu beğeni toplayan konuşmasında kafasındaki şapkası da ters takılı olarak durmaktadır.

    yavrum benim be !


    (thug love - 13 Mayıs 2005 12:03)

Yorum Kaynak Link : 2pac