• "fr. cennetin cocuklari."
  • "kimsenin yazmamis oldugunu gorunce aa uuu vayy dedigim bir bilgi: senaryosunu jacques prevert yazmis. bildigimiz."
  • "(bkz: children of heaven)"
  • "enfes bir filmin enfes bir eleştirisi."
  • "birbirinden güzel, birbirinden şiirsel replikler barındıran mükemmel film:"filozoflar ölümü, güzel kadınlar aşkı düşünür.""
  • "(bkz: başyapıt)"
  • "efsane film. defalarca izlense de bıkılmaz."
  • "carne'nin karnesi hem de. yıldızlı pekiyilerle dolu 190 dakika. her seyredişimde biraz daha keyif alıyorum.bir kaç kez daha izleyip gereken keyifi alacağım."




Facebook Yorumları
  • comment image

    birbirinden güzel, birbirinden şiirsel replikler barındıran mükemmel film:

    "filozoflar ölümü, güzel kadınlar aşkı düşünür."


    (hanging rock - 1 Ocak 2014 17:37)

  • comment image

    ten uyuşmazlığımı geç halledebildiğim başyapıt. ilk olarak festivalde karşılaştık. bilet bulamamışım, asabım bozulmuş. derken gelen bir mesaj üzerine tombaladan bir bilet çıktığını öğrendim. koşa koşa gittim, oturdum yerime. allahım sütün yanındayım, perdenin bir köşesi tam olarak görülemiyor. sinirlenmişim. bütün film homurdanırken bir ara içim geçmiş, filmin bir bölümü yoktu hafızamda. ikinci denememde nedendir bilinmez hiç seyredemedim. yağmurlu bir gündü. oysa ki ben yağmursevenlerdenimdir. allahın hakkı üçtür diye oturduğum son seferdeyse dibim düştü. demek ki biraz şefkat her şeyi çözüyormuş...
    (bkz: non sum qualis eram)


    (arvo - 17 Mart 2004 09:46)

  • comment image

    1945 yapımı 2. dünya savaşı'nda paris'in almanlar tarafından işgal edildiği dönemde çekilmiş ve 1995'te 600 fransız film eleştirmeninin ve profesyonelin katıldığı bir anketle gelmiş geçmiş en iyi film olarak seçilmiş filmdir. bu kadar az entry olmasına şaşmakla beraber bu filmin amerikan yapımı gone with the wind filmine cevaben yapıldığı söylenir. poetik anlatımı ve tiyatro-pandomimle iç içe oluşu gözünüzü korkutmasın. birçok insana aşkı düşündürebilecek sıkılmadan izleyebileceğiniz bir drama-romantik baş yapıtı.


    (bademinnesesi - 8 Nisan 2014 00:18)

  • comment image

    1945 yılında çekilmesinden midir, bilemiyorum ama beni güldürürken üzmüş de bir filmdir. ya öyle "gözlerim doldu" hüznü değil. baptiste'le alakalı olmalı bu his.

    --- spoiler ---

    canım baptiste... seviyoruz, izindeyiz reyiz. pandomimi ilk kez ilkokulumuza gelen bi oyuncudan izlemiştim. o dönemde, daha da güldüğüm bir mevzu olmamıştı. bugün bendeniz sanat gönüllüsü kulunuz tiyatroya gittikten sonra 10 bira gücünde phantom biralaması yapacak kadar hüzünlere fark oluyorsa, bu pandomimin etkisini panellerle, sempozyumlarla açıklayın lan. hadi göreyim.

    baptiste'in aşkı, gerçeklik sınırlarına vize alamayacaktı zaten. bi bokluk olacak illa. bitişin hüzünlü olması gerekirken, şebekler gibi karnavalda gerçekleşmesi de buna işaret gibi.

    ha bir de, ekmek ve şarap üzdü aadamı üzdü.

    ---
    spoiler ---

    bu arada sinelog isimli bir blogtan öğrendiğim kadarıyla, antik yunan tiyatrosunda balkona paradis diyorlarmış. yüksekte ya, o hesap. hala ingiltere'de, nispeten daha ucuz olan balkondan bilet alan seyircilere "the gods" derlermiş, paradis mevzuunun hatırına.


    (nazarethme ne olur - 17 Ocak 2015 02:01)

  • comment image

    carne'nin karnesi hem de. yıldızlı pekiyilerle dolu 190 dakika. her seyredişimde biraz daha keyif alıyorum.bir kaç kez daha izleyip gereken keyifi alacağım.


    (isotope 218 - 12 Ocak 2005 16:04)

  • comment image

    tiyatronun ve pandomimin en çok izlendiği bir dönemde ve bu ortamlarda geçen "şiirsel" bir düş ya da yaşam, "zaten ikisi de aynı şey" diyen ve dedirten film. pierrot, hüzünlü palyaço, yani filmdeki adıyla baptiste o kadar etkileyici bir karakterdir ki filmi izlerken "masum gülümseler" ile dolmamak mümkün değil.

    baptiste: çok güzelsiniz.
    garance: güzel değilim, canlıyım. hepsi bu.
    baptiste: en canlısı sizsiniz!


    (anahita - 12 Aralık 2005 02:42)

  • comment image

    türkçe altyazısı olmadığından ingilizce altyazı ile izlediğim film. biraz uzun bir film, bir yerden sonra sıkılmaya başlıyorsunuz. baptiste karakteri biraz bana japon kukla sanatçılarını anımsattı. bembeyaz ve ifadesiz bir yüz...


    (ekruli - 17 Haziran 2006 02:06)

Yorum Kaynak Link : les enfants du paradis