Asi (~ Asi. Impotriva destinului) ' Dizisinin Konusu : El değiştiren burjuvazinin, toprağın ve aşkın hikayesi. Üç kuşaktır sahip olduğu, ekip biçtiği, hayat verdiği, hayat aldığı topraklarda ayakta kalma mücadelesi veren bir aile. Sırf atalarından kalan topraklara hükmetmek için sahip olduğu diplomayı işletmemiş, toprakları için çalışmış bir baba. Baba ve hayattaki bütün neşesi, gururu çocukları. Çocukları içinde bu topraklara babası kadar bağlı, doğanın, toprağının dilini çok iyi bilen, güzeller güzeli kızı. Asiye olan adı, bu meziyetleri, gücü ve başına buyrukluğuyla yaşadığı topraklara can veren nehir gibi Asi adını almış bir kız. Yıllar sonra doğduğu topraklara dönen genç bir adam; Demir. Zengin, yakışıklı, gururlu. Demir ve ailesinin bu topraklarda gömülü büyük bir sırrı var. Bu sır, topraklara, düellolara, güç savaşlarına, iki ailenin hayatının altüst olmasına neden olacak. Bu sır, aşklarını dizginlemeye çalışan Asi ile Demir’in güçlü duygularını imkansız kılacak.
Gülizar(0)(7,3-98)
Ask yolu(0)(7,2-94)
20 Dakika(2013)(7,0-1243)
Kara Para Ask(2014)(6,7-3607)
Ihlamurlar altinda(2005)(6,7-909)
Cesur Ve Güzel(2016)(6,5-3298)
Menekse ile Halil(2007)(6,2-1014)
Yüregine Sor(2010)(6,2-703)
Tight Dress(2016)(6,0-151)
Ask ve ceza(2010)(5,9-860)
Gönülçelen(2010)(5,7-765)
Fatmagül'ün Suçu Ne?(2010)(5,5-4774)
--- spoiler ---abicim bu diziyi benden başka seyreden kalmadı galiba yoksa bir allahın kulu da çıkar derdi ki seyirci müşteridir, müşteri velinimettir müşteri bu kadar da salak yerine konmaz.. üşenmedim bölüm numaralarını buldum... bölüm 17'de demir sigorta formlarını imzalıyor hani üstünden resim yürüttüğü... o zaman asimiz -7 şubat 1983 doğumlu.. sonra 30. bölüme geliyoruz ali bey'in elindeki nufus cüzdanı fotokopisi kızımızı aniden 23 mayıs 1985 doğumlu yapıveriyor.. asi'nin balık kadını olmasına gönlümüz razı olmadı ikizler kadını olsun diye karar verdiler herhalde.. hoş ikizler kadını olmak bence de çok süper bişi ama demek asi'nin yaşını büyük gösterip erken sigortalattılar diyoruz... türk halkının hafızası pek kuvvetli değildir ayrı konu ama sen durup dururken tarihlerle ilgili yazılı bilgi verip 3 ay sonra verdiğin bilgileri yalanlarsan ben bunu seyirciyi hiiiç siklememek olarak yorumlarım... melek'i yalnız başına karşı tarlaya göndermeyen aile, ameliyat olsun diye tek başına paris'e siktiredebiliyor mesela...bir de kuzum arazide sandaletle, şipidik terlikle dolaşmak neyin nesi oluyor? sizin oralara kkka kenesi gelmedi mi hala? hem bunun dikeni var, yılanı var.. nasıl çiftçisiniz siz anlamadım ben...bir de sevinç olacaktı, hani aslan'ın kardeşi olarak bildiğimiz, hani ziraat mühendisi olan? o nerelerde bu arada acaba? epeydir görünmüyor, yoksa eli mango gibi sepet havası mı, bilelim..demir ki kendisine kısaca rain man de diyebiliriz.. müthiş bereketli rahmetli bir adam.. ne zaman asi ile sarılacağı tutsa gökyüzü deliniyor.. herneyse işte bu demir şehirden çifliğe geliyor, sonra aslan'ı görüp peşinden şehre gidiyor, bu arada vişneçürüğü renkli kanlı cemal ağa'yı kim deşti henüz bilmiyoruz. ama sonra çiftliğe geri dönüyor.. bu çiftlik şehir dışında biliyorsunuz hatta neriman ilk bölümlerde dağ başında yaşamaktan şikayetçiydi.. her neyse, yani nereden baksan aradan 2 saat geçmiş olması lazım.. tüm bu süreçte asi kızımız pencerenin önünde ayakta bekleşiyor ya ben ona şaşıyorum..türk polisini bilmem ama antakya polisinin hızı da takdire şayan doğrusu...--- spoiler ---bu dizide farketmediğimiz bir şey var o da 3 tane kadının senaryo yazarı rolünde olduğu.. yok gerçek senarist falan değil bunlar.. sağdan soldan toplama başka türlü olamaz...(bkz: iki eliyle bir siki dogrultamamak) x 3diziyi otuyla böceğiyle, atıyla çamuruyla sevmiştik ama artık elemanlarımız arabadan motordan, tekneden inmez oldular... akşam yemeklerinden, davetlerden, toplantılardan başlarını alamıyorlar... şehir hayatı seyredeceksem zaten burada yapılmışı var...hadi size iyi günleeeer
(yul - 29 Haziran 2008 15:51)
bence bu dizide bir asi varsa, bu olsa olsa reklamlarda ve orada burada rastgeldigim tum kareler boyunca bagirip duran nur surer olabilir.
(cavdar - 28 Ekim 2008 00:32)
uzun zaman sonra bugün tekrar izledim ve gördüm ki asi'de değişen birşey yok. yeni evli asiye hanım evliliğinin ilk gecesinde pazen babaanne geceliği giymiş, bunun frijit ablası defne de gerdeğe aynı gecelikle girmişti. kozcuların kızlarındaki bu pazen gecelik sevdası nedir anlamadım. yanarım yanarım o taş gibi demir'in kaderine yanarım.ek: sevgili asi, adam üstünü değiştirirken uzaktan bakıp iç çekeceğine tripleri kes ve pazen gecelikten kurtul. kib.
(isolde - 8 Kasım 2008 00:10)
son yazısını da görmedim ama dizi bitti galiba.. toparlanmış herkes, evlere dağılmış falan...kimsenin ekmeğiyle oynamak istemeyiz elbette ama senaryo yazarı rolündeki 3 kadından ikisi kalmış yanlarına iki de erkek gelmiş anladığım kadarıyla... böylece okeye 4. de tamamlanmış olduğuna göre artık bu işleri daha heveslilere bırakıp kahveye takılmanın vakti gelmiş...--- spoiler ---hadi düğün aceleye gelmişti de cenazede nerelerdeydi bu kerim'in kardeşi leyla? hani annesi gibi gördüğü süheyla'ya demir'e başsağlığı gerekmez miydi? insan bir telefon eder hiç değilse.. bu kadar ıncık cıncık yakınlık boğar adamı valla billa...içeride başsağlığı sırasında bunalan kerim dışarı çıkmış hatta yol üstünde ufak da bir ateş yakmış durumda.. yanına gelen demir büyük bir işadamı olarak, daha da yeni devlet ihalesi kazanmış biri olarak hatta, bütün şirketlerin satılıp savılması ve gidilmesi emrini veriyor... aile şirketi de olsan ortakların falan var hatta 3 tanesi de ortadan kaybolan leyla, kaçan aslan ve siktiredilen ali... hani bu şirketlerin halka açık kısımlarından imkb bildirimlerinden falan bahsetmiyorum bile, hatta bu ekonomik krizde şirket satmak kadar gerizekalı bir yöneticilik uygulamasını da geçtim, senaristlerimiz oraları düşünmüştür diyorum.. ha ha burası espiriydi... demir bütün bu talimatları verdikten sonra, daha yaktığı ateşin külü sönmeden tünediği taşın üstüne defne'yi çağıran kerim ise bütün şirketlerin satıldığı bilgisini veriyor.. yanlış olmasın satılmasına karar verdik değil, satıp savdık diyor.. fast forwardın kralısın allahıma peygamberime... gelelim ertesi güne... daha dün kardeşini toprağa veren ve aynı akşam içinde hatay il sınırları içindeki bütün malvarlığını elden çıkarmayı başaran demir kişisi ve babası mayın tarlası önünde duruyorlar.. bu arada hemen arkalarından gelen onlarla birlikte yavaşlayan arabanın farkında olmamalarını geçiyorum ben de hızlıca.. ve geliyoruz aklımızı alan mayın tarlasına... haydar tel örgüyü atladığı gibi 5. metrede çakılıp kalıyor... demir ise tele hemen sırtını dayamış şekilde aleni bir mayın tarlası parodisi yaşıyoruz... canlarım senaristlerim, hiç öyle karayolunun burnunun dibinde 3 metrede mayın olur mu lan? demek kamyonun biri yoldan mıcır fırlatsa arkadaki araba havaya uçacak... tampon bölge diye bişi duymadınız mı olm siz? erkek senaristler siz askerliği orduevi gazinosunda falan mı yaptınız kuzum? hem hayır madem tırsıyorsunuz mayın tarlasının orada çekim yapmaya, kendinize tel örgülü başka bir yer bulun üstüne mayın tarlası tabelası koyun biz yutarız nolcak.. akp'nin kadrolu photoshopçıları da size bu konuda destek çıkarlar hem, copy nasıl yapılır, paste nasıl olur di mi... hem o zaman adam gibi 25-30 metre koşar gerilim de yaratırdınız, hatta patlama bile olsaydı da birileri öldü mü diye muallakta kalsaydık neyse olan olmuş artık...kerim bu sezonu aynı baklavalı süveterle geçirdi malum ekonomik kriz falan anlıyoruz tabii.. anlamadığımız aynı saatlerde kendisinin şirket çalışanlarıyla veda sahneleri... tazminatlar yatmış, ayrıca ikişer maaş.. demek asgari ücretten gösterdiler ki tazminat fazla bişi tutmamış, ikişer ay ikramiyeye mecbur kalmışlar diyoruz buradan...defne salağının kendi işinden ayrılması da bir başka muammadır.. kızım sen restoran işletmecisisin.. elinde kapı gibi sözleşmen olmalı sana ne oluyor? bırak otelin yeni sahibi gelince o göndersin seni..savcı namık yüksek yerlerden torpilli anlaşılan adam daha istanbul'a tayin talep yazısını göndermeden eşyaları toplayıp vedalaştı.. bu ne hız bu ne başarılı bir tayin..süheyla'ya verildiği söylenen hasat paralarını da hala unutmadım haberiniz olsun... öyle ortaya abuk subuk replikler atıp üstüne yatamazsınız...--- spoiler ---tomris giritlioğlu dizinin geldiği noktadan çok gurur duyuyor olmalı ki hemen her bölümü babasına ithaf ediyor... anlamak mümkün değil.. ben olsam utanırdım...
(yul - 9 Mart 2009 15:38)
fragmanında görüldüğü kadarıyla, 5 yaşına yeni girmiş çocuğun nüfus cüzdanında vesikalık fotoğrafı vardır. biz de bir yaşımıza daha girdik sayelerinde..
(sinek kucuktur ama besleyicidir - 20 Mart 2009 12:00)
annemin kaçırmadan izlediği bir dizi ve ben de evlat durumundan yararlanarak arasıra izlemek durumunda kalıyorum. kim kimdir pek bilmiyorum, ama ortada bir takım dalavereler döndüğü daha ilk dakikalarda anlaşılıyor.asi ve demir karakterlerini aşırı derecede ruhsuz ve soğuk buluyorum. sanki hayatlarında hiç kahkaha ile gülmemiş gibi bir halleri var. (benim izlediğim kadarıyla) ve bu ikisinin tıpkı kendileri gibi tepkisiz bir de kızları var. kız aslında çok sevimli, yerim onu, şeker şey. ama ağır ağır hareketleri var, koca insan gibi. konuşması da çok ağır ve bence çileden çıkarıcı. ''an-ne-mi-ne-za-man-gör-me-ye-ce-gi-di-cez-o-nu-çok-öz-le-dim...''aynen böyle hece hece konuşuyor kız ya. çıl-dır-ma-mak-iş-ten-de-ğil-he-yal-lam-ya-rep-pim.
(muhabirkedi - 29 Nisan 2009 10:06)
ceylan' ın tarlada aşk ve gurur okuduğu sahne hoş bir ayrıntı olmuştur kanımca.
(cybele - 19 Haziran 2009 23:09)
vay be, 10 haftada bir izlediğim bir dizi olsa da bitmesi hüzünlendirdi, içimdeki "köyümüz köylümüz"ü pek güzel ortaya çıkarıyordu. tamam, finalinin son 20 dakikasını izleyebildim sadece, ama seviyordum ben asi'yi, hatta bir mektup yazdım ona:sevgili asi;cuma akşamları tv'yi açınca sen, koyunların, ve kemerlerinin orada olduğunu bilmek güven vericiydi. biliyordum ki yapacak hiçbişey bulamazsam demir'le bitmek tükenmek bitmeyen triplerinizi(örn: demir bana bakarken gözünü kırpıştırdı, çok alındım terkediyorum), hiç bitmeyen bir enerjiyle vızıldayan anneni, defne'nin bordo çoraplarını, pazen geceliklerinizi, at, kuş ve böcekleri izleyerek uyuyakalabilirdim, müzikler de ninni gibiydi oh mis. nihayet demir'le de kavuştun, yalnız çok tribal bir hatunsun, kocan senden de beter, nasıl anlaşacaksınız çok endişeleniyorum.belirtmeden geçemeyeceğim, giydiğin iki gelinliği de çok beğendim. bunu okursan bana ulaşıp gelinlikleri(özellikle ilkini) nereden aldığını söylersen çok makbule geçer, sen ve defne'den özenip aldığım pazen geceliklerden de çok memnun kaldım, yumuşacık sıcacık, sağolasın.mektubuma son vermeden önce, noolur asya'yı bana verin, hastasıyım onun minik ellerinin, kepçe kulaklarının.sevgiyle kal asi, ailene çok selam söyle özellikle annene.
(isolde - 19 Haziran 2009 23:23)
ozbi adlı türkçe rap sanatçısının taksim gezi parkı olayları hakkında yazdığı ve abdullah cömert'e ithaf ettiği parçahttp://www.youtube.com/watch?v=yfub70qubbosözleri: hey, direnişe gidiyorum, bir çanta bir bez maske zulamda hey, uyandım yürüyorum, polis önümü kesiyor bir tomayla hey,ben başkaldırıyorum, ifadelerim özgür suratımda hey, hürriyetimi görüyorum, tek başımayım ama çok'um bu kavgada!.. hiç düşünmeden vur beni, sakın bir saniye bile bekleme, çünkü ben bir asiyim ayaklanırım hayalleri yedeklemem. hıh!.. gözünü kırpma, tetiğe asıl, nede olsa seni haklı çıkartacaktır parayla susan basın. hıh!.. tırsma, elin titremesin, kazandığın madalyon zengin edince fitre verirsin, günahların affolur. korkma, hurilerin 7 den 6 ya düşmez, inandığın mollalar mutlaka bir kılıf bulur. neden burada olduğunu bil. ben hükümetin varlığını reddettim; çünkü özgürlüğüme küfretti. monarşiye göz kırptı, her lafını dikte etti, birilerinden öc alırıken benim hayatıma kastetti. sokağa koştum çünkü, onlar hep yalan attılar ben de duydum, onlar iyi insan bense kötü oldum..ben özgürlüğüm diye bağırdım onlar anarşist diye damga vurdu..eyvallah hiçkimsenin boyunduruğu altında değilim, özgürüm istersem anarşist olurum, istersem ''halk'' olurum, ben kendimin kralıyım, bu yüzden vur beni lan titreme. sakın bir saniye bile bekleme..ı hey, direnişe gidiyorum, bir çanta bir bez maske zulamda hey, uyandım yürüyorum, polis önümü kesiyor bir tomayla hey,ben başkaldırıyorum, ifadelerim özgür suratımda hey, hürriyetimi görüyorum, tek başımayım ama çok'um bu kavgada umursamak, ümit etmektir. memur olsam bekleyeceğim ay sonu bir yavan ekmektir. senin patronlarının yaptığı insanları keklemektir, kadere inandırıp sonra sepetlemektir. ben inanmıyorum, beni kurşun zoruyla inandır, ölümle tehdit, et topluma yamandır. sıkıya geldin ya! tetiği kafama dayayıp işi dolandır. ulan senin taptığın, üstünde piramit olan bir dolardır. -hıh!. kolaydır, paran olunca bağırmak, ben inandığım gerçekleri hiç bir hayale savunmam.senin için meşrudur paraya domalmak, sonra gayler günahkar olur sense kahraman.. ben sıvazlamam, depresyona girip sızlanmayı, bas artık lan tetiğe mızmızlanmayıp, sokaklarda öğrendim arabaya binip hızlanmayı, bas artık lan tetiğe mızmızlanmayıp....
(seytan ayrintida gizlidir - 9 Haziran 2013 16:50)
resmi olarak klibi de gelmiştir.http://www.youtube.com/watch?v=dkxjg0aokx0direnişe dair çok fikirler ortaya atıldı, çok çok güzel eserler yaratıldı. hiçbiri için ''en güzeli bu'' demeye gönlü el vermiyor insanın. bu yüzden ozbi'nin asi'si için de ''en güzeli bu'' diyemiyorum ama çok çok güzel bir işe imza attı.sanat meselesi safi yetenek ile alakalı bir mesele değil; açık bir zihin, temiz bir yürek de gerekiyor. ozbi; bunları aynı bünyede barındıran önü açık pırıl pırıl bir genç.
(fahir - 28 Haziran 2013 15:44)
Yorum Kaynak Link : asi