Süre                : 1 Saat 1 dakika
Çıkış Tarihi     : 17 Haziran 2016 Cuma, Yapım Yılı : 2016
Türü                : Drama
Taglar             : Romana dayalı
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Amazon Studios , TriStar Television , City Entertainment
Yönetmen       : Billy Ray (IMDB), Scott Hornbacher (IMDB), Gwyneth Horder-Payton (IMDB), Stacie Passon (IMDB)(ekşi), Julie Anne Robinson (IMDB)(ekşi), Daisy von Scherler Mayer (IMDB)
Senarist          : F. Scott Fitzgerald (IMDB)(ekşi),Billy Ray (IMDB),Julia Cox (IMDB),Desta Tedros Reff (IMDB),Katie Robbins (IMDB),Christopher Keyser (IMDB),Anna Fishko (IMDB),Peter Parnell (IMDB)
Oyuncular      : Matt Bomer (IMDB)(ekşi), Kelsey Grammer (IMDB)(ekşi), Lily Collins (IMDB)(ekşi), Dominique McElligott (IMDB)(ekşi), Enzo Cilenti (IMDB)(ekşi), Koen De Bouw (IMDB)(ekşi), Mark O'Brien (IMDB), Rosemarie DeWitt (IMDB), Bailey Noble (IMDB), Whitney Rice (IMDB), Kerry O'Malley (IMDB), Saul Rubinek (IMDB), Danielle Rose Russell (IMDB), Jennifer Marsala (IMDB), Iddo Goldberg (IMDB), Annika Marks (IMDB), John Hartmann (IMDB), Jack Doke (IMDB), Melia Kreiling (IMDB), Don Harvey (IMDB), Chloe Guidry (IMDB), Laura Dickinson (IMDB), Jennifer Beals (IMDB), Eion Bailey (IMDB), Michael Siberry (IMDB), Elise Eberle (IMDB), Dan Donohue (IMDB), Taylor Nichols (IMDB), Michael Bunin (IMDB), Nicole DuPort (IMDB), Albie Selznick (IMDB), Lou George (IMDB), Sharon Lawrence (IMDB), Eric Bradley (IMDB), Reid Bruton (IMDB), Sally Dworsky (IMDB), William Kenneth Goldman (IMDB), Levi Gunn (IMDB), Kelci Hahn (IMDB), Ramone Hamilton (IMDB) >>devamı>>

The Last Tycoon (~ El último magnate) ' Dizisinin Konusu :
Son Patron 1976 ABD yapımı dramatik dönem filmidir. Actors Studio'nun da kurucusu olan Istanbul doğumlu, Rum asıllı Amerikalı yönetmen Elia Kazan'ın yönettiği filmin uyarlama senaryosunu Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İngiliz yazar Harold Pinter yazmıştır. Pinter senaryoyu F. Scott Fitzgerald'ın hayattayken bitiremediği ve ölümünden bir yıl sonra, 1941'de yayımlanan aynı adlı son romanından uyarlamıştır. Film Oscar Ödüllü yönetmen Elia Kazan'ın da son filmidir.


  • "türkçe'de son düş adıyla da iletişim yayınlarınca yayınlanmıştır."
  • "(bkz: the love of the last tycoon)"
  • "f.scott fitzgerald 'ın bitiremeden öldüğü son romanı. son hükümdar adıyla can yayınları'nca yayınlanmıştır.(bkz: last call)"




Facebook Yorumları
  • comment image

    penguin modern classics baskısını düzenleyen ve önsözünü yazan edmund wilson, fitzgerald'ın notlarından ve konuşmalarından derlediği stahr profilini şöyle aktarmaktadır;

    --- spoiler ---

    "the split between the controllers of the movie industry, on the one hand, and the various groups of employees, on the other, is widening and leaving no place for real individualists of business like stahr, whose successes are personal achievements and whose career has always been invested with a certain personal glamour. he has held himself directly responsible to everyone with whom he has worked; he has even wanted to beat up his enemies himself. in hollywood he is the last tycoon." - sf 158

    ---
    spoiler ---

    jay gatsby veya dick diver gibi pırıltıların içinde kaybedendir monroe stahr. kendi dünyasının tanrısı olup da tahtını kaybedenlerden biri. sıradan insanların vizyonu ne yükselişlerini ne de düşüşlerini anlayabilir stahr gibilerinin. kitaptaki genç cecelia brady bu durumu çok güzel anlatmaktadır;

    --- spoiler ---

    "suddenly i wished it had been about ten years ago - i would have been nine. brimmer about eighteen and working his way through some mid-western college and stahr twenty-five, just having inherited the world and full of confidence and joy. we would both have looked up to stahr so, without question. and here we were in an adult conflict, to which there was no peaceable solution, complicated now with the exhaustion and drink." - sf 151

    ---
    spoiler ---

    hep kathleen'in mektubunun daha vurucu olabileceğini düşünmüşümdür. tabii, fitzgerald romanı bitirecek zaman bulabilseydi senaryonun o kısmını daha da geliştirebilirdi. yine de, kitabın pat diye durması çok etkileyici bence. yani fitzgerald gibi bir devin son romanını okuyorsunuz ve en olmayacak yerde kesiliyor tüm hikaye. karakter kazandıran hüzünlü bir durum. edmund wilson'un yaptığı yorumlardan ve eklediği belgelerden sonunda ne olacağını anlayabiliyoruz. tüm entry bu son varsayımına ve fitzgerald'ın geçmiş karakterlerinin sonlarına dayanıyor aslında. olması gereken gibi duruyor hem.

    ilgilileri için;

    (bkz: isim /@deliogul)
    (bkz: tender is the night /@deliogul)
    (bkz: f. scott fitzgerald /@deliogul)


    (deliogul - 13 Eylül 2010 02:05)

  • comment image

    monroe stahr ın odasına gelen bir senariste "bu senaryo değil, sırf konuşma." diyerek yazdıklarından sıkılıp canlandırdığı oyunun, filmin sonunda kathleen için canlanması beni çok etkiledi. fakat masaya çantasını boşaltıp çıkardığı her şeyi geri koyduktan sonra çeyrekliği bırakma muhabbetini anlayamadım çeyrekliği film için bıraktı dese de. anlayan beri gelsin. odadaki birbirinin varlığından habersiz ve birbirini izleyen adamların muhabbeti de muallakta kaldı bende.


    (vladimir ozcanov - 7 Ekim 2010 05:03)

  • comment image

    elia kazan'ın büyük ihtimalle günah çıkartmak için çektiği, gayet sıkıcı ve hatta gereksiz bir salon filmidir. bunun dışında, robert de niro ve jack nicholson arasındaki gerilim oldukça gerçekçi bir biçimde aktarılmıştır. öyle ki söz konusu sahneleri izlerken taraf tutmamak imkânsızdır.* çünkü film o kadar sıkıcıdır ve de niro heykeli sikilecek adam karakterine o kadar iyi bürünmüştür ki içeri dalıp herkesi tokatlamak en büyük arzunuz hâline gelir.

    edit: the last tycoon öncelikle bir romandır ve öyle kalacaktır!


    (soselo - 3 Ağustos 2012 21:50)

  • comment image

    hollywood erkek ve kadınlarının analizini yapan film. zaaflar, çıkarlar, taktikler... tutku ve aşk...

    monroe stahr ve kathleen moore'un henüz çatısı tamamlanmamış eve dönmeye karar verdikleri sahne gibi etkileyici sahneleri var.

    çarpıcı genellemeler de mevcut. örneğin;

    şu fransız kızların gerçekten bir derinliği var...

    kominist bir yunanlı bulamazsın...

    -bütün senaristler çocuk gibidir,% 50'si ayyaştır yakın zamana kadar hollywood’daki senaristler mizah dergilerinde yazıyorlardı. büyük çoğunluğu hala mizah yazarı ama biz onlara senarist diyoruz.
    -ama yine de onlar hala bu mesleğin çiftçileri. ürünleri yetiştirirler ama ziyafette yer almazlar.

    ...aşkta hayal kırıklığına uğramışsın belli, dördüncü kadehini içiyorsun...

    ...hep 10 milyon dolara yumruk atmak istemişimdir... (10 milyon dolar diye patrondan bahsediliyor)...

    brimmer karakterinde jack nicholson her zamanki gibi harika...

    filmden geriye bende kalanlar bunlar.

    film hakkında araştırma yaparken japon bir izleyicinin yorumuna denk geldim: "film sıkıcı ve klişelerle dolu. vazgeçilmez japon uşak klişesi bu filmde de var. eğilir ve hizmet ettiği kişi çık deyinceye kadar bekler. kendilerini patronlarına adarlar. adadığı kişi neye ihtiyacı olduğunu söylemeden japon uşak bilir ve harfiyen yerine getirir. hala farkına varamadılar, bir japon asla kendisini kişilere adamaz, sadece görevine adar."

    film benim için artık bu yorumdan ibaret.


    (gulferke - 13 Nisan 2013 13:45)

  • comment image

    dizisi çekilmiş ve ilk sezonu 9 bölüm olarak yayına gitmiştir.

    1930'lar amerikasına ilgi duyan, hollywood'u seven herkesin izleyebileceği bir dizi. karakter gelişimleri, hikaye zinciri ve senaryo/çekim olarak benim gayet beğendiğim ve izlediğim bir dizi oldu.

    tavsiye ederim.

    altta spoiler var, okumayın.

    --- spoiler ---

    dizinin başından itibaren ana iki karakterin çatışmaya gireceği belliydi. fakat nasıl olacağını merak ediyprdum. güzel çözümlenmiş açıkçası. hikaye akışı gayet iyi. insan bir monroe olmak istiyor. pat karakteri de haklı. ne yaparsan yap, övgüyü toplayan başkası.

    ---
    spoiler ---


    (bir2uc4bes6 - 30 Temmuz 2017 19:38)

  • comment image

    diziye uyarlanmış f.scott fitzgerald'ın yarım kalmış romanı.

    --- spoiler ---

    dizi olarak biraz ağır aksak ilerlese de kendini izletiyor. film stüdyosunu birlikte kuran iki erkeğin hem birbirlerine duydukları saygı, hayranlık aynı zamanda kıskanç çatışmalarıyla yarattıkları stüdyoyu koruma ve var etme çabasını yer aldıkları hollywood dünyasındaki entrikalar, dedikodular, güç savaşları ve aşklarıyla birlikte izliyoruz.
    ---
    spoiler ---

    monroe stahr rolüne matt bomer ölesiye yakışmış. zaman zaman izlerken sahneyi dondurup kendisine uzun uzun bakıp "tek başına bir baş yapıtsın" diyorum.


    (sadece okuyucuyum - 4 Ağustos 2017 11:38)

  • comment image

    diziyi bilmem, elia kazan'ın filmi yıllar yılı listemde duruyordu. en sonunda bulup izledim. öncelikle kazan en iyi castlardan birisini oluşturmuş bu filmi için. hakikaten harika bir cast. başrolde genç aktör robert de niro. yardımcı rollerdeyse hollywood'un altın çağı'nda başrolde yer alan oyuncular: robert mitchum, tony curtis, dana andrews, jeanne moreau, ek olarak genç jack nicholson (bir sahnesi var), genç ve güzel ingrid boulting. casta baksanıza... de niro'yla nicholson gibi iki büyük oyuncuyu aynı sahnede görebilmek her şeye rağmen şans. mitchum, curtis, moreau, andrews gibi büyük oyuncuları da aynı filmde görmek şans. denildiği gibi film, f. scott fitzgerald'ın tamamlayamadan öldüğü romanından uyarlandı. şansa bakın ki usta yönetmen kazan'ın da son filmi oldu. tabii casta ve konuya bakıp iyi bir film bekleniyor ama sayıları çok olan "görkemli castlı vasat filmler"den birisi olmuş. gene de de niro oldukça iyi performansı, tabii ki yardımcı oyuncuları sayesinde film izleniyor, ama yer yer fazlasıyla sıktığını söylemeden edemeyeceğim. bu arada uşak olarak japon seçilmesi de hollywood'un vazgeçemediği leşliklerden. halbuki kazan'dan bunu beklemezdim.

    hollywood'un hollywood'u anlattığı filmlerinden. yer yer bu açıdan eğlenceli bir film ama bu tür filmlerin zirvesi olan sunset blvd'ye ulaşamıyor. zaten amaç da hollywood'u sunset blvd gibi eleştirmek değil. bir stüdyonun yöneticisi olan stahr'ın aşk hayatına ve işkolikliğine odaklanıyor film. stahr'ın âşık olması, yoğun işine devam etmesi, film sektörü vs anlatılıyor ama izlerken şaşırtacak bir tarafı yok, etkileyici sahneleri çok az, yukarıda dediğim gibi sıkıcı bir drama. buna rağmen oyuncular için bir şans verilebilir.


    (sherlock holmes 90 - 22 Ocak 2018 12:00)

Yorum Kaynak Link : the last tycoon