Süre                : 1 Saat 36 dakika
Çıkış Tarihi     : 30 Ağustos 2013 Cuma, Yapım Yılı : 2013
Türü                : Drama,Bilim Kurgu
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  erbp
Yönetmen       : Shane Carruth (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Shane Carruth (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Amy Seimetz (IMDB)(ekşi), Shane Carruth (IMDB)(ekşi), Andrew Sensenig (IMDB)(ekşi), Thiago Martins (IMDB)(ekşi), Kathy Carruth (IMDB), Meredith Burke (IMDB), Andreon Watson (IMDB), Ashton Miramontes (IMDB), Myles McGee (IMDB), Frank Mosley (IMDB), Carolyn King (IMDB), Kerry McCormick (IMDB), Marco Antonio Rodriguez (IMDB), Brina Palencia (IMDB), Lynn Blackburn (IMDB), Trey Walpole (IMDB), Dave Little (IMDB), Julie Mayfield (IMDB), Ben LeClair (IMDB), Gerald Dewey (IMDB), Leticia Magaña (IMDB), Rebecca Frances (IMDB), Lindsey Roberts (IMDB), Cody Pottkotter (IMDB), Julie Santosuosso (IMDB), Steve Jimenez (IMDB), Jack Watkins (IMDB), Ted Ferguson (IMDB), Juli Erickson (IMDB), Karen Jagger (IMDB), Jason Barnes (IMDB), Wendy Welch (IMDB), Keith Copeman (IMDB), Nettie Yovanovitch (IMDB), Tony Tomaj (IMDB), Wheeler Williams (IMDB), Tommy Watson (IMDB), Joe Cutler (IMDB), David Blaine (IMDB), Joy Leigh (IMDB) >>devamı>>

Upstream Color (~ Gizli Kimya) ' Filminin Konusu :
Gizli Kimya, insanoğlunun kökenlerini ve aşkın entrikalarını keşfe çıkan korkunç bir olaylar dizisiyle bütünleşmiş karmaşık bir aşk hikâyesi anlatıyor. Shane Carruth 2004 yılında Sundance´te Jüri Büyük Ödülü kazanan Primer / Kapsül´ün ardından gelen bu yepyeni filminde, yaşı olmayan bir organizmanın yaşam döngüsüne kapılarak bir araya gelmiş bir kadın ve adamı konu ediniyor. Mahvolmuş hayatlarının parçalarını bir araya getirmeye çalışırken ikilinin kimlikleri bir hayale dönüşüyor. 2013 yılının en merakla beklenen filmlerinden Gizli Kimya, Sundance´ın ardından şubat ayında Berlinale´de uluslararası prömiyerini yaptı.


  • "primer'dan tanıdığımız shane carruth'ın yeni filmi, mart 2013'de vizyona girecek imiş."
  • "(bkz: şimdi reklamlar)ücretsiz ve yasal olarak bu aralar beyazperde sinema portalı'ndan izlenebilecek film.(bkz: reklamlar bitti)"
  • "yönetmen burada açıklayamadığımız duyguları açıklamaya çalışmış."
  • "anlamaya calismak, tam olarak anlayamamak ve hayatin anlamini cozdugumu sanmak ile gecen 96 dakika."
  • "ilk yedi dakikasını izledim.harika film."
  • "müzik biraz zorlasa da; arada bir akla getirilip izlenmesi gereken, farklı okumalarla anlaşılabilecek filmlerden."
  • "23 dakikadır ne izliyorum ben diye düşündüğüm film. sorun bende mi diye bakmaya geldim de değilmiş.hayır meyve yaptım kendime izlerim diye ama yok. o keyfimi de sildi."




Facebook Yorumları
  • comment image

    "we are conscious of an animal in us, which awakens in proportion as our higher nature slumbers. ıt is reptile and sensual, and perhaps cannot be wholly expelled; like the worms which, even in life and health, occupy our bodies. possibly we may withdraw from it, but never change its nature. ı fear that it may enjoy a certain health of its own; that we may be well, yet not pure." [henry david thoreau, walden]


    (mutereddit tedirgin - 26 Mayıs 2013 22:42)

  • comment image

    dücane cündioğlu, sinema ve felsefe kitabında sanat konusunu ele alırken şöyle söyler: "sanatçı yapar ama yaptığını açıklayamaz. sanatçı sanatını icra ederek konuşur. dolayısıyla kendi susar, onun yerine eseri konuşur". evet durum gerçekte böyledir ama burada öne çıkan mesela bunu sanatçının bunu "nasıl yaptığı"dır. ve her sanatçıda bu farklılıklar gösterir. misal haneke aslen filozof olduğu için filmlerini felsefik yoğunlukta çeker, bu nedenle sinema dilinin ikinci plana düştüğü olur. tarkovski ise belirsizliği sever, görünmez bir bütünün parçalarını anlatır. asla bağırmaz, gözümüze sokmaz, bütünü ve çözümü muştulamaz.
    işte bu nedenle upstream color'u çok tarkovskivari bulduğumu söylemeliyim. ama bu filmin handikapı aşırı belirsizliklerden mustarip olması. müphemin benim nazarımda bir sınırı var. bir yere kadar, sonrasını sevmiyorum. upstream color da bir bütünün görünmez (demeyelim de belli belirsiz) parçalarını anlatıyor. bütünü ise bize bırakıyor, çözüm zaten hiç önermiyor.
    kendi adıma ben zaten ne bütün ne çözüm peşinde olan, sürekli parçalar peşinde koşmuş birisiyim, daha doğrusu parçalarda takılmış kalmış durumdayim. bana bir parça verin ben orada oyalanıp durayım. bütüne ya da çözüme gitmek şu fani hayatım için geçerli değil. reenkarnasyon diye bir şey varsa artık önümüzdeki maçlara bakacağız. upstream'den doyumsuz lezzet almak da anca o şartlarda mevzu bahis olabilir.
    ama emeğe saygı duruşuna geçip filme bir selam çakalım, yolumuza bakalım.


    (gunduz avlanan jaguar - 10 Haziran 2013 14:41)

  • comment image

    dünya bütünüyle bir organizmadır, üzerinde yaşayan herşeyle birlikte: mağma, toprak, ağaçlar, su ve atmosfer katmanları. insanlar da bu organizmanın bir parçasıdır. beyin korteksinin gelişimi insanı daha zeki ve yararcı yaptı ama daha duyarlı olmak noktasında insan hayvani bir içgüdüyle bencilleşme yolunu seçti ve bir parçası olduğu organizmaya karşı yabancı bir virüs gibi hareket etmeye başladı. filmde bu konu sembolik bir şekilde aktarılıyor anladığım kadarıyla. işlenen konu çok önemli olmasına rağmen getirdiği sinema dili açısından değerinin abartıldığını düşünüyorum.

    --- spoiler ---

    domuzlara bakan adam sanırım doğayı temsil ediyor ve kendisini değiştiren insanı anlamaya çalışıyor. bunu yaparken onu yarattığı sound ve rezonansla duyumsamaya çalışıyor. doğa insanı anlamaya çalışır ancak insan doğayı anlamayı reddettiği gibi, doğanın insanı anlama ve kendini koruma çabasını kendine bir tehdit olarak algılamaktadır. nitekim filmin sonunda insan doğayı yok eder ve onun yerini alır. bu noktada doğa ve insanın filmde göz göze geldiği sahne son derece etkileyiciydi. sadece o sahne için izlenesi bir film. eğer sembollere bu perspektiften bakarak filmi yeniden izlerseniz herşey gözünüze daha farklı bir anlam ifade ederek görünecektir.

    ---
    spoiler ---


    (sirensoul - 25 Haziran 2013 04:42)

  • comment image

    eğer aşırı derecede sağlam bir sinema bilginiz varsa ve metaforları leblebi gibi yiyip bitiren bir sinema arsızıysanız, film bence sizi doyurur. fakat benim gibi, film bittikten sonra aklında kalması gereken şey o koca metaforların anlamları değilde, kala kala zırto zırto şeyler kalmışsa, film hakkında bir kaç bir şey okuyup ne kadar kaliteli bir film olduğunu kavrayabiliyorsunuz zaten. *


    (michonne - 30 Ekim 2013 14:31)

  • comment image

    anlamaya calismak, tam olarak anlayamamak ve hayatin anlamini cozdugumu sanmak ile gecen 96 dakika.


    (ttku - 11 Ocak 2014 21:08)

  • comment image

    yine senaryonun beyin aktığı, sembolizmin bol olduğu, kurgunun tavan yaptığı bir film.

    shane carruth abimiz anlatmak istediği temel konuyu başlarında ve sonundaki gibi somut görsellere bağladığından bilim kurgu filmi gibi gözükse de bu sadece izleyiciyi kolaylaştırmak, anlatılmak isteneni sindirtmek içindir.

    --- spoiler ---

    temelinde gayet insanı ve hayat çizgisini temel alan bir konusu var.

    gel gelelim semboliklere,

    başta, gördüğümüzde "müslüman" diye algılayacağımız bir tipin, kadının tüm hayatını, her şeyini sıfırlamasıyla başlıyor. ve bazı şeyleri ihtiyaç, bazı şeyleri görev edindirerek bir kitap okutuyor. burada o sembolik sömürücü ve görevlendirici tanrı, kadın ise kuldur. kadının herşeyi sıfırlandıktan sonra tekrar hayata salınması reankarnasyonla yeni bir hayata geçişidir. bunun da standart bir hayat ve bilinçle doğuşu domuz çiftliğinde oluyor. yani çiftlik, sınırlarla dolu standart bir yaşam bilinci. domuzlar da bu standartlar içinde yaşayan insanlar. senarist burada ayrı ayrı gösterip seyircinin anlamamasından korktuğu için bilimsel bir bağ kurdurtmuş.

    adam ve kadın standart bir sıfır bilinç ve ufukla hayatlarını sürerken -bunları sadece adem ile havva olarak da nitelendirilir ama fazla felsefik sembolizm olur- belli bir zaman sonra kadın yaşamını sorgular, eski hatıralarını, bilincini yoklar. bu domuz bakıcısını rahatsız eder ve rahatsız eden domuzları kaderin yolundan kendi akışına bırakır. işte burada adam ile kadın bir arayış içerisindedir. sürekli eski şeyleri kendi doğruları kabul eder ama aslında ikisininde doğrusu değildir.

    uzatmadan sona geleyim, kadın sonunda kendini keşfeder, bilinçlenir ve standartları, "kaderini" öldürür. bu onun için ve çevresi için aydınlanma olur. domuz çiftliğini yeniden inşa edip bakım yaparak kendi istediği şekilde kaderini çizer. ve bu tanrının hoşuna gitmez.

    genel olarak mesele bu. ince ayrıntılara girecek olursak, havuzdan taş çıkımı, kitabın tekrarlarca yazıp zincir hale getirimi, ofisten ayrılırken dağıttığı kağıtları toplayan arka plandaki adamlar bile hayatta,dinimizde, inançlarda bir şeyleri temsil ediyor.
    ---
    spoiler ---

    senin beynini öpeyim shane carruth


    (jigsawer - 24 Ocak 2014 16:33)

  • comment image

    müzik biraz zorlasa da; arada bir akla getirilip izlenmesi gereken, farklı okumalarla anlaşılabilecek filmlerden.


    (nisyan - 26 Nisan 2014 22:23)

  • comment image

    ekşisözlük götten metafor uydurma timini bir araya toplamıştır. hırsızı müslüman yapan mı dersin, bir film izleyip hayatın anlamını çözdüğünü sanan mı dersin yuh diyorum artık. o kadar anlaşılmayacak, metafor dolu bir film değildi. sadece filmin belli bölümlerinde diyalog yerine görsel anlatım ile film anlatılmış. dikkatli izleyince de hepsi gayet de anlaşılıyor. tüm bunlar filmin vasat bir film olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    hikayesi bu kadar basit. filmi izlemeyenler okumasın.

    --- spoiler ---

    kızımız hırsız tarafından elektroşok ile etkisiz hale getirilip, zehirli bir kurt içirilerek evine götürülüyor. hırsız kendisini hipnotize ediyor ve annesinin kaçırıldığına inandrırıyor. fidye parası olarak da tüm varını yoğunu parça parça çekerek hırsıza teslim ediyor ve en sonunda da hırsız tarafından terk ediliyor. hipnotize olduğu sürece içindeki kurt büyüyüp gelişiyor ve yavaş yavaş kendine geldiğinde bu kurdun derisinin altında hareket ettiğini farkediyor. bu panikle ve henüz tam kendine gelmemiş olmasının da etkisiyle domuz çiftliği olan adamımızı buluyor. bu adam da kurbanlarını yere müzik sesi vererek kendine çekiyor (bir çeşit hipnozun etkisinden tam kurtulamamış olanları çekme amacıyla yapılıyor bu) daha sonra kızın vücudundaki kurdu çıkarıp bir domuza aktarıyor. böylece bu adam domuza yaklaştığında kurdu kimin vücudundan çıkardıysa onun hissettiklerini hissediyor, bir nevi o kişinin hayatını röntgenliyor.

    daha sonra kızımız esas oğlanla tanışıyor ve birbirlerine aşık oluyorlar. daha sonra anlıyoruz ki esas oğlan da aynı şeyleri yaşamış ve o da hırsız tarafından dolandırılmış. bu iki dibe çökmüş kişi daha sonra kendilerini gözetleyen adamı buluyorlar ve kız adamı öldürüyor. havuzdan taş çıkarmalar, peçete kağıtlarını daire şeklinde birbirine bağlamalar falan bunlar hep hipnozun yan etkileri.

    şimdi bazı konuları açıklığa kavuşturmak gerekirse:

    röntgenci abimiz, hırsız, domuz, kurtçuklar ve dolandırılan kişiler arasında bir bağ bulunuyor ve tüm işleyiş bir döngüye göre ilerliyor.

    röntgenci içinde kurtçuk olan domuzları nehire atıyor. domuzların bulunduğu yerde, dibinde kurtların yaşadığı bitki yeşeriyor. hırsız bu bitkileri alıyor ve dibindeki kurtçukları da topluyor. daha sonra bu kurtçukları kurbanlarına yediriyor. kurbanını hipnotize edip tüm parasını çarpıyor ve kayboluyor. kurban, toprağa verilen müzik vasıtasıyla röntgenciyi buluyor. röntgenci kurtçuğu çıkarıp domuza naklediyor. içinde kurtçuk olan domuz da yavruladığında bu yavruları nehre atıyor ve döngü tamamlanmış oluyor. filmin sonunda röngentcinin ölümüyle döngü sekteye uğruyor ve hırsızın da kaynağı kesilmiş oluyor.

    ---
    spoiler ---

    film tümüyle bundan ibaret. gördüğünüz gibi metafor sıçmadan gayet güzel bir şekilde anlatılıyormuş film.


    (seyyah61 - 1 Mayıs 2014 19:41)

  • comment image

    (bkz: henry david thoreau)
    (bkz: walden)

    nice

    --- spoiler ---

    "we are conscious of an animal in us, which awakens in proportion as our higher nature slumbers. ıt is reptile and sensual, and perhaps cannot be wholly expelled; like the worms which, even in life and health, occupy our bodies. possibly we may withdraw from it, but never change its nature. ı fear that it may enjoy a certain health of its own; that we may be well, yet not pure."
    ---
    spoiler ---


    (desire endless - 12 Ağustos 2014 23:11)

  • comment image

    (bkz: içim şişti)'nin sinema dilindeki karşılığı. finalde alınan keyif, film boyunca karmakarışık kurgu nedeniyle oluşan beyin amcıklamasını bir nebze nötralize etse de tam bir tatmin duygusu yaşatamıyor. primer gibi bu da zor bir film ve sonuna kadar izlenip üzerine düşünmeyi hakediyor. artistik sıçmalarla çok şey anlatıyor gibi görünmeye çalışan filmlerden değil kısaca.


    (wiggin - 18 Şubat 2015 10:47)

  • comment image

    iyi bir ana fikri ve konusu olan, ama bunu izleyiciyi zorlayan bir kurguyla sunan film.

    az ve doğrudan anlam taşımayan diyaloglar, sahne geçişlerinin sıklığı, metaforik dilin bolca kullanılması filmin yer yer bezdirici olmasına sebep oluyor. en nihayetinde bu da can, film bitmeden bir şeyleri kafasında oturtmak istiyor insan.

    tutup da dünyayı yerinden oynattığını iddia edemeyiz filmin, ama belli bir meselesi olan film olduğu da ortada.


    (once kaos vardi - 22 Şubat 2015 04:48)

  • comment image

    23 dakikadır ne izliyorum ben diye düşündüğüm film. sorun bende mi diye bakmaya geldim de değilmiş.

    hayır meyve yaptım kendime izlerim diye ama yok. o keyfimi de sildi.


    (arphenion - 31 Mart 2015 00:15)

Yorum Kaynak Link : upstream color