• "farslar, özledikleri kişi için, "yüreğim büzüştü." derler, o'nun yokluğu nedeniyle. yüreği büzüşür özleyen insanın. yüreğin o'nsuzlaşmasıdır, yoksullaşması. zira maşuk doldurur aşık'ın yüreğini."




Facebook Yorumları
  • comment image

    özlemekle arasında ince ayrımlar olan.
    özlemek daha çok koklama duyusuyla ilgili geliyor bana. hatta bizim cenahta özlenene burnum denir. hasret ise dokunmayla ilgilidir. tene değer. hasretten can ve ten yanar. özlemenin ister öz'le ister ök'le ilişkisini (#5194483) düşünelim, özlemek hep içeriye işaret eder. görüntünün, duyusallığın ötesinde "asıl" diye bilinen yerde gerçekleşen, bedenselliği ancak burun titremesi ile açığa vurulan bir edim olan özlemenin karşısında hasret, "acı çekme, yorulma, korunaksız kalma" anlamlarına gelen "hasr"da kök salar. tüm anlamlarda içerisinin sınırlarına müdahale vardır. bedenin koruması aksamış, içerisi bir karadeliğe dönmüştür. artık "biz"in ve "cenah"ın telaffuzunun güçleştiği bu durumda "bizim cenah" hasretini çektiğine "canım" der. bu canım, "canım yanıyor" ile "canım çekiyor"da ortak olan "canım"dır.


    (nuri altuzer - 6 Aralık 2006 14:37)

  • comment image

    sema moritz'in seslendirdiği hasretin sözleri şöyledir.

    o gözler benim olan
    eskisinden yabancı.
    gönlümdeki bu sevda;
    hiç dinmeyen bir acı.

    ruhumun kederinden gözlerim yaşla doldu,
    inliyorum derinden, bana bilmem ne oldu.

    en candan arkadaşım; ruhumu saran gece.
    ben kime bağlanmışım, ağlıyorum gizlice.

    kimsesiz karanlıklar, derdime şifa verin.
    kalbimdeki yaralar, daha çok daha derin.


    (leaves dancing in the breeze - 22 Ekim 2007 11:37)

  • comment image

    sozleri aysel gurel'e ait,atilla ozdemiroglu'nun bestesini yaptigi bir sezen aksu klasigi...

    ter döküyor dört duvar ter bense beklerim bir gün mutlaka
    ters dönecek anahtarlar bir gün elbet çıkacaksın ışığa
    sen aydınlığa ben sana hasret
    gel eritir demirleri bendeki ateş

    bir gün açılır açılmaz sandığın kapılar vurunca güneş
    bir karanlık daha erişti güne saat neredeyse beş
    sen aydınlığa ben sana hasret
    gel eritir demirleri bendeki ateş

    gün bizim güneş bizim, göğsümüzde ateş bizim
    el ele olduğumuz o gün gülmek bizim
    dün bizim yarın bizim, yana yana sevmek bizim
    hasrete vurduğumuz göz göz yürek bizim

    süsledim gelin misali gençliğimi sandığıma kaldırdım
    sensiz geçen yılları sildirdim sana yeni zaman aldırdım
    sen aydınlığa ben sana hasret
    gel eritir demirleri bendeki ateş

    gün bizim güneş bizim, göğsümüzde ateş bizim
    el ele olduğumuz o gün gülmek bizim
    dün bizim yarın bizim, yana yana sevmek bizim
    hasrete vurduğumuz göz göz yürek bizim


    (heaven - 11 Mayıs 2002 14:28)

  • comment image

    seyyan hanim'in soyledigi hasret'in sozleri:

    "o gözler bana eskisinden yabancı
    gönlümdeki bu sevda hiç dinmeyen bir acı
    ruhumun kederinde gözlerim yaşla doldu
    inliyorum derinden bana bilmem ne oldu
    en candan arkadaşım ruhumu saran gece
    ben kime bağlanmışım ağlıyorum gizlice
    kimsesiz karanlıklar derdime şifa verin
    kalbimdeki yaralar daha çok daha derin."

    düzeltme için neira'ya teşekkürler.


    (genx - 8 Ocak 2009 07:31)

  • comment image

    "farkettim, eve gelince. kül tablamda bir izmarit duruyor, en son sen yanımdayken içip söndürdüğüm.."

    bir saat öncesini geri getirememek, bir ay sonrasındaki vuslata sabredecek mecal bulamamak.. hasret.
    geçmişi veya geleceği şimdiye taşıyamamanın boğazdaki düğümü.


    (muhayyile - 7 Ekim 2010 00:00)

  • comment image

    farslar, özledikleri kişi için, "yüreğim büzüştü." derler, o'nun yokluğu nedeniyle. yüreği büzüşür özleyen insanın. yüreğin o'nsuzlaşmasıdır, yoksullaşması. zira maşuk doldurur aşık'ın yüreğini.


    (rozge - 16 Eylül 2011 23:19)

  • comment image

    bu şarkıyı seyyan hanım'ın sesinden de sema moritz'den de dinleseniz, insanı yeniden yaraladığını tecrübe edersiniz.

    "yalnızlık süsmüş gibi yüzümde, bin yıldır hasretim ben, ellerine..." dersiniz sizi sarmalayan geceye doğru.
    karanlıklar aralanmaz, gitgide çöker omuzlarınıza. gitgide karanlığa sarılırsınız, onu sahiplenirsiniz. artık karanlık sizin içinizde, siz karanlıktasınızdır.
    karanlıksınızdır...

    kalbimdeki yaralar, daha çok daha derin...


    (mjorate - 15 Aralık 2013 19:54)

  • comment image

    tanju okan'ın süper şarkısı. sonlara doğru ağlar kendisi. bir miktar rakıyla füzyona girdikten sonra herhangi insanı ağlatmayacağına dair garantisi yoktur. o vakit, buyrun sözleri. anladığım kadarıyla yazdım, ara sıra yuvarlıyor, yanlış olabilir, ses edersiniz:

    bu akşam çok efkarlıyım,
    kalbim neden kan ağlıyor?
    bunu bir bilsen sevgilim..

    güneş solgun gündüz gece
    içimde sen bir bilmece
    ızdırabı heceliyor

    sensiz yalnız sensiz içim
    gözyaşlarım yağmur gibi
    yanağımı ıslatıyor

    kollarım bekliyor seni,
    öpsem öpsem ellerini,
    yine de sana hasretim.

    dudaklarımda bir ateş,
    avuçlarımda alevsin.

    sensiz yalnız, sensiz hiçim
    ilahımsın sevgilimsin,
    sen benim her şeyimsin..

    hayatım anlamsız şimdi
    sensin bana neşe veren
    seviyorum sevdim bir

    sen benim sıcak güneşim,
    güzel tatı tek eşimdin,
    kara sevdam, sevgilimdin

    unutamam asla seni,
    her gün anıyorum yasla seni,
    ne olursun dön, dön bana

    kollarım bekliyor seni,
    öpsem öpsem ellerini
    yine de sana hasretim...

    dudaklarımda bir ateş,
    avuçlarımda alevsin

    sensiz yalnız sensiz hiçim
    ilahımsın sevgilimsin,
    sen benim her şeyimsin..

    güneş solgun gündüz gece
    içimde sen bir bilmece
    ızdırabı heceliyor

    sensiz yalnız sensiz hiçim
    gözyaşlarım yağmur gibi
    yanağımı ıslatıyor sevgilim.. yanağımı ıslatıyor..


    (mengus - 9 Haziran 2004 20:06)

  • comment image

    sezen aksu şarkısı olanına sözlükteki ikiyüz kusur entry boyunca bir tane dahi cezaevi ile ilgili bir yorum yazılmadığını gördüğümde şaşırdığım şarkıdır. albümün adında dahi 88 gibi bir dönem albümü olma amacı varken, kimse mi anlamaz aysel gürel'in bu şarkıyı cezaevinde sevdiği bir adama yazdığını? ter döken dört duvarların içinde anahtarlar ters döndüğünde ışığa çıkacak, aydınlığa hasret bir sevgilinin karşısında onu gençliğinin en güzel zamanlarında dışarıda bekleyen, demirleri eritecek ateşlerle yanan bir kadın.

    bir marş havasıyla okunan nakarat bölümü de şarkıyı yeterince politize ediyor, siz böyle şarkıları nasıl kendi aşklarınız için dinleyebiliyorsunuz, işte o da sezen'in kendine has özelliği. ama bana sorsanız her dinlediğimde ailemdeki büyüklerin yaşadıkları geliyor aklıma aşk şarkısı olmaktan çıkıp.


    (tripanazom - 1 Nisan 2015 10:51)

  • comment image

    nazım hikmet'in şiirlerinden birinin adı.
    aynı zamanda hasretin tanımının da pek guzel yapıldığı şiir...

    hasret
    yüz yil oldu yüzünü görmeyeli,
    belini sarmayali
    gözünün içinde durmayali
    aklinin aydinligina sorular sormayali
    dokunmayali sicakligina karninin.
    yüz yildir bekler beni
    bir sehirde bir kadin.
    ayni daldaydik ayni daldaydik
    ayni daldan düsüp ayrildik
    aramizda yüz yillik zaman
    yol yüz yillik.
    yüz yildir alacakaranlikta
    kosuyorum ardindan.

    nazim hikmet


    (bigidi - 4 Şubat 2002 09:12)

Yorum Kaynak Link : hasret