Süre                : 1 Saat 44 dakika
Çıkış Tarihi     : 27 Mayıs 2014 Salı, Yapım Yılı : 2014
Türü                : Döküman,Biyografi,Spor
Ülke                : Avustralya,İngiltere,ABD,New Zealand,Italy,Fransa
Yapımcı          :  ABC Commercial , Passion Pictures
Yönetmen       : Alex Holmes (IMDB)
Senarist          : Alex Holmes (IMDB)
Oyuncular      : Reed Albergotti (IMDB), Betsy Andreu (IMDB)(ekşi), Frankie Andreu (IMDB)(ekşi), Kristin Armstrong (IMDB), Lance Armstrong (IMDB)(ekşi), Joseba Beloki (IMDB), Chris Boardman (IMDB)(ekşi), Johan Bruyneel (IMDB)(ekşi), Sheryl Crow (IMDB), Michele Ferrari (IMDB), Roberto Gaggioli (IMDB), Rudolph W. Giuliani (IMDB), Helen Iesha Goldthorpe (IMDB), Tyler Hamilton (IMDB), Bob Hamman (IMDB), Gary Imlach (IMDB), Miguel Induráin (IMDB), Bobby Julich (IMDB), Paul Kimmage (IMDB), Floyd Landis (IMDB), Greg LeMond (IMDB), Kathy LeMond (IMDB), Phil Liggett (IMDB), Stephanie McIlvain (IMDB), Pat McQuaid (IMDB), Craig Nichols (IMDB), Emma O'Reilly (IMDB), Abraham Olano (IMDB), Bob Roll (IMDB), Bill Stapleton (IMDB), U.S. Postal Service Pro Cycling Team (IMDB), Jeffrey M. Tillotson (IMDB), Travis Tygart (IMDB), Hein Verbruggen (IMDB), Linda Walling (IMDB), David Walsh (IMDB), Steve Whisnant (IMDB), Oprah Winfrey (IMDB), Alex Zulle (IMDB), George Bush (IMDB) >>devamı>>

Stop at Nothing: The Lance Armstrong Story (~ A csalások királya: A Lance Armstrong story) ' Filminin Konusu :
“Kaybetme fikrine bile katlanamıyorum; benim için kaybetmek ölüm demek.” Kanserden kurtulduktan sonra defalarca ödül kazanan büyük üçkâğıtçı bisiklet şampiyonu Lance Armstrong’un, doping nedeniyle ömür boyu spordan men edilişinin hikâyesi bu sözlerle başlıyor. İlk kez Venedik ve Toronto film festivallerinde izleyici karşısına çıkan, Oscar adayı bu sürükleyici belgesel, Armstrong’un benzersiz yükselişini ve düşüşünü anlatıyor. Sporcuyu 2008’den 2011’e kadar gözlemleyen Alex Gibney’nin önceki belgeseli Mea Maxima Culpa / Madonna Ağlıyor, 2013 festivalinde gösterilmişti.


  • "türkçe altyazısı bulunamayan film."
  • "amerikadaki bir universitenin amerikan futbolu takimini ve oyuncularinin yasadiklarini anlatan film... halle berry, ki yeni yetme halidir, ve james caan filmin tanidik isimleridir..."




Facebook Yorumları
  • comment image

    uyguladığı doping yöntemini ayrıntılı şekilde izleyebildiğiniz için sadece bu açıdan tatmin edici gözüken bir film olmuş. fakat öncesince cycling’s greatest fraud adlı belgeseli izleyen varsa, film tamamen çöpe gidecek bir yapım halini alıveriyor.
    dopinge dair tüm detayları öğreniyoruz mesela ama gerçekten uyguladığı antreman programına dair herhangi bir detay görmüyoruz. sıradan seyirciler olarak aynı maddeleri alırsak, ertesi gün fransa turu cepte diye düşünerek çıkıyoruz salondan. armstrong’a ve doping yapan tüm sporculara yapılan en büyük haksızlık sadece bu sanırım film içerisinde.
    armstrong’un kanser sonrası bisiklete dönüşünü coşkuyla takip etmiş bir adam olarak, bu filmde lance’a karşı herhangi bir duygu besleyemedim. öyle ki itici bile gelmedi bana. oysa ben foster kazanma hırsını ve yükselişi esnasındaki gerginliği vs. çok iyi yansıtmıştı.
    dengeli bir film olmadığı çok açık. örneğin armstrong, sadece bir sahnede gördüğü kadınla yine aynı sahne içerisinde evleniveriyor. ilişkilerinin giriş, gelişme, sonuç bölümleri bu filmin içinde 15 saniye bile yer tutmuyor. sonrasında da kadından bir daha haber alınamıyor.
    spor medyasına küçük bir bakış da atıyor film. aslına bakarsanız, sporcular üzerinden ilerleyen bir film yerine lance’i takibe almış bir muhabir çerçevesinde anlatılabilseymiş eğer, gerilim dozu da olan bir yapım çıkabilirmiş ortaya.
    bu filme giden herkesin izlemek isteği en önemli unsur bisiklet yarışlarının kendisi olsa gerek. film, bu açıdan da sınıfta kalıyor. sizi yarış heyecanının içine çekmek, tükenmişliği hissettirmek ve ardından alınan doping kararlarını -kendi içinizde- mantık çerçevesine oturtmanıza olanak vermek gibi bir derdi yok.
    dolayısıyla lance armstrong sahtekardır demekten başka bir önermesi yok filmin. o zaman sizin de bu filme gitmenize gerek yok. aynı şeyleri national geographic belgeselinden de öğrenebilirsiniz. hiç olmazsa o belgeselde, tırmanma esnasında lance’in atağına cevap vermeye çalışan başka bisikletçileri görüyorsunuz.


    (jellicle - 12 Ekim 2015 10:08)

  • comment image

    lance armstrong hakkında doğrudan ve kısa yoldan bilgi edinmek için güzel bir film. tabii bugüne kadar çekilmiş belgeselleri izledikten sonra bu filme gitmek fazla keyif vermeyecektir. yani belgesel yerine bir filmden bilgileri edinmek isteyeceklerin tercih etmesi gereken bir yapım olduğunu söyleyebilirim.

    the program, gözlere lance armstrong'un bütün dünya'ya sunduğu yalanı detaylı bir şekilde sergiliyor. o dönem medyada sempatik gözükürken, arka planda yaptığı antipatik davranışları görebiliyorsunuz. doping uygulamasındaki sistematikliği, saklaması konusundaki uzman manevralarını ve kendisinin yaptığı bu hile için arkasına sıkı bir ekip kurduğunu da görmek şaşırtıyor.

    sinema değeri açısından, ben foster'ın rolünde başarılı olduğu gözüküyor. kendisini lance armstrong'a ciddi anlamda benzetmişler. sanırım bugüne kadar ki en önemli başrol oyunculuğu da bu filmdeki diyebiliriz. çekilen bisiklet sahneleri de keyif vermekte.

    sonuç olarak, the program filmi lance armstrong gerçekleri adına başarılı bir film olmuş. bu amerikalı sahte kahramanın, doping dışında da nefret edilmesi gereken başka yönleri olduğunun da altını çiziyor. açıkçası biraz daha sert olsaymış, tam bir karalama filmine dönebilirmiş. ama bunun olmaması için ölçüsü kaçmamış.


    (roger waters - 28 Aralık 2015 01:00)

  • comment image

    olmuş filmdir. belgesellerini izlemeyip direkt filmine gittim. benim için bisiklet sporu sıklıkla takip etmediğim bir daldır. ancak lance armstrong spor camiasında her zaman dikkatimi çekmiştir.

    üzülerek söylemeliyim ki armstrong'un bu denli pervasız oluşu bisiklet sporu ile ilgilenmeyen beni bile hayal kırıklığına uğrattı. bir de lance armstrong'u hayatının kahramanı, idolü yapanlar vardır ki onların üzüntüsünü tahmin dahi edemiyorum. hayatta her şey affedilir ama kandırılmak, aldatılmak, enayi yerine konmak affedilmez. armstrong'un hayatı çok zor geçmiş olabilir özellikle hastalık süreci vs. ama bundan sonraki yaşamı eminim kabus gibi olacaktır. bu filmle birlikte tekrar gündemin başına yerleşecektir.


    (hangi bujar to ne kujar - 2 Ocak 2016 19:42)

Yorum Kaynak Link : the program