Dead Man Walking (~ Ölüm yolunda) ' Filminin Konusu : Bir rahibe (Susan Sarandon) ölmeyi bekleyen bir idam mahkumunun (Sean Penn) yazılmış bir mektup alır...Rahibe mahkum idam edilene kadar mahkumla değil onun kurbanlarının yakınları ile yakınlaşarak onların ne düşündüğünü öğrenmeye çalışır...İdam mahkumuyla da giderek yaklaşır ve onun aslında iyi bir insan olduğunun farkına varır...Tim Robbins'in yönetmenlik koltuğuna geçtiği film ağır bir drama ve oyunculukları ile de muhteşem olmuş...
Ödüller :
Berlin Film Festivali : "Prize of the Ecumenical Jury-Competition"
Berlin Film Festivali : "Prize of the Guild of German Art House Cinemas"
Berlin Film Festivali : "Reader Jury of the "Berliner Morgenpost""
Academy Awards - Oscar : "En İyi Kadın Oyuncu"
Berlin Film Festivali : "Silver Berlin Bear-Best Actor"
Independent Spirit Awards : "Independent Spirit Award-Best Male Lead"
birbirinden güzel isimlerin beraber dinlenebileceği soundtrack'e sahip film..bruce springsteen'den "dead man walking", johnny cash'den in your mind, suzanna vega'dan "woman on the tier (i'll see you through)", lyle lovett'dan "promises", nusrat fateh ali khan ve eddie vedder'dan "face of love" ve long road, tom waits'den fall of troy ve walk away, michelle shocked'den "quality of mercy", patti smith'den walkin' blind, hepsi bu filme sığdırılmış şekilde..afişi de pek güzeldir, susan sarandon'ın burnu, sean penn'in çenesi sivridir..
(charlottesometimes - 25 Ekim 2002 16:09)
tim robbins'in yönettiği ve kendisine en iyi yönetmen dalında oscar adaylığı getiren, karısı susan sarandon'a en iyi bağyan oyuncu oscar'ını kazandıran, sean penn'e ise "kariyerindeki en farklı tip"i oynama imkânıyla birlikte, en iyi aktör oscar'ı adaylığı sunan, bir üzünç ve "hadi sen olsan ne yaparsın" türü filmdir.hakkında, küçük çocukları umarsızca donalttığına dair şayalar bulunan bir genç yakalanır, asılacaktır, bu arada bir rahibe bu imansızın aynı zamanda bakıcılığını üstlenirken, inançsız ölmesin diye ona "tanrı aşkı" aşılamaya çalışmaktadır; adamın suçlu olup olmadığı arasında, karşı koyulmaz fikirlerle direnen sewgi dolu rahibe, yaşlıdır, tecrübelidir ama birden çaresiz kalmıştır.bu pilot içinde, adamın idam'dan dönüp dönmeyeceğini, bu arada geçen süreyi "adetağ" yaşatan film, 28-39 yaş arası insanları ağlatabilir, ağlatmasa bile en azından ağlamayı düşündürtür.
(cyrano - 28 Mayıs 2000 23:31)
sefkat kelimesine bambaska bir anlam yukleyen film.
(still - 28 Mayıs 2000 23:35)
film, çok kötü şeyler yapan insanların idam cezasına çaptırılması iyi mi kötü mü sorusunu, bir rahibe ve suçlu biri arasındaki sıcak ilişki üzerinden etkileyici oyunculuklarla irdeliyor. fakat idamın iyi ya da kötü olduğu konusunda film, kendi başına bir karara varmıyor. daha da kötüsü izleyici de bu konuda tam bir hüküm veremiyor. bazı yerlerde kararınızı veriyor, "idam kötü bir şeydir" diyorsunuz, sonraki sahnede, "aslında iyi de olabilir" diye düşünmeden edemiyorsunuz. hem kendisini hem de izleyicisini sonuca zor ulaşacak bir ikilemde bırakması, filmin en zayıf noktası. çünkü seyircinin de bir karara varması çok zor. vicdan muhakemesi yapılamıyor; her şey çok ölçülü ya da yetersiz serpiştirilmiş. olaya hem suçlu hem de mağdur gözünden bakarken aslında iki taraftan da bakamıyor, tam bir duygu aktarımı yaşayamıyorsunuz. sonuçta idam konusunda, filmden önce verdiğiniz yargılara dönüyorsunuz. idamı konu alan bir film olmasına rağmen, asla idam konusunda bir hüküm veremiyor dead man walking. filmin en güzel yanıysa oyunculukları. sean penn ve susan sarandon başarılı performanslar sergiliyor.
(sethplay - 16 Eylül 2010 18:00)
zeki elden çıkmış film. film boyunca "lan bu herif masum mu değil mi" diye düşündürtürken aslında şunu sorduruyor: demek ki bir kişinin suçlu olup olmadığı muallakta kalabiliyor. ama asarsan telafisi olmaz ki...?
(ed gein jr - 21 Mayıs 2011 00:35)
--- spoiler ----sen tanrı'nın bir çocuğusun,matthew poncelet.-kimse bana daha önce tanrı'nın çocuğu demedi.bana defalarca falan filan- çocuğu dediler,hiç tanrı'nın çocuğu demediler.ölümümün, o anne- babalara biraz rahatlık vereceğini ümit ediyorum.belki de percylere ve delacroixlara verebileceğin en iyi şey, huzur duymaları yönünde bir arzudur.ben asla gerçek aşkı hissetmedim.hiçbir kadını ve kendim dışında kimseyi pek sevmedim.demek ki sevgiyi bulmam için ölmem gerekiyormuş.beni sevdiğin için teşekkür ederim.--- spoiler ---
(a little boy must suffer - 9 Aralık 2011 21:48)
suç, ceza, sevgi ve eksikliği konulu etkileyici film. insanı bayağı düşündürür, bi ters yüz eder, bi süre tanıdıklarını sevgi, ilgi, şefkat manyağı falan yapma isteği doğurabilir. oyunculuk muazzamdır (bunda sean penn ve susan sarandon'ın eski aşıklar olmalarının etkisi vardır belki), izledikten sonra ikisinin de hastası olunur çıkılır. filmin sonunda ağlamamak için en çok kasılan yerde bruce springsteen'in mükemmel sesiyle girerek insanda daha fazla güç bırakmayan şarkısıdır ayrıca. konuyu esas oğlanın ağzından özetleyip "i won't ask for forgiveness, my sins are all i have" cümleciğiyle filmi şahane bi biçimde tamamlar, mevzuya son noktayı koyar. birden kilitler adamı. içesini getirir.
(cisterna - 12 Nisan 2003 01:14)
enerjik bir smiley şarkısı. hafif bir hint müziği esintisi de var gibime geldi.
(sane ego - 22 Temmuz 2012 13:46)
dinlerken beni duygulandiran sarki. genelde yabanci bir dilde dinlenen sarkilar, ana dildeki sarkilar kadar insana tesir etmez. dead man walking ise istisnalardan biri.
(strawberry jam - 26 Eylül 2012 13:06)
güne dinlenerek başlanması gereken şarkılardan. sözleri pek oynak modda olmasa da müziği ve ritmi sayesinde sanki neşeli bi'sey dinliyor gibi mutlu oluyor insan.
(literally dead - 3 Ekim 2012 00:43)
sebepsiz mutluluk yaratan şahane şarkı.
(the amazing flying monkey - 11 Ekim 2012 21:33)
bu şarkı nedense ilk çıktığından beri radyolarda doğru düzgün çalmadı. herşey gibi türkiye'de radyoculuk anlayışı da ilginç gerçekten. şarkı çıkalı 5-6 ay oldu belki ama bu şarkıya radyolarda en fazla 5-6 kere denk gelmişimdir. son dönemlerde dinlediğim en eğlenceli ve en değişik şarkılardan birisi. müziği ve ritmini duyunca insan yerinde duramıyor, böyle sanki orta doğu müziğinden esintiler de var gibi. şu müzik olayını romenler harbi harbi çözdüler, adamların yaptığı şarkılar bir şekilde kendini dinletiyor. biz de hala geriye gitmekle meşgulüz. bu arada şarkıyı söyleyen smiley isimli grubun love is for free adlı başka bir şarkısını da keşfettim bu şarkı sayesinde, o da fena değil.
(elishafanz - 20 Ekim 2012 03:27)
bir idam taraftarı olarak en iyi on film listemde yer almasına rağmen beni ikna edememiş film.--- spoiler ---adam son anına kadar inkar etti, direndi, suçsuzum dedi. son dakika yusuflamasıyla pişmanlığını dile getirdi. ölmeyi sonuna kadar hak etti. fikrim hala aynı. (bkz: #25464866)--- spoiler ---
(aegis the genuine - 12 Kasım 2012 20:50)
the walking dead soundtracki olmus smiley sarkisi.
(sertunsuz - 2 Aralık 2012 10:25)
sağda solda yarım yamalak duyup 'dead man walking' kısmını debra morgan olarak götümden anlamam üzerine the ballad of chasey lain türevinde bir ''ballad'' olduğunu düşünmeme, hemen akabinde de başta chasey lain olmak üzere, sylvia saint, brianna banks, jenteal gibi pornstarları hatırlamamla ufak çapta bir nostalji yaşamama neden olmuş şarkı.
(ravioli - 4 Aralık 2012 12:32)
şirketim olsaydı, mülakatlarında ingilizce için bu şarkıyı koyar, yazın la sözleri derdim. sözlerinin %90'ını çıkaramayanı işe almazdım hacı. güzel şarkı ama sözler anadolu lisesi hazırlık terk.
(fitneci - 3 Ocak 2013 20:37)
yanaklarını sıkıştırmak isteyeceğiniz kadar sevimli smiley şarkısı.
(kuzularin essizligi - 11 Ocak 2013 10:31)
sean penn'in oscar ödül töreninde resmen harcandığı filmdir..o sene ödülü alan nicolas cage'i performans olarak resmen ezmişken akademi dallamalığını göstermiş, abimizi oscar'dan mahrum etmiştir..
(parma maniac - 5 Mayıs 2004 13:08)
ayni zamanda earthlingden bir david bowie sarkisidir.he swivels his headtears his eyes from the screenas his past puts him back in atlantic citythere's not even a demonin heaven or hellis it all just human disguiseas i walk down the aisleand i'm gone gone gonenow i'm older than movieslet me dance awaynow i'm wiser than dreamslet me fly fly flywhile i'm touching tomorrowand i know who's therewhen silhouettes falland i'm gonelike i'm dancing on angelsand i'm gone through a crack in the pastlike a dead man walkinglike a dead man walkingtwo young men dancing under the lamplightshaking their sex and their bonesand the boys that we werean alien nation in therapysliding naked and newlike a bad tempered child on a rain slicked streetand i'm gone gone goneand i'm older than moviesoh let me dance dance dancenow i'm wiser than dreamslet me fly fly flywhile i'm touching tomorrowand i know who's therewhen silhouettes falland i'm goneand i'm gone, like i'm dancing on angelsand i'm gone, through the crack in the pastlike a dead man walkinglike a dead man walkinglike a dead manlike a dead man walkingand i'm gone gone gonelet me dance dance danceand i'm gone gone gonelet me dance dance danceand i'm gone, like i'm dancing on angels and i'm gone, through a crack in the past like a dead man walkinglike a dead man walking
(my jekyll doesnt hide - 11 Ocak 2005 09:01)
pi$manlık, merhamet, hataları anlama ve bunları düzeltme isteği, toplum baskısı ve içine dü$ülen ikilemler sonucu ortaya çıkn ki$ilik çatı$maları ve bunalım hakkında etkileyici bir film.sean penn'nin umursamaz, serseri tavırlarının zaman içinde deği$mesi ve aslında ne kadar yardıma muhtaç olduğunun ortaya çıkması, susan sarandon'nun da bile bile sonucu belli olan bir mücadeleye giri$mesi ve sadece duygularını dinleyip yıllar yılı kafasına yerle$tirilmi$tüm dogmaları reddedip bu genç adama yönelmesi gerçekten de etkileyici yapıyor bu filmi.karakterler için acıdığınız ve de onlara kar$ı bir$eyler hissettiğiniz ender eserlerdn birisi ayrıca.
(nasedo - 11 Ocak 2005 09:43)
Yorum Kaynak Link : dead man walking