Süre                : 1 Saat 35 dakika
Çıkış Tarihi     : 04 Şubat 2011 Cuma, Yapım Yılı : 2011
Türü                : Komedi,Drama,Romantik
Ülke                : ABD
Yapımcı          :  Catfish Productions , PCH Film , Weekend Films/Main Street Productions
Yönetmen       : James Keach (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Steve Adams (IMDB)
Oyuncular      : Rachel Bilson (IMDB)(ekşi), Tom Sturridge (IMDB)(ekşi), Richard Jenkins (IMDB)(ekşi), Blythe Danner (IMDB), Matthew Davis (IMDB)(ekşi), Scott Mechlowicz (IMDB)(ekşi), Jaime King (IMDB)(ekşi), Nikki Blonsky (IMDB)(ekşi), Nelson Franklin (IMDB), Richard Gant (IMDB), Roz Ryan (IMDB), Jamey Anthony (IMDB), Ariana Bagley (IMDB), K.C. Clyde (IMDB), Christel Edwards (IMDB), Larry Filion (IMDB), K. Danor Gerald (IMDB), Frank Gerrish (IMDB), Christopher K. Hagadone (IMDB), Charles Halford (IMDB), Sierra Mercier (IMDB), Laura Montoya (IMDB), James C. Morris (IMDB), Borzin Mottaghian (IMDB), Ace Olson (IMDB), Joseph D. Reis (IMDB), Andrew Roach (IMDB), John Ross (IMDB), Michelle Sebek (IMDB), Johnny Ahn (IMDB), Frank L. Bare II (IMDB), Brandee Burnam (IMDB), Joshua Cameron (IMDB), Kellett Cook (IMDB), Jacob Dickey (IMDB), Katerina Guinevere du Lac (IMDB), Patrick Gibbs (IMDB), Sheila Hunter (IMDB), Ben Naccarato (IMDB), Mary Alice Nelson (IMDB) >>devamı>>

Waiting for Forever (~ Az örökkévalóságra várva) ' Filminin Konusu :
Çocukluk aşkı Emma’yı bulmak ve hala ona aşık olduğunu söylemek için eskiden yaşadığı yere geri dönen genç aktör Will’in hikayesi. -


  • "fena halde benny and joon u animsatan bir film. onun kadar sicak."
  • "doğru olan şey önemsizdir,asıl, doğru olmasını istediğin şey önemlidir."
  • "bana eskileri hatırlatan filmdir. saf sevdiğim günleri hatırlarım. gerçekten bu çocuk gibiydim. lanet olsun herkese.not: rachel bilson sevenler derneğindenim."




Facebook Yorumları
  • comment image

    2011'in iflah sigicek romantik komedilerinden. ama bu indie birazcik, o yuzden cok bayilicaz, cok sevicez muhtemeln. tom sturridge ve rachel bilson basrolde. kiz tv yildizi, oglanin ne idugu belirsiz ama sapkasiyla, yelegiyle ve bilhassa kareli pantoluyla en baba rock star'a tas cikarir. oyle totos bir hipsterlik var ustunde. konu da soyle kisaca; kiz baba evine doner, cocukluk askiyla karsilasir. vay anam ask icin omur boyu beklenir mi, vay babam oyle kareli pantalonum olsa beni evlatliktan reddeder mi. eder amk. sualsiz.

    bok atarim atmasina da ben de izleyebilirim sanki. bi kere rachel bilson giderli bayaa. ee iflah olmaz cocuk, guzel kiz hikayesine oldum olasi ozenmisimdir. neyse, muhtemelen film mutlu sonla biter. ben ise o esnada cocugun kareli pantalonundan alsak bize de boyle guzellik duser mi diye dusunurum. o pantalonla tam bir totosa donecegimi farkedince vazgecerim. oyle pantalonsuz, yeleksiz, buyuk laflar edemeden sessizce beklemeye devam ederim. (kareli pantalon giyenler alinmasin, bana yakismiyo lan. yoksa basim ustune)

    neyse lan seyredin iste. o kadar yapmis cocuklar. bir iki adam gaza gelse fena mi olur.


    (please dont die - 23 Aralık 2010 03:57)

  • comment image

    son zamanlarda izlediğim en iyi, en yalın, en çocuksu ve bir o kadar da saf bir aşk hikayesi. genelde bu tür romantik komedi, gençlik, dram filmlerini izlerken tiksinme moduna oldukça kolay girebilen biri olarak ben, filmin hiçbir anında bu duyguyu yaşamadım. ayrıca çocuklukta yaşanılan her duygunun ne kadar saf ve temiz olduğunun üstüne basılması (hatta takıntıların bile), bütün o fuck buddy temalı filmlerden sonra ilaç gibi gelmiştir. unutmadan filmin ost'ı da film kadar güzeldir. the mostar diving club'ın yapmış olduğu worlds apart, forever goodbye ve worlds collide parçalarından oluşur. bu şarkıların filmle olan paralelliği ise gerçekten mükemmeldir.


    (eponymouss - 17 Mayıs 2011 02:22)

  • comment image

    facebook'ta çocukluk arkadaşınızı arıyorsunuz, sonuç; çocukluk arkadaşınız tam da bıraktığınız yerde duruyor. esas kıza meylim olduğu için filme bir bakayım dedim, değişik konusunu sevdim.

    --- spoiler ---

    yaşadığı bir travma sebebiyle başka bir dünyada yaşayan genç adam, çocukluk aşkının peşinde. eleman esasen gerçeklikten kopuk gibi yaşıyor gibi gözükse de; doğru olan önemsizdir demesinden yahut perşembe günleri tiyatro olmaz faslını bildiğinden anlıyoruz. doğruyu biliyor ama kendi doğrusunun peşinden gidiyor. filmde duyduğum en güzel tespit ise;

    kötü aşk mektupları aşk için yalvarır, iyi aşk mektupları beklentisizdir...

    ---
    spoiler ---


    (rewlofweno - 5 Haziran 2011 01:52)

  • comment image

    --- spoiler ---
    filmin sonlarına doğru will'in emma'ya yazdığı tek iyi aşk mektubu

    "sevgili emma,
    bu iki kelime;
    "sevgili emma" beni annemle babam öldükten sonra yazıştığımız zamanlara götürüyor. sana yeni arkadaşlarımdan, yeni hayatımdan bahsederdim. ve sen de bana annemle babamın cennette nasıl güzel vakit geçirdiğini anlatırdın.

    doğru olan şey önemsizdir. asıl, doğru olmasını istediğin şey önemlidir. eskiden inandığım tek şey seninle sonsuza dek beraber olacağımdı. sonsuza dek. sana yazmamın bu kadar gecikmesinin nedeni de aptallık ettiğimi farkına varmamdı. tüm hayatımı kendimi kandırmakla geçirdim. sana yazdığım her mektup aslında bir aşk mektubuydu. başka bir şey de olamazlardı ya. şimdi anlıyorum ki bütün hepsi, bu mektup hariç, kötü mektuplardı. kötü aşk mektupları aşk için yalvarır. iyi aşk mektupları ise karşılığında bir şey beklemez.

    bu, söylemekten mutluluk duyuyorum ki sana ilk iyi aşk mektubumdur.
    çünkü daha yapabileceğin bir şey yok. zaten her şeyi yaptın. sonsuza dek yetecek kadar seninle ilgili anım var. bu yüzden lütfen benim için endişelenme.

    "enfes"'im. gerçekten her şeyim var. eğer bir dilek hakkım olsaydı benim hayatıma getirdiğin mutluluğun aynısını sana getirmeyi dilerdim. sevmenin nasıl bir şey olduğunu hissetmeni dilerdim.

    sonsuza dek dostun,
    will."

    ---
    spoiler ---


    (hakome - 5 Temmuz 2011 22:05)

  • comment image

    izlediğim en iyi aşk filmleri listesinde kendine üst sıralarda yer bulan muhteşem film. spoiler vermeden anlatamam. bir kere bir hollywood aşk filmi düşünün ve bu aşk senaryosu etrafında dönen ikili, film boyunca bir kere bile öpüşmesin ve bir kere bile yatağa girmesin. çok şaşırdınız değil mi? evet çok şaşırdım ben de. filmden sonra büyük bir üzüntü kaplar içinizi, çünkü bilirsiniz ki sizi gördüğü zaman panik atak geçirecek bir sevgili bulmak için çok çok şanslı olmanız gerekiyor. aah aah.


    (satanist yiyen kedi - 17 Temmuz 2011 00:11)

  • comment image

    hüzün dozu abartılı derecede fazla tutulmuş olsa da, gerçek bir çocukluk aşkı yaşayanlar için güzel duygular uyandıran bir film olmuş. ama filmdeki blue havası ve bazı oyunculuklardaki aşırılık yapaylık hissi uyandırmıyor değil. daha güzel olabilirmiş. yine de renkli ortamı ve hollywood'un klişe aşk filmlerindeki bazı unsurlara yer verilmemesini beğendim. hafif bir jeux d'enfants havası var filmde. önemli olanın olan şey değil, onu nasıl gördüğümüz olduğuna yapılan vurgu da hoştu.

    fakat rachel bilson * çok çirkin gösterilmiş. bu kısmı beğenmedim. not cool dude.


    (cncn - 27 Ağustos 2011 19:11)

  • comment image

    çok beklentim olmadan izleyip bittiğinde iyi ki izlemişim dediğim film. vıcık vıcık sevgi sözcüklerine, sakil duran yapmacık davranışlara girilmeden çok naif bir aşk anlatılmış. tom sturridge will rolünde döktürüyor, nasıl şirin, filmde güldüğü zamanlar da "aaa tarkan'a çok benziyo bu adam" diye düşünmeden edemiyorsunuz.

    --- spoiler ---

    will'in abisinin evine yemeğe gidip jimbo'nun bağırıp çağırıp masayı terkettikten sonra abisinin karısıyla konuştuğu sahne;

    - willy tüm bunlar nasıl başladı?
    - bilmiyorum kazadan sonra buralara gelirdim ve onunla görüşürdük. sonra gelmeyi bıraktım ama birbirimize yazıyorduk. sonra onu da bıraktık. sonra üniversite için oregon'a gittiğinde ben de gittim.
    - peki onu takip ederken ne sıklıkta görüşüyordunuz?
    - fark etmez ki. olay sadece onun olduğu yerde olmaktı, yeterliydi bana.

    çok hüzünlüydü. "olay sadece onun olduğu yerde olmaktı, yeterliydi bana" cümlesini öylesine içten söyleyen will'i görünce yanımda biri olsa dürtükleyip "yeeaa çok tatlı" dememek için zor tutardım kendimi sanırım. bir ara olayların çözümlenmesi epey sürecek gibi geldi ama uzatmadan tadında bıraktılar.

    o değil de will istersen beni takip edebilirsin canım, renkli pijamaların ve saçma gülüşünle kabulümsün, bilesin...

    ---
    spoiler ---


    (teytey - 16 Ocak 2013 22:55)

  • comment image

    bana eskileri hatırlatan filmdir. saf sevdiğim günleri hatırlarım. gerçekten bu çocuk gibiydim. lanet olsun herkese.

    not: rachel bilson sevenler derneğindenim.


    (berkeley zencisi - 23 Haziran 2013 01:40)

Yorum Kaynak Link : waiting for forever