• "yalın dille ifade ustası.gidelim hadi dedi adamçok uzağa değil dedi kadınçok uzak da ne ki dedi adamolduğun yer dedi kadın"
  • "ah şimdi sözlüğün tamamen küçük harflerden oluştuğunu görebilseydi rahmetli, ne kadar sevinirdi kim bilir."
  • "aklımda kaldığı kadarıyla:while you and i have lips and voices whichare for kissing and singing withwho cares if some one-eyed son of a bitchinvents an instrument to measure spring with"
  • "walt whitman'la beraber ilhan berk'in en sevdiği şairdir."




Facebook Yorumları
  • comment image

    "to be nobody but yourself in a world- which is doing its best, night and day, to make you everybody else-means to fight the hardest battle which any human being can fight, and never stop fighting" demiş ve olayı bitirmiş kişi.


    (gone with the wind - 20 Eylül 2006 14:13)

  • comment image

    yalın dille ifade ustası.

    gidelim hadi dedi adam
    çok uzağa değil dedi kadın
    çok uzak da ne ki dedi adam
    olduğun yer dedi kadın


    (manoverboard - 18 Şubat 2007 15:02)

  • comment image

    iste tum zamanlarin yazilmis en guzel ask siiri:

    somewhere i have never travelled,gladly beyond
    any experience,your eyes have their silence:
    in your most frail gesture are things which enclose me,
    or which i cannot touch because they are too near

    your slightest look easily will unclose me
    though i have closed myself as fingers,
    you open always petal by petal myself as spring opens
    (touching skillfully,mysteriously)her first rose

    or if your wish be to close me,i and
    my life will shut very beautifully,suddenly,
    as when the heart of this flower imagines
    the snow carefully everywhere descending;

    nothing which we are to perceive in this world equals
    the power of your intense fragility:whose texture
    compels me with the colour of its countries,
    rendering death and forever with each breathing

    (i do not know what it is about you that closes
    and opens; only something in me understands
    the voice of your eyes is deeper than all roses)
    nobody,not even the rain,has such small hands
    e. e. cummings

    gezip görmediğim bir yer,kıvançla ötesinde
    herhangi bir yaşantının,gözlerin kendi sessizliğinde:
    senin en kırılgan duruşunda bir şeyler var beni saran,
    ya da bir şeyler ki dokunamam çünkü çok yakınlar

    en küçücük bakışın kolayca açar beni
    kapamış olsam da parmaklar gibi kendimi,
    sen açarsın daima taçyapraklarınca beni hani açar ya bahar
    (işleyerek ustaca,gizemlice)ilk gülünü

    ya da isteğin beni kapatmaksa eğer, ben ve
    benim hayatım kapanırız pek güzelce,ansızın,
    şu çiçeğin kalbi hayaller kurarken
    karın dikkatlice her yere yağışı gibi;

    bu dünyada algılamamız gereken hiçbir şey erişemez
    yoğun kırılganlığının gücüne:öyle ki dokusu
    bağlar beni renkleriyle ülkelerinin,
    sunarak ölümü ve ölümsüzlüğü her soluk alışta

    (bilmiyorum nedir o şu sende olan, bir kapanan
    bir açılan;yalnızca içimdeki bir şey anlar
    gözlerinin sesi daha derindir tüm güllerden)
    hiç kimsede,yağmur da bile,yok böyle küçük eller
    turkcesi: s. k.


    (sametcummings - 27 Mart 2002 06:15)

  • comment image

    yoklayabilir miyim dedi adam
    (“bağırırım dedi kadın
    yalnızca bir kez dedi adam)
    eğlenceli olur dedi kadın

    (dokunabilir miyim dedi adam
    ne kadar dedi kadın
    epeyce dedi adam)
    neden olmasın dedi kadın

    (gidelim hadi dedi adam
    çok uzağa değil dedi kadın
    çok uzak da ne ki dedi adam
    olduğun yer dedi kadın)

    kalabilir miyim dedi adam
    (nasıl yani dedi kadın
    işte böyle dedi adam
    öpersen eğer dedi kadın

    kımıldayabilir miyim dedi adam
    aşk bu mudur dedi kadın)
    istekliysen eğer dedi adam
    (ama büyüleyicisin dedi kadın

    ama hayat bu dedi adam
    ama karın dedi kadın
    şimdi dedi adam)
    vay dedi kadın

    doruklardayım dedi adam
    durma sakın dedi kadın
    yo hayır dedi adam)
    yavaşça ilerle dedi kadın

    geeeldin mi dedi adam
    hımmm dedi kadın
    ilahisin dedi adam
    (sen benimsin dedi kadın)
    turkcesi: s. k.


    (sametcummings - 27 Mart 2002 06:17)

  • comment image

    taşırım kalbini yanımda(taşırım onu
    kalbimde)asla onsuz değilim(her nereye
    gitsem sen de gidersin, sevgilim;ve her neyse yapılan
    tek başıma senin yapıtındır, sevgilim)
    korkmam
    hiçbir yazgıdan(çünkü yazgımsın, tatlımsın)istemem
    hiçbir dünyayı(çünkü güzel dünyamsın, vefalımsın)
    ve ay daima her ne anlama geliyorsa sensin o
    ve günes daima her neyi şakıyacaksa o sensin

    işte en gizli sır kimsenin bilmediği
    (işte kökünün kökü ve goncasının goncası
    ve göğünün göğü hayat adlı bir ağacın;öyle ki büyür o
    daha yükseğe umabildiğinden ruhun ya da gizleyebildiğinden aklın)
    bu mucizedir işte yıldızları birbirinden ayrı tutan

    taşırım kalbini(taşırım onu kalbimde)
    turkcesi: s. k.


    (sametcummings - 27 Mart 2002 06:38)

  • comment image

    aklımda kaldığı kadarıyla:

    while you and i have lips and voices which
    are for kissing and singing with
    who cares if some one-eyed son of a bitch
    invents an instrument to measure spring with


    (aksa - 29 Ağustos 2004 21:14)

  • comment image

    son eşi marion moorehouse'la birlikte norman friedman'e (new york'taki "e.e.cummings topluluğu"'nun başkanı) bir kart göndermiş. kartın üzerine de tozu dumana katmış giden bir fil figürü çizmiş. ilginçtir, bu figür aslında arapça harflerden oluşuyormuş ve aynen şöyle yazıyormuş: "to norman friedman"

    postacı çakmış mıdır ki?


    (juxtapose - 11 Ocak 2002 16:27)

  • comment image

    you are tired,
    (i think)
    of the always puzzle of living and doing;
    and so am i.

    come with me, then,
    and we'll leave it far and far away--
    (only you and i, understand!)

    you have played,
    (i think)
    and broke the toys you were fondest of,
    and are a little tired now;
    tired of things that break, and---
    just tired.
    so am i.

    but i come with a dream in my eyes tonight,
    and i knock with a rose at the hopeless gate of your heart---
    open to me!
    for i will show you the places nobody knows,
    and, if you like,
    the perfect places of sleep.

    ah, come with me!
    i'll blow you that wonderful bubble, the moon,
    that floats forever and a day;
    i'll sing you the jacinth song
    of the probable stars;
    i will attempt the unstartled steppes of fream,
    until i find the only flower,
    which shall keep (i think) your little heart
    while the moon comes out of the sea.

    daha once yayimlanmayan siirlerinden biriydi bu etcetera'dan. bir gune bir omurluk ask sanki ancak boyle icten sigdirilabilir.


    (unearth - 15 Mayıs 2006 02:02)

Yorum Kaynak Link : e. e. cummings