The Doctor (~ Doktor) ' Filminin Konusu : Jack McKee zengin ve başarılı bir doktordur. Düzgün seyrinde giden hayatı kanser teşhisi konmasıyla değişecektir. Yıllarca hekim-hasta ilişkisine hekim gözüyle bakan Jack, olaya bir de hasta gözüyle bakmak zorunda kalacak ve yaptığı hataların farkına varacaktır.
Dong nuan(1969)(7,4-44)
Children of a Lesser God(1986)(7,2-14099)
Gyoei no mure(1983)(7,1-78)
Bundfald(1957)(7,0-53)
Slaughter on 10th Avenue(1957)(7,0-281)
Yeolnyeomun(1962)(6,8-29)
Handle with Care(1981)(6,7-586)
Kentucky(1938)(6,6-416)
Here Comes the Groom(1951)(6,5-912)
Femmine insaziabili(1969)(6,2-100)
Kabuto(1992)(5,6-314)
Olivia(1983)(4,9-320)
izlediğim en iyi doctor who bölümlerinden biri olduğunu belirtmeliyim. --- spoiler ---en dokunaklı sahne ise kesinlikle van gogh'un sergisinde ağladığı sahneydi.--- spoiler ---
(nps - 21 Mart 2011 03:32)
doctor who gibi bir dizinin neden izlenmesi gerektigini gosteren bolumdur. resmen bir van gogh ve sanata saygi durusu bu bolum...
(dirk pitt - 27 Mayıs 2011 20:25)
eğer doğduğunuzdan beri 1967 tarihli bir sunflowers replikasına bakarak büyüdüyseniz ve resme olan tüm ilginizin asıl kaynağı ve tanıdığınız ilk ressam bu tablosu ile van gogh ise, etkilenmemeniz mümkün değil bu bölümden.--- spoiler ---orada amy'nin yerinde olmak istemezdim gerçekten. kanlı canlı van gogh'u görüp, belki ölümünü ertelemişizdir diye düşünürken, aslında hiçbir şeyi değiştiremediğini görmek berbat olsa gerek.--- spoiler ---
(ardelia lortz - 27 Mayıs 2011 23:04)
insanı ağlatan, ama her izleyişte, aşırı duygusal doctor who bölümü.
(melodili okul zili - 14 Ekim 2011 19:00)
bugün, belki beşinci kez izlediğim doctor who harikası. doctor who'nun en iyi bölümü değil, en duygusalı değil, en komiği ya da heyecanlısı da değil. ama kesinlikle ve kesinlikle en büyük saygı duruşu. bir ressamı, yüzlerce yıl önce yaşamış bir adamı nasıl onurlandırıyorlar değil mi? ve van gogh'u ne kadar iyi tanıtıyorlar? sanat tarihine adını yazdırmış bu müthiş ressamı nasıl harika resmetmişler öyle. onun hüznü, deliliği, doctor'un saflığı ve görmüş geçirmişliğiyle nasıl da uyumlu. çok mükemmel bir senaryo var ortada, harika diyaloglar var.hüzün bir de tabii...
(sen git ben geliyorum - 30 Ekim 2011 11:58)
her bir sahnesi bilerek vincent van gogh tablolarina benzetilmis doctor who 5. sezon bolumudur. starry night gondermesi ile ebraber vincent in kendi bakis acisini doktora ve izleyicilere tarif ettigi kisim ise ozetle tum sanatcilarin bakis acilarinin diger insanlardan hayli farkli oldugunu anlatmistir.
(dirk pitt - 28 Kasım 2011 00:35)
bence "tum sanatcilarin bakis acilarinin diger insanlardan hayli farkli oldugunu" anlatmaktan ziyade 'diğer insanlar' denen normal insanların sanatçılara olan bakış açısını ve nefretini anlatmıştır.bir yerde van gogh da şöyle söyler;ürkmüştü.o da saldırganlaştı.korktuklarında saldırganlaşan insanlar gibi.tıpkı köydekilerin bana bağırması gibi.tıpkı bana taş atan çocuklar gibi.sonuçta her yerde 'farklı' insanlar var, her farklı insan sanatçı da olmak zorunda değil. ama insanların farklı insanlardan öcü gibi korkmaları ve onlardan nefret etmeleri...işte bütün mesele bu.
(jadestone - 16 Ocak 2012 07:33)
(bkz: #27564842)
(knight of cydonia - 27 Şubat 2012 11:55)
van gogh alive sergisinden sonra daha bir anlamli olan doctor who bolumu.
(dirk pitt - 16 Mart 2012 00:33)
--- spoiler ---van gogh'u orsay müzesine götürdükleri sırada çalan parça athlete grubunun chances adlı parçasıdır.--- spoiler ---
(elovitnas - 18 Mart 2012 17:04)
bu bölümü enfes yapan etmen kesinlikle tony curran. matt smith de çok iyi. aslında genelde de o kadar başarısız değil, fakat hem david tennant gibi muazzam bir adamdan bayrak devraldı, hem de sözlüğün doctor who neferi apranaxfort'un bile hayranlığını gizleyemediği karen gillan'ın* sevimliliği matt smith'i gölgede bıraktı. amy ise adeta van gogh'un gördüğü/görmek istediği dünyayı sembolize* ediyor.şurada da çok başarılı bir çalışma var, ilgilisine;http://www.blogography.com/…es/2010/07/vincent.html
(realsanto - 28 Nisan 2012 00:52)
van gogh alive sergisinden sonra tekrar bölümünde cnbc-e'de rast gelmesi tesadüf müydü bilemem ama aynı bölümün tekrarını da baştan sona izledim.özellikle d’orsay müzesi ndeki sahnede dr.who ’nun sorusu üzerine dr. blackvan gogh için: "dünyanın en zarif ressamıydı. kesinlikle gelmiş geçmiş en iyi ressamdı. renklere olan hâkimiyeti ve acıyı yansıtmakta kullandığı renkleri.. muhtemelen ileride hiç unutulmayacak.. dünyanın en büyük ressamıydı."gibi şeyler söylemiş ve van gogh sevinçten ağlamıştı.26 şubat’ta yayınlanan bölüm ve sonra pazar günü tekrar gösterimlerine denk gelmek büyük bir şanstı. vincent van gogh’u canlandıran tony curran gerçekten de rolünün hakkını çok iyi vermişti ve ödüllere aday gösterilmiş. doctor who’yu izlemem ama içeriğini bilirim ancak diğer bölümlerden çok farklı olduğu aşikârdı. özellikle yıldızlı gece tablosuna dönüşen gökyüzü sahnesi inanılmazdı. melankoliyle ve macerayla dolu bir öyküydü bu bölüm.http://tardis.wikia.com/…_and_the_doctor_(tv_story)(bkz: starry night)
(der glaube - 17 Haziran 2012 20:54)
doctor who delisi* bir güzel sanatlar öğrencisinin defalarca izleyip, van gogh musee d'orsay'de mutluluktan ağlarken onunla birlikte defalarca ağlayabileceği bir bölüm.her şey bir yana, tony curran öyle oynar ki bu bölümde, gerçekten van gogh'u izlediğine inandırır seyircisini.
(jabe ceth ceth jafe - 26 Haziran 2012 03:45)
doctor who 'nun defalarca izlenilse tadına doyulmayacak bölümlerinden sadece biridir ama en güzelidir.van gogh adeta mezarından cıkıp gelmiştir bu bölümde oynamak icin.bu arada final sahnesinde hüngür hüngür aglatan , baş döndüren o muhtesem sarkı : athlete - chances
(alice in tardis - 5 Ekim 2012 22:59)
doctor who'nun sadece canavarlarla dövüşmeli dizi olmadığının en güzel kanıtlarından bir tanesi olan bölümdür. van gogh'u oynayan tony curran da tam bir van gogh olmuş. ellerinden öpüyoruz.
(cavdartarlasindakikizanlar - 6 Eylül 2013 02:08)
gözler dolu dolu olmuşken doctor ne de güzel anlatıyor:"the way i see it, every life is a pile of good things and bad things… the good things don't always soften the bad things, but vice versa, the bad things don't necessarily spoil the good things, and make them unimportant."
(son goku - 10 Mart 2014 15:30)
doctor who'yu sevmeyen, saçma bulan bir insan olarak bu bölüm bana izletildi, sonrasında o sezonu baştan sona izledim ve devamında gelen sezonları da hiç kaçırmadım. vincent and the doctor, steven moffat era'daki doctor who'yu sevdirmek için verilecek ilk ve en kuvvetli dozdur bence. siz de çevrenizdeki insanlara uygulayın.aynı zamanda doctor who'yu prodüksiyon kalitesizliği sebebiyle eleştirip izlememiş insanlara da ilaç niteliğindedir. bu bölümün estetik güzelliğiyle çok az dizi bölümü yarışabilir.
(dileyk - 28 Nisan 2014 15:57)
40 dakikalık bir dizi bölümüyle iki küsur saatlik bir filmden çok çok daha etkili ve çarpıcı işler yapılabileceğini göstermiş doctor who bölümüdür. kamera arkası bölümünü izleyince harcanan emek ve gösterilen özen çok daha güzel anlaşılıyor. bu kadarcık zamanda van gogh'un dünyasına nüfuz etmek, onu eğri doğru tüm yönleriyle olabildiğince gerçekçi olarak sunabilmek, her van gogh severin yüreğini hoplatacak ve "ben de aynı tepkiyi verirdim" heyecanını yaratacak bir kurguyu uzaylı canavarlarla hiçbir absürdlük olmadan bütünleştirmeyi becerebilmek, konuyu insanın yüreğini cız ettiren, duygularını alt üst eden, hatta ağlatabilen biçimde bağlamak ve bir televizyon dizisinde unutulmayacak diyaloglar işittirmek mümkünmüş diyerek bütün yapım ekibine ve oyunculara selam durdurtan bölümdür. kaç kere seyrettim, daha kaç kere seyredeceğim bilmiyorum. oyuncular kadar hırvatistan'da o kahvenin mekânını arayıp bulan, masaların üzerine küçük vazolarda süsenler yerleştirmeyi ihmal etmeyen prodüktörlere ve ve yıldızların van gogh tablosuna dönüşmesini yapan animasyon ekibine ayrıca teşekkürler. bu kadar insanın özeniyle emeğinin böyle komprime ve güzel bir seyirliğe dönmesi umut verici...
(musahip - 14 Eylül 2014 21:46)
hayatimda izledigim en guzel yapimlardan biri.soylenebilecek hemen hersey benden once soylenmis,yalnizca ekleyebilecegim; her izleyisimde dunyanin bu kadar gercek olmamasini dilemem olabilir.
(kakam geldi - 22 Eylül 2014 04:01)
bir van gogh hayranı olarak defalarca izlediğim doctor who bölümü.aynı yönetmen ve oyuncularla ressamın bütün hayatını konu alan bir film çekilse keşke dedirtmiştir bana.
(martin luther eden - 6 Nisan 2014 23:37)
Yorum Kaynak Link : vincent and the doctor