Alexandra's Project (~ Alexandra'in Intikami) ' Filminin Konusu : Alexandra's Project is a movie starring Gary Sweet, Helen Buday, and Bogdan Koca. A regular suburban family man comes home from work on his birthday to find a deserted house and a videotape waiting to be played...
The Tracker(2002)(7,5-2014)
Bad Boy Bubby(1994)(7,4-11101)
Tuvalu(2000)(7,4-2448)
Dance Me to My Song(1999)(7,2-290)
The Quiet Room(1996)(7,1-527)
Ten Canoes(2006)(7,0-4151)
Twelve Canoes(2009)(7,0-30)
Dingo(1992)(6,9-287)
Dr. Plonk(2007)(6,7-422)
The Old Man Who Read Love Stories(2001)(6,6-647)
Alien Visitor(1997)(5,8-504)
The King Is Dead!(2012)(5,6-583)
michael haneke izleri taşıyan etkileyici bir gerilim filmi.. özellikle hatunun performansını çok beğendim.. ama steve'in oturduğu koltuktan kalktığında, zangır zangır sallanan koltuğun kolunda duran kumanda nasıl sabit kalabildi onu anlayamadım.. değişik filmdir vesselam, zeki demirkubuzun itirafını izlerken gerildiğime yakın gerildim, itirafta gerildiğim kadar başka gerildiğim bir film de yoktur bu arada..tarzı sevenlere tavsiye edilir..
(bacanga - 7 Nisan 2011 21:06)
---entrynin ideal tüketim tarihi: filmi seyrettikten sonra 3 gün içinde---şahane film. seyredenler kıymetini bilecektir. steve ve alexandra adlı bir karı koca var. adamın doğumgününde sürpriz bir video ile olaylar gelişiyor. keşke siz de seyretseydiniz de aşağıdaki muhabbetlerde hep beraber gülseydik. ben filmi, ilk akla geldiği gibi, “türkiye’de olsaydı nasıl olurdu” konsepti ve bir üçüncü sınıf mizah yazarı gözüyle irdeleyeceğim. ayrıca araya, türkiye, kadın hakları, gelişmişlik, medeniyet konulu gizli mesajlar atacağım. hem gülüp hem de düşüneceğiz. hazır mısınız?
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:13)
--- spoiler ---türkiye’de gösterime girse türkçe adı “vurun kahpe’ye” ya da “o. çocukluğu” olabilir. ayrıca türkiye’de filmi seyreden kadınlar bile adama empati yapıp “tüüü allah belanı versin şıllık” larla kadına sövecek, kocalarına daha bir bağlanacaklardır. türk kadınlarının takazalarını duyar gibiyim: neyin eksikti ha neyin eksikti. gül gibi çocukların var, çalışmıyor bütün gün kendine zaman ayırabiliyorsun, yediğin önünde yemediğin arkanda, şahane evin var, kocan kibar ve seninle sürekli birlikte olmak isteyen biri. kocası kendisini et parçası olarak görüp sürekli yatmak istiyormuş. biz ön sevişme denen şeyi bilmeden, tatmadan ölüyoruz sen ne diyorsun? herifler bizle çocuk olana kadar yatıyor. ondan sonra ara ki bulasın. adam dildo bile almış doğum gününde. biz manavda salatalıklara azıcık uzun baksak sopa yiyoruz. böyle adamı bulmuşsun da bunuyorsunbak bak. adam aldatıyormuş onu. ulan bir tek mini etekli bir kadınla yemek yerken gördük adamı. aldatıyorsa da kendine bakacaksın. adam sana prenses gibi davranıyor ve buna rağmen gözü dışarı kayıyorsa suç sende bacım, hiç kıvırma. o memelere olacak estetik operasyon olayını şakadan sordun ama ciddi olarak düşün derim. --- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:16)
--- spoiler ---ecnebiler enteresan. filmin sonunda gençten bir çocuk (tokmakçı) gelip kadını soruyor. adam da cevap vermeden evine geri dönüyor. ulan al içeri işte. şahane bir teselli fırsatı. ske ske karın yap adamı. baya baya etek, sütyen giydirip kahvaltı hazırlat. düz adamlarsınız düz. azıcık sıcakkanlı olun, azıcık ihtiras gösterin. kadın tüm ampulleri sökmüş, very very güvenlikli evin güvenlik sistemini hack etmiş, kameralarla videolarla manyak manyak şeyler hazırlamış… abi biraz da insanın içinde olacak. tüm şartlar olgunlaşsa bile bu kadar detay plan hazırlayacak kafa nerde bizdee? hadi niyetlenip bilgisayar’ı açtın da n’olacak, piranha marka webcam’in driver’ı yokmuş, nasıl yükleyeceğiz? yok abi yok, bizi skmeyenin ski sızlar. türkiye’de gerçekleşse adam bir dakika içinde konuşmaları fast forward ile ileri alacak, sonundaki tokmakçı sahnesi ile televizyonu kıracak. kadının iki saat sürecek tüm planının içine edecek, sonra da daha kaçamadan, önce karısını sonra komşusunu öldürecektir. dinlenir mi lan 2 saat karı dırıltısı? herif hak etmiş biraz.--- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:22)
--- spoiler ---fatmagül’ün projesi serisine devam:“ah bir rasyonel olaydım, diloy olaydım”kadın her şekilde suçlu. derdi bir tek, kendisine gerçekte değer verilmediğini düşünüyor olması. onun dışında maşallah her bir şeyi, evi, arabası, parası, çocukları, lüksü var. e hadi diyelim bu gerçekten büyük bir suç da, onu da gündüzleri tokmakçılar bularak bir şekilde çözmüşsün. niye hala ampulleri sökmeler, videolar, kaçmalar falan. bu şekilde iki tarafın da pragmatik yaklaşımıyla gül gibi geçinir giderdiniz dünyadaki evliliklerin %70’i gibi. ne olacak şimdi? kaçtın ayrıldın. tokmakçılarından bir kaç kuruş yapmışsın tamam ama o bitince n’olacak? vurdurmaya devam mı edeceksin? nereye kadar? o erkek çocuk küçük emrah gibi yetişmeyecek mi sonra? bir gün sizi basıp gözleri yuvalarından uğramayacak mı? aah ahh? hep kısa vade.--- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:28)
--- spoiler ---yalnız kadının projesi, bütüne bakmazsak çok ayrıntılı ve etkileyici. striptizle adamı erekte edip videoda gözüken adamın eli ile ereksiyonu saliseler içinde söndürmek çok fena. meme kanseri şakasını bizim troller bile yapmaz, olmamış. videonun, adamın konuşmasına cevap verme sahnesi ise videodrome’u ilk seyrettiğim kadarki kadar heyecanlandırdı beni. sadece bu sahne için bile arşive atılır. kurşun ve silah olayı biraz havada kaldı. onları da olay örgüsüne bağlasalarmış etkiyi daha da arttırabilirlermiş. o kadar yazdık ama bir şekilde film yaygınlaşıp türkiye’deki kadınlar tarafından gerçekten anlaşılır ve etkisini göstermeye başlarsa. teknoloji ve zeka olarak filmdeki kadından (gelin itiraf edelim) daha düşük seviyedeki türk kadını, öyle detaylı planlarla uğraşmayıp çok erkeğin sikini keser. pazarlarda, bir milyoncu'larda puro giyotinine benzeyen “sik kesme makası” satmazlarsa ben adam değilim.--- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:34)
--- spoiler ---film, kadın ve aileden sorumlu bakan selma aliye kavaf’ın favori filmiymiş. ecnebiler acayip adamlar demiştik. komşunun karısıyla yatıp, bunun videosunu komşunun kocasına izletiyor, sonra da evinde don atlet rahat rahat takılıyorsun. yemin ediyorum sikinden kokoreç yaparlar adamın. bu ne rahatlık? adam videonun sonlarına doğru, yıkıldığı bir anda “ah be alex”, diyor. “n’aptın alex?” diyor rıdvan gibi. bizimki ne derse beğenirsiniz? “benim adım alexandra, bana alex demekten vazgeç”. ulan 15 santimlik ismin var, her seferinde nasıl söylesin adam? ne güzel kısaltmış işte. beğenmiyorsan video çekmeden önce söyleseydin. yok yok kadının savlarını neresinden tutsak elimizde kalıyor.--- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:39)
--- spoiler ---adam godoş gibi abi. ona da sinir oluyorum. yedin o kadar kazığı, filmin sonunda elde kumanda, videoda karının tokmaklanma sahnesi, sıvazlayıp duruyorsun. mal gibisin. hatta mal gibison. git bir mahkemeye. çocuklarımı aldı benden, beni aldattı, rezil etti diye say söv. televizyon programlarına, sabah kuşağındaki kadın programlarına çık. kadını rezil et tüm dünyaya. illa bir gün flash tv’de yalçın çakır'a bağlanıp cevap verecek o kadın. kaçarı yok. ayrıca ver videoyu da xhamster’a, tanısın bütün sıvazcılar. insan içine çıkamasın. üstelik yasal olarak halâ evli adamla. zaten boşanamaz ya da başka bir evlilik de yapamaz. eli mahkum dönecek. vallahi bak senin için "steve’s project" diye şahane senaryo yaptım. ama sende bu kafa oldukça zor.herif yakışıklı, sarışın, kaslı falan. bütün alet edavatı da gösterdi filmin başında, gözüm kaydı bakmış bulundum, mal varlığı iyi. işteki pozisyonu şahane. herkes saygı duyuyor, emrinde çalışanları var. çocukları onu, o çocuklarını seviyor. karısını da seviyor. kadın ise güzel değil. tee, mad max 3’deki yerli kızken biliyoruz, o zaman da aynıydı. vücut için eh işte desek de kafaya kesekağıdı şart. işi gücü de yok. prozac’ları, apranax’ları leblebi gibi yutuyor. bu iki karakterden bir proje üret deseler ben erkeğin projesini üretirim: kadından nasıl ustalıkla kurtulurum projesi. ama yok. bizimki göstere göstere golü yiyor.salatalık olayını tam gözümde canlandıramadım yalnız. sevişirken hatuna çaktırmadan penis yerine salatalığı ikame ediyor gibi anlıyorum olayı. dediğim gibi gözümde canlandıramıyorum. zor bir pozisyon. yorum yok. ama sonuçta karına dildo almak ne kadar ecnebi olursan ol büyük hata. orada kadın pası çok iyi değerlendirip dildo ile golü buluyor. lafı da dildoyu da sokuyor. içerdeyken titreşime almadı ama, pili de bitmiş olabilir.--- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:46)
sorunları video ile tartışmak gerçekten enteresan. kadın da diyordu, bağırmandan, tartışmanın hemen başında benim sesimi kesmenden bunları hiçbir zaman söyleyemedim diye. hakikaten video ile tartışınca sinirlenmenin, küfür etmenin, sağı solu kırmanın bir anlamı kalmıyor. ki bunlar tartışmaların en zevkli, en kendimize hak verdiğimiz kısımları. bunlar olmayınca tartışmayı piç etme yöntemlerini önceden bloke edilmiş oluyorsunuz. video orda. delirsen de, çıldırsan da izleyeceksin. hatun tamamını izlemen için manyak manyak oyunlar da yapmış zaten. sonuç itibari ile karı koca tartışmalarını, tartışma programlarındaki gibi video konferans usulü ile yapmak bizi çözüme daha da yaklaştırabilir. evlilik danışmanlarının yapacağı ortalama 5 bin dolarlık yatırımla, çiftlere video konferans yaptırarak müthiş bir pazar boşluğunu yakalamaları olası. (bkz: cisco) (bkz: polycom)
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 21:51)
--- spoiler ---şimdi biraz daha ciddi konuşmanın zamanı geldi. çocuklarınız halâ yatmadı ise onları yatırıp gelin hele…… özetle kadın, adama diyor ki: (mealen) sen bir siksin. bana da am gibi davranıyorsun. istediğin zaman içeri giriyor istediğin zaman çıkıyorsun. bir de parmakların var. onlar da daima içimde. hesapta beni tahrik etmek için önce onlar keşif yapıyor. sonra da gene içeri dalıveriyorsun. sürekli sevişme peşindesin. benim hissettiklerime odaklanmıyorsun, beni mal gibi görüyorsun.alexandra hanım. bacım. yenge. yukarıda söylediklerin mutlu bir evlilk için gerekli olan cinsel yaşamın olmazsa olmaz sonuçları. bu işler, daha doğrusu işin “id” kısmı bu şekil oluyor. mevzuat böyle. sen bir amsın o da bir sik. bu işi böyle kavramak , cinsellik açısından, gerçekten kötü bir bakış açısı değil. önce bunu bir anlayalım. bu sağlıklı cinsel davranışlar üzerine koyacağın hissiyat katmanı sadece adamın davranışları ile ilgili değil. yeri gelir yatakta orospu mutfakta balerin olursun, yeri gelir liseli fantezisi ile adamın aklını alırsın, yeri gelir başım ağrıyor diye adamı köpek edersin. bu topraklarda yaşıyor olsan heriflerin karılarına 2 çocuktan sonra direkt skmek için bile tenezül etmediklerini görüp akşamları kocanın ayaklarını yıkamaya başlardın. medeni bir toplumdasın. sorunların var ve çözemiyorsan hatayı kendinde de aramalısın. buna rağmen çözüm yok ise gene medeni olarak ayrılabilirsin. tüm filmi pür dikkat izledik, sorunlarını eveledin geveledin bize anlatmadın bir türlü. “beni et olarak görüyorsun, bana değer vermiyorsun” ee.. ne bu? sakın sen, bir et gibi davranıyor olmayasın? adam pırlanta gibi. karısına nazik, öpüyor, okşuyor, cinsel olarak da boş bırakmıyor. çalışmayan kadına takaza yapıp hayatı zehir etmiyor. ne yapsın peki? yani somut olarak beklentin nedir? adamın vereceği bir söz “tamam hayatım artık senin isteklerini daha da dikkatle dinleyeceğim” demesi yeterli mi? tam olarak ne yapması lazım? bunlar boş. bunlara verilecek bir cevap yok tabi. çünkü bunlara bir cevap verilecek ise tek başına erkekten gelen yanıtlar yeterli değil. birlikte bir cevap üretilmeli. bu da yemez. video ile intikam almak daha zevkli. (bkz: hayatın anlaşılır olması)--- spoiler ---
(sitki siyril - 7 Nisan 2011 22:01)
rolf de heer adlı yönetmenin bu sene berlinale'e katılan filmi.çok ilginç bir konuya sahip olan film, altın ayı adayı.steve adlı iyi aile babası,doğumgününü ailesiyle kutlamak üzere eve gelir.ev karanlık ve sessizdir.eşi alexandra ve çocukları emma ile sam'i ararken, üzerinde"play me" yazan bir video kaset bulur, seyretmeye başlar.ilk olarak çocukları babalarının doğum gününü kutlarken kasedin ikinci bölümünde farklı bir durum söz konusudur."bekledim de gelmedin" türevinde bir film adayı play me
(jael - 11 Şubat 2003 00:54)
feminizmle kafayı bozmuş bir karınız varsa, ne kadar iyi bir koca olursanız olun ayvayı yersiniz demeye getiren film.--- spoiler ---filmde kadın erkeğe bir manifesto çekiyor, ama erkek buna karşılık hiç bir şey söyle(ye)miyor.bari içimde kalanları ben söyleyeyimulan kadın; demek istiyorum adama yaptığın şikayetlere bakarsak bildiğin çoğu erkekte fazlası ile bulunan şeyler. böyle farklı düşünen biriysen adamın hayatına ne diye girip evleniyorsun. akıllı geçiniyorsun da bunu fark edemedin mi? rahatsızsan boşan en fazla, bu vahşet ne diye. adamın en büyük suçu senin gibi bir kadının çıplak vücuduna ilgi duyması ve senden çocuk yapması. alex'in(özelikle böyle yazdım sinir olsun karı)bedenime değil,kafasını göstererek bana niye ihtiyaç duymadın dediği sahnede ulan senin deli kafana kim ihtiyaç duysun demesini isterdim adamın.adamı benim gözümde bitiren sahne, filmin sonunda videoda karısının başka adamla sevişirken ki görüntüsü karşısında kendini tatmin etmeye çalışması oldu. ama bu sahneden sonra aklıma gelen şeyden emin oldum.filmin gizli bir söylevi var ve orda diyor ki: vücudunun erkek üzerindeki etkisini anlayan ve bunu kullanmaya karar veren kadına duyulan şehvet, erkeğin lanetidir, ve bunun sonucu olarak hayatını rezil etmesi kaçınılmazdır.kadın kendi başarısızlıklarını, mutsuzluklarını bile karşısındakine atar olur biter.--- spoiler ---oh be rahatladım biraz.
(gostor - 24 Şubat 2012 21:58)
kadının ferdindeki esas fent. hatta fent ideası. erkek var abi tamam mı...--- spoiler ---ağzına sıçtı kadın.--- spoiler ---
(fizan - 21 Ocak 2013 23:23)
23. uluslararası istanbul film festivali "dünya festivallerinden" bölümü kapsamında gösterilecek olan , berlinale'de adını duyduğumuzdan beri beklediğimiz film.
(jael - 26 Mart 2004 22:30)
23. uluslararasi istanbul film festivalinde gorme firsatini bulmus oldugum, konusu itibariyle oldukca siradisi, oyunculuklarinoldukca basarili oldugu, benim tabirimle gormus oldugum en psikopat filmlerden biri olarak nitelendirebilecegim avustralya yapimi film. es yada sevgiliyle birlikte gidildiginde iliskiyi yeniden masaya yatirmaya yolacabilecek kadar enteresan sorgulamalar kullandigi icin kesinlikle ayri ayri seyredilmesi tavsiye ederim *festival kitapciginda ise filmin tanitimi su sekilde yapiliyor: evlilikte yürürlükte olan cinsel politikalar üzerine bir psikolojik gerilim ... geleneksel bir aile babası olan steve, orta düzey yöneticilik yaptığı işyerinde harika bir gün geçirir. o gün doğum günüdür, üstelik ne zamandır beklediği terfi gerçekleşmiştir; keyfi yerinde, arabasına atlar, banliyödeki evine doğru yola koyulur: karısı alexandra mutlaka onun için bir sürpriz parti düzenlemiştir. ama evine vardığında, tuhaf bir sessizliğin hakim olduğunu görür. karanlık odalarda boş yere parti konuklarını aradıktan sonra, üstünde “bunu seyret” yazılı bir video kaset bulur. alexandra ile iki çocukları emma ve sam, hazırladıkları bu kasette, doğum gününü kutlamaktadırlar. çocuklar kadrajdan çıkar çıkmaz, alexandra son derece şaşırtıcı bir doğum günü hediyesiyle çıkar ortaya: gayet baştan çıkarıcı bir şekilde soyunmaya başlar. steve hem şaşırmıştır, hem de bu çok hoşuna gitmiştir ... ta ki alexandra’nın başına bir silah dayandığını görene dek. paniğe kapılır ve evden kaçmaya kalkar, ama başarılı olamaz. yalnız, korku içinde, kendi evinde hapsolmuş steve’in kasetin geri kalanını izlemekten başka çaresi yoktur. steve’in kasette gördükleri, onu hem evliliklerindeki aksaklıklarla, hem de kendi hatalarıyla yüzleşmek zorunda bırakır ...
(corneliuss - 10 Nisan 2004 21:49)
konusu itibariyle çok farklı, önemli noktalara değinmiş, ancak finali ile merkeze aldığı konusundan uzaklaşmış film. orjinal bir yapım. kadın oyuncumuzun kasetteki replikleri dikkatle dinlenmeli, üzerine uzun uzun düşünülmeli...
(cnbce - 11 Nisan 2004 01:05)
kanımca çok başarılı bir film. herseyden once cok saglam bir fikir üzerine kurulmus. yönetmenin görsel secimlerinin cogu yerli yerinde, oyuncu yonetimi kusursuz, filmin açiliş sahnesi ve kameranin çiftin yataginin etrafindan gezdigi sahnelerde, video'nun ailenin üstüne acimasizca gidişinde insan ister istemez bir kayip otoban sendromu seziyor. hikayenin çok ilginç dönüm noktaları var. steve karakterinin karisinin dertlerini es gecen, kendisini herseyin iyisini ve dogrusunu bilen pozisyonda sayan halini, hiö karikaturize etmeden çizen 15 dakikanin ardindan alexandra'nin bölümü başliyor. alexandra ve steve arasinda yaşananlarin hemen hepsinin diyaloga bagli kalmasi, zaman zaman feminist manifestonun belki de en bar bar bagiran sloganlarinin kullanilmasina ragmen, senaryo o kadar ustaca dönüşler yapıyor ki sıkılmak mümkün değil. steve ve alexandra karakterlerini canlandiran oyunculari cani yürekten kutlarken, yönetmenin yanaklarindan öpüyorum, hepsinin yildizlari parlasin diyorum.
(insidious - 12 Nisan 2004 11:56)
Yorum Kaynak Link : alexandra's project