The River (~ Nehir) ' Filminin Konusu : The River is a movie starring Mel Gibson, Sissy Spacek, and Shane Bailey. A farming family battles severe storms, a bank is threatening to repossess their farm, and there are other hard times in a battle to save and hold on to their...
Ödüller :
Gallipoli(1981)(7,5-33929)
The Year of Living Dangerously(1982)(7,2-17676)
The Bounty(1984)(7,1-21247)
Hamlet(1991)(6,8-19767)
The Man Without a Face(1993)(6,7-25698)
Tim(1979)(6,5-2863)
Mrs. Soffel(1985)(6,3-2726)
Forever Young(1992)(6,3-41538)
Tequila Sunrise(1988)(6,1-28026)
Bird on a Wire(1990)(5,9-36094)
Air America(1990)(5,8-25114)
Attack Force Z(1982)(5,6-1915)
Academy Awards - Oscar : "Özel Başarı Ödülü"
the bossun kız kardeşi ve eşinin hikayesini anlatan şarkısı.
(kermith - 19 Haziran 2002 02:23)
pokerin texas hold 'em versiyonunda yere açılan 5. ve son karta verilen ad. ama illa hold'em olması farketmez genel olarak son karta river deniyor.
(helroth - 8 Ağustos 2010 20:39)
los angeleslı veletler* daha kısa pantolonlar içinde sivilcilerini sıkıp gitar alma hayallerini kurdukları zamanlarda, the bossun birbirinin arkasına yapıştırarak piyasaya sürdüğü, az paralara ucuz işlerde çalışan, ailesi ile sorunlar yaşayan, kısaca sürekli kaybeden ama rock n roll dan hiç bir zaman vazgeçmeyen alt ve orta sınıf amerikalıarı hediye ettiği double album.şarkı olarak the river ise aynı albümün diğer plağında bulunan point blank ile birlikte dinlenmesi gereken bir eserdir kanaatimce.
(kermith - 24 Ocak 2003 05:26)
i come from down in the valleywhere mister when you're youngthey bring you up to do like your daddy doneme and mary we met in high schoolwhen she was just seventeenwe'd ride out of that valley down to where the fields were greenwe'd go down to the riverand into the river we'd diveoh down to the river we'd ridethen i got mary pregnantand man that was all she wroteand for my nineteenth birthday i got a union card and a wedding coatwe went down to the courthouseand the judge put it all to restno wedding day smiles no walk down the aisleno flowers no wedding dressthat night we went down to the riverand into the river we'd diveoh down to the river we did ridei got a job working construction for the johnstown companybut lately there ain't been much work on account of the economynow all them things that seemed so importantwell mister they vanished right into the airnow i just act like i don't remembermary acts like she don't carebut i remember us riding in my brother's carher body tan and wet down at the reservoirat night on them banks i'd lie awakeand pull her close just to feel each breath she'd takenow those memories come back to haunt methey haunt me like a curseis a dream a lie if it don't come trueor is it something worsethat sends me down to the riverthough i know the river is drythat sends me down to the river tonightdown to the rivermy baby and ioh down to the river we ride
(sowilo - 4 Temmuz 2000 04:50)
blair witch'in dizi versiyonu gibi bir şey.
(starbuck - 8 Şubat 2012 13:46)
ilk iki bölüm itibari ile benim çok beğendiğim dizidir. bayadır yoksun kalmıştım böyle gizemli mistik tür de dizilerden.hatta izleyince pişman oldum keşke biriktirip öyle izleseymişim şimdi bunun arkasına hangi diziyi izlesem gitmeyecek biliyorum yani.
(nevsenev - 9 Şubat 2012 15:36)
ne zamandır özlemini çektiğimiz lostvari bir mistisizmi bizlere veren güzel dizi. lostvari dediğime bakmayın dizinin özgünlük sorunu yok, aparma bir yapım değil. gizemi bol, sırrı çok, kadim geleneklere selam da çakıyor, daha ne isteyelim? oyuncu seçimi daha doğru yapılabilirdi gibi geliyor ama bu da yeter. bir de umarım bundan sonra ilk iki bölümdeki gibi hızlı geçmez olaylar. iki bölümde 9 gün geçtiler. bi' soluklanın hele. --- spoiler ---ilk bölümün sonunda rambo kılıklı abinin "and if he found the source, i'll put him down." lafı da gözlerden kaçmadı. o source bu sourcea bi' gönderme olmasın? veya artık ben lost'un özleminden kafayı yedim. her yerde onu görüyorum. lost lost diye nicesine sarıldım.--- spoiler ---edit: premier reytingi maalesef pek iç açıcı değil. oran 2.5/6. sekiz milyon kişi izlemiş ilk iki bölümünü. tv by the numbers bile bad start for the river demiş.
(ein lied - 9 Şubat 2012 16:14)
lost çakması değil ama amarigan yapımları standardı içeren, blair witch gibi çekilmiş ürkünç dizi. keza amazonda bir şekilde başının çaresine bakacak ekipte anne tipli (zaten anne) kontrolü ele almış kadın; onunla ilişki yaşamış olan ölse üzülmeyeceğimiz (ve sonlara doğru muhtemelen ölecek olan) hırslı yavşak; 3 bölüm sonrası mevta olma ihtimali yüksek ota boka maydanoz kameraman yavşak; 2 mekanikçi (biri bonus olarak ruhlarla da ilişki kuruyor ki bu baya sonra ölecek anlamına geliyor); babasıyla sorunlu ama gene de onun peşinden giden, ağzına ağzına vurmak istediğiniz oğlan; derin devletle bağlantılı, cephane yüklü gizemli rambo abi (source mource dediği için buna daha uzun yaşam süresi veriyorum ben son bölümü çıkarabilir) ve bit yeniği olan taş gibi karı (son bölümde patlayan ormandan oğlanı alır çıkar abi bu) buradalar. kimseyi unuttum mu? hayır. emmet'in o kadar uğraşıp ceviz kabuğuna anca kapadığı, bir de üzerine 2 ton demir lehimlediği kurusıkı abiyi oğlu nası iki dakkada haklayıp suya attı merak ediyor muyum? hayır. o kadar ormanın içinde dragonfly çakması böcekler ve 3-5 kuş dışında hayvan olmamasına ne diyorum peki? orada dur canım kardeşim, burası amazon. öyle magic filan değil ama her bulduğunuz suya atlıyorsunuz salkım saçak, bunun timsahı var, balığı var, göt ısıran hayvanı yoksa bile böceği var sülüğü var, onu geçtim bakterisi var ama sen naapıyorsun ya?valla magic bir kenara, kurusıkı bir tarafa, o suya bacağımı soksam arkama bakmadan kaçarım yemin ediyorum, amazona dair elimi değdireceğim tek şey de spa ürünleriyle açai olur (ama meyveye de kıllandım şimdi).ha bu arada dizi güzel böyle, aksiyonlu filan, oğlan var kız var, "ruh" var bir de. bunu izlemeyip "öyle geçip gidiyor zaman ki elimi kolumu nereye koyacağımı bilemiyorum" mu izleyeceğiz?
(elfarran - 10 Şubat 2012 17:49)
ilk bölüm itibariyle başarılı bir yapım olacağa benzesede ilk sezon bitmeden gerçekleri göremeyiz.lakin son dönemde mistik-gizem içerikli yapımların korku kavramına uzak kalmışlığını gidermiş hatta bunu amaç edinmişler diye bilirim. the dresden filestan tanıdığımız paul blackthorneabimizin yine bir büyülü magica lı bir yapımda çıkması,annemizi ise the mentalistten medyum olarak tanıdığımız düşünülürse. zaten büyüye,paranormal aktivitelerle içli dışlı uygun bir oyuncu kadrosu toplandığı şüphe götürmez. umarız oyunculuklarını bir adım öteyede taşırlar.korku amaçlı dizilerde pek bulunmayan gizeminse bu dizide gani gani olacağıda muhakak. neyse işin özü ilk bölümü izledik keyif aldık. peki puanlamalar dikkate alınmalı mı? bence çokta kafaya takmamak lazım bu durumu sonuçta amerikan halkıyla bizim ülkemizin vatadaşlarının espri ve hayata yaklaşımları zaten farklı.bu dizi yayından kalkarsa "emperyalist amerikan halkının şımarıklığı" der geçerim üzülürüm.
(minnequin - 11 Şubat 2012 09:49)
basrolunde sam neillin olmasi gereken dizidir lakin alcatraza kaptirdik.
(dirk pitt - 12 Şubat 2012 02:47)
jungle'ı, dumanı, sırt çantalı insanları, bir ton gizemi görünce insan lost'la kıyaslıyor ister istemez ve ne yazık ki lost'un üç gömlek altında kalıyor. bir kere çok hızlı. karakter gelişimi sıfır. büyüye cine şeytana inanmayan insanlar 30. dakikada hayalete tuzak kurmaya falan çalışıyor. çok acelesi varmış gibi haldır haldır dört nala koşuyor dizi. korkunun tabiatına ters.. biraz sakin olsalar, karakterler gözümüzün önünde gelişse biraz, doğaüstü oranı suratımıza kusulmasa da yer yer ağzımıza çalınsa bir şeye benzeyecek gibi. konuya bu kadar bodoslama ve hızlı giriş yapması, 2 saatlik bir korku filminde görmeye alışkın olduğumuz yoğunlukta konu yumağını bir bölümde bol kepçeden vermesi diziyi oldukça ucuzlaştırmış.. bir de tabi, bir önceki sahnede gözlerinin önünde biri ölmüşken, aynı gecede başlarına elli bin tane korkunç şey gelmişken bir sonraki sahnede birbirine kur yapan, gülen, şakalaşan insanlar var. klasik dandik korku filmi saçmalıkları. kısacası bu halde izlenebilmesi, hele hele lost gibi bir fenomene dönüşebilmesi çok zor. imdb'nin 6,5 puanlık tüm korku filmlerinin bir kolajı gibi olmuş. tek artısı amazon'da geçmesi. ama sırf amazon görücem diye de dizi izlenmez ki. açarım nat geo izlerim daha iyi.
(sir gawain - 13 Şubat 2012 10:51)
80 lerden kalma yaratık filmlerine benzeyen dizi.
(othervoices - 13 Şubat 2012 11:06)
kasıtlı mı yapılıyor bilmiyorum ama bazı sahnelerin ardından ekran kararıp 7-8 saniye kadar öylece bekleyip ardından diğer sahneye geçiyor bu dizide. buna yeterince alıştırıp da o kararmalardan birinde bröeeaahh!! diye bi yaratık suratı çıkartırlarsa altıma sıçarım. çıkartmazlarsa bile gerilimi arttırdığı kesin.
(bockbay - 24 Şubat 2012 11:44)
--- spoiler ---7. bölümde emmet cole'un memduh başgan'lık tasladığı dizidir."so, how was my funeral?"--- spoiler ---
(3cagdas3 - 14 Mart 2012 21:56)
umarım 2.sezon onayı verilir zira dizi tam havaya girdi, kafamızda sırlar sorular böyle bitmesine izin veremezler vermemeliler vermesinler.emmet'ten bi'şeyler anlatır sandım ama amcamız kapalı kutu çıktı, neyse diyor ve 2.sezonu beklemeye başlıyoruz.
(nevsenev - 21 Mart 2012 19:13)
kimse kusura bakmasın ama yarrak gibi dizi yapmışlar, niye izliyorsun o zaman denilebilir, bruce springsteen'in kardeşine yazdığı şarkıyı ararken geldim.*yazacaklarım spoiler içerir;şimdi güzel kardeşim siz sıkılmadınız mı her filme bir sikici, bir güzel kız, bir etnik grup, bir gay, bir sert erkek, bir yahudi, bir tane de paragöz (bunu politik doğru olmak için yahudi de yapmazlar) adam koymaya? daha film başladı dedim ya bu zenci ya da yahudi ölür ilk. zaten böyle filmlerde, dizilerde kuraldır bir kişinin ne kadar az ilişkisi varsa o ölür ki kimse üzülmesin. bak mesela emmet ya da lincoln'e bir şey oluyor mu? olamaz da zaten. ölenlere bakıyoruz, kimsenin sikinde olmayan kameraman, aynı bölüm içinde ormanda bulunup ölen rabbit ve sadece tek bir kişinin salladığı diğer kameraman. senaristler grev yapacağına sevilmeyen insanlar eylem yapmalı "bu mu la değerimiz sizin gözünüzde piçler" diye.neyse, son bölümde lincoln öldü sanılıyor ve kimse üzülmüyor bile, hepsi senaryoyu okumuş çünkü biliyorlar bölüm sonunda kurtulacak lincoln. neyse en azından nehir yön falan değiştirdi de mutlu sondan kurtulduk.
(violent - 22 Mart 2012 09:42)
dizi fena değil sararsa izlenir de arkadaş koskoca 7 bölümde amazonun ortasında 1 tane mi yılan olmaz. hani en azından bir tane görselerdi de sarışın taş kız çıkıp artistlik yapsaydı işte bu da bokurcuk yılanı ısırdı mı 15 saniyede mefta olurun deseydi oğlan hayranlıkla baksaydı.
(focke wulf - 29 Mart 2012 13:36)
genel hikaye anlatım tekniğine*** sadık kalan ama bence esas mevzusu"is a dream a lie if it don't come true, or is it something worse"dizelerinde gizli olan, bruce springsteenin belki de en acı şarkısı.
(kermith - 22 Kasım 2003 21:37)
the river(music: tenkula & sentenced, lyrics: lopakka) yet another morning that feels like this yet another life's bitter kiss it has been like this for… i don't know how long i only know that at some point it all went wrong i don't remember much from last night but still far more than i would like to i'm floating downstream that damned river again what can i do now except continue and open a bottle once more what can i do now except see this through and float with the stream, off the shore - see where the river will take me when i needed you, you weren't there… now i need booze like i need the air that i breathe with each drink i'm drifting further away from your world the further off i get the harder it will be to return it has been like this for… i don't know how long i only know that at some point it all went wrong floating downstream that damned river again the river that's distilled from premium grain what can i do now except continue and open a bottle once more what can i do now except see this through and float with the stream, off the shore - see where the river will take me - see where the river will take me
(chainsaw - 12 Ekim 2001 01:22)
bruce springsteen in 1980 tarihli double albümü ile aynı adı taşıyan ve her dinleyişimde ruhumun şukela butonunun sürekli basılı kalmasına sebep olan şarkısı.kendisi için çok önemli olan bu şarkıya dair springsteen in düşünceleri şöyle:the river aynı zamanda ev ve evliliğe dair vaatler üzerine ilk yazma denememdi. country müziği bir kez daha önemli olmaya devam etti. bir gece new york daki otel odamda hank williams ın my bucket s got a hole in it ini söylemeye başladım. hemen new jersey e dönüp odama kurulup the river ı yazmaya başladım. barda oturan bir adamın yanındak taburede oturan yabancıya kendi hikayesini anlattığı öyküsel bir folk söylemi kullandım. şarkının temelini 70 lerin sonlarında new jersey de inşaat sektörünün çöküşü ile birlikte kızkardeşimin ve ailesinin geçirdiği sıkıntılı döneme dayandırdım. kızkardeşimin kocasının iyi kazandığı işini kaybedişini ve yaşmını sürdürebilmek için hiç şikayet etmeden zor koşullarda çalışmasını izlemiştim. kızkardeşim şarkıyı ilk duyduğunda sahne arkasına geldi, bana sarıldı ve "o benim yaşamımdı" dedi. is a dream a lie if its don t come true or it is something worselafı bunları okuduktan sonra daha da bir güzel geliyor, daha da bir anlam kazanıyor. patron anlatmak istediği şeye karar vermiş, nasıl anlatacağına da karar vermiş ve sonra belki de kendisinin de kafasında olan soruyu sormuş. belki de şarkıyı o soru yazdırmış. nasıl olmuşsa olmuş, çok iyi olmuş, çok güzel olmuş ve her zaman sorumluluklarından bahsettiği şarkı yazarlığı işini ne kadar güzel yaptığını göstermiş bize springsteen. bruce springsteen in sonraları geliştirerek ve derinlemesine detaylandırarak nebraska ve ghost of tom joad albümlerinde kullanacağı yazış stili konusundaki düşüncelerini belirginleştiren şarkı olması açısından da özel bir yere sahiptir the river.bir başka dönüm noktası için (bkz: brilliant disguise).
(hebenneka - 23 Eylül 2005 15:08)
Yorum Kaynak Link : the river