Merhaba.Bu site, film seçiminizi kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur.
Filmler 'Çıkış Tarihi Azalan' göre sıralanmaktadır. Yandaki Büyüteç simgesine tıklayarak değiştirebilirsiniz.

  • "the hunger games film uyarlamasında kendisini haymitch olarak izleyeceğiz."
  • "ne zaman nerden çıkacağı belli olmayan, çıktığı her yerde harikalar yaratan aktör. sırf medyatik olmadığı için underrated olduğunu düşünüyorum.."
  • "müthiş yetenekli bir oyuncudur. asla seyirciyi kasmaz yapaylığı ile. büyük büyük de oynamaz. sevilesi, seyredilesi insan."
  • "her gördüğümde alt dişlerimi öne çıkarıp "shit" diyesimi getiren süper oyuncu."
  • "kanımca "hangi rolü verirsen ver inanılmaz oynuyor" övgüsünü yeryüzünde gerçekten hak eden çok az oyuncudan biridir."
  • "ilk ciddi tv calismasi cheers olan delikanli oyuncu.."
  • "true detective'i mcconaughey'den çok kendisi götürüyor aslında, çünkü çok iyi bi' aktördür, fazla iyi.bi' de şunun getirdiği bir sempati var tabii:(bkz: mickey knox)"
  • "çok iyi oyuncu. tıpkı peter stormare gibi hollywood'u hollywood yapan gizli kahramanlardandır. oyunculuğunun hak ettiği gerçek değeri görememesi üzücü tabii."

Woody Harrelson

Woody Harrelson (6,77) Filmleri / Hepsi (84)

Sayfa 1 / 3 (84 )FirstPrev123NextLast v
x
AraTemizle
Tip grid:Not filtered
Puan grid:Not filtered
Puanlayan grid:Not filtered
Yapım Yılı grid:Not filtered
Tür grid:Not filtered
Süre grid:Not filtered
Tarih grid:Not filtered
Yönetmen grid:Not filtered
Senarist grid:Not filtered
Başrol grid:Not filtered
Shock and Awe
Puan:
4,9
Puanlayan:
954
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:13 Temmuz, 2018
Yönetmen: Rob Reiner
Senarist: Joey Hartstone
Başrol: Woody Harrelson
Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Puan:
8,2
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Üç Billboard Ebbing Çikisi, Missouri
Tarih:02 Şubat, 2018
Yönetmen: Martin McDonagh
Senarist: Martin McDonagh
Başrol: Caleb Landry Jones
LBJ
LBJ
Puan:
6,4
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:LBJ - L.B. Johnson, après Kennedy
Tarih:03 Kasım, 2017
Yönetmen: Rob Reiner
Senarist: Joey Hartstone
Başrol: Woody Harrelson
The Glass Castle
Puan:
7,2
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Camdan Kale
Tarih:11 Ağustos, 2017
Yönetmen: Destin Cretton
Senarist: Destin Cretton
Başrol: Brie Larson
War for the Planet of the Apes
Puan:
7,5
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Maymunlar Cehennemi: Savas
Tarih:14 Temmuz, 2017
Yönetmen: Matt Reeves
Senarist: Mark Bomback
Başrol: Judy Greer
Wilson
Puan:
5,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Vilson
Tarih:24 Mart, 2017
Yönetmen: Craig Johnson
Senarist: Daniel Clowes
Başrol: Woody Harrelson
Lost in London
Puan:
6,5
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Lost in London LIVE
Tarih:19 Ocak, 2017
Yönetmen: Woody Harrelson
Senarist: Woody Harrelson
Başrol: Woody Harrelson
The IMDb Show (Dizi)
Puan:
5,6
Puanlayan:
688
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:01 Ocak, 2017
Yönetmen: Alex Logan
Senarist:
Başrol: Kerri Doherty
The Edge of Seventeen
Puan:
7,4
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:17 anni: e come uscirne vivi
Tarih:18 Kasım, 2016
Yönetmen: Kelly Fremon
Senarist: Kelly Fremon
Başrol: Hailee Steinfeld
The Duel
Puan:
5,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:By Way of Helena
Tarih:24 Haziran, 2016
Yönetmen: Kieran Darcy-Smith
Senarist: Matt Cook
Başrol: Liam Hemsworth
Now You See Me 2
Puan:
6,5
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Sihirbazlar Çetesi
Tarih:10 Haziran, 2016
Yönetmen: Jon M. Chu
Senarist: Ed Solomon
Başrol: Lizzy Caplan
Triple 9
Puan:
6,3
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Kod 999
Tarih:26 Şubat, 2016
Yönetmen: John Hillcoat
Senarist: Matt Cook
Başrol: Chiwetel Ejiofor
The Hunger Games: Mockingjay - Part 2
Puan:
6,5
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Açlik Oyunlari: Alayci Kus - Bölüm 2
Tarih:20 Kasım, 2015
Yönetmen: Francis Lawrence
Senarist: Peter Craig
Başrol: Jennifer Lawrence
The Hunger Games: Mockingjay - Part 1
Puan:
6,7
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Açlik Oyunlari: Alayci Kus - Bölüm 1
Tarih:21 Kasım, 2014
Yönetmen: Francis Lawrence
Senarist: Danny Strong
Başrol: Jennifer Lawrence
Out of the Furnace
Puan:
6,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Kardesim Için
Tarih:06 Haziran, 2014
Yönetmen: Scott Cooper
Senarist: Brad Ingelsby
Başrol: Woody Harrelson
True Detective (Dizi)
Puan:
9,0
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:12 Ocak, 2014
Yönetmen: Cary Fukunaga
Senarist: Nic Pizzolatto
Başrol: Matthew McConaughey
How to Make Money Selling Drugs
Puan:
7,7
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Cocaine Cowboys 3: How to Make Money Selling Drugs
Tarih:26 Aralık, 2013
Yönetmen: Matthew Cooke
Senarist: Matthew Cooke
Başrol: Woody Harrelson
The Hunger Games: Catching Fire
Puan:
7,5
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:15 Kasım, 2013
Yönetmen: Francis Lawrence
Senarist: Simon Beaufoy
Başrol: Jennifer Lawrence
Free Birds
Puan:
5,9
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Kahraman Ikili
Tarih:01 Kasım, 2013
Yönetmen: Jimmy Hayward
Senarist: Scott Mosier
Başrol: Owen Wilson
Now You See Me
Puan:
7,3
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Sihirbazlar Çetesi
Tarih:31 Mayıs, 2013
Yönetmen: Louis Leterrier
Senarist: Ed Solomon
Başrol: Jesse Eisenberg
Seven Psychopaths
Puan:
7,2
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Yedi Psikopat
Tarih:22 Mart, 2013
Yönetmen: Martin McDonagh
Senarist: Martin McDonagh
Başrol: Michael Pitt
The Hunger Games
Puan:
7,2
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad: 
Tarih:21 Mart, 2012
Yönetmen: Gary Ross
Senarist: Gary Ross
Başrol: Stanley Tucci
Game Change
Puan:
7,4
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Changement de cap
Tarih:10 Mart, 2012
Yönetmen: Jay Roach
Senarist: Danny Strong
Başrol: Julianne Moore
Rampart
Puan:
5,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Brudny glina
Tarih:24 Şubat, 2012
Yönetmen: Oren Moverman
Senarist: James Ellroy
Başrol: Woody Harrelson
Bunraku
Puan:
6,2
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:???????
Tarih:30 Kasım, 2011
Yönetmen: Guy Moshe
Senarist: Boaz Davidson
Başrol: Josh Hartnett
Friends with Benefits
Puan:
6,6
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Arkadastan Öte
Tarih:23 Eylül, 2011
Yönetmen: Will Gluck
Senarist: Keith Merryman
Başrol: Justin Timberlake
Defendor
Puan:
6,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Defendor - A védero
Tarih:13 Mayıs, 2010
Yönetmen: Peter Stebbings
Senarist: Peter Stebbings
Başrol: Woody Harrelson
Zombieland
Puan:
7,7
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Zombieland
Tarih:25 Aralık, 2009
Yönetmen: Ruben Fleischer
Senarist: Rhett Reese
Başrol: Jesse Eisenberg
The Messenger
Puan:
7,1
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:Haberci
Tarih:04 Aralık, 2009
Yönetmen: Oren Moverman
Senarist: Alessandro Camon
Başrol: Ben Foster
2012
Puan:
5,8
Puanlayan:
Tür:
Yerel Ad:2012
Tarih:13 Kasım, 2009
Yönetmen: Roland Emmerich
Senarist: Roland Emmerich
Başrol: John Cusack
Kayıt Sayısı 84
Sayfa 1 / 3 (84 )FirstPrev123NextLast v
Show filter builder dialogFiltre Yarat 


  • comment image

    ne zaman nerden çıkacağı belli olmayan, çıktığı her yerde harikalar yaratan aktör. sırf medyatik olmadığı için underrated olduğunu düşünüyorum..


    (the patient - 2 Ocak 2010 02:16)

  • comment image

    the people vs. larry flynt, ındecent proposal, ed tv, palmetto, natural born killers gibi mühim filmlerin mühim oyuncusu. larry flynt rolünde harikalar yaratmış, aklımıza kazınmıştır. gölgede kalmış olsa da büyük oyuncudur.


    (597 - 29 Ağustos 2013 17:39)

  • comment image

    müthiş yetenekli bir oyuncudur. asla seyirciyi kasmaz yapaylığı ile. büyük büyük de oynamaz. sevilesi, seyredilesi insan.


    (yazarium - 2 Ekim 2014 14:47)

  • comment image

    yönetmen olsam ve imkanım olsa kendisi oynasın diye film yapardım, öyle hayranım aktörlüğüne. birkaç seneye alıştıkları yardımcı oyunculuktan çıkarıp yaşına da uygun hakkını verecekleri bir rol alacak diye tahmin ediyorum, sonra heykelcik falan, neden olmasın? birdman'de bile laf arasında övülüyor iyi oyuncu diye -sonrasında hunger games kısmına giydirilse de- neyse efendim. değerini bilsinler woody'nin artık.


    (shannonmcfarland - 31 Ocak 2015 15:43)

  • comment image

    kanımca "hangi rolü verirsen ver inanılmaz oynuyor" övgüsünü yeryüzünde gerçekten hak eden çok az oyuncudan biridir.


    (weeping guitar - 5 Temmuz 2010 12:43)

  • comment image

    reddit'te yaptığı ama'da (basitçe; kendisine sorulan soruları yanıtlıyor) bir kullanıcının, kendi lise mezuniyet partisine harrelson'ın geldiğini ve roseanna isimli bir kızın bekaretini alıp ertesi gün yüzüne bile bakmadığını, duygularıyla oynadığını vs. iddia etmesi üzerine rezalet çıktı. gelişmelerle karşınızda olabilirim ama başka bir gelişme yaşanacağa benzemiyor, o yüzden kendinize iyi bakın.


    (moroff - 3 Şubat 2012 21:49)

  • comment image

    --- spoiler ---

    seven pounds'ta canlandırdığı ezra turner karakterinin hakkını fazlasıyla vermiştir. filmin başında ben thomas'ın, telefonda ezra'yı aşağıladığı, hayatının tüm zorluklarını yüzüne vurduğu sahnede öyle gerçekçi oynamıştır ki insanın içine garip bir acıma duygusu yerleştirmiştir.

    filmin sonunda mavi gözlerinin yerini ben thomas'ın kahverengi gözleri aldığında o masum ve büyük bakışlar kaybolmuştur ama o görebilmenin mutluluğunu da en iyi şekilde oynamıştır.

    ---
    spoiler ---


    (marley - 23 Mart 2009 17:12)

  • comment image

    vegan olmasının hikayesi çok ilginç olan aktör. bir gün otobüste giderken bir kız ona seslenmiş. o zaman 24 yaşındaymış ve bütün yüzü akne kaplıymış. kız bunun laktoz intoleransı belirtisi olduğunu ve süt ürünlerini bırakırsa geçeceğini söylemiş. woody buna pek inanmasa da denemiş ve gerçekten 3 gün sonra bir şeyi kalmamış. daha önce de bir yerde sivilceye yolaçan şeyin çikolata değil içindeki süt olduğunu okumuştum ama bunu okuduktan sonra ciddi bir aydınlanma yaşadım. bir süredir zaten laktozsuz süt kullanıyordum ve gerçekten de cildim eskisinden iyi durumda. sanırım peynir vb. diğer süt ürünlerini de bıraksam iyi olacak gibi.


    (gri balikcil - 21 Kasım 2012 12:29)

  • comment image

    the guardian'da onunla yapılmış söyleşi var:

    okula giden bir çocukken kiralık katil olan babasının yakalandığını radyodan duyuşu, babasının bir kere daha yargılanması için gençlik yıllarındaki mücadelesi.
    gençliğinde reagen'a oy veren ve onun için kampanyaya katılan bir "republican" iken daha sonra adamdan tiksinişi; ted danson sonrası ağır ağır "liberal-sola" meyledişi falan...
    neden bu röportaj yapılmış?
    rampart'ta psikopat, ırkçı, cinsiyetçi, ruh hastası bir polisi oynarken gösterdiği inandırıcı performans şeysinden ötürü.

    http://www.guardian.co.uk/…-contract-killer-rampart


    (daldurdap - 18 Şubat 2012 11:03)

  • comment image

    açık alınlı, açık kafalı, sarışın-amarkan aktör. yüzündeki gamzeli gülümsemesi ile tavlar yönetmenleri, genelde yardımcı oyuncudur ama iyi niyetlidir en azından.

    ilk ewwela; white man cant jump ile, direkt sevdik bu delikannıyı, daha sonra indecent proposal ve ardından natural born killers'taki, mickey knox rolü ile tarihe geçti. the thin red line'da ve tek başına kotardığı edtv'de de rastlamak mümkün. yine de, en unutulmaz hali, sanırım "natural born killers" afişindeki, kel kafalı duruşu... şahika; bi de larry flynt'da da coşmuştur bi nebze...


    (cyrano - 14 Nisan 2000 17:20)

  • comment image

    çağımızın en yetenekli oyuncularından biridir.

    vasat bir oyuncu olduğunu düşünen kişi, şayet sinemadan ve oyunculuktan bir zerre anlıyorsa önce seven pounds'u, hemen arkasından da seven psychopaths'i seyretmelidir. kendisi bir yanda dünyanın en naif adamını müthiş bir performansla oynarken - ki koca filmde ufacık bir rolü vardır ama bu ufacık rol ile hikayeyi olduğundan on kat daha dramatik hale getirir - diğer yanda görüp görebileceğiniz en kaba, en vicdansız ve fakat en eğlenceli herifine dönüşür. sadece bu iki film bile woody harrelson'ı şahane oyuncu yapar diye düşünüyorum. hadi sen şimdi git otuz sekizinci kez scarface seyredip hayallere dal sümüklü.


    (fuckleberry linn - 12 Kasım 2013 00:26)

  • comment image

    pek az oyuncuya nasil olan "gordugu yerde gulumseten" adam sifatini hakkiyla tasimaktadir. buradaki gulumsetmek sadece komedi manasinda degil "adeta taniyormus gibi samimi bir hava doguran" manasinda. olmadik bir filmde olmadik bir sahnede ortaya cikinca artik o filmin kotu olmasi cok zordur.

    sahsi kanaatimce en iyi rollerini "saf redneck(amerikan koylusunun portekizcesi)" tarzinda sergiler. kafasinda kovboy sapkasi varsa is bitmistir. richard pryor ve john candy'den sonra iyice bosalmis "komik, degeri yeterince bilinmeyen adam" koltugunu hakkiyla doldurur. bill murray'yi haric tutarsak belki de tek adamdir bu konuda, zaten zombieland filminde bu ikisinin karsi karsiya gelmesi muhtesem bir sahnedir mutlaka izleyin.

    amerikan koylusu rollerini oynamaktaki dogustan gelen yetenegine ragmen dusunceleri hic de oyle degilmis, bu da isin diger enteresan tarafi.


    (lemre - 28 Ocak 2012 19:51)

  • comment image

    evinde marijuana yetistirdigi icin mahkemeye cikarildiginda, marijuana'nin tibbi amacli olarak kullanilmasini yayginlastirmak icin boyle bir davranista bulundugunu soyleyen kisi... kanser hastasi bir genc evinde yetistirdigi 3.000 adet marijuana icin ciktigi davada suclu bulunmasindan sonra cocugun 500.000$'lik kefaletini odeyen adam...

    antik cam agaclarinin kesilmemesi icin kendisini golden gate koprusunun en yuksek yerine zincirleyen ve yaklasik 25 saat burada kalan super adam... texas'lidir.


    (talentless jerk - 1 Aralık 2006 08:43)

  • comment image

    geçenlerde ingiliz guardian gazetesinde bir makalesi yayınlanmış aktör. öyle bir makaledir ki bu, günümüzde amerikan yönetimine karşıyazılmış bence en başarılı yazıdır dayanamıyorum ve aynen koyuyorum buraya.

    ‘amerikan yalanlarından bıkmış bir amerikalıyım ben’

    17 ekim— beni işe götürüp getiren şoförün adı da woody. ismini unutma şansını en aza indirgediğinden rahatlatıcı bir durum benim için. ben ona woodman diyorum, o da bana wood. bira içmeyi bırakmama üzülse de, benim buradaki en iyi arkadaşım o. zeki ve komik biri ve siyah taksisinin direksiyonunda geçirdiği 33 yılda görmediği hiçbir şey kalmamış. benden hoşlandığından emin olmadan önce epey bir süre getirip götürdü beni; siyah taksileri durdurmak için kapısına vuran insanlardan hoşlanmıyor. woodman’la birçok konuda anlaşıyoruz, anlaşamadığımız tek konu irak.

    saddam’ın anladığı tek dilin kaba kuvvet olduğuna inanıyor. ben tek bir adam için kentleri bombalamaya inanmıyorum. körfez savaşı’nın başlangıcından bu yana, bir milyon iraklı öldürdük. çok şükür ki, savaştan bahsettiğim pek çok ingiliz bana woodman’dan daha yakın. sadece başbakanları bunu fark etmemiş görünüyor.

    ‘savaşi devletler yaratiyor’
    west end’de bir tiyatro oyunu için üç aydır burdayım. hayatımın en güzel zamanını geçiriyorum. ingiltere’yi, insanları, parkları, tiyatroyu seviyorum. oyun güzel, seyirciler de rüya gibi. belki de rahatıma bakmalı, mutlu olmalı ve havadan sudan konuşmalıyım, ama savaş aklımdan hiç çıkmıyor -uykularımı kaçırıyor. 80’lerin sonunda, iran-irak savaşı devam ederken bir iraklıyla basketbol oynamıştık. o zamanlar abd ve inglitere’nin iki tarafa da silah sattığını bilmiyordum. ona neden sürekli birbirleriyle savaştıklarını sormuştum, hiç unutamadığım bir yanıt vermişti bana: “halklara kalmış olsa, barış olurdu. savaşı devletler yaratıyor.”

    ikinci bombardiman kampanyasi
    şimdi benim devletim bir yıldan kısa bir süre içinde ikinci bir savaş yaratıyor. hayır, savaşmak için iki taraf olması lazım, onun için “ikinci bombardıman kampanyası” demem daha uygun düşüyor tabii. harvey weinstein benim de oynadığım saraybosna’ya hoşgeldiniz (wellcome to sarjevo) filmini clinton’a gösterdiğinde ben de gitmiştim beyaz saray’a. clinton’la birkaç dakika yalnız kalma fırsatım oldu. saddam’ın silah denetçilerini ülkeden attığına dair haberler gündemin bir numaralı maddesiydi, ben de ne yapacağını sordum. cevabı çok rahatlatıcıydı: “herkes onu bombalamamı söylüyor. askerlerin hepsi ‘bombalaman lazım’ diyor. ama tek bir masum insan dahi ölürse, bunun yükünü taşıyamam.” gözlerine baktım ve ona inandım. o zamanlar, clinton’ın tam da o sırada insani yardımları bloke ederek binlerce masum insanın ölmesine göz yumduğunu bilmiyordum.

    saddam hüseyin ‘bizim oğlan’
    ben bir babayım ve ne kadar çok, ne kadar yoğun olursa olsun hiçbir propaganda yarım milyon çocuğun ölümünü “zaiyat” olarak kabul etmeye ikna edemez beni. gerçek şu ki, saddam hüseyin bizim oğlan. onu iktidara getiren cia. iran şahı’nı ve noriega’yı ve marcos’u ve taliban’ı ve sayısız diğer acımasız tiranı da iktidara getiren cia. gerçek şu ki, baba george bush, saddam’a, saddam onu iran’a ve sonra da kürtlere karşı kullandıktan sonra bile sinir gazı ve teknoloji sağlamayı sürdürdü. uluslararası af örgütü amnesty international’ın, kürtlere karşı gaz kullanımı ve işkence uygulaması dahil olmak üzere saddam’ın sayısız katliamının dökümünü yaptığı rapor masasında beklerken, baba bush 2 milyar dolarlık “tarım” kredisi, thatcher da yüzbinlerce dolarlık ihraacat kredisi verdi saddam’a. baba bush o sıralarda amnesty raporlarından seçtiği bölümleri kendi petrol savaşı için kullanıyordu. 10 yıl sonra, shrub aynı çizgide ilerliyor: “irak halkıyla bir sorunumuz yok.” yarım milyon iraklı ana-babanın bu lafla içlerine su serpilmiştir, eminim.

    irkçi ve emperyalist savaş
    yalanlardan bıkmış bir amerikalıyım ben. ve bizim devlet deyince, söylediklerinin çoğu yalan. okullarımızda bize tarih diye öğrettikleri bir skandal. christof kolomb’un amerika’yı gerçekten keşfettiğine inanarak büyüdük. hala kolomb gününü kutluyoruz. kolomb’un peşinde olduğu tek şey vardı; altın. kızılderililer onu hediyelerle, türlü inceliklerle ağırlarken günlüğüne şöyle yazmıştı: “silahları yok. demir yok... sadece 50 adamla hepsini etkisiz hale getirebilir ve canımızın istediğini yaptırabiliriz.” kolomb bugünkü amerikan dış politikasının en mükemmel simgesi. bu ırkçı ve emperyalist bir savaş. beyaz saray’ı ele geçiren savaş tacirleri (siz onlara “şahinler” diyorsunuz, ama ben böyle güzel bir kuşu harcayamam), bir ulusun acısını alıp, terörist diye tanımlamayı seçtikleri beyaz olmayan her ülkeye karşı açılacak sonsuz bir savaşa dönüştürdüler.

    muhalefete meydan yok
    washington’dakiler için dünya dev bir monopoly oyunu. işin tuhafı genel olarak amerikalılar devletin nasıl işlediğini de bilir. politikacılar onları iktidara getiren insanlar için, halk için ellerinden gelen herşeyi yapar. gezegenimizi kirleten, insan haklarını dünya çapında ihlal eden dev endüstriler amerikalı politikacıların canı ciğeri, en yakını. ama savaş dönemlerinde insanlar sağduyularını kaybeder. bayraklar, sarı kurdeleler, posterler var. medya kuruluşlarının herbiri savaş davulları çalıyor. en sağduyulu insanlar bile başka ses duyamaz hale geldi. abd’de, tanrı korusun, savaşın ya da bir şehre 30 bin fit yükseklikten misket bombaları atmanın adil olmadığını söylemeyegörün, hemen korkaklıkla suçlanırsınız. televizyonda hiciv programları yapan bill maher, afganistan bombardımanıyla ilgili yorumda bulununca, disney, fişini çekiverdi onun. ifade özgürlüğüyle övünen bir ülkede, tek bir muhalefet sözü işinizden olmanıza yetebiliyor.

    savaş vergisini reddetmek
    buradaki bir gazetede, kendisinden alınan vergiden savaş çabalarına gidecek kısmını ödemeyi reddeden bir kadından bahsediliyordu. yüzde 17 gibi bir orandı ödemeyi reddettiği. bu fikri çok beğendim, ama amerika’da ödemeyeceğiniz kısım yüzde 50’yi bulur. parayı bir tür enerji biçimi olarak düşünürseniz, amerikan yönetimi enerjisinin yüzde 50’sini savaşa ve kitle imha silahlarına harcıyor. son 30 yılda, bu 10 trilyon dolardan fazla bir paraya tekabül ediyor. düşünsenize, bu para yağmur ormanlarını korumaya ya da sürdürülebilir bir ekonomi sağlamaya harcanabilirdi.

    bush’un yerinde olsam...
    woodman’a teslim oldum ve birkaç bardak bira içmek için durduk. bana “bush’un yerinde olsan ne yapardın” diye sordu. kolay: kyoto anlaşmasına uyardım. uluslararası ceza mahkemes’ine katılırdım. monsanto, dupont ve exxon gibi dünyayı mahveden şirketlere teşvik vermeyi keserdim. nükleer enerji fabrikalarını kapatırdım. bu kadarıyla şimdiden 200 milyar dolar tasarruf etmiş oldum bile. daha bir 100 milyar dolar da, küçük şirketlerin ilaç üretmemesi için verilen savaşı durdurarak tasarruf ederdim. savunma bütçesini de yarıya indirerek yılda 200 milyar dolar daha koyardım kenara. baksanıza sadece yeryüzünü kirletenlere ve savaş tacirlerine hayır diyerek 500 milyar dolar tasarruf etmiş oldum. sonra 300 milyar doları vergi mükelleflerine geri verirdim. geri kalanı alır, çocuklarımızın öğretmenlerine hakettiklerini ödemek için kullanırdım. 100 milyar doları alternatif yakıt ve yenilenebilir enerji üretimi için kullanırdım. çiftçiyi ekonominin kökü haline getiren chemurgy hareketini canlandırırırdım. buğday sapından, pirinç çeltiğinden kağıt ve yakıt üretirdim. dünya çevre zirvesi’ne katılmakla kalmaz, ona sponsor olurdum. a, tabii bir de kendime yüklü bir zam yapardım. woodman beni eve bırakırken, fikirlerimi beğenip beğenmediğini sordum. zoraki bir “evet” yanıtı aldım. tam yanımdan ayrılırken bağırdı, “ama günün sonunda birkaç bardak birayla sarhoş olan adama da asla oy vermem.”


    (dikakana bey - 17 Ekim 2002 15:30)

Yorum Kaynak Link : woody harrelson




ARAMA
Film Adı/Konu

Puan/Oy/Yıl

Kişi

Tür

Ülke

Taglar

Sıralama Şekli

Seçimler